T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/166 Esas
KARAR NO :2025/908
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/09/2021
*************************************************************************************
BİRLEŞEN 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/01/2024
KARAR TARİHİ:11/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında tanzim ve imza olunan 03/07/2007 tarihli "Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" hükümleri uyarınca taraflar arasında tesis olunan “işçi-işveren” ilişkisinin 03/07/2007 tarihi ile 31/03/2020 tarihi arasında sürdüğünü, müvekkili şirkette 31/03/2020 tarihine kadar satış mühendisi olarak çalışan davalının iş akdinin müvekkili şirketin faaliyet merkezinin şehir dışına taşınması nedeniyle taraflarca karşılıklı mutabakata varılarak ve davalı işçinin tüm tazminatları ile özlük hakları ödenerek fesholunduğunu, iş akdinin feshini müteakip davalının müvekkili şirket ile aynı sektörde, müvekkili şirketin üretmekte olduğu ürünlerle evsaf bakımından aynı nitelikte ürünleri, müvekkili şirketin tasarlayıp kendi ihtiyaçlarına uygun biçimde ürettirdiği makine ve teçhizatı taklit ederek ve müvekkili şirket ile aynı üretim reçetelerini kullanarak ürettiğini, müvekkili şirketin müşteri portföyündeki tüm müşterilerine müvekkili şirkete kıyasla daha düşük fiyatla pazarladığını öğrendiklerini, davalının haksız rekabete sebebiyet verir biçimde ve fiyat kırarak müvekkili şirketin işini ve itibarını zedeler nitelikteki faaliyetlerini halen sürdürdüğünü belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği hususunun tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin mahkemece önlenmesine, müvekkilinin uğradığı müspet ve/veya menfi zararların bu aşamada net olarak hesaplanması güç olduğundan, fazlaya dair her türlü haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00-TL. maddi tazminatın ve davacı müvekkilinin uğradığı itibar kaybı nazara alınarak şimdilik 10.000,00-TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, bu nedenle mahkemece esas yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın öncelikle görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında rekabet yasağına ilişkin hiçbir yazılı anlaşma ya da taahhüdün bulunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının ticari hayatın olağan akışına ve gerçeklere aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın haksız rekabet kural ve ilkeleri ile bağdaşmayan ve ticari koşul ve şartları tamamen göz ardı eden bir yaklaşımla eldeki davayı ikame ettiğini, davacı tarafça ileri sürülen taklit ve benzerlik iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından iddia edilen benzerliklerin ulusal ve uluslararası sektörel şartlar ve özellikler gözetilmeksizin ileri sürüldüğünü ve davacı ile müvekkili arasındaki ilişki işçi-işveren ilişkisi olduğundan, işçi-işveren ilişkisi sonra erdikten sonraki bir aşama için haksız rekabet iddiasının Ticaret Mahkemesi’nin değil İş Mahkemesi’nin görev alanına girdiğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davanın zamanaşımı yönünden reddine, bunların mümkün olmaması halinde ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin ise davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03/07/2007 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi sözleşme uyarında tesis olunan işçi-işveren ilişkisinin 03/07/2007 ile 31/03/2020 tarihli arasında sürdüğünü, müvekkili bünyesinde satış mühendisi olarak çalışmış bulunan davalının iş akdi müvekkilinin şehir dışına taşınması sebebi ile karşılıklı mutabakat ile fesholduğunu, daha sonra davalının müvekkili ile aynı sektörde müvekkilinin üretmekte olduğu ürünler ile evsaf bakımından aynı nitelikte ürünleri ürettiğini ve müvekkilinin tüm müşterilerine müvekkile kıyasla daha düşük fiyatla pazarlamakta olduğunu, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/166 esasının derdest olduğunu ve 3 yıla yakın süredir bilirkişiye tevdii olunmadığını, davalı haksız eylemlerini rahatça sürdürebilmek adına yargıyıda yanıltmak ve yavaşlatmak için her fırsatı değerlendirdiğini, davalının bu eklemlerinden men'i ile maddi ve manevi tazminat talep etmek üzere, işbu ek belirsiz alacak davasının açılması zaruri hale geldiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte bedel artırım ve fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinin ardından rekabeti yasaklamaya yönelik bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflar arasında devam eden İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... e. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu da açıkça bu doğrultuda olduğu, müvekkil çalışma özgürlüğü ve teşebbüs kurma özgürlüğünü kullandığını, müvekkilinin hangi eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği açıklanmaya muhtaç olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin ise davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 14/10/2025 tarihli dilekçesi ile asıl davada manevi tazminatı aynı kalacak şekilde, maddi tazminatı 10.000,00 TL olan dava değerini 159.765,04 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ise manevi tazminatı aynı kalacak şekilde, maddi tazminatı 10.000,00 TL olan dava değerini 3.048.752,01 TL'ye yükseltmiş ve dosya tekli hakimden heyete tevdi edildiği anlaşılmıştır.
Asıl ve Birleşen dosyalarda Dava; Haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası üzerinden keşfen inceleme sonucunda yaptırdığı tespite ilişkin dosya ve raporun dosya içerisinde olduğu, Aleyhine tespit talep eden yan ... A.Ş'nin yetkilisi/ortağı olan Kerem Başaran'ın daha önce tespit talep eden...A.Ş'de 03/07/2007 tarihinden 30/03/2020 tarihine kadar sigortalı çalışan olduğunun tespit edildiğini, tespit dosyası kapsamında yer alan çizim formlarından vibrasyon masasındaki iki motoru tespit talep eden Metamin Mümessillik San. ve Tic. A.Ş tarafından aleyhine tespit talep den yan ... A.Ş'den daha önce kullanıldığı ve ürettiriliğini tespit edildiğini, Aleyhine tespit talep eden ... A.Ş ile tespit talep eden ...A.Ş'de bulunan kalıplar, üretilmiş ürünler hammaddeler, makinalar ayni tip olduğu her iki firmada üretilen ürünler aynı yöntemle üretildiği ve aynı amaçla kullanıldığının tespit edildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılan araştırmada tespit talep eden ...A.Ş'nin adına tespite konu ürünlere ilişkin tescilli bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle de tespit talep eden ... Mümessillik San. ve Tic. A.Ş'nin tespitine konu ürünlerinin fikri ve sınai mülkiyet kapsamında korunmadığı ve bu ürünler üzerinde fikri ve sınai mülkiyet anlamında haklı bulunmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davalının ortağı olduğu şirket ... A.Ş'ye ait ve davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının dosyada olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin davalı ile yapmış olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin dosya içeresinde bulunduğu görülmüştür.
Davacının noter vasıtasıyla yaptırdığı tespit tutanaklarının dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla davacının defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılmış, aldırılan 12/10/2023 tarihli raporda; Davacı şirketin beyanları doğrultusunda ticari ilişkide olduğu ve kar kaybı yaşadığını beyan ettiği firmaların 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları gerçekleşen satış tutarları , satış miktarları ve karlılık durumları ürün bazlı olarak açıklama bölümündeki tablolarda verilmiştir. Davalı tarafın şirket kuruluş tarihi 24.11.2020 olup dava tarihi 01.09.2021 dir. Beyanlar doğrultusunda dava sonrası ciroların düştüğü beyan edildiğinden hazırlanan tablolar 31.12.2022 döneminde kadar devam ettirilmiştir. Dava dilekçesinde beyan edilen firmalar ile ticari ilişki özeti aşağıdaki tabloda verilmiştir. Açıklama bölümünde ayrıntısı olan firmalara yapılan satış miktarları ve tutarları ile karlılık durumları defter kayıtlarından tespit edilmiş olup, davacı taraf ciro düşüklüğünün tespiti , davalı taraf ticari defter incelemesi, kar kaybının hesaplanması veya talep edilip edilemeyeceği bilirkişi heyeti tarafından tespit edilebileceği yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce dava dışı ... A.Ş defterleri, talimat raporu ve dosya üzerinden inceleme yapılarak bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 05/03/2024 tarihli raporda;Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet il sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bi me imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli ölçüde zararına sebep olacak nitelikte ise geçerli olur (TBK m.444/1I). Bu şart da, somut olayda davacının iddiasıdır. Burada işçinin müşteriyi tanıması veya üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinmesi ile meydana gelecek zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Sır kavramı geniş anlaşılmalı ve sır diyebileceğimiz unsur, herkes tarafından bilinmemesinde yarar bulunan unsurlar, özellikle işletmenin sırrı kapsamına girebilecektir. Örneğin bir mamulün içeriği, şifreleri, formülü gibi unsurlar, bunlar birer sır olarak kabul edilebilecektir. TBK m. 444/11 hükmünde konu edilen "üretim sırları"ve "işverenin önemli bir zararı" bunlar da yine aynı şekilde üzerinde durulması gerekli olan unsurlardır. işçiye müşteri çevresi veya üretim taraflar arasında fesih sonrası rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme yapılmamış olduğu ve iş sözleşmesini sulhen fesh ettiklerine göre, iş özleşmesinin sona ermesinden sonra işçinin işverene ait iş yerinde öğrendiği bilgileri. TBK ve TTK kapsamında düzenlenen haksız rekabet hükümleri ile çelişmeden kullanabilmesi ve eski işvereni ile rekabet etmesi mümkündür. Buna engel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Şu halde taraflar arasında rekabet yasağı bulunsaydı, bunun yazılı bir sözleşme ile yapılması gerekirdi. davalı böyle bir sözleşmenin bulunmadığını beyan etmiş olup; davacının dilekçesinde de, böyle bir iddia yoktur. İşveren kendi sektöründe yaptığı üretimlerin tekel hakkına sahip değildir. Başka firmaların da aynı üretimi yapmasını engelleyen bir sektör yasaklaması veya patent de dava dilekçesinde konu edilmemiştir. Huzurdaki işverenin şüphesiz korumak durumunda olduğu menfaatleri bulunur. Ancak davalı, bu işyerinde satış mühendisi olarak 13 yıl boyunca davacı yanında çalıştığına göre, mesleği bu alandır. İş sözleşmesi, karşılıklı rıza ile sona erdiğinde, eski işveren bu işi yapıyor diye, davalının bildiği alan dışında yeni bir iş yapması kendisi için elverişli olmaz. İnsan hangi alanı biliyorsa, bildiği alanda çalışması gerekir.Davalının da, bildiği işi bu defa bir şirketin ortağı olarak yaptığı anlaşılmaktadır. Ayrıca rekabet yasağı sözleşme ile düzenlenmemiş olup; düzenlenmiş olsaydı, yer, zaman ve konu bakımından da sınırlandırılmış olmalıdır. Ne var ki, somut davada davacının ve davalının, aralarında bu yönde bir sözleşmeyi yapmadıkları dosyadan anlaşılmaktadır. Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshini müteakip, rekabet yasağını düzenlemeye dönün bir haksız rekabetten men sözleşmesi olmadığına göre, davacı taleplerinde haksızdır. Huzurda görülen davada, davacı mahrum kaldığı kâr gibi bir talepte bulunmaya, sözleşme sonrasına ilişkin olarak, davalı ile arasında bir haksız rekabetten men sözleşmesi yapmadığı için talep edemez. Mahrum kalınan kâr normal işleyişi tarzına ve içinde bulunan hal ve durumların icaplarına göre, muhtemel olarak malvarlığında beklenilen bir çoğalmanın bu haksız fiil veya sözleşmenin tam ve gereği gibi ifa edilmemesi neticesinde, meydana gelmemiş olmasını ifade eder. Yani mahrum kalınan kâr, davalının sözleşmeyi tam ve gereği gibi ifa etmemesi üzerine, davacının malvarlığının, zarar verici mahiyetteki ademi ifa halinden önceki haliyle, sonraki hali arasında bir değişiklik olmamakla birlikte, bu zarar verici sözleşmeye aykırılık teşkil eden ihlal olmasaydı, davacının malvarlığında meydana gelecek çoğalmayı ifade etmektedir. Müspet veya menfi zarar tazminatı da talep edemediği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davacının defter ve belgeleri üzerinde müşterilerine ilişkin inceleme ara kararı gereği talimatla mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmış, aldırılan 30/12/2024 tarihli raporun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce önceki bilirkişi kurulundan aldırılan 27/05/2024 tarihli ek raporda;Davalı şirketin ticari defter kayıtları, dava dosyasındaki mevcut deliller ile dosya ekinde yer alan belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; Davalı tarafından dosya ekinde bulunan 2020 ve 2021 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
Her bir bilirkişinin kendi uzmanlık alanları ile ilgili görüşlerin sonucu olarak,
Makine Mühendisi olarak ;Davacının tespite konu ürünlere ilişkin “ Marka, ... Model ( Buluş) ve/veya Patent “ tescili bulunmadığı,fikri ve sınai mülkiyet kapsamında korunmadığı ve bu ürünler üzerinde davacı firma adına hak edilmiş fikri ve sınai mülkiyet anlamında her hangi bir hakkı bulunmadığı, davacıda bulunan kalıplar, üretilmiş ürünler, hammaddeler, makinalar aynı tip olduğu,her iki şirkette üretilen ürünlerin aynı yöntemle üretildiği ve aynı amaçla kullanıldığı görülse de, davacının bu tespite konu ürünlere ilişkin tescili bulunmadığı,fikri ve sınai mülkiyet kapsamında korunmadığı ve bu ürünler üzerinde fikri ve sınai mülkiyet anlamında hakkı bulunmadığı, ve de bu sebeple;davalı tarafında ve bir başkasının da aynı amaçla aynı ürünleri istediği teknik yöntemle yapabilecek olduğu,
Metalurji Mühendisi olarak ; davacı taraf tespite konu ürünlere ilişkin“ Marka, Faydalı Model ( Buluş)
ve/veya Patent “ tescili yapılmış bir belgeye sahip bulunmadığı, bu ürünler, fikri ve sınai mülkiyet kapsamında da korunmadığı ve bu ürünler üzerinde davacı firma adına hak edilmiş fikri ve sınai mülkiyet anlamında her hangi bir hakkının da bulunmadığı ,dolayısıyla davalı tarafın bu konuda üretim yapmasına teknik olarak her hangi bir engelin olamayacağı,
Mali Müşavir olarak ; davalı şirketin,ürettiği ürünlerin atölyelerinde üretilmiş olup hedef kitlesi olan
aynı ürünlerin,davaya konu olan ürünlerle tüketici tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzer ürünler olduğu, Davacı tarafa ait tespite konu ürünlere ilişkin tescili bulunmadığı,Ancak davalı tarafa ait ürünler arasında genel izlenimlerde belirgin farklılıkların bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıkları,
Sayın Mahkemenin davacıya ait tasarımlarının tescili bulunmadığı ancak tasarımlarının koruma kapsamı çerçevesinde davalının eylemleri nedeniyle haksız rekabete karar verilmesi halinde, davacının maddi tazminat alacağının 235.690,00 TL. olabileceği,
Nitelikli hesap uzmanı olarak; davacının herhangi bir tazminat talep hakkı yoktur. Huzurda görülen davada, davacı mahrum kaldığı kâr gibi bir talepte bulunmaya, sözleşme sonrasına ilişkin olarak, davalı ile arasında bir haksız rekabetten men sözleşmesi yapmadığı için talep edemez. Mahrum kalınan kâr normal işleyişi tarzına ve içinde bulunan hal ve durumların icaplarına göre, muhtemel olarak malvarlığında beklenilen bir çoğalmanın bu haksız fiil veya sözleşmenin tam ve gereği ifa edilmemesi neticesinde, meydana gelmemiş olmasını ifade eder, yani mahrum kalınan kâr, davalının sözleşmeyi tam ve gereği gibi ifa etmemesi yine, davacının malvarlığının, zarar verici mahiyetteki ademi ifa halinden önceki haliyle, sonraki hali arasında bir değişiklik olmamakla birlikte, bu zarar verici sözleşmeye aykırılık teşkil eden ihlal olmasaydı, davacının malvarlığında meydana gelecek çoğalmayı ifade etmektedir. pet veya menfi zarar tazminatı da talep edemediği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Dosyadaki talimat ve aldırılan raporlar üzerinden yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, aldırılan 15/08/2025 tarihli raporda; davacının talepleri ve bunların dayandırıldığı olgular ele alındığında derdest davada TBK ve FSEK’in uygulanma alanı olmadığı, davanın TTK m 54 ve 55 kapsamındaki taleplere ilişkin olduğu, Makine ve metalurji bakımından yapılan değerlendirmelerde satışa ve üretime konu mamullerin özel bir teknik bilgiyi gerektirmediği, piyasada aynı alanda faaliyet gösteren başka firmalarca da üretildiği, haksız rekabet hükümlerine dayandırılan davada davalı tarafın kusurlu hareketi sebebi ile bir zarar meydana gelmesi, zarar ve kusur arasında nedensel bir bağ bulunması gerektiği, haksız rekabete konu olan fiil nedeniyle zarara uğradığını ve zararın değerini ispat yükünün davacıda olduğu, bir önceki paragraf kapsamında somut dosyada davacı tarafın haksız rekabete konu iddiaları bakımından, müşterilerinin çalınmasına bağlı zararlarını ve zarar miktarını somut olarak ortaya koyması gerektiği diğer taraftan bu yönde bir denetimin heyetimiz tarafından yapılması mümkün olmadığı söz konusu tespitin dava dışı adı geçen tüm şirketler bakımından bağımsız bir denetim yapılmasını gerektirdiği, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul edilme ihtimaline binaen davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının dava dışı şirketin 2021-2022-2023 yılı vergi öncesi karı olan 3.208.517,05 TL olabileceği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davalının davacı şirketten ayrılma tarihi, şirket kurma tarihi ve davanın açılış tarihi itibariyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya ve Delillerin Birlikte Değerlendirilmesinden;
Davacı davasında, davalının davacı şirkette 13 yıl mühendis olarak çalıştığını, daha sonra karşılıklı mutabakatla işten ayrıldığını ve kendi işini kurduğunu, ... A.Ş ünvanı ile satış yaptığını, yaptığı işte kendilerine ait ticari bilgileri kullanarak aynı alandan iş yaparak haksız rekabette bulunduğunu ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradıklarını dava etmiştir.
Davalının davacı şirkette mühendis olarak çalıştığı ve karşılıklı mutabakatla işten ayrıldığı dosya kapsamındaki iş sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Ticari Sicil kayıtları ve ticari defter kayıtlarından da davalının şirket ortağı olarak ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının değişik iş dosyası üzerinden yaptırdığı tespit, noter vasıtasıyla yaptırdığı tespitler ve davacı ve dava dışı şirket defter ve belgeleri üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemelerinde; davalının üretim ve satışını yaptığı ürünlerin özel bir teknik bilgi gerektirmediği, piyasada aynı alanda faaliyet gösteren başka firmalarca da üretildiği, davacının ürettiği ürünlere ilişkin tescil edilmiş bir patent hakkının olmadığı, taraflar arasında imzalanmış bir rekabet yasağı sözleşmesinin de bulunmadığı, davalının davacının müşterilerini çalmasına yönelik iddianında ispatlanamadığını, haksız rekabet bulunmadığını rapor etmiş, aldırılan raporların dosya kapsamı ile uyumlu bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilmiş ve hükme esas alınarak davacının davasını ispatlayamamış olması nedeniyle asıl ve birleşen dosyalarda maddi ve manevi tazminat, rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl davada Davacının maddi ve manevi tazminat davaları ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının REDDİNE,
a)Asıl Dava yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 341,55 TL peşin harçtan mahsubu ile 273,85 TL eksik harcın davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
b)Manevi Tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
c)Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekilli temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
d)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
e)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında Davacının maddi ve manevi tazminat davaları ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının REDDİNE,
a) Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 52.321,89 TL peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile kalan 51.706,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
b)Manevi Tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
c)Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekilli temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 438.337,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
d)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
e) Birleşen dava yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
f)Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır