T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/425 Esas
KARAR NO :2025/408
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/07/2023
KARŞI DAVA:Alacak-Tazminat
KARŞI DAVA TARİHİ:08/08/2023
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında palet ticareti yapıldığını, bu ticari ilişki kapsamında aralarında fatura düzenlendiğini, taraflarca karşılıklı olarak 14/04/2023 tarihinde ve devamında da görüşüldüğünü ve bu görüşme ile davalı tarafın firma çalışanları hakkında inceleme başlattığını, işten çıkartmalar yaptığını, bu sebeplerle yaklaşık olarak 5-6 ay kadar ödeme yapmayacağını müvekkiline ilettiklerini, müvekkili şirketinin alacaklarının olduğu mevcut malları davalı tarafa ucuz verdiği ve ödemelerin yapılması gerektiğini davalı şirketten talep ettiklerini, davalı şirketin satın almadan personeli çıkarttıklarını ve soruşturma yaptıklarından dolayı ödeme yapmayacaklarını belirttiklerini, davalı tarafın müvekkiline karşı borcunun olmasına rağmen eğer normal birim fiyatının altında ürün verirse de müvekkili şirketten ürün alacağını söyleyerek ticari ahlaktan uzak bir tutum sergilediklerini, yapılan görüşmelerde müvekkilimin alacaklarının tamamının vadesinin geldiğini belirtmemize rağmen yasal yollara gidilmesi gerektiğini söyleyerek basiretli bir iş adamından uzak tutum sergilediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşme hükümlerini bilinçli olarak ihlal ettiğini, satın alma sözleşmesinin diğer hüküm ve şartları saklı kalmak kaydı ile 5.2.maddesine göre ödeme süresinin taraflara arasında belirlenecek tarih olduğunu ve taraflar arasında ödeme süresine ilişkin bir tarih belirlenmediğini, bu nedenle borcun muaccel hale gelmediğini, satın alma sözleşmesine göre cari hesaptaki ödemeleri durdurmanın müvekkil şirkete tanınmış bir hak olduğunu, müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ihtarname keşide ederek sözleşmeden kaynaklı hakkını kullandığını, davacı şirketin keşide ettiği ihtarnamenin müvekkiline 26.04.2023 tarihinde tebliğ olduğunu, bu nedenle ihtarname tebliğ öncesine ilişkin temerrüt faizinin talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkil şirketin ayıp ihbarında bulunması için herhangi bir süre şartı bulunmadığını, alacağın likit olmadığını ve borcun muaccel hale gelmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; karşı tarafın taraflar arasında sözleşmelere aykırı, ayıplı ve eksik ifada bulunduklarını, karşı taraf ile müvekkili şirket çalışanlarının iş ve çıkar birliğine giderek piyasa rayiç değerinin %40-%50 üzerinde fiyatla euro palet satmış gibi gösterdiklerini, müvekkil şirkete düşük kalite ve kötü vasıflı paletleri fahiş fiyata satış gösterdiklerini, müvekkili şirketi büyük zararlara uğrattıklarını, uğranılan bu zararların tespitine ilişkin çalışmalarının devam ettiğini, zararın en az 5.000.000- TL olacağını, gerçek zararın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 50.000- TL. tazminat alacağının ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değeri net ve belirli ise belirsiz alacak ikame edilemeyeceğinden davalı yanın dava dilekçesinde ve ihtarnamede kesin ve net olarak 4.777.928,56 TL zararı olduğunu beyan ettiğinden eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, karşı davacı tarafça takip dosyası ve buna bağlı olarak açılan huzurdaki dava ile alacağı sürüncemede bırakmak için Savcılı'ğa müvekkili firma sahibinin oğlunu şikayet ettiğini, muaccel ve likit alacağını ödemediğinden müvekkilini mağdur ettiğini ve hiçbir somut delile dayanmayan şikayetlerle müvekkilini yıldırmaya çalıştığını, bu yönde müvekkilince de karşı tarafça şikayette bulunulduğunu, müvekkilince satılan ürünlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, ürünlerin kalitesiz ve yetersiz olduğu iddialarının doğru olmadığını, ticari faaliyete konu fatura ve irsaliyelerin müvekkilince gününden tanzim edildiğini, borçlu tarafından gider faturası olarak tebliğ edilerek Vergi Dairesi'nde kullanıldığını, davalı yanca ne faturalara ne de ürünlere itiraz edilmediğini, buna rağmen faturaların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle karşı davanın reddini savunmuştur.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafça, davalı borçlu hakkında fatura alacaklarının tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın hükümden düşülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki asıl davanın açıldığı görülmüştür.
Asıl dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satılan mallara ilişkin kesilen 10 adet faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla ....İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasında girişilen ilamsız icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının dilekçede ileri sürülen nedenlerle iptali, karşı dava; aynı ticari ilişki kapsamında uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, tarafların karşılıklı olarak ileri sürdükleri iddia ve savunmaları kapsamında, tarafların ilişki dönemlerine ait her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş; bu yönden bilirkişiler SMMM ... ve Özel Hukukta Nitelikli Hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi Doç. Dr. ...' tarafından düzenlenen 13/09/2024 tarihli raporun ve taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi kurulundan alınan 17/02/2025 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüş;
Mahkememizce alınan 13/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı- karşı davalı tarafın yasal defterlerinde faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, belgelerin kaydedildiği, davacı- karşı davalı tarafın açılış ve kapanış kayıtlarının kanunun öngördüğü süreler içinde yaptığı, davacı- karşı davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu kararın mahkemeye ait
olacağı, dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında palet ticarine ilişkin bir hukuki ilişki bulunduğunun müşahede edildiği, davacı şirketin davalıya teslim edilen ve fakat bedeli
tahsil edilmeyen alacağın tahsilini talep etmekte iken davalı, karşı dava ile teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile zararların tazminini talep ettiği, ticari ilişkide bir malı alıcıya teslim etmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri süren satıcının, öncelikli olarak malı fiili olarak teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından da sunulduğu üzere irsaliyelerinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu yönü ile davacının itirazi
kayıt sunulan ve iadeye konu olan 118 adet palet dışında davalıya teslimat gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, davacının teslim ettiği paletlere dair alacağını talep edebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, ancak davacının teslim ettiği paletlerin icra takibine konu ettiği alacak miktarı kadar olup olmadığı tespit edilememekle birlikte davalı tarafından aksi yönde bir delil sunulmadığından davacı tarafından sunulan teslim tutanaklarının ve bedellerinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, ancak taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davacının takip tarihi itibari ile 1.046.188.-TL davalıdan alacaklı olduğu, bu yönü ile tarafların davacının 1.046.188.-TL alacağı konusunda mutabık oldukları, davalı karşı dava ile dava konusu alacağa dayanak paletlerin ayıplı olduğunu ve davalının ayrıca zarara uğradığını iddia ettiği, ancak paletlerin ayıplı olup olmadığı ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu hususları uzmanlık alanımız kapsamında değerlendirmenin yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
17/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; kök raporda hatalı olarak tespit edilen 118 adet palet iadesi, 59 adet palet 03.03.2023 ve 12.03.2023 tarihli irsaliyelerde eksik olup, 15.03.2023 tarihinde 59 adet fazla palet teslim edilerek bu farkın sıfırlandığı, davacının eksik palet teslimi bulunmamakta olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davacının takip tarihi itibari
ile 1.046.188.- TL davalıdan alacaklı olduğu, bu yönü ile tarafların davacının 1.046.188.- TL alacağı konusunda mutabık oldukları, davacının takip talebinde (03.05.2023) yer alan faiz oranından davalı tarafı temerrüte
düşürdüğü, Noter ihtarında belirttiği süreler dikkate alındığında davacının takip tarihine kadar 308,12 TL faiz alacağının olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Asıl ve Karşı davada tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve karşı dava yönünden taraf defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi inceleme kök ve ek raporlarında; taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, takibe konu faturaların bu ticari ilişki kapsamında düzenlenmiş olduğu, fatura içeriği malların tesliminin irsaliye ile yapıldığı, düzenlenmiş faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun ve Vergi Müdürlüğü'ne bildiriminin yapılmış olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, bu alacağın takip tarihi itibariyle 1.046.188,00 TL olduğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime açık olduğu, asıl davada davacının davasının kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalının, satın aldığı ve irsaliye ile kendisine teslim edilen mallara ilişkin faturaları defterlerine usulen kaydedip, Vergi Müdürlüğü'ne bildirimini yapmış olması, süresinde bir ayıp ihbarı yapmamış olması nedeniyle karşı davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Asıl Davanın Kısmen Kabulüne,
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasındaki takibe itirazın iptaline,
Takibin 1.046.188,00 TL asıl alacak, 308,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.046.496,12 TL alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
a)Alınması gerekli 71.486,15 TL karar ve ilam harcının, peşin yatan 12.781,31 TL harçtan düşümü ile bakiye kalan 58.704,84 TL harcın davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 12.781,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 179,90 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 199,00 TL posta, tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.378,90 yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.285,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 158.509,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 11.777,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
f)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin 3.085,28 TL' sinin davalıdan, 34,72 TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
2-Karşı Davanın Reddine,
a)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatan 853,88 TL' den düşümü ile kalan 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya verilmesine,
b)Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c)Davacı karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
3-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.22/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.