T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/48 Esas
KARAR NO: 2026/48
DAVA: TESPİT
DAVA TARİHİ: 19/06/2025
KARAR TARİHİ: 16/01/2026
İstanbul 21. ATM'nin 2026/17 Esas, 2026/8 Karar, 08/01/2026 tarihli Gönderme kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Ltd. ile davacılardan ..., ...AŞ ve ...Şirketi ve bu şirketlerin pay sahibi gerçek kişiler arasında 09.03.2012 tarihinde “HİSSE ALIM SÖZLEŞMESİ” başlıklı bir sözleşme imzalandığını, davalılardan ... ise alıcı ... Ltd.'nin garantörü sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme uyarınca müvekkillere ait olan ... ve ... hisselerinin tamamı ve ... ait olan 29 maden ruhsatını, taşınmazlarını, tesis ve fabrikaları ile makina parklarını davalı ... Ltd şirketine 09.03.2012 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi'yle sattığını, ... Ltd. hisseleri devralmasının ardından ... AŞ şirketinin (...) unvanını değiştirmiş ve... Ltd; ...AŞ.'nin unvanını değiştirmiş .... haline getirdiğini, taraflar arasındaki 09.03.2012 tarihli sözleşme kapsamında hisse devirlerinin tamamlanmasından yaklaşık 2 yıl kadar sonra 2014 yılının sonlarında sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle davalı ... Ltd, ...Tahkim Merkezine başvurduğunu, ... Tahkim divanı nezdinde ... dosya numarası ile görülen davada ... Ltd terditli olarak; sözleşmeye aykırılık nedeniyle 660 Milyon USD tazminat ya da, hile nedeniyle 234,1 Milyon USD tazminat talebinde bulunduğunu, yapılan yargılama yaklaşık 4 yıl sürmüş ve 08.01.2018 tarihinde ... Tahkim Heyetinin müvekkiller aleyhine karar verdiğini, bu karara göre müvekkillerin 388 Milyon USD tazminat, 698.750 USD tahkim yargılama gideri ve 7.650.872,76 USD davacının masraflarını 09.10.2014 tarihinden başlayarak %7 temerrüt faiziyle ödemeye mahküm edildiğini, tahkim davasının sonlanmasını takiben bu müvekkillerden satın aldığı ve unvanlarını değiştirdiği bu iki şirketi dava dışı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.,ile dava dışı ... Tic AŞ'ye 250.000-USD karşılığında devrettiğini, davalılardan ...ile müvekkil arasında doğrudan bir satım sözleşmesi ve borç ilişkisi bulunmadığını, 09.03.2012 tarihli sözleşmeye göre ; Davacı müvekkiller hisselerini devretmek, ... Ltd. hisselerin bedelini ödemek, ... ise ... Ltd tarafından ödenecek hisse bedellerinin ödenmesi durumunda hisse bedellerini ödemek konusunda garanti taahhüdünde bulunduğu, açıkladıkları üzere ... ile müvekkiller arasında garanti taahhüdü dışında doğrudan bir borç ilişkisinin bulunmadığını, 2014 yılında davalılardan ... LTD'nin müvekkiler aleyhine Paris'te açtığı ... tahkim davasının kesinleşmesi sonrasında, ... LTD'nin tüm malvarlığını teşkil eden yaklaşık 396 Milyon USD tazminat alacağını 21.05.2021 tarihinde diğer davalı ...'e 48 Milyon USD borcunun karşılığı olarak devrettiğini, açıklanan olaylar sisilesi sonrasında ... LTD'nin tahkim davası sonucunda kazandığı tazminatı muvazaalı ve tarafımıza karşı hükümsüz şekilde devralan ..., Türkiye'de bir müvekkiller aleyhine Fransız tahkim kararının tenfizi talebiyle bir dava açtığını, Türkiye'de görülen bu dava sonucunda Fransa'da verilmiş olan hakem kararının tenfizine hükmedilmiş ve karar 25.04.2025 tarihinde ... E. ve ...K. sayılı dosya kapsamında kesinleştiğini, akabinde davalı... müvekkiller aleyhine ... 1.İcra dairesinin ... E.sayılı dosya ile ilamlı takip başlattığını, açıklanan tüm süreçler davalıların aldatma ve hukuka aykırı eylemleriyle gerçekleşmiş bir haksız menfaat sağlama planı çerçevesinde gerçekleştiğini, ... LTD Tüm Malvarlıklarını muvazaalı şekilde devrederek mal kaçırdığını, alacağın temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ... LTD ile müvekkiller arasındaki sözleşme uyarınca alacağın temliki müvekkillerin iznine tabidir ve böyle bir izinin alınmadığını, alacağın kaynağı olan hisse devir sözleşmesinde açıkça temlik yasağının bulunduğunu, ...'e yapılan Temlik Sözleşmede Yer Alan İstisnalara Girmemektedir ve Müvekkillerin Rızasına Tabi olduğunu, alacağı devralan İnternational Chrome Holdings devir işlemini gerçekleştiren ... Ltd'nin bağlı ortaklığı olmadığını, temlik işleminin muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunu, temlik sözleşmesi uyarınca ... Ltd. ...'e olan 48 milyon USD borcu karşılığında 396 milyon USD tutarındaki alacağını temlik ettiğini, yapılan işlemle ... LTD.'nin hem davacılardan para hem de vergi kaçırmakta olduğunu, sözde Temlik İşlemi Arkasında Yatan Muvazaalı Diğer Bir Amaç İse Davalı ... Ltd Ve Ortaklarının Vergi Kaçırma amacı olduğunu, yapılan temlik işlemiyle tasfiye hükümlerinin dolanıldığını, temlik işlemi için gerekli ortaklar kurulu kararı alınmamış olup bu durumun Yargıtay kararlarına ve kanuna aykırı olduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davalılar ... Ltd. Şti. ile ... arasında düzenlenen 21.05.2021 tarihli Temlik Sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine, davanın Hazine ve Maliye Bakanlığı ile İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığına ihbarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava sözleşmedeki temlik yasağı ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı olarak alacağın temlikinin hükümsüz olduğunun tespiti talebidir. Eldeki dava 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesine göre açılmış bir tespit davasıdır.
Anlatılan vakıalar silsilesi .. 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E sayılı davası ile aynı olması, tarafların aynı olması sebebiyle, harç, dava şartları, dilekçedeki ve eklerindeki eksik unsurlar da dahil daha evvel açılan ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden değerlendirilmesi için HMK 166. maddesine göre birleştirme kararı verilmiş, anılan mahkeme dosyayı tefrik ederek yeniden mahkememize göndermiştir. Hem Anayasa Mahkemesi'nin birleşen dosyanın iadesine ilişkin HMK'daki düzenlemeye dair iptal kararı ve hem de hakkın sürüncemede kalmaması adına mahkememizce dosya ele alınmış ve dava şartları bakımından öncelikle irdelenmiştir. Buna göre;
Tespit davasını düzenleyen HMK 106. maddesi şöyledir:
" Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz."
Davacılar ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları davada, davamıza konu temlikten de bahsettiklerinden, bu temlikin geçerli olup olmadığı zaten anılan yargılamada evleviyetle eğerlendirilmesi gereken bir husustur. Dolayısı ile yapılmakta olan bir yargılamaya konu vakıa hakkında, kanunun yasakladığı minvalde vakıa tespiti yapılamaz.
Öte yandan kanun maddesinde de belirtildiği üzere, tespit isteyenin tespit davası açmakta da hukuki yararının olması gerekir.
Somut olayda, hükümsüz olduğu ileri sürülen temlik sözleşmesi iptal edilmedikçe, yani ortadan kaldırılmadıkça, yalnızca hükümsüzlüğünün tespiti ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesindeki yargılama bakımından sonuca etkili değildir. Zira tespit kararına rağmen, temlik iptal edilmemiş olduğundan, temlik hukuk dünyasında mevcudiyetini devam ettirecektir. O halde, davacıların temlik sözleşmesinin iptalini istemeyip, sadece tespit istemelerinde hukuki yararları yoktur.
Buna dair İstanbul BAM 12. HD'nin 11.06.2025 tarih, ... E ve ...K sayılı emsal kararında bu hususa şöyle işaret edilmiştir:
"...Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur..."
Yine İstanbul BAM 12. HD'nin 30.01.2025 tarih,... E ve... K sayılı emsal kararında:
"Davacının bonolardan kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemi dışındaki ikinci talebi ise, her iki bonoya istinaden yapılan ödemeler dışında kalan 1.048.500-TL bakımından davalının davacıya borçlu olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bilindiği üzere tespit davalarında her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Hukuki yarar ise HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Somut olayda davacının istemi, davalının davacıya borçlu olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek niteliktedir. Bu nedenle davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmamakta olup, mahkemece istemin bu gerekçeyle reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalıdır." denilmektedir.
Yine İstanbul BAM 13. HD'nin 30.01.2025 tarih,... E ve ... K sayılı emsal kararında:
"Birleşen dava, İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamlı Takip yoluna başvurabilmek için, Acentelik Sözleşmesine binaen davalı ...Ltd. Şti tarafından vekaleten tahsil edilen sigorta primlerinin ödenmemesinden kaynaklı davacı ... Sigorta A.Ş 'nin alacak miktarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen, tespit davası, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi için açılan bir dava türüdür. Tespit davası eda davasının öncüsü durumunda olup, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, eda davası açılması mümkün olan hallerde davacının tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması şarttır. Somut olayda davacı maddi olgu olarak alacaklı olduğunun tespitini talep etmiş olup, HMK m.105 gereğince eda davası açabilecekken maddi olgunun tespitini talep etmesinde güncel bir yararının bulunup bulunmadığı ve iş bu davanın açılmasında davacı (asıl davada davalı) tarafın HMK. 114/1- h maddesi uyarınca hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde değerlendirme yapılmaması yerinde görülmemiş, hukuki yarar dava şartı olduğundan her aşamada mahkemece resen değerlendirileceği,..." belirtilmiştir.
O halde davacıların temlik özleşmesinin iptalini talep etmeden, temlikin hukuk dünyasında mevcudiyetini devam ettirmesi sonucu doğuracak, bu sebeple iptal edilmemiş olması hasebi ile hukuki yarar olarak gösterilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargılamasında nazara alınması mümkün olmayacak bir tespit hükmünün istenmesinde hukuki yarar yoktur.
Öte yandan, her ne kadar HMK 119/1-(d) maddesine göre dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmesi mecburiyeti ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28-32 maddelerine göre gerek somut olayda olduğu gibi müspet tespit davalarında ve gerekse de menfi tespit davalarında harcın nispi alınması gerektiği düzenlenmesine rağmen, dava dilekçesinde harca esas değer (temlik edilen alacak miktarı) belirtilmemiş ve nispi harç da yatırılmadığı görülmüştür. Dava şartı olarak hukuki yarar bulunmayan davada, davacıya harç tamamlatmak HMK 30.m yer alan usul ekonomisine aykırı görüldüğünden, harç tamamlanmadan dava şartı olan hukuki yarar hakkında karar vermek gerekmiştir.
Yine davalılardan birisinin yabancı şirket olduğu nazara alınarak, HMK 223. maddesine göre ve MÖHUK hükümlerine göre dava dilekçesinin ve tüm eklerinin bu davalının diline, noter onaylı tercümelerinin yaptırılması ve tebliğe hazır hale getirilmesi de, davacıya ek ekonomik külfet getireceğinden, dava şartı bulunmayan davada bu eksiklikler de gidertilmemiştir. Zira HMK 115. maddesine göre dava şartları her an (dava açılır açılmaz dahi) resen göz önünde bulundurulması gerektiğinden, dava açıldığı anda dahi dava şartları hakkında bir karar verilmesi mümkündür.
Özetle, davacıların, dava konusu temlik işleminin iptalini istemeden, sadece hükümsüzlüğünün tespitini istemesinde hukuki yarar bulunmadığından, HMK 114/1-(h) maddesine göre hukuki yarar dava şartı olduğundan davanın HMK 115. Maddesine göre usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır