T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2014/1033 Esas
KARAR NO: 2018/580
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 14/01/2014
KARAR TARİHİ: 31/05/2018
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı tarafça, müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe ve davaya konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu senetten (bonodan) dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeni ile müvekkilinden tahsil edilen 748.750 TL bedelin ödeme tarihi 07/12/2009 gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, maliki olduğu taşınmazı müvekkiline 1.600.000 TL bedelle sattığını, müvekkili tarafından bedelin nakden ve defaten ödendiğini ancak, davacı tarafın tapu devrinin gerçekleştiremediğini, bu defa davacının müvekkiline 1.600.000 TL miktarlı bonoyu ve bunu teyit eden kendi el yazısı ile ad ve soyadının yazılıp imzaladığı protokolü verdiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak 22/06/2009 vade tarihli kambiyo senedindeki imzanın bizzat davacıya ait olduğunu, davacının müvekkiline daha önce de almış olduğu ödemelere mukabil senet verdiğini ve bunları icra marifetiyle ödediğini, davacının müvekkili dışında birçok kişiyi mağdur ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK 72/3.maddesi gereği açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Dairesinin ... (eski no:...) Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, takip alacaklısı davalı tarafından, davacı borçlu hakkında 22/06/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli bonodan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, kural olarak İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ise; alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Ancak, alacağın kambiyo senedine dayanması halinde bu genel kuralın istisnası olarak borçlu olunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren borçlu taraftadır.
Davacı takip borçlusu hakkındaki takip dayanağı bonodaki keşideci/düzenleyici imzasını inkar ederek eldeki davayı açmıştır.
Davacının, senet tanziminden önce imzaladığı mukayese belge asılları toplanmış, davaya ve icra takibine konu edilen 22/06/2009 vade tarihli 1.600.000 TL bedelli senet aslı celp edilmiş, davacının mahkememizce imza örnekleri alınarak, takibe ve davaya bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünden dosya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, bu yönden hazırlanan 05/06/2017 tarihli adli tıp kurumu raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
05/06/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 22/03/2009 tanzim tarihli, 22/06/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli senette ...'a atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığı, söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel davacı ...'un eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
İmza incelemesi yönünden alınan Adli Tıp Kurumu Raporunun gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, benimsenen Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05/06/2017 tarihli raporu, getirtilip-sunulan tüm belgeler ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; davaya ve takibe dayanak 22/06/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürülmüş ise de; yapılan imza incelemesinde bonodaki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; takip durdurulmadığından ve bu nedenle İİK'nun 72/4 maddesindeki koşullar bulunmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları bulunmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 27.324 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 27.288,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 71.950 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.