T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/125 Esas
KARAR NO :2025/155
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/12/2015
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı düzenlemiş olduğu faturaların bir kısmının ödenmiş olduğunu, bakiye 40.081,00 TL'nin ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıklarını, davalının itiraz ederek haksız ve kötü niyetli olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muhasebe kayıtlarına uygun tutulmamış ticari defterlerin sahibi lehine delil olamayacağını, davacının kendi sunduğu ticari defterleri ile davasını ispat edemediğini, çek iadesine ilişkin imzasız makbuza dayanarak hesap yapılamayacağını, çek karşılıksız çıkmış ise TTK. Md 91 uyarınca işlem yapılmasını gerektiğini, davacının tacir olduğunu basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELLİLER:
Davacı taraf delil olarak; ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, fatura ve irsaliyeler, ticari defter ve kayıtlar, kargo ve ambar belgeleri ile kargo ve ambalaj firmalarının kayıtları, tarafların vergi dairesi beyanları, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 40.081,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine girişildiği, davalı takip borçlusunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememiz 16/10/2019 tarih, ...sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça ve katılma yoluyla davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/2728 esas, 2022/112 karar ve 28/01/2022 tarihli ilamı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı ve davanın mahkememiz iş bu ...E. Sayılı sırasına kaydının yapıldığı görüldü.
Davalı ödeme emrine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ve ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamına göre taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi olduğu sabittir. Takibe konu borç da para borcu olup para borcunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-1 maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, davacı takip alacaklısının yerleşim yerinin .../İstanbul olduğu bu halde İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili 31/05/2022 tarihinde cevap dilekçesi sunmuş ve dilekçeler aşaması tamamlanmıştır.
Tarafların BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden celbedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/2728 esas, 2022/112 karar ilamı doğrultusunda mahkememiz dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin inceleme esnasında ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıya 2014 yılında toplam 65.490,00 TL tutarında dört adet fatura düzenlediği, davalının ise davacıya toplam 65.105,00 TL tutarlı üç adet çek ile ödeme yaptığı, 21/12/2014 tarihi itibariyle davacının davalıdan 385,00 TL alacaklı olduğu, davacının 2015 yılında davalıya 9.086,00 TL bedelli bir adet fatura düzenlediği, vergi dairesi kayıtlarına göre tarafların 2014 ve 2015 yıllarına ait BA/BS Fomlarının birbiriyle örtüştüğü,
davalı şirketin faturaları 2014 ve 2015 yıllarında bağlı bulunduğu ...
Vergi Dairesi’ne BA Formunda bildirmesinden dolayı davalı yanın tarafına düzenlenen
faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığının değerlendirildiği, davalının faturalara itiraz ettiğine dair herhangi bir savunması bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı bu halde cari hesaba konu faturalara ilişkin malın veya hizmetin davalıya verildiği sabit olup davacının ticari defterlerine göre davalıdan 9.471,00 TL alacağının bulunduğu (385,00 +9.086,00) anlaşılmıştır. Davacı ... ... Şubesine ait ... seri nolu 25/05/2025 keşide tarihli 30.610,00 TL bedelli çeki tahsil edemediğini ve davalıya iade ettiğini ileri sürmüştür. Muhatap bankaya yazılan müzekkerelere verilen cevapta bu çeke ilişkin bilgiye rastlanmadığı, çekin tespit edilemediği belirtilmiştir. İş bu çekin banka cevabi yazılarına göre henüz tahsil edilmediği anlaşılmıştır. Davalı da çek bedelinin ödendiğine dair bir delil sunmamıştır. Bu durumda davalı bu çek miktar yönünden ödemede bulunduğunu ispat edememiştir. Zira çek bir kıymetli evrak ve ödeme aracı olup, ifa uğruna verilmektedir. Ancak, çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır (Yargıtay 11. H.D.'nin 28/02/2018 Tarih, 2016/10878 Esas ve 2018/1532 Karar sayılı ilamı). Somut olayda da çek bedelinin ödendiği ispat edilemediğinden davacının bu çek miktarı kadar da davalıdan alacağı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla cari hesapta ödenmeyen çek bedelinin de dikkate alınması gerekir. Bu halde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (9.471,00 TL + 30.610,00 TL) 40.081,00 TL alacaklı olduğu sabittir. Dolayısıyla davalı takibe itirazında haksızdır. Bu nedenle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Öte yandan alacak davalı tarafça belirlenebilir olup likittir. Bu nedenle davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalı takip borçlusunun ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla aynen devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 8.016,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 2.737,93-TL ilam harcından 684,49-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 2.053,44-TL eksik harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
(mahkememizin 16/10/2019 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davacıdan tahsiline karar verilen 44,40-TL ilam harcı davacıdan tahsil edilmiş ise talep halinde davacıya iadesine,)
4-Davacı tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcı ve 684,49-TL peşin harç, 137,20-TL vekalet harcı ve 5.974,10-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.823,49-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 24/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı