T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2016/72 Esas
KARAR NO :2025/610
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:22/01/2016
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ... Gayrimenkul Yatırım Turizm ve İnşaat Tic. Ltd. Şti. tarafından yazılı ve görsel basında kira getirisi ve tapu teslimi taahhüdü ile devre mülk satımı için reklam yapıldığını, müvekkilinin bu reklamlarda yer alan beyanlar nedeniyle davalı şirket ile 25.04.2013 tarihinde toplam 206.665,00 TL değerli 4 adet devre mülk satımına ilişkin ... nolu sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşme uyarınca davalı şirkete bilgileri dava dilekçesinde yazılı gayrimenkulü 206.665,00 TL karşılığı takas ettiğini, davalı şirketin ayrıca K-... nolu sözleşmeyi yapmak suretiyle müvekkilinden satışa konu devre mülkü kiralamış olduğunu, davalı şirketin bir süre kira sözleşmesi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirerek kira ödemesi yapmasına rağmen 08.11.2013 tarihinden itibaren bu ödemeleri yapmadığını, müvekkilinin basında yer alan haberlerden anılan otelin sadece kaba inşaatının tamamlandığını, otelin inşa edildiği alanın ihale edilmesinde dahi usulsüzlükler olduğunun öğrenildiğini, nitelikli dolandırıcılığın bir türü olan ve “ Ponzi Sistemi” olarak anılan bu sistemin uygulandığını, yeni yatırımcılardan toplanan paralardan kiraların ödendiğini, aslında bu tür bir kira geliri olmadığını öğrendiklerini, buna ilişkin savcılığa şikayette bulunduklarını, bu süreçte Gümrük ve Tekel Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin yürütülen faaliyetin nitelikli dolandırıcılık olduğunu ve görevin kötüye kullanıldığını tespit ettiklerini, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeleri alınan şirketin faaliyetlerini planlayan ve yöneten diğer davalılar ... ile şirket müdürü ...'un tutuklandıklarını, davalı şirketin oteli tamamlaması ve taraflarca imzalanan sözleşmenin şartlarını yerine getirmesinin şu an için mümkün olmadığını, davalıların edimlerini yerine getirmediklerini, bu nedenle yatırılan paranın faizi ile birlikte davacıya ödenmesi için bu davanın açılmasının gerektiğini, müvekkilinin davalı şirketten ticari kar getirmesi amacı ile 6 adet devre mülk satın aldığını, devre mülkler satılırken dönem faizleri üzerinde bir getirisi olduğu için devre mülkleri bir yatırım aracı olarak gördüğünü, davalıların, “... ...” otelini hiçbir zaman tamamlayamayacaklarını ve işletmeyeceklerini bilmelerine rağmen reklam yaptıklarını ve yüzlerce kişiye devre mülk satmak adı altında mağdur ettiklerini ve dolandırdıklarını, davalıların buna benzer başka projeleri ile de binlerce kişiyi mağdur ettiklerini ve dolandırdıklarını, adları dava dilekçesinde yazılı başka şirketler kurarak da davalıların bir çok alanda dolandırıcılık yaptıklarını ve buradan kazandıkları gelirler ile başka şirketler kurarak bu eyleme devam ettiklerini ve insanları mağdur bıraktıklarını, açılan şirketlerin iflas ettiğini ve bu nedenle bir çok mağdur alacağı için sıra beklediğini, ...'da inşa edilecek bir oteli yatırımcılara devre mülk olarak pazarlamaya başladıklarını, yatırım ve pazarlama faaliyetlerini yürüten ihaleler ile görüşme yapan kişinin davalı ... olduğunu, kendisini ... Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olarak tanıtan ...'ün söz konusu şirkette bir ortaklık payı bulunmamasına rağmen şirketi yönetmesi nedeniyle organik bağının bulunduğunu, otelin 2012'de biteceği vaat edilmiş olmasına rağmen halen bitirilmediğini, toplanan yatırımlardan geriye kalan ve otelin inşaatına harcanmayan paranın akibetinin belli olmadığını, birçok kişiye tapu çıkarılmadığı için aynı devre mülklerin birden fazla yatırımcıya satıldığının düşünüldüğünü, otelinin arazisi ihale ile satın alındığını, ancak söz konusu ihaleye fesat karıştırıldığı yönündeki suçlama sebebiyle ceza davasının açıldığını ve davanın devam ettiğini, davanın kabulü halinde suça konu gayrimenkulün ihale edene devri gerekeceği için tüm yatırımcıların mağdur olacağını, ... Yatırım adı altında devre mülk pazarlama sisteminin sadece ...'da inşa edilecek otel ile sınırlı tutulmadığını ve yurt dışında da aynı sistem ile bir kaç otelin pazarlandığını, devre mülk pazarlanmasının şirket tarafından açılan satış bürolarında ve ...'de şirketçe işletilen ... Otelinde yapılan tatillerde gerçekleştirildiğini, birçok yatırımcıya tapuda resmi şekilde satış yapılmaması nedeniyle tapu verilemediğini, bu nedenle devre mülk satım sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, yatırımcılara verilen ise “irtifak hakkı” tapularının “kat mülkiyeti” tapularından farklı olduğunu, inşaatın bitmesi durumunda hangi dönem devre mülkün hangi yatırımcıya ait olacağını düzenlemekten başka bir değeri bulunmadığını, inşaatın bitmediği sürece yatırımcıların kat mülkiyeti tapusu sahibi olmalarının da mümkün olmadığını, Jetpa adına yürütülen para toplama faaliyetindeki yüksek kar payı getirisinin “kira getirisi” olarak değiştirildiğini, yatırımcılara yatırımlarının istendiği an geri ödeneceğini, istedikleri an tapulu devre mülklerini satabileceklerini, ortaklıktan ayrılabilecekleri hususlarında garantiler verildiğini, bu şekilde binlerce yatırımcının yaptığı ödemelerin bir kısmının kira olarak yatırımcılarına ödendiğini, küçük bir kısmı ile inşaat yapılarak göz boyandığını, davalı şirket tarafından satılan devre mülklere ilişkin sözleşmeler imzalanırken usullere uyulmadığını ve tapuya tescil ettirilmediğini, bu nedenle resmi usullere uyulmadan yapılan ve tapuya tescil ettirilmeyen devre mülk satım sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, davalı şirketin bu nedenle dahi sebepsiz zenginleşme hükümlerince tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiğini, kaba inşaatını tamamlayan davalı şirketçe otelin tamamlanabilmesi için yatırım yapılması gerektiğini, ancak davalıların ceza soruşturması kapsamında verdikleri ifadelerinden bu kadar paranın bulunmadığının ve otelin bitirilemeyeceğinin anlaşıldığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek müvekkilinden tahsil edilen 217.765,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, HMK'nın 389.maddesi uyarınca alacak oranında davalıların mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini, yargılama masraflarının davalılar üzerine bırakılmasını ve kendilerine dava açılmasına sebebiyet veren davalıların HMK'nın 329.maddesi uyarınca vekalet ücretlerini de ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK 121'e HMK 119.ve 194.madde de belirtilen amir hükümlere aykırı olduğunu, dava dilekçesinin zorunlu unsurları taşımadığını, bu sebeple dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK 194.md. gereği davacı tarafın dava dilekçesinde hangi iddiasını hangi delil ile ispatlayacağını açıklamadığını, dava dilekçesinde davacının davalılardan ... Gayrimenkul Yatırım Turizm ve İnş. Tic. Ltd. Şti. ile yapmış olduğu sözleşmeler çerçevesinde davalı şirkete ödeme yaptığının iddia edildiğini, dava dilekçesinde diğer davalılar ile davacı arasında bir sözleşmesel ilişki bulunmadığının kabul edildiğini, bu nedenle davalılar ..., ..., ... ve ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davalı şirketin kamu kurumlarından aldığı izinler çerçevesinde "... ...” projesini inşa etmekte olduğunu, projenin %85'inin tamamlandığını, davacı tarafından müvekkiline yapılmış herhangi bir sözleşmeden dönme ya da temerrüt ihtarı bildirimi bulunmadığını, davacının sözleşme ve ödeme yaptığını yazılı deliller ile ispatlaması, kendisine herhangi bir ödeme yapılmışsa bunları iade etmesi, tapu devri almış ise tapunun tekraren davalı şirkete devrini gerçekleştirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ilgili bakanlık ve belediyeden gerekli izin ve ruhsatları alarak inşaat yaptığını, dava dilekçesinin hiçbir yerinde davacı taraf ile zorla, baskı altında sözleşme yapıldığına dair iddia ve delilin bulunmadığını, gazete, haber ve basın yorumlarının işbu davaya delil olmasının da HMK uyarınca mümkün olmadığını, davalı ... aleyhine nitelikli dolandırıcılık yaptığı gerekçesiyle yurt içinde ve yurt dışında kesinleşen hiçbir ceza hükmünün bulunmadığını, bu sebeple de davacı tarafın bu yöndeki iddialarının reddinin gerektiğini, ihtiyati tedbir istemi şartlarının da dava dosyasında bulunmadığını, davacının davalılar ile herhangi bir sözleşme görüşmesi yaptığına, iradesinin baskı altına alındığına dair dava dosyasında iddia ve delil bulunmadığını, davanın esası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve bu nedenle tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri de ileri sürerek dava dilekçesinin usulden reddine, müvekkilleri ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, bu taleplerinin kabul edilmediği takdirde müvekkilleri aleyhine açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacıdan tahsil olunduğu iddia olunan bedellerin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 01/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların paravan şirket kurarak, bu şirket üzerinden usulsuz para toplamak suretiyle çıkar sağlamayı hedefledikleri, şirketin içini boşalttıkları, toplamış oldukları paraları nereye kullandıklarına ilişkin somut bir veri sunmadıkları böylece haksız çıkar elde ettikleri, bu nedenle davalı şirketin tüzel kişilik perdesi kaldırılarak davacının tespit edilen 135.249,76-TL'lik alacağından davalıların müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği, davacı tarafından daha önce bir ihtarname gönderilerek davalılar temerrüde düşürülmediklerinden, anılan alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 16/05/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının yapmış olduğu ödemenin ticari defterlerde yer aldığı şekliyle değil 206.665-TL olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki itirazının haklı olduğu, bu durumda davacının ödemiş olduğu bedelden tahsil etmiş olduğu kira bedelleri mahsup edildiğinde davacının alacağının 193.165-TL olarak hesaplandığı, davalıların kök raporda belirtilen usulsüz işlemleri yapmış olmaları nedeniyle eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği ve kötüniyetli oldukları bu nedenle de tahsil tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, taraf beyanlarından ve ticari defter kayıtlarından davacının ödeme yükümlülüğünü 09.05.2013 tarihinde yerine getirdiği, davacının 193.165-TL'lik alacağına 09.05.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, buna göre dava tarihine kadar 47.058,17 TL. faiz talep edilebileceği yönünde görüş bildirmiştir.
Dosya içerisindeki sözleşme örneğinden, davacı ile davalı .....Ltd. Şti arasında 25/04/2013 tarihinde devre mülk sözleşmesi imzalanmış olduğu, yine taraflar arasında 26/05/2013 tarihli devre mülk kiralama sözleşmesinin imzalanmış olduğu, tapu senedi örneklerinden davacı adına üç adet devre mülk tapu senedi düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Dosyadaki Ticaret Sicil kayıtlarına göre davalılardan ...'un davalı şirket müdürü, davalılar ... ve ...'un davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...'ün Jetpa Holdingi A.Ş'nin büyük hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür.
Davalı şirket hakkındaki iflas kararının kesinleşmiş, 2. Alacaklılar toplantısının yapılmış, davacı alacağının sıra cetveline nizalı alacak olarak kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
Dosya içerisinde bulunan .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... nolu kararının incelenmesinde; davalıların dosyamız davacısına karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinden dolayı mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Mahkumiyet kararı gerekçesinde; davalılardan ..., ... ve ...'un davalı şirketin ortağı ve yöneticisi oldukları, davalı ... ...'ün de davalı şirkette bir ortaklığı ve yöneticiliği olmasa da, mağdurlara yönelik proje, tanıtım ve satışlarının ... üzerinden yapıldığı, projenin asıl sahibinin ... olduğu, şirketi dışarıdan yönetenin ... olduğu, davalılar arasında yakın akrabalık bağının bulunduğu kabulü yapılmıştır.
Davalı şirkete ait hesap kayıtlarının ve davacının yaptığı ödeme bilgilerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde; davacının talebi, ... Gayrimenkul Yatırım Turizm Ve İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin ortak ve davalıların yapmış oldukları işlemler nedeniyle uğramış oldukları doğrudan zararların tespiti ve davalılardan müteselsilen tahsili yönündedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalıların otel yapmak ve otel odalarını devremülk usulüyle satmak üzere ... Gayrimenkul Yatırım Turizm Ve İnş. Tic. Ltd. Şti.'ni kurdukları, davalı şirketin davacıyla yapmış olduğu 25.04.2013 tarihli sözleşmeyle dört adet odayı 206.665,00 TL karşılığında devrmülk sistemiyle sattığı, davacının anılan bedeli ödediği, davalı şirketin ayrıca kira sözleşmesi yaparak odaların teslim tarihine kadar kira ödeyeceğini vadettiği, ancak 08.11.2013 tarihinden itibaren taahhüt ettiği kira ödemelerini yapmadığı gibi otelin inşaatının da durduğu ve kaba inşaat halinde kaldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2013 yılı ticari defterleri ile aynı yıla ait muavin defter dökümlerinin bilirkişilerce incelenmesinde; davalı nezdinde davacıya ait cari hesabın ...-... kodlu hesapta takip edildiği tespit edilmiş olup, bu hesapta yer alan hareketlerin incelenmesinde de 09.05.2013 tarihinde davacı tarafından ... kodlu Müşteri numarası ile devre satışı açıklaması ile davalının ... ... Şb. ... ... hesabına 135.000,00TL yatırıldığı, bu tutarın davacının cari hesabına alacak olarak kaydedildiği, 06.05.2013 tarihinde de aynı hesaba 471,96 TL.nin de alacak olarak kaydedildiği, bilahare 30.09.2013 tarihinde 217 numaralı parsel ile ilgili olarak 121,20 TL. (60,60x2), ve 31.10.2013 tarihinde de 291 ve 288 parseller için 101,00TL.nin (50,50x2) masraf olarak cari hesaba borç kaydedilmesi neticesinde davacının davalı şirketten 135.249,76TL. alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Dosyadaki kök raporda davacının 135.249,76 TL alacağının olduğu, aldırılan ek raporda ise yapılan 13.500,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının alacağının 193.165,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davalılardan ...'ün çeşitli marka ve şirket adları üzerinden "ponzi sistemi" ile yurt içinde ve yurt dışında yurttaşlarından para toplandığı, satılan projelerin bitirilmeyip para ödeyen yurttaşların mağdur edildiği, davalıların davalı şirketi paravan şirket olarak kurdukları, bu şirket üzerinden usulsuz para toplamak suretiyle haksız çıkar sağladıkları ve şirketin içini boşaltarak, şirket kayıtlarını düzgün tutmayarak hak sahiplerinin haklarını elde etmelerini engelledikleri, davalılar ..., ... ve ...'un davalı şirkette ortak ve yönetici olmaları nedeniyle, davalı ... ...'ün de, gayrı resmi olarak projenin sahibi olarak işleri yöneten olması, dolandırarak çıkar sağlama haksız fiili organizasyonu çatışını oluşturan holdingin yönetim kurulu başkanı olması ve tüm davalıların yakın akraba olmaları nedeniyle bu faaliyetleri kapsamında davacıyla da sözleşme yapıp devre mülk sattıkları, davalıdan satış bedelini aldıklarını ve kira sözleşmesi yapıp, kira bedellerini ödemediklerini ve devre mülkün yapımını tamamlayıp teslim yapmadıklarını, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının davalı şirkete ödemeyi yapmış olduğu, bu ödemenin miktarının davalı şirket kayıtlarında usulüne uygun tutulmadığından ve devre mülklerin bedeli olan davacının ödedim dediği 206.665,00 TL'nin sözleşmede yazılı bedel olduğu ve bu miktarın ödenmediğine dair itirazın bulunmaması nedeniyle davacının ödediği miktarın 206.665,00 TL olduğu kabul edilerek davalı şirketin yaptığı ödeme düşüldüğünde davacının alacağının 193.165,00 TL olduğu, .... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davacıların alıcıları dolandırmak kastıyla birlikte hareket ettikleri kabul edildiğinden ödenen bedelden davalıların müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
193.165,00 TL'nin 09/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının, davalı ... Gayrimenkul Yatırım Turizmi ve İnşaat Ticaret Limited Şirketi'ne yönelik açmış olduğu davanın Kısmen Kabulüne, diğer davalılara yönelik hüküm dikkate alınarak tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla,
193.165,00 TL'nin asıl, 115.359,20 TL işlemiş faizin İstanbul 2. İflas İdaresi 2020/1 İflas Sayılı dosyasında davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gerekli 13.195,10-TL karar ve ilam harcından 3.718,89-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 9.476,21-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 3.718,89 TL peşin harcın davalılardan (davalı şirketin sorumluluğu 615,40 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.906,40 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı şirketin sorumluluğu 30.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 24.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 1.400 TL bilirkişi ücreti ve 620,50 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 2.049,70 TL'nin kabul ve red oranına göre 1.818,15 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı taraça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır