T.C
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/431 Esas
KARAR NO :2025/529
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:19/01/2006
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ...
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:11/02/2011
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ... KARAR NO: ...
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:16/12/2008
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KARAR TARİHİ:10/07/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davaların ve birleşen karşı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, davalı idarenin ihaleye çıkardığı ... ... Atıksu Tüneli inşaatına dinamit ile patlatma (konvansiyonel) yöntemi esas alınarak fiyat teklif edildiğini, bu teklifin kabul görerek ihale yapıldığını ve konu hakkında 27/03/2003 tarihli sözleşmenin imzalandığını, işin bitim süresinin 16/11/2005 tarihi olmasına karşın sözleşmenin 33.2.maddesine göre müvekkili şirketin haklı süre uzatım talebinin reddedildiğini, bu konudaki talebe yaklaşık 1,5 yıl cevap verilmediğini, bazı gelişmeler üzerine patlayıcı madde kullanımının yasaklandığını, işin yapımına makine ile devam etmek zorunluluğu doğduğunu, buna göre külfetli hazırlıklar yapıldığını, müvekkili şirketin yeni birim fiyatı ihtiyacına davalı tarafından olumlu karşılık verilmediğini, aplikasyon projelerinin onayının 144 gün geciktirildiğini, davalıdan kaynaklanan nedenlerle tünel kazısına ancak 20/12/2003 tarihinde başlanabildiğini, şaft ruhsatının gecikmeli olarak teslim edildiğini, kazı yönteminin değiştirilmesi nedeniyle 403 günlük gecikmenin oluştuğunu, toplam gecikmenin 582 güne ulaştığını, buna göre süre uzatım hakkının doğması nedeniyle yeni birim fiyat tespitinin zorunlu olduğunu ve fiyat farkı alacağının oluştuğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle yanlar arasındaki muarazanın giderilmesi ile fazla hak saklı kalmak üzere 10.000 TL fiyat farkının ve 2.000 TL hakediş ödemesinin reeskont faizi ile tahsilini istemiş; 29/05/2006 tarihli ıslah dilekçesi ile, sözleşmenin davalı yanca haksız feshedilmesi nedeniyle davanın konusuz kalmamasına bağlı olarak,
Süre uzatım hakkına bağlı fiyat farkı ve eskelasyon katsayısından doğan alacaktan şimdilik 10.000 TL'nin,
Sözleşmenin feshine kadarki harcamalardan şimdilik 10.000 TL'nin,
İşin yapım yöntem değişikliğine bağlı harcamalardan 2.378.071,18 Euro ile 40.000 TL'yi aşan harcamalardan şimdilik 10.000 TL'nin,
Sözleşmenin davalıca haksız feshedilmemiş olsaydı işin yapımı sonucu elde edilecek kârdan şimdilik 10.000 TL'nin,
Yaratılan uyuşmazlık nedeniyle hukuki mütalaa, mahkeme tespit işlemi, bilirkişi ücreti ve benzeri masraflardan şimdilik 500 TL'nin masrafların yapıldığı tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde;
Süre uzatım hakkına bağlı fiyat farkı ve eskelasyon fatura alacağından şimdilik 272.786,21 TL'nin, sözleşmenin haksız fesih tarihi 14/03/2006'dan itibaren avans faizi ve KDV'si ile,
Sözleşmenin feshine kadarki harcamalardan KDV'li 686.780,17 TL'nin yine haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi ile,
İşin yapım yöntem değişikliğine bağlı harcamalardan 313.085,41 TL'nin yine sözleşmenin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile ve ayrıca söküm ve nakliye bedeli 33.250 TL'nin fatura tarihi 26/02/2007'den itibaren avans faizi ile,
Sözleşmenin davalıca haksız feshedilmemiş olsaydı işin yapımı sonucu elde edilecek kârdan 1.356.723,28 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren KDV ve avans faizi ile,
Yaratılan uyuşmazlık nedeniyle hukuki mütalaa, mahkeme tespit işlemi, bilirkişi ücreti ve benzeri masraflardan şimdilik 11.500 TL'nin masrafların yapıldığı 10/07/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,
Nakde haksız çevrilen teminat mektubu tutarı 705.995 TL'nin nakde çevrilme tarihi 23/08/2006'dan itibaren avans faizi ve KDV'si ile,
24 numaralı hakedişe dahil edildiği halde ödenmeyen, eksik ödenen imalat tutarı 22.23 numaralı hakedişler fiyat farkı teminat kesintisi toplamı 284.463,43 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren avans faizi ve KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... dosyamız davacısına karşı sözleşmenin haklı feshine bağlı oluşan menfi zarar tutarı 13.497.499,42 TL'nin dava tarihinden avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
Birleşen bu davaya karşı açılan karşı davada ise, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle haksız olarak nakde çevrilen banka teminat mektupları bedeli 715.995 TL'den şimdilik 10.000 TL'nin nakde çevirme tarihi 23/08/2006'dan itibaren avans faizi ile, 24 numaralı hakedişten doğan KDV'nin 217.676,99 TL'den şimdilik 5.000 TL'nin fesih tarihi 14/03/2006'dan itibaren ...'den tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili asıl dava ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına verdiği cevap dilekçelerinde özetle; yanlar arasındaki sözleşmenin davacı ortak girişim tarafından hatalı nitelendirildiğini, verilen teklifin her iki yöntemi kapsadığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, tacir olan davacının aldığı işi baştan bildiğini, gecikmelerden kendisinin sorumlu olduğunu, süre uzatımını haklı gösterecek bir olgunun oluşmadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından sözleşme kapsamındaki hükümler itibariyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 08/10/2020 tarih ve ... Sayılı kararla asıl davanın reddine, birleşen... Esas Sayılı davasının reddine, birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında açılan karşı davanın reddine, birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2022 tarih ve 2021/4112 Esas- 2022/5483 Karar Sayılı kararıyla; neden 16/02/2016 tarihli rapora itibar edildiğini, diğer raporlara neden itibar edilmediği karar gerekçesinde açıklanmadığından, menfi zarar hesabında endeks kullanılmasının doğru olmadığı, sözleşmede tünel açmada yöntem belirlemede yetkinin var olduğu, makine ile kazı yapılmasının bu kapsamda olduğunun değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuş; bu kez asıl ve birleşen ....ATM.nin... Esas Sayılı dava dosyasında davacılar- Birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dava dosyasında davalılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak, yargılamaya devam olunmuştur.
Hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamında işaret edilen hususlarda rapor alınması için yeni bir bilirkişi heyeti atanmış, atanan bilirkişi kurulu tarafından 23/05/2024 tarihinde rapor ve 18/11/2024 tarihinde ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 23/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle;"1.Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde:A. Huzurdaki asıl dava ile birleşen T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı davada davacı ... tarafından tazminat davasının açıldığı ve davacının, Sayıştay denetçileri tarafından denetlenmesi üzerine ... Atık Su Tinel İnşaatı İşi ile ilgili fesih işlemi bakımından davacının uğradığı 13.497.499,42TL.lik menfi zararın yüklenici davalı...Ticaret A.Ş.-... Yapı Taahhüdü A.Ş.'den (... Yapı — ... Yapı Ortak Girişimi) tahsil edilmesi yönünde rapor hazırlandığını; sözleşmenin yüklenicinin kusuru dolayısıyla haklı nedenle feshedildiğini; — işin 57,44 oranında tamamlanmadığını beyan ederek 13.497.499,42TL.lik menfi zararın avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği; davalının ise sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığını beyan ederek davanın reddini savunduğu; karşı davada ise ... tarafından kesin teminat mektubu bedelinin 10.000TL.sinin tahsil edildiği, şimdilik 5.000TL.nin fesih tarihi olan 14.03.2006 tarihi itibariyle avans faizi ile ödenmesinin talep edildiği; B. Mahkemece 2015/110E., 2020/536K., 08.10.2020T. sayılı ilamla davacı ... tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve davacı ...'nin menfi zararı olan 9.896.663,89TL.nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline; bununla birlikte karşı davanın ise reddine karar verildiği; C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2022T., 2021/4112E., 2022/5483K. sayılı bozma ilamında “...işsahibi ...'nin birleşen davadaki menfi zarar istemi ile ilgili olarak ...menfi zararın bozmada gösterilen yönteme uygun olarak hesaplattırılması, hesaplama yapılırken endeks kullanılarak güncelleme yapılmaması” hususunda karar verildiği; D. Yüklenici tarafından borcun gereği gibi ifa edilmemesi halinde işsahibinin haklı nedenle sözleşmeyi sonlandırması halinde 818 sayılı BK m. 108 / 6098 sayılı TBK m. 125 hükmü gereğince olumsuz (menfi) zararın talep edilebileceği; sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararların girdiği; yerleşik içtihatlara göre zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin, sözleşmenin sona erme tarihinde yüklenicinin yapmadığı, kalan imalâtların ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan firsatın) bulunup, sona erme tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde ihaleye çıkılmış ve sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel arasındaki fark ile ikinci ihale ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı; yapılacak hesaplamalarda endeks kullanılmak suretiyle güncelleme yapılmasının ise mümkün olmadığının kabul edildiği;2. Teknik inceleme neticesinde:A. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2014T., 2012/7257E., 2014/921K. sayılı bozma ilamı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2022T., 2021/4112E., 2022/5483K. sayılı bozma ilamı ışığında ... ... Genel Müd tarafından ... Yapı — ... Yapı Ortak Girişimi'nden talep edilebilecek menfi zararın 16.618.840,87 TL - 7.444,498,13 TL — 9.174.342,74 TL olarak hesaplanabileceği kanaatine varıldığı, B. Mahkeme tarafından ... ... Genel Müdürlüğü'nün KDV tutarını da talep edebileceği kararına varılması durumunda ise ... ... Genel Müdürlüğü tarafından ... Yapı — ... Yapı Ortak Girişimi'nden talep edilebilecek menfi zararın (KDV dahil) : 9.174.342,74 TL x 1,18 (96 18) — 10.825.724,43 TL (KDV dahil) olarak hesaplanabileceği kanaatine varıldığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan 18/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; "Teknik açıdan bilirkişi heyetimizce kök raporda dile getirilen kanaatin ve yapılan hesaplamaların aynı şekilde korunması gerekeceği, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2014 tarih, 2012/7257 Esas — 2014/921 Karar sayılı
bozma ilamında “O halde mahkemesince yapılması gereken iş, . iş sahibi ...'nin ise birleşen davadaki menfi zarar istemi de, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 Sayılı Borçlar Yasası'nın 106 ve 108. maddeleri hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra davacının teklifine en yakın teklif ile kalan işin makul sürede yeniden sözleşmeye bağlanan bedeli arasındaki fark menfi zarar olarak hüküm altına alınmalıdır.” denilmekte olduğu gi üğünden dosyaya ibraz edilen ve ... İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarafından düzenlendiği görülen 16.12.2016 tarihli Teknik Mütalaada “İkinci ihaleye teklif veren firmanın (BE-HA-ŞE) ilk ihalede belirtilen metrajlardan kalan kısımlar için fiyatı 16.618.840,87 TL olarak hesaplanmıştır.” denilmekte olduğu görüldüğünden ve de davacı-karşı davalı tarafın davaya konu işleri davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmesi durumunda davalı-karşı davacı idarenin (yapılacak kazının yönteminden bağımsız olarak) kalan işleri başka bir yükleniciye daha yüksek bir bedelle yaptırmak zorunda kalmayacağı düşünüldüğünden davacı-karşı davalı tarafın kazı yöntemi sebebi ile kök raporda hatalı hesaplama yapıldığı itirazının yerinde olmadığı, ancak mahkeme'de bu görüşün aksi yönde kanaat oluşması halinde ... ... Genel Müdürlüğü tarafından ... Yapı — ... Yapı Ortak Girişimi'nden talep edilebilecek menfi zararın 5.254.780,25 TL kadar hesaplanabileceği, mahkeme tarafından ... ... Genel Müdürlüğü'nün KDV tutarını da talep edebileceği kararına varılması durumunda ise menfi zararın 6.200.640,69 TL (KDV dahil) olarak hesaplanabileceği, Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmeler açısından bir değişiklik olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyada Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2014 tarih ve 2012/7257 Esas- 2014/921 Karar Sayılı bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; Hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereği tasfiye kesin hesabının çıkartılıp çıkartılmadığı hususu idareden sorulmuş; gelen yazı cevabı ile birlikte tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, toplanan tüm delillerle birlikte, birleşen davada ...'nin menfi zarar istemi yönünden, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 Sayılı Borçlar Yasası'nın 106 ve 108. maddeleri hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması ve davacının teklifine en yakın teklif ile kalan işin makul sürede yeniden sözleşmeye bağlanan bedeli arasındaki farkın tespiti için dosya bozma öncesi rapor veren bilirkişi kurulununa tevdi edilmiş, bu yönden alınan 16/02/2016 tarihli raporun, taraf vekillerinin beyan ve itirazı üzerine aynı heyetten alınan 30/01/2018 tarihli raporun, yine tarafların itirazı üzerine alınan 05/01/2019 tarihli raporun ve 24/10/2019 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 16/02/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; bozma ilamında vurgulandığı üzere sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle feshedildiği; tasfiye kesin hesabına göre yüklenicinin idareye 1.656.991,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu durumda bozma ilamında da vurgulandığı üzere yüklenici taleplerinin yerinde olmadığı görülmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, toplanan deliller, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı, bozma ilamı öncesinde alının bilirkişi raporları, bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Asıl dava ... Tüneli İnşaatı sözleşmesinde kazı yönteminin değiştirilmesi nedeniyle fiyat farkı alacağının ve bu nedenle katsayı uygulamasından kaynaklanan alacağın, sözleşmenin haksız feshi sonucu uğranılan kâr kaybının tahsiline, birleşen ... Esas numaralı dava iş sahibi ... tarafından fesih sonucu uğranılan menfi zararın, bu davaya karşı yüklenici tarafından açılan karşı dava, teminat mektubu bedelinden şimdilik 10.000,00 TL ile 24 no.lu hakedişten şimdilik 5.000,00 TL imalât bedelinin, birleşen... Esas sayılı dava ise sözleşme nedeniyle yapılan masrafların, fiyat farkı alacağının, kâr kaybı ile teminat mektubu bedelinin, 24 no.lu hakedişten dava edilmeyen alacağın tahsiline karar verilmesi istemleriyle açılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27.03.2003 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacılar...Tic. A.Ş. ile ... Yapı Taah. A.Ş. Ortak Girişimi ile ... arasında imzalanan bu sözleşmede ... Tüneli İnşaatının yapımı kararlaştırılmıştır.
"Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27.03.2003 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacılar...Tic. A.Ş. ile ... Yapı Taah.A.Ş. Ortak Girişimi ile ... arasında imzalanan bu sözleşmede ... Tüneli İnşaatı yapımı kararlaştırılmış, sözleşme dökümanları 4. maddede sayılmıştır. Sözleşme Cilt I'de düzenlenen İdari Şartnamenin 37. maddesinde sözleşmenin taraflarca noter huzurunda imzalanmasıyla yürürlüğe gireceği, sözleşme şartlarının 32.1 maddesinde yer tesliminden itibaren 21 gün içinde işe başlanacağı; 33.1 maddesinde de tüm işlerin 30 ayda tamamlanacağı kabul edilmiştir. Yükleniciye 25.04.2003 tarihinde yer teslimi yapılmış, 16.05.2003 tarihinde işe başlama tutanağı düzenlenmiştir. Bu tarihe 30 aylık yapım süresi eklendiğinde teslim tarihi 16.11.2005 olmaktadır. İş sahibince yapılan tespitte ve 20.12.2005 tarihinde mahkemece yaptırılan tespitte alınan bilirkişi raporuna göre, imalâtın %45,46 oranında gerçekleştiği, iş programına uymadığı için gecikmede yüklenicinin kusurlu olduğu belirtilmiştir. İş sahibi idarece çeşitli tarihlerde işe hız verilmesi konusunda yüklenicinin uyarılmasına karşın imalât yüklenici tarafından istenilen seviyeye getirilemediğinden ve sözleşme süreside sona erdiğinden davalı iş sahibi ... tarafından 14.02.2006 tarihli olur ile sözleşmenin feshine karar verilmiş, 16.02.2006 tarihinde yükleniciye fesih ihbarında bulunulmuştur. Yüklenici, iş sahibi ...'nin konvansiyonel kazı yerine makineyle kazı yapılmasını istemesi ve buna karşılık fiyat farkı uygulamamış olması nedeniyle fesihte kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı iş sahibi ise, bu hususta değişiklik yapılmadığından fiyat farkı gerekmediğini, sözleşme eki teknik şartnamede yöntem açıkça belirtildiğinden kusurlu bulunmadıklarını savunmuştur. Gerçekten sözleşmenin 11. ciltte yer alan Teknik Şartnamesi'ndeki “Tünel ve Şaft” açma başlıklı A. 26. maddesinde, yöntem raporunun hazırlanma biçimi ayrıntılı biçimde gösterilmiş, aynı maddenin devamında yer alan A. 26.1.2 maddesinde ise yüklenici tarafından ayrıntılı olarak iş sahibine sunulacağı hükmüne yer verilmiştir. Nitekim bu maddeye dayanılarak yüklenici tarafından hazırlanan “Yöntem raporunda, ana tünel inşaatının TBM makinesi ile kazısına başlanacağı, makine siparişinin de Ocak 2004 ayında yapılacağı ve bu makineyle tünel kazısının gerçekleşeceği açıklanmış, yöntem raporu, 26.12.2003 tarihli yüklenici yazısı ekinde ...'ye sunulmuştur.
Yine Cilt 11'de yer alan teknik şartnamenin A.26.5.2. maddesinde düzenlenen “Şaft ve Tünel” kazıları başlıklı maddede aynen; “Tüneller doğru hizada ve katta ya tünel açma makinesi kullanılarak, ya da konvansiyonel yöntemlerle açılacaktır. Tünel kesitinin şekli, uygulanan tünel açma yöntemine bağlı olacaktır.” denildiği gibi maddenin devamında, yüklenicinin işlerinin ilerleme sırasında zemin şartlarına bağlı olarak kullanılan kazma, iksa ve tünel kaplaması yöntemlerini değiştirebileceği, böyle bir onayın kabul olmasının işverene ek mali külfet getirmeyeceği açık seçik kabul edilmiştir. Yine aynı teknik şartnamenin B.1.3.4.2. “Tünel İnşaatı” başlıklı maddesinde yüklenicinin inşaat yöntemi için şartname dışında alternatif metodlar önerebileceği, işin sözleşmeye uygun biçimde süresinde tamamlanabilmesinin sorumluluğunun yükleniciye ait olacağı, yüklenici tarafından ileri sürülen tüm alternatif metod önerilerinin işverene hiçbir maliyete yol açmayacağı belirtilmiştir. Görülüyor ki açıklanan tüm bu hükümlerle yüklenicinin sözleşmeyi amacına ve tekniğine uygun biçimde süresinde tamamlayabilmek için tünel açma yöntemini belirlemede yetkili olduğu, bu yöntemlerin de iş sahibine ilave maliyet yükleyemeyeceği kabul edilerek sözleşme imzalanmıştır. Hâl böyle olunca yüklenicinin ilave makineli kazı yapıldığından bahisle fiyat farkı istemi yerinde değildir. Fesih tarihi itibariyle imalâtın getirildiği seviye gözetildiğinde iş sahibi ...'nin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce bozma sonrası aldırılan 23/05/2024 tarihli kök ve ek raporlarında endeks kullanılarak güncelleme yapılmaksızın yapılan hesaplamadan; iş sahibi ...'nin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini ve bu nedenle menfi zararını talep edebileceği, bu menfi zararın sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararların girdiği; yerleşik içtihatlara göre zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin, sözleşmenin sona erme tarihinde yüklenicinin yapmadığı, kalan imalâtların ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan firsatın) bulunup, sona erme tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde ihaleye çıkılmış ve sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel arasındaki fark ile ikinci ihale ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı; yapılacak hesaplamalarda endeks kullanılmak suretiyle güncelleme yapılmasının ise mümkün olmadığının kabul edildiği görülmüştür.
Bu kabul ve hesaplamaya göre de birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında davacı ...'nin zararının KDV dahil 10.825.724,43 TL olduğu tespit edilmiştir. Aldırılmış olan bu raporun bilimsel, denetime açık ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kabul edilmiş ve birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl davadaki, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı davadaki ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında karşı davadaki davacı taraf istemleri özü itibariyle; yüklenicinin fiyat farkı alacağı, kar kaybı alacağı, makinenin söküm bedeli, yapılan masraflar ve 24 nolu hakedişten kaynaklanan alacak ile teminat mektubu bedeline ilişkin olup;
Sözleşme hükümlerinde yüklenicinin sözleşme konusu işi amacına ve tekniğine uygun biçimde süresinde tamamlayabilmek için tünel açma yöntemini belirlemede yetkili olduğu, bu yöntemlerin de iş sahibine ilave maliyet yükleyemeyeceği kabul edilerek sözleşmenin imzalandığı, hâl böyle olunca yüklenicinin ilave makineli kazı yapıldığından bahisle fiyat farkı istemlerinin yerinde olmadığı; diğer yandan yine bozma ilamında vurgulandığı üzere, fesih tarihi itibariyle imalatın getirildiği seviye gözetildiğinde iş sahibi ...'nin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu; bu durumda yüklenicinin fiyat farkı ve kâr kaybı, makinenin söküm bedeliyle ve yapılan masraflara ilişkin alacak istemlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl davadaki, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı davadaki ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında karşı davadaki bu yöndeki davacı taraf istemlerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın REDDİNE,
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 708,80 TL peşin ve ıslah harcından mahsubu ile bakiye 93,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
c-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
2-Birleşen... Esas Sayılı Davasının REDDİNE,
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 54.419,10 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 53.803,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 437.166,68 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
c-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
3-Birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında açılan Karşı Davanın REDDİNE,
Karşı dava yönünden;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 202,50 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 412,90 TL'nin birleşen dosya karşı davacısından alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
b-Karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacılardan alınıp karşı davalıya verilmesine,
4-Birleşen ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyasında açılan Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a-10.825.724,43 TL'nin dava tarihi olan 16/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davanın davalılarından tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b-Alınması gerekli 739.505,24 TL karar ve ilam harcından 182.216,30-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 557.288,94-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına,
c-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 182.216,30 TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 708.514,49 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
e-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 353.895,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
f-Davacı tarafından yapılan ve ilk kararda hesaplanan 25.472,00 TL yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan 44.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 528,09 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 70.000,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 56.144,51 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
g-Davalılar tarafından yapılan ve ilk kararda hesaplanan 10.429,00 TL yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan 850,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 11.279,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 2.232,63 TL'sinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.10/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır