T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/559 Esas
KARAR NO :2025/740
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/09/2023
KARAR TARİHİ:22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...şirketinin çalışanı olan davalı ... ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motora çarptığını, işbu kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza akabinde maddi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketine ve diğer davalılara başvurduklarını ancak sigorta şirketi tarafından taleplerinin reddedildiğini ve müvekkilinin maddi zararının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiğini beyanla 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi giderleri, 100,00 TL yol masrafları ve 100,00 TL yardımcı kişi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ve davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/09/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle; geçici iş göremezlik tazminatı talebini 73.058,40 TL'ye, tedavi ve yol gideri talebini 7.121,36 TL'ye ve yardımcı kişi gideri ve maddi zarar talebini 34.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurunun öncelikle dava şartı eksikliği sebebiye usulden reddinin gerektiğini, esas incelemeye girilmesi halinde geçici iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığına ilişkin güncel bir rapor alınması gerektiğini ve müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ...vekili ise; yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri ya da Ankara Mahkemeleri olduğunu, Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsünü tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, takip mesafesi kurallarına uymadığından kusurlu olanın davacı olduğunu ve müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay; 05/03/2023 tarihinde davalı şirkete ait, davalı sigorta şirketinin ZMMS örtüsü altında ve davalı ...'ın idaresindeki aracın motosiklet ile seyir halinde olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanmasıdır.
Kusur; kazanın meydana gelmesine davalı ...'ın kendisine ayrılan şeridin dışına çıkması sebep olduğundan olayda %100 oranında kusurludur.
Maluliyet; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen gerekçeli ve ayrıntılı ATK raporuna göre davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu ve bu dönemde bakıcıya muhtaç olmadığı anlaşılmıştır.
Zarar; miktarının tespiti özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Davacının gelirini bizzat davacının bildirimine dayalı resmi verilere göre belirleyen, tedavi giderlerinden özel sigorta tarafından karşılanmayanları dikkate alan, ayrıntılı, gerekçeli ve Yargıtay uygulamasına uygun bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir. Bununla beraber davacının bakıcıya muhtaç olmadığı denetime elverişli ATK raporu ile ortaya konulduğundan davacının ihtiyari olarak istihdam ettiği bakıcının ücretinin davalılara yüklenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1 maddesine göre; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”Aynı kanunun 56/2 maddesine göre ise; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Maddeye göre hakim, manevi tazminata hükmederken, olayın özelliklerini göz önünde tutmalı ve ona göre zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vermelidir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken olayın özelliği, tarafların kusur durumu, kusurun ağırlığı gibi hususlar da dikkate alınmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirmelidir. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması gibi bir amacı da yoktur.
Eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacıda meydana gelen maluliyetin boyutu, kazaya karışanların kusur oranları, paranın olay tarihindeki satın alma gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde 25.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-73.058,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 05/03/2023 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden başvurunun reddedildiği 14/06/2023 tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu Tedavi Gideri teminatı limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
2-7.121,36 TL yol ve tedavi gideri tazminatının kaza tarihi olan 05/03/2023 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden başvurunun reddedildiği 14/06/2023 tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu Tedavi Gideri teminatı limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
3-Bakıcı gideri isteminin reddine,
4-25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Section .. Ltd. Şti ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
5-Davacı tarafından yatırılan 864,13 TL peşin harç ve 1.383,28 TL tamamlama harcı toplamı 2.247,41 TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin 2.247,12 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 952,88 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 29.456,00 TL (269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 23.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.400,00 TL ATK fatura bedeli ve 747,75 TL posta masrafı) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 20.684,71 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Maddi tazminat yönünden;
8-Alınması gerekli 5.477,08 TL karar ve ilam harcından 864,13 peşin harcın ve 1.383,28 TL tamamlama harcının mahsubu ile 3.229,67 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Maliyeye gelir kaydına,
9-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
10-Davalılar vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Manevi tazminat yönünden;
11-Alınması gerekli 1.707,75 TL karar ve ilam harcının davalılar ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınıp Maliyeye gelir kaydına,
12-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'tan alınıp davacıya verilmesine,
13-Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalılara verilmesine,
14-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile Davalılar ... ve Section vekilinin yüzlerine karşı, davalı Sigorta Şirketinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır