T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/520 Esas
KARAR NO:2024/437
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:12/02/2021
KARAR TARİHİ:11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 1.602,26-TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borcun itirazı haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından borçlu taraf ile arabuluculuk görüşmesi yapmak üzere ... Arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak borçlu taraf davet mektubunu tebliğ almasına rağmen görüşmeye katılmadığını, ekte sunmuş oldukları arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere 28/12/2020 tarihinde tek taraflı olarak arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, nitekim, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamaması sebebiyle takibe konu olan alacağın tahsili amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğumuz hâsıl olduğunu, açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava yetkili mahkemede açılmadığını, davacı dilekçesinde imzalanan kargo sözleşmesi ile uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemelerin belirtildiğini beyan ettiğini, ancak bahsettiği yetki sözleşmesinin geçerliliği bulunmamakta olduğunu, yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yazılan müzekkerenin cevabı geldiğinde görüleceği gibi müvekkilinin sözleşme tarihinde herhangi bir kaydım bulunmamakta olduğunu, şu an esnaflık yapmakta olduğunu ancak şu durumda dahi yetki sözleşmesi yapmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla davanın ve icra takibinin müvekkilin yerleşim yeri olan ve malın teslim alındığı yer olan ... Mahkemeleri yetkili olduğunu, esasa ilişkin de itirazlarının bulunduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, farklı kanaatte iseniz davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip miktarının yüzde 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67 maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile "1.602,26 TL tutarlı, Asıl Alacak" borcun sebebi gösterilerek toplam 1.602,26 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 06/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 12.03.2020 tarihinde takibe süresi içeresinde itiraz edildiği, takibin durduğu, itirazın davacı yana tebliğ edilmeksizin 12/02/2021 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya yansıyan taraf iddia ve savunmalarından taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalı tarafından yurt dışına gönderildiği anlaşılan gönderinin taşıma ücreti ile alıcısına teslim edilememesi nedeni ile davacının ödediğini iddia ettiği verginin davalıdan talep edildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İddia ve savunma ile ispata ilişkin yukarıda yazılı kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır.
Muhasebe ve Finans Uzmanı Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 25/03/2024 tarihli rapor ile; Davacı tarafın ticari defterlerinin usule ve yasaya uygun tutulduğu, lehine delil niteliğinde olduğu, davacı tarafından davalı yana düzenlenen 25.01.2019 tarihli, ... nolu, “kargo taşıma bedeli” açıklamalı ve 189,50 TL tutarlı fatura ile 29.03.2019 tarihli, ... nolu, “... nolu gönderiye ait vergi bedeli, peşin yatırılan verginin hizmet karşılığı %6” açıklamalı ve 1.412,76 TL tutarlı faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının tacir olması nedeni ile ticari defter tutmakla yükümlü olmadığı rapor edilmiştir.
Davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturalar ile ticari defter ve kayıtlar alacağın varlığını ispat için tek başına yeterli değildir. Davacı fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini başkaca deliller ile ispat etmelidir. Davacı tarafından dava konusu kargonun taşıma ücretinin kargo teslim anında alınmasının teamül gereği olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği ve davacı tarafından kargo nedeni ile vergi ödendiğinin ispat edilemediği anlaşılmış davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacının alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 1.602,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddisinin 11. fıkrası uyarınca davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır