T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/100
KARAR NO: 2023/1037
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... -TC Kimlik no- ...
VEKİLİ: Av. ... - [16519-15359-.....] UETS
DAVALI : ... -TC Kimlik no-... Hıdırlık Küme Evleri No:13 Hıdırlık Çankırı Merkez/ ÇANKIRI
VEKİLİ: Av. ... - Seyit Nizam Mah. Mevlana Cad. No:81-83 K:7 Ginza Plaza Zeytinburnu/ İSTANBUL
DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/02/2021
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/alacaklı tarafından dava dışı 3. Şahıs hakkında, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe bağlı olarak; 19.01.2016 tarihinde, müvekkilimize ait iş yerinde, müvekkilden iki önceki kiracıya ait bir borç nedeniyle, müvekkiline ait taşınır mallar haczedilmek suretiyle, muhafaza altına alındığını, bu haciz esnasında 181.250,00 TL değerinde muhtelif bayan ayakkabısı, kol çantası, el çantası, bayan bot haczedilerek muhafaza altına alındığını, Haciz esnasında işyerinin takip borçlusuna ait olmadığına/takip borçlusu ile ilgisi bulunmadığına dair, iş yerinin ünvanı ve sahipliğine ilişkin resmi belgeler, vergi levhası, fatura/irsaliye örnekleri, mal alım faturaları sunulmuş olmasına rağmen, haksız ve hukuka aykırı haczi önlemek mümkün olamadığını, kaldı ki; haciz mahalli müvekkilimin annesine ait olmakla esasen haciz mahalli dükkânında maliki olunduğu açıkça belirtildiğini, ancak davalı/alacaklı tarafça bunca belge ve delile rağmen, haksız ve hukuk dışı haciz ve muhafaza işlemine devam edildiğini, sonrasında haklı ve hukuka uygun olarak, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019 / 90E. sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını, yargılama sırasında 06.05.2016 tarihli ara kararı ile 19.01.2016 tarihinde haczedilen menkullerin (üzerindeki haciz baki kalmak şartıyla) dava sonuna kadar, davacı 3. Kişi olan müvekkiline yediemin sıfatıyla teslimine karar verildiğini, müvekkiline ait hacizli menkul mallar, haksız ve hukuka aykırı olarak; yaklaşık, 4 ay boyunca yedieminde kalan taşınır malların müvekkiline iadesinin sağlandığını, ancak söz konusu ürünlerin yediemine taşınması ve saklanması sırasında gerekli özen gösterilmediğinden, bakımları yapılmadığından, mallarda çok büyük miktarda zarar ortaya çıktığını, diğer yandan; söz konusu ürünler belli sezonda satılan ürünler olup, sezon geçtiğinden, satılma imkanları da azalmış adeta ortadan kalktığını, bunun yanında modada yaşanan hızlı değişim, her sezon renk ve modellerin değişmesi nedeniyle de, zarar görmeyen mallar ise satılamaması nedeniyle maddi zarar ortaya çıktığını, bu haksız ve hukuk dışı haciz işlemi nedeni ile İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/802 esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını, mahkemece yargılama neticesinde 2016/279 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli karar ile davanın kabulü ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı takip dosyası ile ilgili Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2014/... talimat sayılı dosyasında 17.09.2015 tarihli haciz tutanağında yazılı menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/3132 E., 2019/6190 K. Sayılı, 19.06.2019 tarihli ilamı ile kararın onanmasına karar verildiğini, davalı tarafın karar düzeltme talebin de bulunmuş ise de 2019/6052 E., 2020/970 K. Sayılı, 05.02.2020 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiğini, bu nedenle istihkak davasının kabulüne dair İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/802 E., 2016/279 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli kararı kesinleştiğini, bu anlamda İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı takip dosyası ile ilgili Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2014/... talimat sayılı dosyasında 17.09.2015 tarihli haciz tutanağında yazılı menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına dair karar kesinleşmiş bulunmakta olduğunu, meydana gelen dava konusu bu zararları daha ayrıntılı olarak açıklamak gerekirse; haciz ve dava konusu malların bozulması nedeniyle 100.000,00.-TL, Taşınır mallar teslim alınırken, doğan masraflar 23.191,75.-TL, (Yediemin ücreti 26.05.2016 tarihli fatura ile 22.656,25TL, Damga Vergisi 176,00TL, İcra Menkul Teslim Harcı 68,50TL, Nakliye ücreti 300,00TL) olmak üzere, Toplam dava değeri olan 123.191,00-TL Maddi Tazminat talep ve dava konusu edilmiş bulunulmakta olduğunu, maddi tazminat bakımından fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile 123.191,00 TL maddi tazminatın/alacağın, muhafaza işleminin yapıldığı 09.01.2016 tarihinden itibaren, işin ticari olması nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden/ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal şartları oluşan 125.000,00 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, davalının safahatlardaki kötü niyetli tutumu ve ısrarla muhafaza işlemine devam ettiğinin, tüm deliller, takip ve dava dosyaları ile açıkça ortaya çıkmış olması karşısında; müvekkilimin muhtemel alacağının tahsilinin önlenmesi veya güçleştirilmesine ilişkin mal kaçırma eylemleri dikkate alınarak HMK' da belirlendiği üzere, işbu dava sonuna kadar davalının, menkul ve gayrimenkul mallarının 3.kişilere devir ve intikalinin önlenmesi adına ihtiyati Tedbir mahiyetinde, İhtiyati Haciz konulmasına ve bu durumun ilgili yerlere UYAP kaydı üzerinden gönderilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hem İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/90 E. sayılı dosyasını, hem İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi 2015/802 E. 2016/279 K. Sayılı dosyasını delil olarak gösterdiğini, her iki davanın içeriğinin de aynı mallara ilişkin olduğunu, davacının hangi talebinin neye ilişkin olduğu hususunun net olmadığını, İlk haczin tarihinin 04.02.2015 olduğunu, bu haciz sırasında borçlunun eşi olan ... adına elektrik faturasının haciz mahallinde görüldüğünü, haciz işlemi yapıldığını, ancak muhafaza işlemi yapılmadığını, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi 16.02.2015 tarihinde 2015/90 E. 2015/146 K. Sayılı kararında “her ne kadar mahcuzlar hakkında istihkak iddiasında bulunulmuş ise de, iddiayı doğrulayan kanaat verici nitelikte delil ibraz edilmediğinden takibin devamına” dendiğini, ikinci haczin tarihinin 17.09.2015 olduğunu, bu tarihte bir kısım haczi kabil mal haciz edilmiş, ancak muhafaza işleminin gerçekleştirilmediğini, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi 28.10.2015 tarihinde 2015/675 E. 2015/850 K.Sayılı kararında “her ne kadar mahcuzlar hakkında istihkak iddiasında bulunulmuş ise de, iddiayı doğrulayan kanaat verici nitelikte delil ibraz edilmediğinden takibin devamına” dendiğini, İcra Mahkemesinden alınan takibin devamı kararı üzerine 19.01.2016 tarihinde üçüncü kez davacı tarafın adresine haciz işlemi için gidildiğini, haciz sırasında 17.09.2015 tarihinde haciz edilen mallar dışında ek haciz talep edildiğini, bu malların da muhafaza altına alındığını, davacının o sırada haciz mahallinde bulunduğu halde, işleme itiraz etmemiş, ek hacze konu mallar üzerinde istihkak iddiasında da bulunmadığını, davacının, haciz mahallinde herhangi bir itirazından yahut mağduriyetinden bahsedilmemişken, haciz işleminden yıllar geçtikten sonra, davacının maddi-manevi tazminat gerekçesi ile dava açmış olmasının TMK madde 2'ye aykırılık teşkil etmekte olduğunu, tazminat sorumluluğunu gerektirir bir haksız eylemden bahsedilebilmesi için kusur ve kötü niyet olması gerektiğini, oysaki iki kez haciz yapıldığını, ancak muhafaza işlemi yapılmadığını, iki hacizde de takibin devamı kararı alındığını, üçüncü hacizde de, ek haciz talep edildiği halde istihkak iddiasında bulunulmadığını, müvekkilinin kusurlu ve kötü niyetli olmadığının mahkeme kararı ile ortada olduğunu belirterek huzurda görülen haksız ve mesnetsiz 'davanın reddine, zaman aşımı, hak düşürücü süre, yetki ve görev itirazlarının kabulüne, davanın usulden reddine, davanın külliyen reddine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; dava dilekçesine ve davaya konu edilen ihtiyati haczin haksız olup olmadığı, haksız ise kötü niyetli bulunup bulunmadığı, davacı yanın haksız ihtiyati haciz nedeni ile uğradığı bir zarar bulunup bulunmadığı, var ise talep edebileceği maddi ve manevi tazminatın neden ibaret olabileceği olduğuna ilişkindir.
Mahkememizce uyuşmazlığın tacirler arasında ve ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeni ile mahkememiz bu davaya bakmaya görevli bulunduğundan yerinde bulunmayan görev itirazının reddine, HMK 16.Maddesi gereği haksız fiilin vuku bulduğu zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabileceğinden yerinde görülmeyen yetki itirazının reddine, zaman aşımı itirazının davanın esası ile birlikte incelenip karara bağlanmasına, davacı vekiline haksız haciz nedeni ile tazminat davasını dayandırdığı haczin hangi tarihli, hangi icra dosyasına ilişkin yapılan haciz işlemi ile ilgili olduğu konusundaki açıklayıcı beyanlarını sunması konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/505 esas sayılı dosyasını n kesinleşmesinin beklenmesine, kesinleşmesi halinde dosyanın fiziki ortamda incelenmek üzere celbine, davanın niteliği göz önüne alınarak davalı delil listesindeki delillerinin celbine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/505 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine, kesinleşmesi halinde fiziki ortamda incelenmek üzere celbi için yazı yazılmasına karar verilmiş, bu dosya için bekletici mesele yapılan İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/505 Esas sayılı dosyasının kesinleştiğine dair tutanağın dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilahare bilirkişiye tevdii ile davacının maddi tazminat talepleri yönünden bir hesap uzmanı bilirkişi ..., bir icra işleri uzmanı bilirkişi ... ve bir ayakkabı sektör bilirkişisinin resen seçilerek dosya tevdi edildikten sonra davacı yanın talep edebileceği maddi tazminat tutarının zararlarının neden ibaret olabileceği konularında rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 14/02/2023 tarihli raporunda; dosya kapsamı içinde bulunan davaya ve ilgili hacze konu olan İstanbul 2. İcra Müdürlüğü' nün 2014/... esas sayılı dosyasının Bursa 7. İcra Müdürlüğü' nün 2014/... Talimat sayılı dosyasına ait Nalbantoğlu Mah. Uzun Çarşı No:8 adresinde yapılan 19.01.2016 tarihli haciz işlemlerine ait Haciz Muhafaza Tutanağında haczedilen menkullerin olduğu; 19.01.2016 Tarihli Haciz (05.09.2022 tarihinde İstihkak Dosyası Kesinleşen) 4850 çift çeşitli marka, model, renk ve numarada bayan ayakkabı, 260 çift çeşitli marka, model, renk ve numarada bayan abiye ayakkabı, 255 adet kol çantası muhtelif renk, model ve ebatta, 800 adet el çantası muhtelif renk, model ve ebatta, 920 çift çeşitli marka, model, renk ve numarada bayan bot olduğu, yerinde yapılan incelemede davaya konu ürünlerin sandalet, terlik, abiye ve günlük bayan ayakkabıları, bayan bot ile abiye ve günlük bayan çantaları olduğu; her biri kendi kutularında/poşetlerinde muhafaza edildiği fakat kutu/poşet içleri incelendiğinde ürünlerin deformelerinde saklama koşulları ile ilgili hiçbir sorun olmadığı, tespite konu olan deformasyonlar tamamen tasarruf yetkisinin kazanımları için geçen süre zarfında ürünlerin raf ömürleri/kullanım süreleri dolmuş olmasından dolayı ürünlerin malzemesel olarak hasara uğradığı, kalıplarının ezilerek deforme olduğu ve özellikle birleşme yerlerinden ayrıldığı; inceleme ve tespitler kısmında detaylı olarak açıklama ve hesaplamaları yapılan zarar/kayıp miktarları seçenekli hazırlanması gerekir ise; Haciz Tarihlerine Göre Zarar/Kayıp Tutarları; (19.01.2016 tarihine göre) Toplam Haciz Tarihine Göre Zarar/Kayıp Tutarı 5.141.335,00TL, İstihkak Dosyalarının Kesinleşme Tarihlerine Göre Zarar/Kayıp Tutarları; (05.09.2015 tarihine göre) İstihkak Kesinleşme Tarihine Göre Kıymet Tutarı 976.150,00.-TL Toplam 7085 Parça Ürünün Hurda Olarak Satış Geliri Tutarı 100.000,00.-TL, Toplam İstihkak Kesinleşme Tarihine Göre Zarar/Kayıp Tutarı 876.150,00.-TL olduğunun, davacı tarafın maddi zararının; 1. Haciz Tarihlerine Göre Toplam Zarar/Kayıp Tutarları; 19.01.2016 Tarihine Göre Toplam Zarar/Kayıp Tutarının 141.335,00.-TL, 2.İstihkak Dosyalarının Kesinleşme Tarihlerine Toplam Göre Zarar/Kayıp Tutarları; 05.09.2015 Tarihine Göre Toplam Zarar/Kayıp Tutarı 899.341,75.-TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyeti tarafından inceleme konusu yapılan davacı işyerinde bulunduğu tespit edilen ve haksız hacze konu edildiğinden bahisle inceleme konusu yapılan malların davacı tarafça ibraz edilen faturalara uygun mallar olup olmadığı, yani fatura içeriğini doğrulayıp doğrulamadığı hususunun öncelikle araştırılarak söz konusu faturaların da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ve yine vergi dairesine beyan edilip edilmediği konusunda tüm ticari defter ve dayanağı kayıtlarının incelenerek itirazlara ve dosya kapsamına uygun ek rapor tanzim edilmesinin istenmesine, bilirkişi raporu ekinde bulunan faturaların ait olduğu 2014-2015 ve 2016 yıllarına ait davacı vergi beyannamelerinin ve BA/BS formlarının öncelikle celbi konusunda ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, yazı cevaplarının gerektiğinde SMMM bilirkişi tarafından elden takibine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 22/06/2023 tarihli raporunda; davacı tarafından sunulan 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda 2014 yılında işletme defteri 2015 yılında ise bilanço usulüne göre defter tutulmuş olduğu, ilgili yıllar ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılmış olduğu, Yevmiye defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edilmiş, dava dosyasına sunulan ve hacze konu olduğu belirtilen alış faturaları ile ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda 22.08.2014 tarih 365898 seri numaralı 125 Adet Bayan Çantası içerikli faturanın 2014 yılı ticari defter kayıtlarına alınmamış olduğu, diğer tüm faturaların ise ilgili yıl ticari defter kayıtlarına alınmış olduğu tespit edilmiş, Vergi Dairesi tarafından dava dosyasına gönderilen BA — BS formlarının incelenmesi sonucunda; 2014 yılında davacı firmanın İşletme Defteri mükellefiyeti olduğundan BA — BS form gönderilmemiş olduğu, 2015 yılında Bilanço Usulü defter tutmaya başladığından BA — BS formu göndermeye başlamış olduğu, hacze konu faturalar ile ilgili BA — BS formlarının karşılaştırılması sonucunda 2015 yılı BA -BS formlarının rapor içeriğinde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere uyumlu olduğu tespit edilmiş, dava ile haksız hacze konu edinilen ürünlerin ilgili Haciz ve Muhafaza Tutanağında da, inceleme esnasında talep edilen faturalarda da herhangi bir ayırt edici özellik olarak cins, tür, renk, ebat... vb herhangi bir detaylandırma olmadığından dolayı, haksız haciz işlemi olarak iddia edilen haciz işleminde muhafaza altına alınan ürünlerin mahkememiz 30.01.2023 tarihli Yetki Belgesi ile 06.02.2023 tarihinde Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı içi davacının deposunda incelenen ürünler ile aynı olduğuna dair ayrıca davacı taraftan talep edilen satın alma faturalarının da ilgili ürünler ile aynı olduğuna dair herhangi bir ayırt edici ve belirtici bilgi olmadığı, bu yüzden davaya konu olan ürünlerin fatura içeriğini doğrulayıp doğrulamadığının tespitinin yapılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Celse arasında davacı vekilinin davayı ıslah etmeyeceğine dair beyan dilekçesi ibraz ettiği görüldü.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; haksız haciz nedeni ile tazminat davasına konu haczin İstanbul 2.İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı dosyasına ilişkin olduğu, bu dosyadan alınan talimata istinaden, Bursa 7.İcra Müdürlüğünün 2014/... talimat sayılı dosyasından haciz uygulandığı, haciz yapılan tarihlerden biri 19.01.2016 tarihi olduğu, bu tarihte davacıya ait iş yerinde, davacıdan iki önceki kiracıya ait bir borç nedeniyle davacıya ait 181.250,00.-TL değerinde muhtelif bayan ayakkabısı, kol çantası, el çantası, bayan botun haczedilerek muhafaza altına alındığı, söz konusu haksız hacizle ilgili olarak, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/90 esas sayılı dosyasından verilen 06.05.2016 tarihli ara kararı gereğince yaklaşık, 4 ay boyunca yedieminde kalan taşınır malların davacıya iadesi sağlandığı, ancak söz konusu ürünlerin yedieminde tutulması sırasında gerekli özen gösterilmediğinden, bakımları yapılmadığından, sezonları geçip satılma imkanları azaldığından zararlar ortaya çıktığı, bunun yanında modada yaşanan hızlı değişim, her sezon renk ve modellerin değişmesi nedeniyle de davacı tarafın zarar gördüğü, ayrıca yine aynı takip dosyasından daha evvelde 17.09.2015 tarihinde davacıya ait taşınır mallar haczedilmek suretiyle muhafaza altına alındığı, bu hacizle ilgili olarak açılan dava neticesinde İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/802 esas 2016/279 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli kararı ile, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı takip dosyası ile ilgili Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2014/... talimat sayılı dosyasından 17.09.2015 tarihinde yapılan haczin kaldırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleştiği, bahse konu olan 19.01.2016 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alınan ürünlerin 24.05.2016 tarihinde muhafaza altına alınan Yedieminlikten davacı tarafından geri alındığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından sunulan 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda 2014 yılında işletme defteri 2015 yılında ise bilanço usulüne göre defter tutulmuş olduğu, ilgili yıllar ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılmış olduğu, Yevmiye defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edilmiş, dava dosyasına sunulan ve hacze konu olduğu belirtilen alış faturaları ile ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda 22.08.2014 tarih 365898 seri numaralı 125 Adet Bayan Çantası içerikli faturanın 2014 yılı ticari defter kayıtlarına alınmamış olduğu, diğer tüm faturaların ise ilgili yıl ticari defter kayıtlarına alınmış olduğu tespit edilmiş, Vergi Dairesi tarafından dava dosyasına gönderilen BA-BS formlarının incelenmesi sonucunda; 2014 yılında davacı firmanın İşletme Defteri mükellefiyeti olduğundan BA-BS form gönderilmemiş olduğu, 2015 yılında Bilanço Usulü defter tutmaya başladığından BA-BS formu göndermeye başlamış olduğu, hacze konu faturalar ile ilgili BA-BS formlarının karşılaştırılması sonucunda 2015 yılı BA -BS formlarının rapor içeriğinde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere uyumlu olduğu tespit edilmiş, huzurda görülen davada davacı tarafın muhtelif kadın ayakkabısı, kol çantası, el çantası ve kadın botunun haczedildiğini, değerinin 181.250TL olduğunu, maddi tazminata konu dava değerinin 123.191,00.-TL olduğu anlaşıldığından maddi tazminat davasının kabulü ile 123.191,00 TL maddi tazminatın 19/01/2016 haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 123.191,00 TL maddi tazminatın 19/01/2016 haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken 8.415,18.-TL nispi harçtan peşin alınan 4.238,49.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.176,69.-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-7155 Saylı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Hükmolunan maddi tazminat tutarı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 19.710,56.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Reddolunan manevi tazminat tutarı yönünden 20.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 9.007,79.-TL yargılama giderinin alınarak davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
DAVACI TARAFÇA YAPILAN
YARGILAMA GİDERLERİ DÖKÜMÜ.
59,30 TL BVH.
4.238,49 TL PH.
4.500,00.-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
210,00.-TL TEBLİGAT POSTA MASRAFI
TOPLAM :9.007,79.-TL