T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/796 Esas
KARAR NO:2024/631
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/09/2014
KARAR TARİHİ:08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında 26/04/2012 tarihinde sözleşme yapıldığını, buna göre davacının şirketinin kullanımında olan 26 adet telefon hattının kampanyalı pakete tanımlanarak uygun fiyata kullanılabileceği konusunda anlaşma yapıldığını, ilk ayın faturasında bu 26 adet telefon hattının ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak faturalandırıldığı halde sonraki aylarda tek bir fatura üzerinden tüm hatların faturalandırıldığını, maliyetlerin beklenenden yüksek çıkması üzerine araştırma yapıldığını ve bu 26 telefon hattından ... nolu hat ile ... nolu hatların vaad edilen kampanyalı pakete tanımlanmadıklarının tespit edildiğini, davacının bu durumu öğrenir öğrenmez davalı şirkete bildirdiğini, e-posta üzerinden yapılan yazışmalara cevap verilmediğini, .... Noterliğinin 06/02/2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasında yapılan 26/04/2012 tarihli sözleşmenin haklı sebeplerle tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafın 25/02/2014 tarihli e-posta ile '' geçmişte yanlış tarife tanımlaması sebebiyle yaşanan durumu telafi edebiliriz '' cevabını vererek sözleşmeye aykırılık ikrarında bulunduğunu, sonuç olarak davacının 20 aylık aboneliği süresince toplamda 28.600,00 TL fatura ödemesi gerekir iken 102.669,20 TL ödediğini, yani 74.069,20 TL zarara uğradığını, bu zararın tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL ' sinin ( fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ) 06/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tespit davası değil belirli alacak davası açması gerektiğini, eksik harcın tamamlattırılmasının gerektiğini, tarafların tacir olup TTK 23 maddesi gereğince sekiz günlük ihbar süresine uyulmadan ve zaman aşımı geçtikten sonra gerçekleştiğinden zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacının tacir olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ilk faturanın her telefon hattı için ayrı ayır gönderildiğini, sonraki faturaların ise tek bir fatura halinde gönderilmiş ise de her bir telefon hattı için ayrıntılı ücret bilgilerinin eklendiğini, her ay detaylı bilgilendirmeye rağmen 20 ay sonra itiraz eden davacının basiretli bir tacirden beklenen davranış olmadığını, dava konusu her iki hattında avantajlı paketler olduğu ve davacı tarafından seçildiğini, davacının iddia ettiği gibi ... nolu hat için internet paketi ... nolu hat için yurt dışı konuşma paketinin taahhüt edilmediğini, davacının paket seçimini e-posta ile değil şirket kaşesi altında imzaladığı taahhütname ile yaptığını, davacının bu iki hattın paketindeki limitleri aşan kullanım ve görüşmeler yaptığını, davacı şirkete şirket kaşesi ile imzaladığı kampanya taahhütnamesi ekindeki başvuru formu ve hat ekleme ile paket özellikleri hakkında bilgi verildiğini, tüm hatlara ilişkin ücretlendirmenin fatura detaylarında gösterildiğini, ayrıca bu detayların kurumsal online işlem merkezinde de görülebileceğini, e-postaların TTK 18-3 ' e uygun olamdığını, çünkü KEP adresinden yapılmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin vermiş olduğu ilk karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Daha sonra bu yeni esasa kaydı yapılmıştır.
Davanın konusu taraflar arasında yapılan anlaşmaya aykırı olarak faturalandırılması nedeniyle yapılan fazla ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Davanın reddine ilişkin verilen ilk karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm kurmaya kurmaya elverişsiz bilirkişi raporu gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi göz önüne alınarak davanın kabulü veya reddi halinde hüküm kurmaya elverişli ayrıntılı raporlar alınmıştır. Ancak bu raporlardan önce tarafların tacir oluşu da göz önüne alınarak taraflar arasında yapılan sözleşmede ayıplı hizmet olup olmadığı, ayıplı hizmet varsa davacının süresinde haklarını kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi gerekir. Dava konusu tarih aralığı 26/04/2012 ile 23/01/2014 tarihleri arasıdır. Faturası sorunlu olan telefon hatları ... nolu ve ... nolu hatlardır. Bu hatlara ilişkin taahhütname, başvuru formu hat ekleme formu suretleri mahkememizin müzekkeresi üzerine davalı tarafından 08/06/2015 tarihli yazı ile mahkememize gönderilmiştir. Bu formlar incelendiğinde davacı ile davalı temsilcisi ... A.Ş arasında 01/05/2012 tarihinde Kontratlı Hoşgeldiniz Paketleri Kampanya Taahhütnamesinin yapılıp imzalandığı görülmektedir. Yine bu belgeye ek başvuru formunda paket adları yazılmış olup aylık indirimler, paket kapsamındaki Yurtiçi Konuşma Süresi Paket Kapsamındaki Kısa Mesaj Sayısı, Mobil İnternet Miktarı, Yurtdışı Konuşma Süresi Limitleri ayrıntılı olarak yazılmıştır. Mesela dava konusu hatlardan ... nolu hattın tanımlandığı ... Paketinin şirket içi 5000 dakika, ...' lilerle 5000 dakika, her yöne 3000 dakika görüşme hakkı varken Yurtdışı Konuşma Süresi 90 dakika olarak belirlenmiştir. Yine dava konusu ... nolu hattın tanımlandığı Avantaj Paketinin şirket içi 2000 dakika, ... ile 1000 dakika, her yöne 500 dakika hakkı varken internet ve yurt dışı konuşma hakkı pakete dahil değildir. Ek-1 Başvuru Formu olarak gösterilen bu belgeyi davacı taraf imzalamıştır. Yine davacı taraf 26 adet telefonu için sunulan paketlerden her hat için ayrı ayrı paketleri geçmiş ve bu seçimine ilişkin Hat Ekleme Formunda seçilen paket adı hat numarası karşısında yazılarak davacı tarafından kaşelenip imzalanmıştır. Bu aşamadan sonra TBK 30 maddesinde düzenlenen yanılma ve 36 maddesinde yazılı aldatma durum ve iddiası bulunmadığından bu yönde değerlendirme yapmak mümkün değildir. Böyle bir iddia olsa bile davacının bizzat bu ayrıntılı formları imzalaması her telefon hattının karşısında hangi kampanya paketini seçtiğinin el yazısı ile yazılmış oluşu ve belge altında imzasının bulunup tacir olması göz önüne bulundurulduğunda davacının davasının haksız olduğu sabittir.
Yine sözleşme uygulandıktan sonra ilk ay 26 telefon faturasının ayrı ayrı gönderilmesi ve ilk aydaki faturalarda dahi dava konusu fatura tutarlarının miktarlarının diğer dava konusu edilmeyen telefon hatlarına ait faturalara göre bariz şekilde fark oluşunun davacı tarafından sorun edilmemesi, yirmi ay geçtikten sonra bunun sorgulanması basiretli bir iş adamı gibi hareket edilmediğini göstermektedir. İlk aydan sonra da tek bir fatura gönderilmiş ise de dosyamıza ekli klasörde yer alan faturaların Mobil İletişim Fatura Detayları ismi altında o ay içinde 26 adet telefonun ayrı ayrı fatura tutarları gösterilmiştir. Bunlar incelendiğinde özellikle ... nolu telefona ait fatura tutarının diğer 25 hatta göre fahiş ve bariz fark bulunduğu halde ve davacıya yirmi ay boyunca Mobil İletişim Fatura Detayları gönderildiği halde süresinde faturaya itiraz etmeyip yirmi aydan sonra ihtarname ile sözleşmeyi feshetmesi haklı fesih sayılmaz. Yani davacıya sunulan hizmette ayıplı hizmet söz konusu değildir. Çünkü davacı sözleşme kurulurken taahhütnameyi imzalamış, kampanya paketlerinin içeriğini ve ayrıntılarını gösteren başvuru formunu imzalamıştır. Yine Hat Ekleme Formu ile de bu 26 adet telefon hattı için hangi hattın hangi paketin seçildiğini el yazısı ile telefon numarası ve paket ismi yazılarak seçmiş ve imzalamıştır. Hat Ekleme Formu belgesi ile bu sabittir.
Olayımızda tüm bunlar değerlendirildiğinde ayıplı hizmet, yanılma ve aldatma söz konusu değildir. Davanın bu nedenle reddi gerekir. Bir an için ayıplı hizmet olduğunu varsaysak bile daha sonra gönderilen faturalarda her bir hattın kullanım bedelinin yazıldığı fatura detaylarında bellidir. Bu fatura detayları incelendiğinde dava konusu faturaların kullanım bedelinin bariz şekilde çok olduğu da bellidir. Bu tür bir durumda davacının basiretli bir iş adamı gibi davranması ve TTK 21/2 maddesine göre sekiz gün içinde itiraz etmesi gerekirdi. Bunu yapmayan davacı fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Tüm bu değerlendirmelerle davanın haksız olduğu anlaşıldığından davanın reddi yoluna gidilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, 85,40-TL peşin yatırılan ve 1.179,50 TL tamamlama harcından mahsubu ile geriye kalan 837,30 TL ' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır