T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/26 Esas
KARAR NO :2025/81
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/07/2021
KARAR TARİHİ:04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11/07/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Acentelik Sözleşmesi' nin yapıldığını, davacının 11/07/2016-01/03/2021 tarihleri arasında davalı tarafın yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının Ege Bölgesi' nin en büyük acentelerinden olduğunu, bu performansa rağmen davalının önce Nisan 2020 ' de Muğla dışı üretime kısıtlamış, sonra Ağustos 2020 ' de de sadece zeyil kesmeye müsaade etmiş, daha sonra da Acentelik Sözleşmesi' ni tek taraflı olarak feshettiğini, gerekçe olarak da hedeflere ulaşamama ve iş paylaşımı olarak gösterdiğini, fesih ihbarının ... Noterliği' nin 01/03/2021 tarihli ihtarnamesi ile yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100,00 TL Denkleştirme tazminatı, 5.000,00 TL üç aylık kazanç kaybından oluşan maddi tazminatın 01/03/2021 tarihli fesih tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sözleşmenin acentenin yasal ve sözleşmesel düzenlemelere aykırı eylemleri sebebiyle feshedildiğinden denkleştirme tazminatının istenemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme ve uyarıya rağmen davacının davalı dışındakilere de poliçe düzenlediğinin tespit edildiğini, uyarıya rağmen davacının ... Sigorta Acentesi olmayan acenteler ile iş paylaşımı yapmaya devam ettiğini, bu yüzden davacının denkleştirme tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, şartları oluşmadığından davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın konusu, taraflar arasında yapılan Acentelik Sözleşmesi' nin haksız fesih nedeniyle acentenin açtığı denkleştirme tazminatı ve üç aylık kazanç kaybı tazminatı davasıdır.
Dosyada birden fazla kez bilirkişi raporu alınmış ise de en son bu raporların kısmen yetersiz olması nedeniyle bu sefer feshin haklı olup olmadığının tespiti için 01/10/2024 tarihli celse ara kararı gereğince talimat yazılarak davacı acentelik sözleşmesine konu işleri davalı sigorta şirketi dışındaki sigorta şirketleri için de yapıp yapmadığının bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yapılması için ara karar oluşturulmuştur. Bu ara kararda talimat ve bilirkişi ücreti için iki haftalık kesin süre verilmiş, uyulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edilmiş olunmasına rağmen, davacı delil için masraf yatırmamıştır. Bu durumda HMK 324.maddesi gereği dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22/06/2021 tarih 2017/3179 Esas 2021/806 Karar sayılı HGK Kararı' nda kesin süre aşılsa bile duruşmadan makul bir süre öncesinde bilirkişi ücreti yatırılması ve davanın uzamasına neden olunmaması halinde bu delilden vazgeçmiş sayılamayacağı şeklinde içtihat oluşturulmuş ise de; olayımızda davacı kesin süreden sonra duruşmadan önce makul sürede bu masrafı yatırmadığından HGK Kararı' nda belirtilen içtihattan faydalanamayacağından HMK 324.maddesinin uygulanması gerekir.
Bu şekilde izahat yapıldıktan sonra mevcut dosya birlikte değerlendirildiğinde önceki bilirkişi raporları ile davacının haklı olması halinde yani davalının yaptığı Acentelik Sözleşmesi' nin haksız feshi halinde tazminat miktarları tespit edilmiştir. 17/05/2024 tarihli rapora göre davacının haklılığı halinde alabileceği denkleştirme tazminatı miktarı yokken aynı heyetin 26/12/2023 tarihli raporlarına göre 377.253,13 TL denkleştirme tazminatı, 20.734,64 TL üç aylık gelir kaybı tespiti yapılmıştır. Davacının bunlara hak kazanabilmesi için Acentelik Sözleşmesi' nin haksız feshi olması gerekir. Mahkememizde özellikle feshin haklı olup olmadığı daha doğrusu feshe gerekçe yapılan davacı acentenin davalı dışındaki sigorta şirketlerinin de işlerini yapıp yapmadığının tespiti için 01/10/2024 tarihli celsede talimatla bilirkişinin yerinde tespiti ara kararı oluşturulmuş ise de davacı taraf masraf yatırmadığından bu tespit yapılamamıştır.
Bu tespit tam yapılamamış ise de, dosyadaki talimatla alınan 28/12/2022 tarihli YMM ...' ın raporu incelendiğinde, fesih tarihi olan 01/03/2021 tarihinden önce de davacının davalı ... Sigorta A.Ş dışında, ... Sigorta A.Ş , ... A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ile de işlem yaptığının tespiti talimatla alınan bu raporda açıktır. Yani davalının feshe gerekçe yaptığı davacının davalı sigorta dışındaki sigorta şirketleri ile de iş yaptığı bu rapor ile ortadadır. Bu durumda davalının Acentelik Sözleşmesi' ni feshetmesi haklı fesihtir. TTK 122/3 maddesi gereğince haklı fesih halinde denkleştirme tazminatı talep edilemez. Fesih, Acente' nin kusuru ile feshedildiğinden davacının denkleştirme tazminatı ve üç aylık kazanç kaybı tazminatı davasının reddi yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Acente Sözleşmesi' nin 9.maddesi ihlal edilmiştir.
Davalı usulen yetki itirazında bulunmuş ise de Acente Sözleşmesi' nin 32.maddesi' nde yetki sözleşmesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından mahkememiz yetkilidir. Yine davalı taraf davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmuş ise de alacak belirsiz olup bu dava bu şekilde açılabilir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalıya karşı açtığı denkleştirme tazminatı ve üç aylık kazanç kaybı tazminatı davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 87,10-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 528,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır