T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/831 Esas
KARAR NO :2025/935
DAVA:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2022
KARAR TARİHİ:18/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış 28/10/2021 tarihli "Cephe İşleri Ana Sözleşmesi" kapsamında sözleşme bedelinin nakit taksitler ve bilgileri dava dilekçesinde yazılı dava konusu vadeli çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafça sözleşmeye konu edimlerini ayıplı ve eksik olarak ifa edildiğini, davalı tarafın 20/10/2022 tarihinde şantiyeyi terk ederek sözleşmeyi haksız şekilde fesih iradesini fiilen gösterdiğini, davalının şantiyeyi terk ettiği tarihte sözleşme konusu inşaat işlerinin tamamlanmadığını, davalıyla imzalanan sözleşme gereği davalıya teslim edilen ve henüz vadesi gelmemiş çekler yönünden edimlerin yerine getirilmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sözleşmeyle kararlaştırılan ve yapılacak işe karşılık karşı tarafa verilen dava konusu çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine, tedbiren çek bedellerinin ödenmesinin durdurulmasına ve icra takibine konu edilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava; taraflar arasındaki 28/10/2021 tarihli Cephe İşleri Ana Sözleşmesi gereği davacı iş sahibi(ana yüklenici) tarafından davalı yükleniciye(alt yüklenici) verilen dava konusu çeklerin, yapılan işlerin ayıplı olması ve bu nedenle bedelsizliği nedeniyle söz konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki cephe işleri ana sözleşmesi örneğinin, bu sözleşme kapsamındaki ödeme tablosu örneğinin, ödeme tablosu gereği verilmiş çek fotokopileri ve sözleşme konusu işe ilişkin cephe fotoğraflarının dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Davacının davalıya gönderdiği 20 Ekim 2022 tarihli ihtarnamede, sözleşmenin haksız yere feshedildiğini, yüklenilen işin yapılmadığını, bu nedenle verilmiş olan çeklerin iadesinin istendiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanmış olan ödeme tablosunda yer alan çeklerin ödendiği bankaya yazılan müzekkereye verilen cevaptan görülmüştür.
Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, dava konusu çeklerin taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği karşı tarafa verilip verilmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına ne şekilde kaydedildiği, taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle ticari defter ve kayıtlarındaki alacak ve borç miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş; bu yönden dosya SMMM ...'a tevdi edilmiş; bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun ve 02/06/2024 UYAP gönderim tarihli bilirkişi ek raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 13/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının ibraz olunan ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
davalının ticari defter ve belge ibrazında bulunmadığı, davacının menfi tespit talebine konu toplam tutarı 4.600.000,00TL olan 7 adet çekin ticari defterlerinde (dava tarihinden sonra olmak üzere) kayıtlı olduğu,
ancak; 09.12.2022 dava tarihi itibariyle davacının kaydi olarak 5.079.905,92 TL davalıya borçlu göründüğü, kaydi olarak dava tarihinden sonra 31.12.2022 tarihinde olmak üzere dava konusu çeklerin davacının ticari defterlerinde davalı hesabına kaydedilmiş olarak görüldüğü, TTK 21/2 maddesi kapsamında dar anlamda ticari defter kayıtları içeriğinde yer alan ve davacının çeklere konu menfi tespit talebini boşa düşüren davalı
faturalarının içeriği mal/hizmet tesliminin ne kadarının sağlandığının ihtisas alanımda olmadığından bu hususta değerlendirme yapılamadığı, özellikle 21.09.2022 tarihli ... numaralı 11.019.670,40 TL
tutarlı fatura içeriği hizmetin davacıya eksiksiz olarak sağlanıp sağlanmadığının sağlandı ise ne kadarlık kısmının sağlandığının belirlenmesi gerektiği, bu hususta
taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki eser sözleşmesi olmakla birlikte fatura
davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla ispat külfetinin yer değiştirip
değiştirmediği ispat külfetinin davacıda mı yoksa davalıda mı olduğu hususu hukuki
bilgi gerektirdiğinden tamamen ve münhasıran mahkemenin takdirinde
olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Aldırılan 02/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...davacının menfi tespit talebine konu toplam tutarı 4.600.000,00TL olan 7 adet
çekin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ... Bankası A.Ş’nin müzekkere cevabı
23.11.2023 tarihli yazısı ve eki belgelere göre çek bedellerinin tümünün ödenmiş
olduğu, dolayısı ile davacının davalıya 4.600.000,00TL ödemiş olduğunun sabit
olduğu,
09.12.2022 dava tarihi itibariyle davacının kaydi olarak 5.079.905,92 TL davalıya
borçlu göründüğü, çeklerin davalı hesabına kaydı sonrasında davacının kaydi
olarak 520.380,92TL davalıya borçlu göründüğü,
kaydi olarak dava tarihinden sonra 31.12.2022 tarihinde olmak üzere dava
konusu çeklerin davacının ticari defterlerinde davalı hesabına kaydedilmiş olarak
görüldüğü, TTK 21/2 maddesi kapsamında dar anlamda ticari defter kayıtları içeriğinde yer
alan ve davacının çeklere konu menfi tespit talebini boşa düşüren davalı faturalarının
içeriği mal/hizmet tesliminin ne kadarının sağlandığının ihtisas alanımda
olmadığından bu hususta değerlendirme yapılamadığı, özellikle 21.09.2022 tarihli ... numaralı 11.019.670,40 TL
tutarlı fatura içeriği hizmetin davacıya eksiksiz olarak sağlanıp sağlanmadığının
sağlandı ise ne kadarlık kısmının sağlandığının belirlenmesi gerektiği, bu hususta
taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki eser sözleşmesi olmakla birlikte fatura
davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla ispat külfetinin yer değiştirip
değiştirmediği ispat külfetinin davacıda mı yoksa davalıda mı olduğu hususu hukuki
bilgi gerektirdiğinden tamamen ve münhasıran mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; dosya kapsamındaki cephe işleri ana sözleşmesinden taraflar arasında "... Mevkii ... ... Projesi"ndeki ince işlerin yapımı konusunda davalının yüklenici, davacının da iş sahibi olarak anlaşmış olduklarını, bu sözleşme konusu iş nedeniyle davacının davalıya 7 adet çekle ödeme yaptığı, bu ödemenin ödeme tablosuna göre yapılıp, çeklerin tahsil edildiği banka cevabından anlaşılmıştır.
Davacı, davalının işi ayıplı ve yarım bıraktığını bu nedenle ödeme olarak verdikleri çeklerin iadesini istemiş, çek bedelleri bankadan tahsil edildiğinden çek bedellerinin istirdadını talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, defter ve belgelerini incelemeye sunmamıştır.
Mahkememizce taraf defterlerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, davalı defterlerini incelemeye sunmamış, davacı defterlerinde yapılan incelemede ise; 7 adet çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde kaydi olarak davalının 5.079.905,92 TL alacaklı olduğu, çek bedelleri olan 4.600.000,00 TL'nin düşülmesi sonucunda davalının 520.380,92 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından düzenlenen 21/09/2022 tarihli 11.019.670,40 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura içeriği mal ve hizmet tesliminin yapılıp yapılmadığı tespitinin uzmanlık gerektirdiğini aldırılan kök ve ek raporlarda rapor etmiştir.
Taraf defter ve belgeleri üzerinde sözleşme konusu işin ne kadarlık bir kısmının yapılmış olduğu, bunun değerinin ne olduğu, ayıplı hizmet ve eksik ifa bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi kurulundan rapor aldırılmasına karar verilmiş, davacı verilen kesin süre ve ihtarata rağmen masraf yatırmadığından inceleme yapılamamıştır.
Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış, bu nedenle davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacağı sorulmuş, davacı yemin deliline dayandığını ve yemin metnini dosyaya sunması nedeniyle, yemin metni davalı şirkete tebliğ edilmiş. Davalı tarafın ihtarata rağmen yemin için hazır olmadığı görülmüştür.
HMK.nın 228.maddesi ;"Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır." hükmünü içermektedir.
HMK.nın 229.maddesi ;"Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Davacının yemin deliline dayanmış ve buna dair usulüne uygun yemin metni sunulup davalıya ihtaratlı yemin teklifi yapılmış olmasına karşın tayin edilen gün ve saatte yemin için hazır bulunmaması ve geçerli bir mazerette sunmamış olması nedeniyle yemin etmekten kaçındığı ve yemin konusu vakıaları ikrar etmiş olduğu sonucuna varılmış olduğundan, davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne
4.600.000,00 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 314.226,00 TL harçtan, davacı tarafından başlangıçta yatırılan 78.556,50 TL'nin mahsubu ile kalan 235.669,50 TL'nin davalıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 620.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 6.344,50 TL tebligat- posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.425,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır