T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/116 Esas
KARAR NO: 2019/247
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2018
KARAR TARİHİ: 02/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01.05.2012 tarihli ve 1 yıl süreli elektrik satış sözleşmesi imzalanmış olduğunu, elektrik satışına dair abonelik sözleşmesinin 19. maddesinde 152TL/kWh birim fiyatını belirlendiğini, abonelik sözleşmesinin 20. maddesinde “tüketicinin ilgili ayda tükettiği aktif elektrik enerjisine karşılık gelen dağıtım hizmet bedeli, kayıp bedeli, iletim hizmet bedeli ve perakende satış hizmet bedelinin tedarikçi tarafından ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye, elektrik enerji fonu, TRT fonu ve Hava gazı Tüketim vergisini ise ilgili kurum ve/veya kuruluşa tedarikçi tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, davalı firmanın dağıtım şirketi ile aralarındaki hukuki ilişkiye davacıyı da dahil ettiğini, aktif kullanım bedeli dışında dağıtım sistemi kullanım bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okuma bedeli, kayıp-kaçak kullanım bedeli ile enerji fonu, TRT payı, belediye tüketim vergisinin de ekleneceğinin dikte edildiğini, söz konusu sözleşmenin standart sözleşme olduğunu ve genel işlem şartları yoluyla davalının kendisinin taşıması gereken riskleri davacı firmaya yüklediğini, BK. m.20/son’a ilişkin Yargıtay kararlarında söz konusu sözleşmelerim tip sözleşme olarak değerlendirildiği ve genel işlem koşullarının emredici hükümlerine tabi olduğunun belirtildiğini, davacının davalıdan satın almış olduğu enerji bedeli dışında sözleşmeye konulan ve dayanağı yasadan almayan kayıp-kaçak bedeli ve içeriği hakkında açıkça bilgilendirilmediklerini, bu nedene kayıp-kaçak bedeli hükmünün yasa gereği yazılmamış sayılması gerektiğini, 4077 sayılı Kanunun 6/3. maddesi uyarınca sözleşmeye tüketicinin etki edememiş olması halinde o sözleşme şartının müzakere edilmemiş sayılacağını, bu sebeplerle söz konusu kayıp-kaçak bedeli hükmünün sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, faturalarda kayıp-kaçak bedeli olarak belirtilen bedellerin hiçbir hizmet karşılığı olmadığını, sözleşmede belirtilen diğer kalem alacakların yasaya dayandırıldığı konusunda bir çekişmenin olmadığı ancak kayıp-kaçak enerji bedelinin herhangi bir yasaya dayandırılamadığını, kayıp-kaçak enerji bedellerinin iadesine yönelik Yargıtay ilamlarının bulunduğunu, davacı faturalarında kayıp-kaçak enerji bedelinin gösterilmiş olduğunu ve enerjinin kesilmesi tehdidi altında bu bedellerin ödenmiş olduğunu, toplamda 95.152,30TL kayıp-kaçak enerji bedeli ödenmiş olduğunu, hiçbir dayanağı olmayan ve kayıp-kaçak enerji bedellerinin haksız olarak tahsil edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, anılan nedenlerle toplam ödenen 95.152,30 TL'nin davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili firmanın tedarikçi olduğunu, dağıtım yapan firmanın kendileri olmadığını, aralarındaki sözleşmede de bu durumun belirtilmiş olduğunu, 6446 sayılı kanunda da tedarikçi ve dağıtıcı firmanın tanımının yapıldığını ve bu firmaların ayrı ayrı firmalar olduğunun belirtildiğini, bu yasaya göre dağıtım şirketlerinin belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişi olarak kabul edildiğini, tedarikçi firmanın ise elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan ve/veya perakende satılması, ithalatı, ihracatı ve ticareti faaliyetleri ile iştigal eden tüzel kişi olduğunu, davalı firmanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünün davacıya aktif elektrik enerjisi satışının sağlanması ve buna ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesi olduğunu, tüketicinin tüketime esas elektrik enerjisi miktarının nasıl hesaplandığı bu hesaplamayı kimin yaptığı, tüketiciye çıkarılan faturada faturalandırma işleminin nasıl yapıldığı açıkça belirtildiğini; fatura tutarının hesaplanmasının sözleşmenin 5. maddesinde, fatura bedellerinin ödenmesinin ise sözleşmenin 20. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, madde 20’ye göre tüketiciden alman dağıtım bedeli, kayıp bedeli, iletim hizmet bedeli ve perakende satış hizmet bedelinin tedarikçi davalı tarafından dağıtıcı firmaya ödendiğini, davacının kullanmış olduğu elektrik enerjisi tüketim miktarının EPDK ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen tarifelere göre faturalandırıldığını, davalının bu bedellerin tahsilinde bir nevi aracı rol üstlendiğini, Elektrik Piyasası Müşteri Yönetmeliği’nin 15. Maddesinde kaçak ve usulsüz elektrik kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim, tahakkuk ödeme yöntemlerinin dağıtıcı firma tarafından belirlenecek kuruma sunulacağını ve kurul tarafından onaylanmak suretiyle uygulanacağını; kayıp kaçak bedellerinin dağıtıcı firmalar tarafından alınmakta olduğunu, davacıdan alınan kayıp-kaçak bedellerinin dağıtım şirketine gönderilmiş olduğunu, bu sebeple davalının işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını; davalının kayıp kaçak bedellerini tahsil etmeme gibi bir lüksünün de bulunmadığını, EPDK’nın ve ilgili yönetmeliklerin belirlemişi olduğu tarifelerin uygulanmasının yasal zorunluluk olduğunu, bu sebeplerle davada husumet itirazlarının olduğunu, anılan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen 10.12.2015 tarih; 2013/82 E. ve 2015/896 K. sayılı davanın kabulüne dair karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2017 tarihinde verdiği 2016/4865 E. ve 2017/5421 K. sayılı bozma ilamı ile bozulmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18/04/2017 tarih, 2016/4865 E., 2017/5421 K., sayılı bozma ilamında özetle; davanın elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkin olduğu, 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralan ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirildiği, aynı maddeye 10. bendin eklendiği ifade edilerek 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği ve 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş ve Mahkememizce de bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan bu yasa değişiklikleri ve emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 2016/20106 E. 2017/9319 K. Sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak açılan (ve halen derdest olan) davalar, (açıklanan yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte) konusuz kalmıştır.
Açıklanan bu sebeplerle dava konusuz kalmış olmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf davanın açıldığı anda ki mevzuata ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Yani davaya konu bedelleri tahsil eden davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle ve emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 2016/20106 E. 2017/9319 K. Sayılı kararı da dikkate alınarak davacı yararına maktu vekalet ücreti taktir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 44,40-TL karar ve ilam harcından 1.625,00-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 1.580,60 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-22/02/2016 tarihli 2013/82 Esas, 2016/76 harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile davalıdan tahsili istenen 4.874,85 TL bakiye harç davalıdan tahsil edilmiş ise iş bu karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesi için maliyeye müzekkere yazılmasına, tahsil edilmemiş ise hiçbir işlem yapılmaksızın iadesinin istenilmesine,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 72,45-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 1.528,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.600,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2017 tarih, 2016/20106 E.ve 2017/9319 K. Sayılı kararı da dikkate alınarak 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile temyiz için Yargıtay'a başvurma hakları hatırlatılarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır