T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/817 Esas
KARAR NO:2022/277
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:14/12/2021
KARAR TARİHİ:21/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ...'ın ... İli ... ilçesinde mukim ... adlı işletmesinin mal ihtiyacını karşılamak üzere 12.06.2013 tarihli sözleşmeye istinaden alışverişe başlamış olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin 2015 yılının ortalarına kadar sürdüğünü, 8.04.2015 tarihinde... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin pazarlama elemanına, ...'de bulunan müvekkilin oğlu ...'a ait işletmeye gelerek sipariş verecek olduğu mallar karşılığında kendilerine ...'ın keşide ettiği ... ... Şubesi'ne ait 30.08.2015 tarih 30.000,00-TL bedelli ... numaralı, 30.07.2015 tarihli 25.000,00-TL. bedelli, ... numaralı ve 30.05.2015 tarihli ... numaralı 25.000-TL bedelli çekler verilmiş olduğunu, daha sonra şirketin ... adlı pazarlama memuru İstanbul ile telefonda görüştükten sonra onlardan ayrıca bu alışverişin teminatını teşkil edeceğini söyleyerek boş senede imza atmalarını istiyerek onlara senet imzalatıp İstanbul'a döndüklerini, davalı firmaya müvekkiline mal göndereceği inancı ile ... numaralı 25.000-TL bedelli çek bedelinin ödendiğini, ancak mal gönderilmeyince diğer çekleri müvekkilinin ödemediğini, bunun üzerine müvekkili ve oğlu ... hakkında icra takibi başlatmaları ve müvekkilinin korkup ekte bulunan banka dekontları ile ödeme yapmak zorunda kalmalarına rağmen ancak bugüne kadar hiçbir mal gönderilmediğini, müvekkilinin oğlu ...'e mal göndermedikleri gibi ayrıca müvekkiline zorla imzalattıkları 10.02.2015 vadeli 115.000-TL bedelli bonoya dayalı olarak hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu konuları konuşmak için müvekkilinin 23.12.2015 tarihinde İstanbul'a gittiğinde müvekkili zorla kendilerine ait işyerinde bir gece alıkoyarak ve onu öldürmekle tehdit ettiklerini, müvekkiline zorla .... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine dair 25.12.2015 tarihli taahhüt tutanağını imzalattırmak üzere adliyeye götürmüşler ve zorla imzalattıkları tutanağı icra dosyasına koyduklarını, ayrıca oğlu ...'in de imza atmasını istemeleri nedeniyle ...'de bulunan oğlu ...'î arayan, onu da bir gün sonra o da İstanbul'a getirterek tutanağa imza attırdıklarını, müvekkilinin İstanbul'da oğlu ... ile birlikte alıkoydukları sırada yaşananlara dair kısa bir kamera kaydı yapmış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına flaş bellek içerisinde görüntü kayıtlarını soruşturma dosyasına sunulduğunu belirterek, müvekkilinden, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi kapsamında, ekte sunulan ve müvekkile zorla imzalattıran 25.12.2015 tarihli taahhüt tutanağından anlaşılacağı üzere icradan satışlar yoluyla toplam 53.496,59-TL tutarında ayrıca tahsilat yapılmış olduğunu, bu tahsilatların çoğu müvekkilinin mal varlığının icrai satışlarından sağlanan tahsilatlar olduğunu, 30.05.2015 tarihli ... numaralı 25.000-TL bedelli çekin tahsili söz konusu olduğunu, bunlarla birlikte icra takibinden sonra 09/11/2015 ila 30.06.2016 tarihleri arasında ... tarafından davalı şirkete 8 adet banka havalesi (..., yapı kredi bankası, garanti bankası, Halkbank) yoluyla ödenen toplam 56.407-TL ödeme söz konusu olduğunu belirterek, mal teslim edilmediği için bedelsiz olan 115.000-TL bedelli senedin davalı şirket tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulması nedeniyle bedelsizlik iddialarına dayalı müvekkillerinin borçlu olmadıklarına dair menfi tespit talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının menfi tespit talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 25.12.2015 tarihli icra müdürlüğünce düzenlenen taahhüt tutanağından da açıkça anlaşıldığı üzere, davacı borçlunun ... ile dava dışı borçlu ...'ın dosya borcunu kabul ettiklerini, borcun tamamına ve ferilerine hiçbir itirazları olmadığını, bu konuda yasal itiraz ve takip sürelerinden gayrikabili rücu vazgeçtiklerini vs. belirterek İİK 8. Maddesi gereği, icra müdürlüğünce düzenlenen ekteki taahhüt tutanağını imzalamış olduğunu, davacının davasının çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğunu, icra müdürlüğünce düzenlenen taahhüt tutanağında, dosya borcunu kabul eden davacının ayrıca yasal itiraz haklarından da gayrikabili rücu vazgeçmiş, 25.12.2015 tarihli icra müdürlüğünce düzenlenen taahhüt tutanağında, davacı borçlu ... ile dava dışı borçlu ... dosya borcunu kabul ettiklerini, borcun tamamına ve ferilerine hiçbir itirazları olmadığını, bu konuda yasal itiraz ve takip sürelerinden gayrikabili rücu vazgeçtiklerini vs. belirterek İİK 8. Maddesi gereği, icra müdürlüğünce düzenlenen ekteki taahhüt tutanağını imzalamış, dolayısıyla itiraz haklarından gayrı kabili rücu vazgeçen davacının menfi tespit ve/veya istirdat davası açma hakkı da bulunmadığını, davacının istirdat talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı icra takibine konu bonoda aval veren olduğundan sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceğini, davacının ticari defterler üzerinde inceleme yapılması talebinin reddi gerektiğini, cevap dilekçesinde açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, davalı şirketin ticari defterleri, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir tüm fatura ve belgeler, ... ... Şubesi'ne ait 30.08.2015 tarih 30.000,00 TL bedelli ... numaralı, 30.07.2015 tarihli 25.000,00-TL. bedel, ... numaralı, 30.05.2015 tarihli ... numaralı 25.000-TL bedelli çeklere dair kayıtlar, 09/11/2015 ila 30.06.2016 tarihleri arasında ... tarafından davalı şirkete 8 adet banka havalesi, tanık, bilirkişi incelemesi, 18.10.2016 tarihli cari hesap hareketleri belgesi, kanuni ve takdiri her türlü delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak;
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen 115.000,00 TL'lik bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına yapıldığı beyan edilen toplam 109.903,19 TL'lik ödemenin istirdadı istemlerine ilişkindir.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyanın incelemesinde; takip alacaklısı/davalı tarafından davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak 115.000,00 TL'lik bonoda davacının aval veren, davalının lehtar olduğu görülmektedir.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında bulunan 25/12/2015 tarihli taahhüt tutanağına göre davacının icra dosyasına konu borcu kabul ettiğine ve ödeyeceğine dair beyanda bulunduğu, tutanağın ıslak imza ile imzalandığı, tutanağın İcra Müdür Yardımcısı huzurunda imzalandığı görülmektedir.
Uyap sisteminden dosyamıza gönderilen ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma, ... karar sayılı dosyasının incelemesinde; müştekilerin ... ve ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, suçların tehdit, dolandırıcılık, yağma ve hürriyeti tahdit suçları olduğu, 15/09/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3091 esas, 2021/965 karar sayılı içtihadında;
''25. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
26. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava, davacının aval veren olarak imzalamış olduğu bononun teminat senedi olduğu ileri sürülerek açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
27. Somut olayda, davacı aval veren tarafından senedin zorunlu şekil şartlarına ilişkin bir eksiklik ileri sürülmemiş, sadece teminat senedi olduğundan bahisle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Oysa ki, Türk Ticaret Kanunu’nun 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Eş söyleyişle, lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile aval veren bu geçersizliği ileri süremez.
28. Hâl böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
29. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.'' şeklinde tespitler yer almaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, savcılık dosyası, yukarıda değinilen içtihat ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen 115.000,00 TL'lik bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra dosyasına yapıldığı beyan edilen 109.903,19 TL'nin istirdadı istemleri ile işbu menfi tespit ve istirdat davasının açıldığı, davacının takibe dayanak yapılan 115.000,00 TL bedelli bonoda aval veren konumunda olduğu, yukarıda ayrıntıları verilen içtihattan da anlaşılacağı üzere aval veren davacının bonodan kaynaklanan borcunun bağımsız bir borç olduğu, aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğunun devam ettiği, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında bulunan 25/12/2015 tarihli taahhüt tutanağının davacının kendi rızası ile İcra Müdür yardımcısı nezaretinde imzalandığı, tehdit ile imzalandığı iddiası üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verilmiş olduğu, bu bağlamda tehdit ya da icbar iddiasının ispatlanamadığı, ayrıca yapıldığı iddia olunan 109.903,19 TL'lik ödemenin, dava dışı ... tarafından yapıldığı, davacı tarafından yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, istirdat davasının borcu ödeyen takip borçlusu tarafından açılabileceği da nazara alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizin 07/01/2022 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği, bu bağlamda takibin durdurulmadığı ve takip alacaklısı/davalının alacağını geç almadığı anlaşıldığından, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelere binaen;
1-Davanın reddine,
2-Şartları oluşmadığından davalı yanın tazminat isteminin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 80,70-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.876,87-TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 1.796,17-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 14.390,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.
21/03/2022
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı