T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/560 Esas
KARAR NO:2024/505
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:26/08/2022
BİRLEŞEN İSTANBUL 12 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN... ESAS SAYILI, ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:18/11/2022
KARAR TARİHİ:08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...’un, görevli tedarik şirketi dava dışı ... A.Ş.’nin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet no’lu kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, İstanbul Avrupa yakasında lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, davacı müvekkili ...’un sözleşmeli kullanıcı olduğu bu kullanım yerinde “Yapılan kontrolde sözleşmeli sayacın giriş sigortasından ‘harici hat’ çekerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildi.” iddiası ile 28.07.2022 tarih ve H/... numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlenmiş ve işbu tutanakta, davacı müvekkil ...’un kardeşi olmaktan ve o esnada tesadüfen orada bulunmaktan başka kullanım yeriyle hukuki ve/veya fiili hiçbir bağı bulunmayan diğer davacı müvekkil ... “kullanıcı” olarak gösterildiğini, Müteakiben yine davalı tarafından, anılan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak davacı müvekkil ... adına düzenlenen 22.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 119.899,27-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli, ... no’lu ve 36.152,76-TL bedelli kaçak elektrik ek tüketim faturası ile davacı müvekkil ...’un sözleşmeli kullanıcısı olduğu tesisat/hizmet numarası belirtilen kullanım yerine ait toplam 156.052,03-TLkaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davacı müvekkilleri tarafından, - kaçak elektrik kullanım tespit tutanağındaki haksız ve mesnetsiz iddianın aksine - kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilen mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup davalı taraf, ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkillerin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, bu hâliyle - emsal Yargıtay içtihatlarına göre - kaçak elektrik kullanım iddiasını tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığı gibi davalı şirketin, tarafı olduğu somut uyuşmazlıkta, kendi iddiasını kendi düzenlediği bir belge ile ispatına cevaz verilebilmesinin olanaksız olduğunu, davalı müvekkilleri tarafından, haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik kullanılmamış olmakla; davacı müvekkil ...’un sözleşmeli abone olarak kullanıcısı olduğu mezkûr kullanım yeri için, diğer davacı müvekkili ... adına düzenlenen faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinden dolayı akdi ve/veya kanuni hiçbir hukuki sorumluluk taşımamakta olduklarını ve davacı müvekkillerin, davaya konu kaçak elektrik tüketim bedelinin tamamından borçlu ve sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Hâl böyle olmakla birlikte, Sayın Mahkemenin kanaatinin aksi yönde oluşması halinde ise; davaya konu kaçak elektrik tüketim bedeli, EPTHY.’nin kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42 ilâ m.49 hükümlerine aykırı olarak fazla hesaplanmış ve keyfiyet, bilirkişi incelemesi ile sübuta erecek olup davacı müvekkillerin, tahakkuk ettirilen borcun bilirkişi marifetiyle haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından sorumlu ve borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiğini, bu bağlamda; öncelikle; kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında, arızalı olup olmadıklarına, kullanılıp kullanılmadıklarına, harici hattın teknik kapasitesine göre bunun mümkün olup olmadığına bakılmaksızın kullanım yerindeki bütün elektrikli cihazlar ve hatta şofben gibi gazla/tüple çalışan cihazlar bile, gerçeğe aykırı olarak sanki harici hattan besleniyormuş gibi yansıtılmış olup keyfiyet, tanık, video kaydı içerir DVD, keşif ve bilirkişi incelemesi ile sübuta erecek olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağında harici hattan enerji aldığı iddia edilen elektrikli cihazlar arasında sayılan buzdolaplarından biri, arızalı/hurda olup buzdolabı niteliğini bile kaybettiğinden dolap olarak kullanılmakta, elektrikli ocağın - diğer gözleri arızalı olduğu için - sadece bir gözü kullanılabilmekte, su sebili personelin sıcak su ihtiyacını karşıladığından ihtiyaç duyulmayan su ısıtıcısı (kettle) kullanılmamakta, çamaşır makinesi ayda bir defa kullanılmakta ve - garanti belgesinden anlaşıldığı gibi - müvekkili ... tarafından 29.04.2022 tarihi itibariyle satın/teslim alınan termosifon ise belirtilen tarihten itibaren kullanılmakta olduğunu, kaçak tespit tutanağında gerçeklikten yoksun olarak tespit edilen toplam 17.350 W güç değerinin, kaçak elektrik tüketim ve ek tüketim bedellerinin hesaplanmasına esas kaçak elektrik tüketim miktarının belirlenmesinde dikkate alınması mümkün olmayıp, dikkate alınması gereken güç değeri, bilirkişi marifetiyle ve arz ettiğimiz olgular ve kullanım durumları göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğini, kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” üzere; davacı müvekkillerinin, davalı tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 119.899,27-TL bedelli fatura ve 22.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 36.152,76-TL bedelli fatura ile borç olarak tahakkuk ettirilen 156.052,03-TL’nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca kaçak elektrik kullanım tahakkukunun hesaplanmasında kanun ve yönetmeliğe uygun davranıldığını, müvekkili şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda işlem yapmış olup; haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça kaçak elektriğin kullanılmadığı iddia edilmiş, tutulan tutanaklar inkar edilmiş fakat dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar tek bir delil, elle tutulur bir belge sunulamamış olduğunu, Oysa iddiasını kanıtlama görevinin iddia sahibinde olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre “Kaçak elektrik kullanılması aynı zamanda suç niteliği de taşıyan bir haksız eylemdir. Görevliler tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tespit tutanakları aksi kanıtlanmadıkça geçerli olan belgelerdendir.” Aksinin ispatı davacı tarafa ait olup, davacı taraf tutanak içeriğinin aksini ispat edecek bir delil sunamadığını, Oysa müvekkili şirketçe kaçak elektrik tüketim tahakkuku celp edildiğinde davacı tarafın kayıtsız sayaç ile kaçak elektrik kullandığının görüleceğini, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre abone ile fiili kullanıcı tahakkuk eden borçlardan birlikte sorumlu olduklarını, davacı vekili her ne kadar ...'un kaçak kullanım mahali ile tesadüfen orda bulunuşunun dışında herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını beyan etmişse de bu hususta iddiasını destekler tek bir delil dahi dosya kapsamına sunamadığını, davacının her ne kadar kaçak elektrik tespit tutanağında harici hattan geçen cihazlar olarak belirtilen cihazların bir kısmının fonksiyonları dışında farklı işlevlerde kullanıldığını hatta çalışır vaziyette olmadığını iddia etmişse de söz konusu beyanlar hayatın olağan gerçekliğine uygun olmayıp salt mahkemeyi yanıltmaya yönelik kötü niyetli ifadeler olduğunu, açıklanmaya çalışıldığı üzere davacı tarafça kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tutanakla tespit edilmiş olup, dava konusu tahakkuka ait dönemde kaçak elektrik kullanımı yapılmadığı yahut kurulu güç olarak tespiti yapılan cihazların çalışmadığına ilişkin ispat yükü davacıda olduğunu, davacı tarafın kaçak kullanım döneminde o adreste bulunmayışını veya ...'un kaçak tespiti sırasında orada bulunuyor oluşunu geçerli delillerle ispat etmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise o takdirde dava konusu adreste tutanağın düzenlendiği tarihte taşınmazı kimin kullandığı hususunda mahalde emniyet araştırması yaptırılıp, taşınmaz komşuları, mülk sahibi ve esnaftan bilgi alınması gerektiğini, Bu hususta tutanak mümzilerinin de dinlenmesi gerektiğini, kaçak elektrik tespit tutanağına da şerh düşülmüş olan kaçak kullanımını gösterir video kaydını da bilahare sunacaklarını belirterek, haksız ve hukuki mesnede dayanmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkili kurumun abonesi olduğunu kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, buna ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tüketilen kaçak elektriğin hesaplanarak davalıya fatura edildiğini davalı yanca ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine alacağın tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, itiraz üzerine bu dosyanın durduğunu, huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dosyanın İstanbul 11 ATM 2022/560 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı-birleşen davada davalı müvekkilinin kardeşi olan davacı-birleşen dava dışı diğer müvekkili ...'un dava dışı tedarik şirketi olan ... A.Ş.'nin - abone dosyası vekayıtları ile sabit olduğu üzere - sözleşmeli abone olarak ... tesisat no'lu ticari işletmesi olan kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta iken, davalı-birleşen davada davacı şirket tarafından, mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile 28.07.2022 tarih ve H/... no'lu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve işbu tutanakta, sözleşmeli abone ile fiili kullanıcı olan ...'un kardeşi olmaktan ve o esnada tesadüfen orada bulunmaktan başka kullanım yeriyle hukuki ve/veya fiili hiçbir bağı bulunmayan davacı birleşen davada davalı müvekkil “kullanıcı” olarak gösterilmiş olduğunu, Müteakiben davalı-birleşen davada davacı şirket tarafından, - dava dilekçesinde belirtildiği üzere - anılan kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak düzenlenen 22.08.2022 tarihli 119.899,27-TL ve 36.152,76-TL bedelli faturalar ile müvekkil adına toplam 156.052,03-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş ve bu bedelin işlemiş faizi, faizin KDV'si ile birlikte tahsili için .... İcra Müd.'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, ... A.Ş., Sosyal Güvenlik Kurumu, ilgili Vergi Dairesi kayıtları, tanık beyanları, zabıta araştırması ve sair deliller ile sübuta ereceği üzere - kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen mezkür kullanım yerinde sözleşmeli abone ve/veya fiili kullanıcı olmayıp haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik enerjisi kullanmamış olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri kaçak elektrik enerjisi tespit sürecinde tanzimini öngördüğü (m.43) kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğuna dair herhangi bir düzenleme içermediği gibi, bu yönde düzenleme içeren herhangi bir hukuk normu da bulunmadığını, mezkür kullanım yerinde iddia edildiği gibi kaçak elektrik enerjisi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bu bağlamda, kaçak elektrik tespit tutanağının, gerek içeriğinde harici hattan enerji aldığı iddia edilen cihazlar ve gerekse güç değerleri yönünden doğru ve gerçek olup olmadığı, nihayetinde tahakkuk ettirilen takibe konu kaçak elektrik tüketim bedelinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42 ilâ m.49 hükümlerine, EPDK karar ve tarifelerine uygun hesaplanın hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk ettirilip ettirilmediği, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımından doğan alacak için, EPTHYve AATUHK.m.51 hükümlerine göre gecikme zammı değil, ancak kanuni faiz oranında temerrüt faizi istenebilecek (TBK.m.117) olmakla, takipte kanuni faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, ; icra takibinde, gecikme faizinin (%18) KDV’si de talep edilmiş ise de; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz bu verginin matrahına dahil olmadığından, haksız fiil nitelikli kaçak elektrik kullanım borcuna işlemiş faize KDV ilave edilerek alacak hesabı yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, birleşen davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl dava; kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Birleşen dava: kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca ) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davalı birleşen davacı şirketin tacir olduğunda şüphe yok ise de; davacı birleşen davalı ...'un dava tarihinden sonra gayri menkul sermaye iradı yönünden mükellefiyetinin bulunduğu, V.U.K. 177 uyarınca hasılat elde etmediği, bilanço yada işletme esasına göre defter tutmadığı, esnaf ya da ticaret siciline kaydının bulunmadığı, asıl davada davacı ...'un ise işletme esasına göre defter tuttuğu, ... Yerleri Yöneticileri Esnaf Odasına kayıtlı olduğu, ticaret siciline kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı gerçek kişilerin ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı da bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememiz uyuşmazlık bakımından görevli olmayıp, kaçak elektirik kullanıldığı ileri sürülen mahalin niteliği de dikkate alındığında uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, asıl ve birleşen davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtar edildi)
4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davalı /birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 08/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı