T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/508 Esas
KARAR NO:2025/683
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/08/2023
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mağazalarında satışa sunulacak ürünlerin davalı tarafından üretilmesi ve bu ürünlerin müvekkiline satılması üzerine taraflar arasında ticari ilişki kurulu olduğunu, müvekkili tarafından belirtilen kriterlere uymayan ürünler için düzenledikleri faturalara karşı davalı tarafından dayanaksız bir şekilde itiraz edildiğini ve 22 adet fatura için müvekkiline geri iade faturaları gönderildiğini, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının müvekkili tarafından kabul edilmeyerek muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığını ancak davalı tarafından.... İcra Dairesinin 2022/... Esas numaralı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ve haciz baskısı altında borçları bulunmadığı halde 590.395,37 TL'yi ödemek zorunda kaldıklarını beyanla 590.395,37 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte istirdadına ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; davanın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmamış olduğunu, davacı tarafından takibe ve borca hiçbir itirazda bulunulmadığını, dosya borcunun 22.07.2022 tarihinde ödenerek dosyanın kapatıldığını, icra takibinden sonra da tarafların ticari ilişkiye devam ettiğini ve bu kapsamda devam eden cari hesap nedeniyle davacı şirket tarafından 2023 yılının 6. ayına ilişkin olarak gönderilen mutabakat beyanında davacının bir alacağının bulunmadığının açıkça görülmekte olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı istirdat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu, davalının yüklenici ve davacının iş sahibi olduğu, ilişkinin süreklilik arz ettiği, davalının cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibinin infazen sona erdiği çekişmesizdir.
Uyuşmazlık; davacının takip dosyasına ödediği bedelin istirdadını talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Her ne kadar taraflar arasında eser sözleşmesi kurulmuş ise de davacı talebini açıkça 2004 sayılı İİK'nın 72/7 fıkrasına dayandırmış olup uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınması gerekmektedir.
Anılan maddede "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.
" şeklinde düzenleme mevcuttur.
Aynı maddenin son fıkrası ise "Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
" hükmünü içermektedir.
Eser sözleşmesinden kaynaklı edimlerde iş sahibinin ayıplı ifayı kabul etmeme hakkı mevcut olup ayıbın varlığı halinde ve süresinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla iş sahibinin bedel iadesi veya bedelde indirim yapılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır.
Bununla beraber eldeki davanın açıkça İİK'nın 72. maddesinde vücut bulan istirdat davası olarak açıldığı, davanın temeli olan icra takibinin ise cari hesap alacağına ilişkin olduğu, 2021-2022 yıllarına ait fatura ve BA-BS formlarının hemen hemen örtüştüğü (kaldı ki bu kısma yönelik tarafların itirazının da bulunmadığı), davacı tarafından birtakım iade faturaları keşide edilmiş ise de bunların davalı tarafından iade edildiğinin davacının da kabulünde olduğu, cari hesap ilişkisinin itiraza uğramadığı göz önüne alındığında davacının ayıptan dolayı istirdat davası açabilmesi için açıkça takas def'inde bulunması gerektiği, aksi halde istirdat davasının değil ve fakat sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı hukuki yollara başvurulmasının icap ettiği, zira davaya dayanak olan ve cari hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibinden dolayı istirdat davası açılabilmesi için cari hesaptan dolayı ödenmemesi gereken bir paranın ödendiğinin iddia edilmiş olması gerektiği; yargılama usulü, süre ve yetkili mahkeme ile ispat yükü bakımından bu davaların birbirinden net çizgilerle ayrıldığı hususları göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının 10.082,49 TL peşin harçtan mahsubu ile 9.467,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 92.559,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır