T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/590 Esas
KARAR NO :2025/755
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:18/11/2015
KARAR TARİHİ:23/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin ana sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince nama yazılı payların, pay sahibi tarafından satışı halinde diğer pay sahiplerinin öneriye öncelikle muhatap olma haklarının bulunduğunu, bu hükme rağmen davalı şirketin dava dışı pay sahiplerinin ana sözleşmenin 8. Maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak ve müvekkilinin öncelik hakkını ihlal ederek kendi paylarını yine dava dışı ... ve ...'e devrettiklerini, adı geçen yeni paydaşlarca 18/08/2015 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurulunun toplanarak kararlar alındığını, pay devrinin yolsuz olması nedeniyle yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu; diğer yandan söz konusu genel kurula çağrının TTK'nın 414. Maddesinde öngörülen usulde yapılmadığını ve davacının toplantıya katılamadığını, alınan kararların pay sahiplerinin zararına neden olması nedeniyle dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 18/08/2015 tarihi genel kurulda alınan kararların YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, çağrının usulüne uygun olmaması ve alınan kararların dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle İPTALLERİNE karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının ileri sürdüğü ana sözleşmenin 8. Maddesindeki pay değerine ilişkin sınırlamanın, TTK'nın 492/3. Maddesi gereğince geçersiz hale geldiğini, bu nedenle pay değerinin geçerli olduğunu, dava konusu yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı müflis şirket iflas idaresi memurları cevap dilekçesinde özetle; iflas idaresinin görevinin, müflis şirketin alacak ve borçlarının tasfiyesi işlemlerini yürütmek olduğunu, paydaşlık ve toplantı hakkında yetkilerinin olmadığını ileri sürerek dilekçede bildirdikleri diğer nedenlerle davanın reddini savunmuşlardır.
Pay devralan ... ve ..., davalı yanında davaya müdahil olmuşlar ve dilekçelerinde bildirdikleri nedenlerle davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, davalı müflis şirketin 18/08/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun tespiti, olmadığı taktirde iptalleri istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan sicil kayıtlarına göre; davalı şirketin merkez adresinin Beyoğlu olduğu ve bu nedenle TTK'nın 445. Maddesi gereğince davaya bakmaya mahkememizin yetkili olduğu; davacının şirket paydaşı olması nedeniyle TTK'nın 446. Maddesi gereğince davacılık sıfatının bulunduğu ve yasada ön görülen 3 aylık hak düşürücü sürede yukarıda özetlenen dava dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya ve delillerin incelenmesinde,
Mahkememizce ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda; şirket sözleşmesinin 8. maddesine aykırı devir yapıldığı iddiasının TTK 492/3 m. göre sınırlama düşmüş olduğundan ve davacıya adresinde bulunmadığından tebligat yapılamadığından, diğer duyuru yollarıyla bildirimin yapıldığı TTK. 414. m. göre toplantıya çağrının yapılmış olduğu, davacının toplantıya katılmadığı, alınan kararlarda da ortaklıkların haklarını zedeleyen bir karar alınmamış olduğundan davanın reddine karar vermiştir.
İstanbul BAM. 13. Hukuk Dairesi 2019/61 Esas, 2020/1088 Karar sayılı kararı ile Şirket yönetim kurulunun söz konusu hisse devri işlemlerinin şirket pay defterine tescili için aldığı kararın batıl olduğunun tespiti ile bu hisselere ilişkin şirket pay defterine yapılan yolsuz tescil işleminin iptalinin ise, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile görülen davalarda talep edildiği, dolayısıyla işbu dosyada pay devrinin yolsuz olup olmadığının tespiti davanın konusunu teşkil etmeyip, pay devri ve tescilin usul ve yasaya uygun olup olmadığının 13. ve 14. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen davaların neticesinde belli olacağı ve verilecek kararların bu dosyada verilecek kararı etkileyeceği, bu hali ile, mahkemece davacının bu dosyaların bekletici mesele yapılması yönündeki talebi hakkında gerekçesi de açıklanarak bir karar da verilmeksizin, talep aşılmak suretiyle belirtilen hususta değerlendirme yapılması yerinde olmadığından, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dava dosyası ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasının sonuçlanmasının bu dosya için bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi, gerekçesiyle mahkememiz kararını kaldırmıştır.
BAM 13. HD'nin kaldırma kararı sonrası dosya 2020/590 Esasını almış ve yargılamaya devam olmuştur.
BAM 13. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı gerekçesi doğrultusunda .... ATM ... Esas ve .... ATM ... Esas sayılı dosyaları bekletici mesele yapılmıştır. Bekletici mesele yapılan .... ATM ve 14. ATM dosyalarında karar verildiği ve kararların kesinleştiği görülmüştür. .... ATM'nin ... Esas dosyası ve kararın incelenmesinde; davanın ticari pay devri işlemini onaylayan yönetim kurulu kararın geçersizliğinin tespiti, ön alım hakkı doğrultusunda devredilen hisselerin davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, davacının ... ..., davalıların ise ..., ..., ..., ... ve İflas Halinde ....A.Ş olduğu, mahkemenin; davacının hisselerini Gültek'in Uçak'a inançlı işlem ile devrettiği ve davalıların bu durumdan haberdar olduğu iddiasını kanıtlayamadığı, davacının inançlı işlemi ancak yazılı delil ile ispatlayabileceği, bu nedenle ispat koşulunun gerçekleşmediği, davacının davasını ispatlayamadığı, davacının pay devrinin şirket esas sözleşmesine aykırılığı nedeniyle geçersizliğini ise TTK hükümleri uyarınca ileri süremeyeceği, yapılan devir ve tescil işlemlerinin geçerli olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olduğu görülmüştür.
.... ATM'nin ... Esas, 2018/1156 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davanın; taraflar arasında sözleşme ve TTK. 391. maddeye dayalı olarak yönetim kurulunun devredilen payların tesciline ilişkin kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali ile, davacının ön alım hakkı doğrultusunda davalı şahıslar arasında alınıp satılan hisselerin devir işlemlerinin iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, davacının ... ..., davalıların ... ve İflas Halinde ... Turizm..A.Ş olduğu, devir işlemlerinin ve tescilin yasal ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı davasını ıslah sonrası, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını istemiş, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası getirilmiş, incelenmesinde, dosyanın karara çıkmış olduğu, davanın pay devri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, beklenmesi gerekmediği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, kaldırma kararı ile ortaya çıkan hukuki durumun ıslah ile ortadan kaldırılması da mümkün değildir.
İflas halinde ... A.Ş ana sözleşmesinin 8. Maddesinde "Nama yazılı hisse senetlerinin başkalarına devir ve temlikinde, devir ve temlik etmek isteyen hissedar önce satış isteğini ve şartlarını yönetim kurulu aracılığı ile diğer nama yazılı hisse senedi hissedarlara ulaştırır. İş bu ulaşma tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde satış teklifine hissedarlardan bir teklif alınmadığı taktirde satış konusu hisseler 3. Şahıslara satılabilir." hükmü düzenlenmiştir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 492/3 maddesinde ise;
"Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer" hükmü düzenlenmiştir. ... A.Ş'nin 16/07/2007 tarihinde iflasına karar verilmiş olup, söz konusu şirket tasfiye halindedir. O halde davacı tarafın şirket ana sözleşmesindeki sınırlamalara dayanması mümkün değildir. Kaldı ki Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı kanunun oy hakkı ve oyda imtiyazlı paylar ile nama yazılı payların devredilmelerinin sınırlandırılması başlıklı 28/7 maddesi "Nama yazılı payların devrini, red sebeplerini göstererek veya göstermeyerek sınırlandırmış bulunan anonim şirketler, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde, esas sözleşmelerini değiştirerek, Türk Ticaret Kanununun 492 ilâ 498 inci maddelerine uyarlamak zorundadır; aksi hâlde, bu sürenin dolmasıyla tüm sınırlamalar geçersiz hâle gelir. " hükmü uyarınca şirket bakımından ana sözleşmesinin 8. Maddesi TTK madde 492. Maddesine uyarlanmadığından, davacının davasının şirket ana sözleşmesindeki hisse devrine ilişkin kısıtlamaya dayandırması mümkün değildir. Zira şirket ana sözleşmesindeki kısıtlama yasanın açık hükmü gereğince geçersiz hale gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, dava dışı ... ve ...'a yapılan hisselerin devrine ilişkin işlemlerin şirket esas sözleşmesinin 8. maddesine aykırı ve işlemlerin pay defterine tescilinin yolsuz olduğu, pay devrinin yolsuz olması nedeniyle yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu belirtilerek, 18/08/2015 tarihli olağanüstü genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesinin talep ve dava edildiği,
Davacı paydaş, pay devrinin ana sözleşmeye aykırılığı nedeniyle yeni pay sahiplerince yapılan toplantıda alınan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu ileri sürmüş, toplantıya çağrının usulsüz ve alınan kararların dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle iptallerini istemiş; davalı taraf ve müdahiller ise iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Şirket ana sözleşmesinin 8. Maddesinde, nama yazılı payların satışı halinde diğer mevcut pay sahiplerinin "öneriye öncelikle muhatap olma hakkının" bulunduğu düzenlenmiş ise de; şirketin iflas suretiyle tasfiyeye girmiş olması karşısında TTK'nın 492/3. Maddesi gereğince bu yöndeki sınırlama düşmüştür. Dolayısı ile, pay devrinin usulsüzlüğüne dayalı kararların yokluğu yönündeki iddia yerinde görülmemiştir. Pay devrinin ve tescilin usul ve yasaya uygun olup olmadığı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen kararda ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada verilen kararlarda incelenmiş ve bu yönde açılan davaların reddine karar verilmiş, kararlar kesinleşmiştir.
Yine davalı tarafça toplantıya çağrının usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de; dosyaya sunulan belgelerden, toplantıya çağrının davacının pay defterindeki adresine iadeli taahhütlü mektupla tebliğe çıkartıldığı ve toplantının yapılacağı 18/08/2015 tarihinden 2 hafta önce 03/08/2015 tarihinde muhatabın ayrılması nedeniyle tebliğ edilmeksizin iade edildiği, dolayısı ile tebligatın yasaya uygun olarak yapılmış sayılacağı anlaşılmaktadır. Diğer yandan toplantının sicil gazetesinde ve yerel gazetede ilan edildiği, dolayısı ile toplantıya çağrının TTK'nın 414. Maddesine uygun yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda çağrının usulsüzlüğü nedenine dayalı iddialar da yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça dava konusu yapılan genel kurul kararlarının dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeni ile de iptalleri istenilmiş ise de; yukarıda açıklandığı gibi, davacının TTK'nın 414. Maddesi hükmüne uygun şekilde toplantıya çağrıldığı halde toplantıya katılmadığı, dolayısı ile alınan kararlara karşı oy kullanmadığı, bu durumda ileri sürdüğü hukuksal nedene ( dürüstlük kurallarına aykırılık) dayalı olarak iptal başvurusunda bulunamayacağı; kaldı ki, iptal istemine konu 18/08/2015 tarihli genel kurul kararlarında davacı ortağın haklarını zedeleyen herhangi bir kararın bulunmadığı toplanıp değerlendirilen deliller ile dosyadaki belgelerden anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından pay devrinde usulsüzlük bulunmadığı, bu nedenle yapılan genel kurul toplantısının usulüne uygun olduğu, çağrının usulüne uygun yapılmış olduğu alınan kararların iptali veya butlanını gerektirir hukuken aykırılığının bulunmadığı ve alınan kararlarda dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden davacının davasını ispatlayamamış olması nedeniyle davanın ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının Davasının Reddine,
2-Davacının tedbir isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından 63,60 TL peşin harcın mahsubu ile 551,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.23/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.