T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/763 Esas
KARAR NO :2025/374
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/11/2022
KARAR TARİHİ:12/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı tarafça ... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı (Merkezi Takip Sistemi 2022/...) dosyası ile müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlatıldığını ve müvekkilinin icra tehdidi altında sözkonusu dosya borcunu ödediğini, müvekkili şirket yetkilisi 21/11/2019 tarihde davalı yana ...@... adresinden gönderdiği mailde "... no.lu abonelik hizmet sözleşmemiz 24/12/2019 tarihinde sonra sözleşme yenilenmeyecek ve hizmet alımı yapılmayacaktır.24/12/2019 tarihinden sonraki döneme ait düzenleyeceğiniz hizmet faturalarınız tarafımızca kabul edilmeyecektir." denilmek suretiyle davalı yana mail gönderdiğini, sonrasında 29/11/2019 tarihinde davalı yanın çağrı merkezinin görevlisi olan Sn. ... ile telefon görüşmesi yapılmış, görevli ... tarafından, 24/06/2019 ile 23/11/2019 tarihleri arasında toplam tutarı 2.916,66 TL'lik 6 adet fatura kesildiğinin söylendiğini, ödemesi gecikmiş olan tutara 326,66 TL'lik iskonto yapılarak, 2.590,00 TL ödenmesi suretiyle bu borçların kapatılacağı hususunda mutabakata vardıklarını, müvekkili şirket tarafından ödenmesi gereken 2.590,00 TL şirket çalışanlarından ...'ın İşbank kredi kartından çekilmesi için uzaktan erişim kuralları içerisinde 29/11/2019 tarihinde borcun ödemesi gerçekleştiğini, daha sonra şirket çalışanı ...'ın kredi kartı bilgileri davalı yan tarafından usulsüzce kopyalanarak kredi kartından ayrıca 29/11/2019 tarihinde 100,00 TL ve 30/11/2019 tarihinde 507,33 TL olmak üzere toplamda 607,33 TL daha izinsiz/onaysız olarak para çekildiğinin görüldüğünü, 2019 dönemine ait hesap ekstresinden açıkça ortada olduğunu, daha sonrasında müvekkili şirket aleyhine, davalı yan tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyası ile 6.931,45 TL'lik takip başlatıldığını, davalı taraf takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve müvekkili şirketi ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla haciz işlemleri uyguladığını, müvekkili şirket, ... Bankası ... Iban nolu hesabından, karşı taraf vekili ...'ın ... Bankası ... Iban nolu hesabına ayrı ayrı 25/04/2022 tarihinde 5.300,00 TL'lik ve 16/05/2022 tarihinde 4.000,00 TL'lik olmak üzere "2022/... ... İnşaat" açıklamasıyla borç miktarı ve icra masrafları ile birlikte toplamda 9.300,00 TL ödeme yapmış olduğunu, müvekkili şirket sözkonusu icra takibini haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın kabülü ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin borçlu olmadığı halde 16/05/2022 tarihinde 4.000,00 TL ve 25/04/2022 tarihinde 5.300,00 TL olmak üzere icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı toplam 9.300,00 TL’nin işleyecek faizi ile birlikte istirdatına, davalı aleyhine %20 haksız takip tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile HMK 329. maddesi gereğince vekalet ücretinin de davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf delillerini usul hukukuna uygun bir biçimde göstermediğini, davacı HMK’nın 194’üncü maddesince emredilen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kanuna aykırı delil listesinde gösterilen ve müvekkili aleyhine olan delillerini kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında akdedilen güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünler çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, ... A.Ş., elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren en büyük ve kurumsal şirketlerinden birisi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında 23/02/2015 tarihinde Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi akdedilmiş olup anılan sözleşme bulunduğunu, dava bakımından; müvekkili şirket, davacı ile bahsedilen Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi’nin imzalanmasına müteakip güvenlik sistemini ve tüm teçhizatı çalışır vaziyette eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak teslim edildiğini, keza davacının da söz konusu güvenlik sistemini yıllardan beri sorunsuz kullanması, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi tam ve kusursuz biçimde yerine getirdiğini, davacının iddasının aksine fesih bildirimi yapılmadığını, bir an için fesih bildirimi yapıldığı kabul edilse dahi yapılan bildirimin türk ticaret kanunundaki şekil usulüne uygun fesih bildirimi olmadığının görüldüğünü, müvekkili ...’e gönderdiği 21/11/2019 tarihli mail ile sözleşmeyi fesih iradesini kullandığını ifade etmiş olduğunu, davacı taraf, ...@... mail adresinden gönderdiği mailde "... no.lu abonelik hizmet sözleşmemiz 24/12/2019 tarihinde sonra sözleşme yenilenmeyecek ve hizmet alımı yapılmayacaktır.24/12/2019 tarihinden sonraki döneme ait düzenleyeceğiniz hizmet faturalarınız tarafımızca kabul edilmeyecektir." şeklinde beyanda bulunduğunu savunarak sözleşmenin feshedildiğini öne sürdüğünü, fesih mailinin müvekkili firmaya ulaştığı hususunda ispat yükü üzerinde olan davacı taraf, bu durumu kanıtlayamadığını, davacının fesih bildirimi olmadığından, taraflar arasındaki sözleşme devam ettiğini ve müvekkili firma sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet bedelini tahsil etmek adına davacı aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; Davacının kanuna ve usule uygun bir fesih bildiriminde bulunmaması, geçerli fesih bildirimi olmadığından sözleşme ilişkisinin devam etmiş olması ve müvekkilinin bu kapsamda davacı tarafa tam ve kusursuz hizmet sağlaması, müvekkilinin icra takibine konu alacağının cari hesap ekstresiyle sabit olması ve davacının icra takibine konu borcu faturaları iade etmeden ve ihtirazı kayıt koymadan ödemiş olması sebepleriyle haksız ve mesnetsiz istirdat talebinin reddi ile davanın esastan reddine, davacı taraf aleyhine İİK madde 72 gereğince yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER:
Davacı yan delil olarak; Arabuluculuk Son Tutanağı (e-imzalı), ... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyası,25/04/2022 ve 16/05/2022 Tarihli Ödeme Dekontları.
Davalı yan delil olarak; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan ... numaralı Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi, Cari Hesap Ekstresi, Sisteme ait sinyal kayıtları, Tarafların ticari defter ve belgeleri, Bilirkişi, Keşif, Tanık, Yemin ve sair yasal her türlü delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında başlatılan icra takibine yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/7.maddesi; ''Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.'' hükmünü içermektedir. İstirdat davası temelinde sebepsiz zenginleşmeye dayanmakta ise de anılan kanuni düzenleme uyarınca sebepsiz zenginleşmeden farklı usul hükümlerine tabidir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ile toplanıp değerlendirilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... A.Ş. (...) ile davacı ... ... Ve Tic. Ltd. Şti. (Müşteri) arasında 23/02/2015 tarihinde ... numaralı alarm hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacının 21/11/2019 tarihinde davalı yana gönderdiği mail ile 24/12/2019 tarihinden sonra sözleşmeyi yenilemeyeceğini ve hizmet alımı yapmayacağını ihtar ettiğini ancak davalının haksız olarak başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldığını beyanla ödediği bedelin istirdadını talep ettiği, davalının ise; davacının sözleşmeyi usulüne uygun feshetmediği, ayrıca davacıya sağlanan güvenlik sistemi hizmet bedelinin tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığını savunduğu anlaşılmıştır.
Davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası ile 6.934,45 TL alacak yönünden ilamsız icra takibine girişildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 18/3 maddesinde tacirler arasında, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağının düzenlendiği davacının 21/11/2019 tarihli dilekçesi ile 24/12/2019 tarihinden sonra sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair yazılı beyanının davalıya 29/11/2019 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile tebliğ edildiği, ancak mahkememizce uygun bulunup benimsenen ve denetime elverişle şekilde hazırlanan 18/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 04/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; davacının sistem bağlantısını kesme imkanı varken sistemi kullanmaya diğer bir ifade ile hizmeti almaya devam ettiği, sistemden en son 31/08/2020 tarihinde sinyal alındığı, bu hususun bilirkişi tarafından sistemden gönderilen sinyal kayıtlarından tespit edildiği, davalının 24/12/2019 tarihli 470,30 TL bedelli, 24/01/2020 tarihli 597,70 TL bedelli, 24/02/2020 tarihli 599,64 TL bedelli, 24/03/2020 tarihli 668,55 TL bedelli, 24/04/2020 tarihli 758,08 TL bedelli, 24/05/2020 tarihli 826,61 TL bedelli, 24/06/2020 tarihli 876,43 TL bedelli, 24/07/2020 tarihli 914,59 TL bedelli, 24/08/2020 tarihli 968,32 TL bedelli ve 05/09/2020 tarihli 254,23 TL bedelli faturalar olmak üzere toplam 6.931,45 TL bedelli fatura düzenlendiği, bu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından fatura konusu hizmetin davacıya verildiği ve fatura bedelinin fahiş olmadığı gibi bu yönde bir itirazın da ileri sürülmediği bu halde davalının icra takibi başlatmakta haklı ve takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davacının ödediği bedelin istirdadını talep edemeyeceği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan toplam 158,83-TL harcın mahsubu ile 456,57 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 6.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatıran tarafa iadesine,
Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı