T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/779 Esas
KARAR NO:2024/507
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:27/09/2017
KARAR TARİHİ:08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş.tarafından ... acente-.... poliçe nosu ile 28.03.2015/2016 tarihleri arası davalı ... adına sigortalı olan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 29.06.2015 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kolluk kuvvetlerince kazaya ilişkin olarak ölümlü yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, 08.07.2015 tarih itibarı ile ... Sigorta'nın mali bünye zafiyeti nedeniyle tüm branşlardaki ruhsatının iptal edilmiş olup, ... Sigorta Şirketi'nin ... Hesabı kapsamında bulunan zorunlu sigortalarına ait zararları yasal olarak zorunlu sorumluluk sigortası yükümlüsü ... Hesabının ödemek ile yükümlü olduğundan, açılan iş bu davada ... Hesabının taraf sıfatını kazandığını, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere; kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sürücü ...'nın ise %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yaşanılan kazada müvekkil şirket yetkilisi ve aynı zamanda ... plakalı araç sürücüsü ...'ün yaralanmış olup, müvekkilinin aracına çarpan ... plakalı araç sahibi, bir diğer davalı ...'un da kusurlu araç işleteni olarak müvekkilinin zararından sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin (... yetkili servisi tarafından düzenlenen fatura ve servis formlarında yer aldığı şekli ile) toplam 19.751,17 TL olduğunu, araçlarında ayrıca hasar bedelinin haricinde ciddi değer kaybının da mevcut olduğunu, müvekkiline ait aracın 2017 model ... (... ...) marka olup, piyasa değerinin 160.000 TL civarı olduğu, aracın 04.12.2014 tarihinde trafiğe çıkmış ve 6 ay sonra iş bu dava konusu kaza sebebiyle ciddi değer kaybına uğramış olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü, dava, talep, ıslah ve sair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/10/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 9.142,50- TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; bedensel zararlar dışında kalan her türlü zararın ... Hesabı kapsamı dışında kaldığını, davaya konu maddi zararın tazmini hususunda taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili kurum açısından husumete yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı gerektiğini, yargılama konusu tazminat talebininin zaman aşımına uğradığını, kusur oranının tespiti ve araçta meydana gelen değer kaybı için bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olması sebebiyle davalı olarak gösterilmiş olduğunu, müvekkilinin bu aracı ... ... San. Tic. Ltd. Şti'ne kiraladığını, diğer davalı ...'nın ... isimli şirketin kuvvetle muhtemel çalışanı olduğunu, müvekkilinin yalnızca taşıt maliki olup, işleten sıfatını taşımadığını, bu sebeple kendisine atfedilebilecek bir kusur ve olaydan sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ya yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; trafik kazası tespit tutanağı, epikriz raporu, adli rapor, alkol raporu, fatura suretleri, eksper raporu, tramer kayıtları, Yargıtay kararları, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin, uzman görüşü ve sair delillere dayanmıştır.
Davalılar delil olarak; kira sözleşmesi, SGK kayıtları, Yargıtay kararları, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delillere dayanmışlardır.
KALDIRMA KARARI:
Mahkememizden verilen 18/11/2019 tarih ... sayılı kararına karşı davalı ... vekili, davalı ... Hesabı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2020/1772 esas, 2022/1921 karar 26/10/2022 tarihli ilamıyla '' Dosya kapsamından 29/06/2015 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, ... hususi otomobille dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... plakalı hususi otomobilin sol arka kısmına, yönetimindeki otomobilin sağ ön kısmı ile çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ayrıca aracında maddi hasar oluştuğu ve araçta oluşan hasar nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'a çıkarılan dava dilekçesi tebliğinin iade olması sebebiyle Mahkemece 01/12/2017 tarihinde yapılan mernis adresi sorgulamasında belirlenen yerleşim yeri adresine tensip zaptı, dava dilekçesi ve cevap dilekçelerinin tebliğ edildiği, tebliğin davacının işte olması nedeniyle aynı konutta birlikte ikamet eden kardeşi ...'ya yapıldığı, her ne kadar üzerine TK 21/2 meşruhatı yazılmışsa da aynı konutta birlikte ikamet eden kardeşine tebliğ yapıldığından tebliğin usule uygun olduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.
Davalı ...'nın süresinde cevap dilekçesi ve yetki itirazı bulunmadığı gibi davada HMK'nın 16. maddesine göre davalılardan ... Hesabı'nın ikamet adresinin bağlı olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığından davalı ...'ın yetki itirazı yerinde değildir.
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır.
Kaza tespit tutanağında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası belirlemesi bulunmaktadır. Olay tarihi 29/06/2015 günü, saat 23:45 sıraları olup dava dışı davacı aracını kullanan sürücü 30/06/2015 tarihinde kendi isteği ile özel bir hastaneye gitmiş saat 05.30 itibari ile epikriz oluşturulduğu görülmüştür. Epikriz raporunda baş ve boyun ağrısı tespiti ile kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihi ile dava tarihi olan 27/09/2017 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafların zamanaşımına yönelik istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.
Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ün herhangi bir kusuru olmadığı belirtilmiştir. Tutanak mümzileri, ayrıca davalı sürücünün arkadan gelen bir aracın kendi aracına çarptığı iddiasına göre aracını kontrol ettiklerinde aracın arka kısmında herhangi bir iz ve emare bulunmadığını ve kendilerine bir plaka da verilmediği belirtilerek olayda 3. bir aracın olmadığı kanaatine vardıklarını tutanağa yazmışlardır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da davalı sürücü tam kusurlu olarak belirlenmiştir. Bu halde kusur raporu dosya kapsamı ile uyumlu ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan resmi mercilerce düzenlenmiş kaza tespit tutanağı ile örtüştüğünden kusura ilişkin istinaflar yerinde değildir.
Davacı aracının daha önce kaza yapmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf da yerinde değildir.
... Hesabı 07/09/2017 tarihinde davacıya verdiği cevapta "İlgi yazınızdaki müracaatınızda 29 06 2015 tarihli kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın trafık sigortası bulunmadıgı gerekçesiyle ... Hesabı' ndan tazminat talebiniz mevcuttur. Yapılan incelemede kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ’den Sigortalı olduğu tespit edilmiştir. ... Sigorta AŞ nin mali bünye zafiyeti nedeniyle surekli olarak bütün branşlardaki ruhsatlarının iptal edilmesi nedeniyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 14/2 c ) maddesi |kapsamında bulunan tazminat talepleri ... Hesabı tarafından ödenmektedir. Bu kapsamda talebiniz ile ilgili belgeler değerlendirilmek üzere ... Sigorta AŞ 'ne gönderilmiştir. "beyanında bulunduğuna göre ... Hesabının taraf sıfatına ilişkin istinafının reddi gerekmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Mahkemece davalı işleten defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu raporda" Davalı tarafın maliki olduğu ... plakalı aracını 02.02.2015 başlangıç tarihi ile ... ... San. Tic. Ltd. Şti ne kiraladığı sözleşmenin görüldüğü, dava konusu kazanın meydana geldiği tarih itibarı ile davalı taraf ile ... ... arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafın araç kiralama hizmetleri için ... ...'e tanzim ettiği faturaların üzerinde kiraya verilen araç plaka ve kira dönem bilgilerinin bulunmadığı, bu nedenle faturaların ticari defterlere, usulüne uygun olarak kayıtlı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, 185653 numaralı faturanın ticari defterlere, düzenlenme tarihinden 1 ay sonra kayıt edildiğinin görüldüğü, ticari defterlerin birbirini teyit eder nitelikte" olduğu belirtilmiştir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Davacı aracının daha önce kaza yapmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir. Ancak Mahkemece Genel Şartlara göre hesaplamanın esas alınması ve talep edildiği halde ... ... San. Tic. Ltd. Şti'ne davanın ihbar edilmemiş olması doğru olmamıştır.
O halde Mahkemece yapılması gereken, ... ... San. Tic. Ltd. Şti'ne davalı ...'un ihbar dilekçesini tebliğ etmek, beyanda bulunması halinde dikkate alınarak uzun süreli araç kiralaması olup olmadığını tartışmak, davalı ... Hesabının aynı kaza nedeniyle davacı tarafın aracında meydana gelen maddi zarar sebebiyle kendilerine 31.12.2015 tarihinde 19.891,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı beyanına ilişkin belgelerini ibraz etmesi için sonuçları hatırlatılarak kesin süre vermek, beyanına göre sigorta limiti dikkate alınarak ve aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak değer kaybı için aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark göz önüne alınmak ve usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle değer kaybı konusunda karar vermekten ibarettir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili, davalı ... Hesabı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. '' şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Kaldırma kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; mahkememizce evvelce verilen kararda davaya konu 29/06/2015 tarihli trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın %100 kusurlu bulunduğu, davacı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ün kusurunun bulunmadığı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2020/1772 esas, 2022/1921 karar 26/10/2022 tarihli ilamıyla kusur değerlendirmesinin yerinde olduğundan bahisle davalıların kusura yönelik istinaflarının yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan istinaf ilamı doğrultusunda davalı ...'un, maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... ... ... Ltd.Şti.'ye kiralandığı yönündeki savunması yönünden bu kiralamanın uzun süreli kiralama olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi yönünden; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Dolayısıyla davalı ..., maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... ... ... Ltd.Şti.'ye uzun süreli kiralandığı hususunu ispatlamakla mükelleftir. Bu kapsamda davalı tarafça sunulan sözleşmelerin incelenmesinde; davalı ...'un ... plakalı araç ile iki aracı daha 02/02/2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ... ... ... Ltd.Şti.'ye kiraladığı, ancak sözleşmenin süresine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, sözleşmenin 6. Maddesindeki " Bu araç için verilen fiyat en az 12 kiralama için geçerlidir. Aracın erken iadesi durumunda aracı kiralayan firma aracın kira sözleşme tarihinden itibaren 12 kira bedelini ödemekle yükümlüdür" şeklindeki düzenlemenin de aracın 12 aylık dönem için kiraya verildiği şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, zira gerek bu sözleşme gerekse davalı tarafça sunulan diğer sözleşmeler ve ticari defter ve kayıtlar uyarınca davalının dava dışı kiracıya başkaca araçlar da kiraladığı, dava konusu olaya karışan aracın kiralanmasına ilişkin sözleşmenin 5. Maddesinde kira bedelinin araç tesliminde peşin olarak 3.000,00 TL olarak ödenmesi şeklinde kararlaştırıldığı bu halde sözleşmenin 5. Ve 6. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde bu fiyatın 12 kiralama yapılması halinde geçerli olduğu şeklinde yorumlanması gerektiği, davalı tarafça sunulan faturaların hangi aracın kira bedeline ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarında da ... plakalı aracın ne kadar süreli kiraya verildiğinin tespit edilemediği, davanın dava dışı ... ... ... Ltd.Şti.'ye ihbar edildiği, ihbar olunanın herhangi bir beyanda bulunmadığı, ihbar olunanın ticari defter ve kayıtlarının da sunulmadığı dolayısıyla davalı tarafın söz konusu aracı uzun süreli kiraya verdiği hususunu ispatlayamadığı, öte yandan ... Sigorta A.Ş.'den gelen 11/01/2024 tarihli yazı cevabına göre ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mali Mesuliyet Sigortacısı ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 19.891,00 TL ödemenin hasar bedeline ilişkin olduğu, değer kaybına ilişkin olmadığı, yapılan ödeme sonrası bakiye poliçe teminat limitinin 9.109,00 TL olduğu, 23/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre söz konusu kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybının 9.142,50 TL olduğu, bu durumda bu zarardan davalı ...'nın haksız fiil faili olarak, davalı ...'un işleten olarak, davalı ... Hesabının ise 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2 c maddesi uyarınca sorumlu olduğu ancak ... Hesabı yönünden sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; 9.142,50 TL değer kaybının davalılar ...'dan 29/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... hesabından (poliçe limiti olan 9.109,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 08/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli 624,52 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 31,40 TL ve bilahare ikmal edilen 115,15 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 477,97 TL ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, (harç tahsili için Mahkememiz 2017/865 Esas, 2019/894 K, 2020/2029 harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile maliyeye müzekkere yazıldığından bu konuda yeniden müzekkere yazılmasına yer olmadığına)
3-Davacı tarafça yapılan 31,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı, 115,15 TL ıslah harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 7,25 TL vekalet pulu ve 3.074,05 TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.263,85-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 9.142,50 TL vekalet ücretinin (davalı ... hesabı yönünden 9.109,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine
Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı