T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/313 Esas
KARAR NO:2024/553
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:17/02/2017
KARAR TARİHİ:12/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankadan kullanmış olduğu 28/05/2012 tarihli, 15.000.000 TL, bedelli İşyeri Edindirme Kredisine ilişkin faiz oranlarında 2013 yılında değişiklik olması nedeniyle davalı bankadan faiz oranında değişiklik yapılmasının veya kredinin kapatılmasının talep edildiğini, bunun üzerine davalı bankanın kapatma talebini reddederek kredi faiz oranını revize ettiğini ve müvekkili şirketten haksız olarak İşyeri Edindirme Kredisi Faiz Revizyonu adı altında 319.752,72 TL ücret tahsil ettiğini, sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 20.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 10/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 319.752 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından tahsil edilen yeniden yapılandırma ücretinin hukuka uygun olduğunu, yeniden yapılandırmanın davacının lehine ve menfaatine olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin bankacılık teamüllerine, hak ve nesafet kurallarına uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 22/10/2020 tarih, ... sayılı kararla, davanın kabulüne karar verilmiş; verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD'nin 27/04/2023 tarih, 2021/151 Esas ve 2023/658 Karar sayılı kararıyla; "Dava, davacının davalı bankadan kullandığı İşyeri Edindirme Kredisine ilişkin faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle davalı banka tarafından kredinin yeniden yapılandırılması üzerine davacıdan tahsil edilen Kredi Faiz Revizyonu bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı tarafça, davalı bankadan kullanmış olduğu 28/05/2012 tarihli, 15.000.000 TL, bedelli İşyeri Edindirme Kredisine ilişkin faiz oranlarında 2013 yılında değişiklik olması nedeniyle davalı bankadan faiz oranında değişiklik yapılmasının veya kredinin kapatılmasının talep edildiğini, bunun üzerine davalı bankanın kapatma talebini reddederek kredi faiz oranını revize ettiğini ve haksız olarak İşyeri Edindirme Kredisi Faiz Revizyonu adı altında 319.752,72 TL ücret tahsil ettiğini, sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunmadığını ileri sürerek haksız olarak tahsil edilen bu bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça, taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden 25.05.2012 tarihinde 1,06 faiz oranı ile 57 ay taksitli olmak üzere davacıya davalı Banka tarafından 15.000,000-TL tutarlı işyeri edindirme kredisi kullandırıldığını, davacının 01.08.2013 tarihinde davalı bankaya başvurarak kredinin yeniden yapılandırılmasını talep ettiğini, davacının iş bu talebinin dava konusu olan 319.752,72-TL tutarın davacı tarafından davalı bankaya ödenmesi şartıyla Banka tarafından kabul edilerek 0,83 faiz oranı üzerinden 43 ay vade ile kredinin yeniden yapılandırıldığını, taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesinin 10/2 maddesi uyarınca davalı Bankanın kullandırdığı krediyi vadesinden önce ödenmesini kabul etmeme veya yeniden yapılandırmama yetkisine sahip olduğunu, bununla birlikte basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olan davacının davalı Banka ile akdetmiş olduğu kredi genel sözleşmesi hükümlerine uyması hukuki ve kanuni bir zorunluluk olduğunu,kredi genel sözleşmesi gereği davacının erken ödeme talebinin veya yeniden yapılandırma talebinin kabul edilebilmesi için davalı Bankayı uğratmış olduğu zararın giderilmesi davacı açısından sözleşmesel bir yükümlülük olduğunu, taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmesinin 6/1- 6/2- 6/3 - 6/9 maddelerinde ki düzenlemeler uyarınca banka tarafından tahsil edilen yeniden yapılandırma ücretinin hukuka uygun olduğunu, yeniden yapılandırmanın davacının lehine ve menfaatine olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin bankacılık teamüllerine, hak ve nesafet kurallarına uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı taraf cevaba cevap dilekçesi ile, taraflar arasında 14/05/2012 tarihinde 37.500.000,00 TL. Miktarlı, Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu 25/05/2012 tarihli iş yeri edindirme kredisinin iş bu kredi genel sözleşmesi uyarınca kullandırıldığını belirterek sözleşme örneğini dilekçe ekinde ibraz edildiği belirtilmiştir.
Davalı taraf ikinci cevap dilekçesi ile, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek dava konusu tutarın taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesi hükümlerine, bankacılık teamüllerine , hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen Kredi Genel Sözleşmesi incelendiğinde, taraflar arasında 12/05/2012 tarihinde 37.500.000,00 TL. Miktarlı, dava dışı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları Kredi Genel Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 3 maddesinde kredinin kapsamı, kullandırılmasında bankanın yetkileri ve kullandırma şartlarının düzenlendiği, sözleşmenin 10 maddesinde faiz, komisyon,ücret, masraf, fon kesintisi ve vergilere ilişkin hükümlerin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı banka tarafından davacı şirkete 25/05/2012 tarihinde aylık 1,06 faiz oranından sabit taksitli, 57 ay vadeli 15.000.000,00 TL. Miktarlı İŞ YERİ EDİNDİRME KREDİSİ nevinde taksitli kredi kullandırıldığı, daha sonra davacı tarafından 01/08/2013 tarihli dilekçe ile kredi faiz oranında değişiklik yapılması talebinde bulunulması üzerine davalı bankanın 01/08/2013 tarihinde kredi faiz oranını revize ederek 15.000.000,00 TL. Miktarlı 43 ay vadeli 0.83 faiz oranından tanzim olunan TÜKETİCİ KREDİLERİ GERİ ÖDEME başlıklı geri ödeme planının taraflarca imzalandığı ve davacı şirket hesabından davalı banka şubesinin 01/08/2013 tarihinde ....735 Risk Nolu İş Yeri Edindirme Kredisi Faiz Revizyonu açıklaması ile 319.752,72 TL. Tutarın hesaptan tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili cevap, bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçelerinde gerekse istinaf dilekçesinde taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmesinin 6/1- 6/2- 6/3 - 6/9 maddelerinde ki düzenlemeler uyarınca banka tarafından tahsil edilen yeniden yapılandırma ücretinin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosyaya ibraz edilen sözleşmede ki 6.cı madde de Müşteri Tarafından Yapılacak Havaleler'e' ilişkin düzenlemeye yer verildiği, alt maddelerinin bulunmadığı, aynı sözleşmenin 10 Maddesinde Faiz, Komisyon,Ücret, Masraf, Fon Kesintisi ve Vergilere ilişkin hükümlerin düzenlendiği ve davalı banka tarafından başkaca kredi genel sözleşmesinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince söz konusu kredi sözleşmesi ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında yapılmış sözleşmede dava konusu tutarın tahsil edileceği hususunda herhangi bir hükmün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçelerdeki beyanlar da gözetilerek hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davalı banka tarafından davacı şirkete 25/05/2012 tarihinde kullandırılan 15.000.000,00 TL. Miktarlı İŞ YERİ EDİNDİRME KREDİSİ'nin dosyaya davacı tarafça ibraz edilen 12/05/2012 tarihli 37.500.000,00 TL. Miktarlı Kredi Genel Sözleşmesi uyarıncamı kullandırıldığı yoksa başka bir sözleşme uyarınca mı kullandırıldığının davalı bankadan sorulup ilgili kredi sözleşmesinin okunaklı onaylı sureti dosya içerisine getirtilmek suretiyle , dava konusu kredinin dosya arasında bulunan 12/05/2012 tarihli kredi genel sözleşmesi uyarınca kullanıldığının tespiti halinde söz konusu genel kredi sözleşmesi 12/05/2012 tarihli olduğu gözetildiğinde, TBK'nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10 MADDESİNDE FAİZ, KOMİSYON,ÜCRET, MASRAF, FON KESİNTİSİ VE VERGİLERE ilişkin hükümler düzenlenmiş ise de, kredi sözleşmesinde komisyon bedelinin ne oran ve miktarda alınacağına dair bir açıklık yer almamaktadır. Davalı banka savunmasında da kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu ileri sürdüğü gözetildiğinde, bu durumda, mahkemece bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda yeniden yapılandırma bedeli tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı konusunda bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar tesisi gerekirken bu yöne ilişkin araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir." neden ve gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yukarıda özetlenen BAM kararı gereği eksik belgeler getirtilerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan 26/11/2023 tarihli kök ve tarafları itirazları üzerine aynı bilirkişiden alınan 08/03/2024 tarihli ek raporda özetle; ödeme planına bağlanmış kredi borcunun, kredi borçlusu davacı tarafından talebi doğrultusunda daha düşük bir faiz oranıyla yapılandırılması nedeniyle ortaya çıkan faiz kaybının bir kısmının müşteriden talep edilmesinin, bankacılık teamül ve uygulamalarına aykırı olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
İstanbul BAM 13. HD'nin kararı, karar sonrası alınan uzman bilirkişi raporu, diğer bankalardan gönderilen yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının, davalı bankadan kullanmış olduğu krediyle ilgili olarak talebi doğrultusunda faiz revizyonu yapılması nedeniyle bir bedel talep edilmesinin bankacılık uygulama ve teamüllerine aykırı düşmediği gibi; bu konuda bir kısım bankalarca da ağırlıklı olarak benzer yönde uygulamalar bulunduğu; diğer bankalarca alınan komisyon oranının ortalama %2,3 olduğu, somut olay bakımından ise davacıdan daha düşük miktarda %2 oranında bir bedel talep ve tahsil edildiği; talep ve tahsil edilen komisyon oranının, diğer banka uygulamalarına kıyasen makul olduğu ve fahiş oran içermediği; bu durumda, davacının talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının; 341,55 TL peşin harç ve 5.460,57 TL ıslah harcı toplamı 5.802,12 TL'den mahsubu ile kalan 5.374,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 49.962,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan 284,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.12/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ..
e-imzalıdır
.