T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/484 Esas
KARAR NO :2025/364
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:15/08/2024
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Kentsel Yenileme Projesi' nin davacı ... tarafından yürütüldüğünü ve bu projede alt taşeron olan ... İnşaat Sıhhi Tesisat Ltd. Şti.işçisi ... ile ...' ın PPRC boru kaynağı yaptığı esnada elektrik akımına kapıldıklarını, ...' ın öldüğü ve ...' ın yaralandığını, konu hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyada ceza yargılamasının yapıldığını, müteveffa ...' ın mirasçıları ...' ın davacı üst işverene karşı .... İş Mahkemesi' nde ... Esas ( Sonrasında ... Esas ) ile destekten yoksun kalma tazminatı davası açıp kazandıkları için ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında davacının ödeme yaptığını, yine SGK ' nın bu olay nedeniyle yaptığı ödemeleri rücu etmek amacıyla .... İş Mahkemesi' nin ... Esaslı dosyasında verilen kararın ... Genel İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında icraya konulması nedeniyle de davacının SGK kurum alacağını ödemek zorunda kaldığını, davacının davalı sigorta şirketi ile 06/07/2012-06/06/2024 tarihlerini kapsayan ... nolu İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi' nin yapıldığını, davacının yaptığı ödemelerin iş kazası sigortası kapsamına girdiği için davalıya müracaat ettiğini ancak davalı tarafın ödeme yapmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle 3.kişilere yapılan ödemeler için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL alacağın her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davacının ödemeyi 16/02/2022 ' de yaptığını, bu tarihten iki yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, SGK dosyasına ödenen tutar yönünden arabuluculuğa başvurulmadığından, dava şartı yokluğundan bu kısmın usulden reddinin gerektiğini, poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davacının sigortalı çalışanları ile sorumlu olduklarını, iş kazası geçirenlerin ise taşeron işçileri olup, bunları kapsamadığını, davacının müteselsil değil kısmen sorumluluğu bulunduğunu, .... İş Mahkemesi' nun kusur raporuna itiraz ettiklerini, kendilerine usulüne uygun ihbarın yapılmadığını, davadan önce davacının temerrüde düşürülmediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın konusu, davacı üst işverene bağlı olarak alt işveren (taşeron) firmada çalışan iki işçinin açtığı iş tazminatı davası sonucu ödeme yapmak zorunda kalan davacının kendi işyerini İşveren Mali Sorumluluk Sigorta' sı sigortalayan sigortacıya karşı açtığı rücuen tazminat davasıdır.
Kaza tarihi 23/06/2023 tarihinde meydana gelmiştir. İş kazasında üst işveren davacıya alt işveren olarak bağlı olan taşeron dava dışı ... İnşaat Sıhhi Tesisat Ltd. Şti.işçisi ... vefat etmiş, ... ise yaralanmıştır. İş kazası sigorta poliçesi geçerlilik döneminde olmuştur. Hem alt hem üst işverene kusur verilmiştir. Borçlar Kanunu 61.maddesi gereği her iki şirketin müteselsil sorumluluğu mevcuttur.
Poliçe incelendiğinde, şahıs başına 200.000,00 TL, kaza başına 600.000,00 TL, yıllık azami teminat limiti 600.000,00 TL' dir. Ek teminatlar olarak kişinin kendisi için 15.000,00 TL, eş için 17.500,00 TL, çocuklar için 7.500,00 TL, anne-baba için 10.000,00 TL, tüm zarar görenler için 50.000,00 TL' dir. Manevi tazminatlar poliçe limitine dahildir.
Her ne kadar davalı taraf iş davası açan işçilerin davacının işçisi olmadığını savunmuş iseler de taraflar arasındaki sigorta poliçesi incelendiğinde '' işçilik ücretine dahil olması kaydıyla '' sigortalıya ait işyerlerinde çalışan mütahitler veya taşeronların sigortalı adına yürüttükleri faaliyetleri esnasında meydana gelen kazalardan dolayı sigortalıya yüklenebilecek hukuki sorumluluk teminata dahil olduğundan davalının bu savunmasına itibar edilmemiş olup, taşeron işçilerinin açtıkları tazminat davalarından dolayı sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalı tarafta bu tazminatlardan dolayı davacıya karşı sorumludur. Yani eylem kasti davranıştan kaynaklanmadığı sürece davalı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
En son alınan ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ;
'' Yukarıda dava konusu olay nedeni ile yapılan yapılan yargılamalarda (Ceza Davası ve maddi - manevi tazminat davalarının da Yargıtay incelemesinden geçtiği görülmekle ) verilen hükümlerde belirtilen tazminat tutarlarının iş bu poliçede verilen teminat tutarları dahilinde değerlendirilebileceği,
Poliçede; şahıs başı 200.000,00 TL maddi zararlarda teminatın bulunduğu, Birinci derece mahkemesinin istinaf incelemesi sonrası Yargıtay kararı ile kesinleştiği dikkate alındığında; 19.970,89 TL anne ...'a, 15.000,00 TL baba ...'a ödenmesi konusunda verilen hüküm ve SGK tarafından rücuen talep edilen 12.106,21 TL' lik peşin sermaye değerli geliri, 43,09 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 303,34 TL tedavi giderleri zararı tutarının işbu kişi başı azami 200.000,00 TL dahilinde bulunduğu, (19.970,894-15.000,00-12.106,21+43,09+303,34 = 47.423,53 TL toplam maddi zarar ödemesi mevcuttur)
Verilen 200.000,00 TL kişi başı teminatın içinde (ayrı bir limit olmaksızın) manevi tazminat taleplerinin de bulunduğu ancak bu teminatın sınırlandırıldığı görülmekle; (200.000,00 - 47.423,53 TL) 152.576,47 TL bakiye limit olduğu görülmüş olsa da, anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00 TL ve yakını (kardeş) için azami 2.500,00 TL ile sınırlı manevi tazminat için toplam ancak 22.500,00 TL ' nin rücuen talep edebileceği, 47.423,53 TL toplamda maddi + 22.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam; 69.923,53 TL toplam talep edilebileceği, (Davacı vekilinin baba için maddi tazminat olarak 39.770,43 TL talep etmiş olmasından kaynaklı aradaki farkın oluştuğu)
17/02/2022 tarihinde davacı şirket tarafından ... Esas Sayılı dosyaya 391.698,00 TL ödeme yapıldığı,
Dava öncesi davacı tarafından 23/01/2019 tarihinde ... ....&... .com adresine gönderilmek suretiyle davalı şirketten poliçe kapsamında ödeme yapılmasının istendiği, (Davacı vekilinin 20.08.2024 tarihli beyanı ve ekinde sunulan belge)
47.423,53 TL toplamda maddi + 22.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam; 69.923,53 TL toplam talep edilebileceği,
Bu tutara 23/01/2019 tarihinden itibaren 15 gün içinde (en geç) 07/02/2019 tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte (hükümde her ne kadar 23/06/2013 tarihinden itiabren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm kurulmuş olsa da ihbar tarihini takip eden 15 gün içinde tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrütünden bahsedilebileceği) talep edilebileceği kanaatine ulaşılmıştır. '' denilmiştir. Yani rapora göre davacı toplam 47.423,53 TL maddi ve 22.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 69.923,53 TL talep edebilir. 07/02/2019 tarihinden itibaren faiz hesabını da yapan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 121.701,49 TL ' nin davacı tarafından talep edilebileceği bilirkişice tespit edilmiştir.
Davacı tarafta davasını buna göre ıslah etmiştir.
Ödeme tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren ticari faiz istenebilir. Davacı tarafta bu şekiled talep etmiştir. Ayrı alacağın miktarı yargılamayı ve hesaplamayı gerektirdiğinden, davanın türü kısmi dava olmayıp belirsiz alacak davası olduğundan, ıslah edilen kısım için de ıslah tarihinden değil ödeme tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren faiz istenebilir.
Yine davalı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de davalıya 29/08/2024 tarihinde tebligat yapıldığı, 2 haftalık ek sürede eklendiğinde, 4 haftalık cevap verme süresinin 26/09/2024 tarihinde sona erdiği, bu süreden sonra 27/09/2024 tarihinde yapılan zaman aşımı itirazının değerlendirmeye alınmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulü yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
121.701,49 TL ' nin ödeme tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 8.313,43 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75 TL harçtan ve ıslah harcı olarak yatırılan 370,61 TL' den düşümü ile bakiye 6.235,07 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından ödenen 1.707,75 TL peşin harcın ve 370,61 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 427,60 TL başvuru harcı ile 13.784,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.212,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır