T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/521 Esas
KARAR NO :2025/367
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:06/10/2020
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin dava konusu 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısına iştirak ettiğini ancak muhalif kaldığı hususları toplantı tutanağına ve hazirun cetveline usulünce şerh ettirdiğini, davalı şirketin sermayesinin beheri 1.-TL itibari değerli toplam 75.000,00 adet paydan oluştuğunu, 09.07.2020 tarihli genel kurul Toplantısına ait hazirun cetveline göre bu paylardan 11.531,25.-TL itibari değerli toplam 11.531,25 adedin davacıya ait olduğunu, bu hususun genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde de görüldüğünü, davalı şirketin eski ortaklarından ...'ın vefat ettiğini, adı geçenin davalı şirket sermayesinin yaklaşık %45'ine sahip olduğunu, ... 2. Sulh Mahkemesinin 11.09.2015 tarih ve .... sayılı veraset ilamında müteveffa ...’ın mirasının 4 pay itibar edilerek 1 payının eşi ...’e birer paydan toplam 3 payın ise, eşit oranda evlatları olan davacı müvekkili ile dava dışı ...’a intikal ettiğini, murisin terekesi dava konusu genel kurul toplantısı tarihinde ve işbu davanın açılış tarihi itibarıyla halen paylaşılamadığını, murisin sahip olduğu davalı şirket paylarının halen ve terekenin taksimine kadar elbirliğiyle mülkiyet konusu olduğunu, murisin terekesine temsilci tayin edildiğini, dava dışı ortaklar olan ... ve ...’ın mensubu oldukları davalı şirket yönetim kurulunca hukuksuz bir karar alındığını ve 07.02.2016 tarihli yönetim kurulu kararıyla murisin davalı şirkette sahip olduğu payların haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtıldığını ve yapılan pay taksimatı sonucu oluşan yeni ortaklık yapısının davalı şirketin pay defterine kaydedildiğini, yönetim kurulunca alınan bu kararın hukuksuz olduğunu, bu yönetim kurulu tarafından yapılan pay taksiminin murisin sözü geçen veraset ilamındaki pay dağılımına da aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 09/07/2020 tarihli genel kurulun bakanlık temsilcisi gözetiminde şirket merkezinde yapıldığını, muristen kalan payların murisin vasiyetnamesine uygun olarak pay defterine kaydedildiğini, vasiyetnamenin payların temsili ile doğrudan bağlantılı olduğunu, ortada geçerli bir vasiyetname bulunmaktayken payların temsilinin el birliği mülkiyeti esasına göre belirlenemeyeceğini, ... 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tereke memurunun şirket genel kurul toplantılarında terekeyi temsil etmesi, tereke yararına oy kullanması ve organlarında görev alması hususunda bir karar vermediğini, hisselerin temsili hususunda tereke memurunun genel kurul tarihleri itibariyle ve halen bir yetkisi bulunmadığını, iptali talep edilen genel kurul kararlarının bir kısmında davacının muhalefet şerhinin olmadığını, genel kurulda alınan kararların toplantı yeter sayısını sağladığını, TTK.nın 421 veya diğer bazı maddelerinde yer alan nitelikli çoğunluğu gerektirmediğini, davacının işbu davayı dava ikame etmesi sadece kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davacının asıl amacının davalı şirkete zarar vermek olduğunu, davacının şirket ortakları aleyhine açmış olduğu miras hukukundan kaynaklı davaların ile haksız şikayetleri de bulunmakta olduğunu ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri de ileri sürerek HMK m.329’nin tatbiki ile davacının yargılama giderlerinden başka müvekkili ile kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamı ile yanın maddenin 2.fıkrası mucibinde beş bin Türk lirası disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini ve davanın reddini savunmuştur.
Dava, davalı şirketin 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
TTK'nun 446.maddesi gereğince iptal davası açabilmek için toplantıda hazır bulunan ilgilinin karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi veya divan başkanlığına vermesi yasal zorunluluktur. Bu bağlamda, davacının, davalı şirketin 09/07/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısına iştirak ettiği ve iptali talep edilen 2, 3, 4 ve 5. maddelerine olumsuz oy kullandığı ve kararlara ilişkin muhalefet şerhi yazdırdığı, dolayısı ile dava açmaya hak ve sıfatının bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı şirketin merkez adresi itibariyle (Beşiktaş) iş bu davaya bakmaya TTK'nın 445.maddesi gereğince mahkememiz yetkilidir.
İddia ve savunmaların ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek, davalı taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM ... ve Ticaret Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar konusunda uzman Mehmet Bahtiyar'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 24/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu raporlarında özetle; genel kurulda alınan kararların yokluğu açısından HMK 165 uyarınca, T.C. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. ve T.C. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı kararların kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği, şirketin pay defterinde değişiklik yaratan 07.02.2016 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne yönelik, T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davanın kabul edildiği, fakat kararın kesinleşmediği, bu nedenle genel kurul çağrısının da ilgili pay sahiplerine yapılması gerekmekte olduğu, çağrının usulüne uygun yapılmaması halinde, şayet TTK. 446/1,b anlamında iptal derecesinde kalan bir aykırılık söz konusu değil ise, genel kurulun hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerekebileceği, davacı tarafın vasiyetnamenin iptali için T.C. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında dava açtığı, mahkemece 27.01.2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği, fakat kararın kesinleşmediği, mahkemece davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi durumunda şirketin pay sahipleri davalının 07.02.2016 tarihli yönetim kurulu kararında belirtmiş olduğu şekilde oluşacak olup, davaya konu genel kurulun yapıldığı sırada çağrının da usulüne uygun yapılmış sayılması gerekeceği ve bu sebeple kararın yokluğu sonucuna varılamayacağı, mahkemece söz konusu iki kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığına karar verilmesi halinde ise 09.07.2020 tarihinde yapıları 2019 yılı olağan genel kurul toplantı gündeminin 2, 3, 4 ve 5 numaralı maddeleri uyarınca alınan kararların iptali gerekmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya ve delillerin incelenmesinde; davacı, davasında davalı şirketin 09/07/2020 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 2, 3, 4 ve 5 numaralı kararların toplantıda dikkate alınan hazirun cetvelinin gerçek pay durumunu yansıtmadığından iptalini istemiştir.
İptali istenen davalı şirkete ait genel kurul kararı ve ortaklık durumunu gösterir kayıtların dosyada mevcut olduğu, davalı şirketin İTO ve Ticaret Sicil kayıtlarının dosya içerisine alınmış olduğu, davacının davalı şirketteki pay sahipliği nedeniyle dava açma hakkına sahip olduğu görülmüştür.
Davacı, davalı şirketin pay durumunu belirleyip pay defterine işlenmesine ilişkin açılan davaların olduğunu, bu davalılar sonucuna göre pay durumunun belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle hazirun cetvelinin hukuki durumu yansıtmadığını savunmuş, dava dilekçesinde açıklanan dosyalardan olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında; vasiyetnameye göre şirket paydaşlarının belirlenip pay defterine yazılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiş olduğu, bu kararın kesinleşmiş ancak kararın 07/02/2016 tarihli 1 numaralı yönetim kurulu kararına ilişkin olduğu, mahkememizde görülen davanın konusunun ise 01/06/2020 tarihli 3 nolu karar ile ertelenen 2019 yılı genel kurulunun 09/07/2020 tarihinde yapılmasında alınan kararlara ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin eski ortağı ve davacı ile diğer şirket ortaklarının miras bırakanı olan ...'dan miras payı olarak mirasçılarına ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Sayılı veraset ilamına ve vasiyetnamesine göre intikal eden paylara göre, davalı şirketin ortaklar yapısının oluştuğu görülmüştür. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında görülen ve dosyamız davacısının açmış olduğu davada, davanın reddine karar verilmiş olduğu, kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Genel kurul çağrısı pay sahiplerine yapılmakta ve genel kurul toplantısına da pay sahipleri ya da yetkilendireceği kişiler katılabilmektedir. Bu nedenle çağrının o tarihte pay sahibi olanlara yapılmış olması usule uygun bir çağrı yapılmış demektir. Davalı şirketin ortaklık yapısı şirket ortağı ...'ın vasiyetnamesine göre oluşmuş, davaya konu genel kurul hazirun cetveli bu vasiyetname sonrası oluşan pay durumuna göre oluşturulmuş ve genel kurul çağrısı yapılmıştır. Davacının vasiyetnamenin iptali için açtığı dava ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden görülmüş ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmiştir. Buna göre davalı şirketin ortaklık yapısı kanuna göre oluşmuş ve genel kurul çağrısı da usulüne göre yapılmış olduğu, butlan ve iptal şartlarının oluşmadığı dosya kapsamı ve aldırılan denetime açık bilirkişi raporu ve mahkeme kararlarından anlaşılmış olduğundan, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davacının Davasının Reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır