T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/60 Esas
KARAR NO :2025/406
DAVA:İtirazın İptali
DAVA ve K. DAVA TARİHİ:15/07/2011-29/02/2012
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 06.07.2009 tarihli sözleşmeyle Irak'ta yapılacak otel projesinin yapımı, 12.02.2010 tarihinde ise mimari dekorasyon projesinin yapımı işinin kararlaştırıldığını, otel statik proje bedelinin 37.500 USD, kesimhane proje bedelinin 12.000 USD, mimari ve dekorasyon proje bedelinin 40.000 USD olmak üzere toplam 89.500 USD iş bedelinden sadece 31.000 USD ödendiğini, bakiye 23.500,00 USD’nin tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptâli ile takibin devamına ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkili iş sahibinin sözleşme gereği kalan borcunun 13.500 USD olduğunu, bu bedelden teslim edilmeyen mimari proje bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş, karşı davasında ise; müvekkilinin kesimhane projesindeki ayıp nedeniyle 70.000 TL zararı oluştuğunu ileri sürerek, 70.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 16/06/2021 tarih ve ... sayılı, asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine dair kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5719 E - 2022/5344 K sayılı kararı ile " ...HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman, aralarında çelik konstrüksiyon projesi uzmanı inşaat mühendisinin de yer aldığı üç kişiden oluşan teknik bilirkişi kurulundan davacı tarafından hazırlanan çelik konstrüksiyon projesinin hatalı olup olmadığı ve davalı-karşı davacının talep edebileceği tazminat konularında bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca uygun karar verilmesi... ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığının gözetilmesi... " cihetiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada;
Asıl dava yönünden durum değerlendirildiğinde;
Bir davada Yargıtayca verilen bozma kararına uyulması durumunda, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bozma ilamına uyan mahkeme ve dahi Yargıtay, bozma ilamı ile bağlıdır. Eş söyleyişle, yargılamanın sınırını bozma ilamı çizmektedir.
Mahkememizin 16/06/2021 tarihli kararının, asıl davacı yüklenicinin davaya konu işlerden ötürü 14.333,00-USD tutarında alacaklı olduğu, fazlaya ilişkin istemin ise yerinde olmadığına yönelik kısmı bozma ilamı dışında kalmış olduğundan aynen tekrar edilmiştir. Bununla beraber, eser sözleşmesinden kaynaklı eldeki uyuşmazlıkta, takip tarihi itibariyle alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden durum değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında düzenlenen 06.07.2009 tarihli eser sözleşmesi ile Irak-Kerbela’da yapılacak olan otelin statik projesi ve kesimhane projesi yapımı, 12.02.2010 tarihli sözleşme ile mimari-dekorasyon uygulama projeleri yapımı işi kararlaştırılmıştır. Asıl davacı yüklenici, asıl davalı iş sahibidir. Karşı davacı iş sahibi, ayıplı ifa nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazminini talep etmektedir.
Prensip olarak, zararın varlığını ve miktarını ispat yükü zarara uğradığını iddia eden tarafa aittir. Bununla beraber, bu kuralın her zaman katı bir biçimde uygulanması hakkaniyete aykırı neticelere yol açabilecektir. Bu sakıncayı öngören yasa koyucu da zararın varlığının saptanması ancak miktarının belirlenememesi durumunda tazminat tutarının tayin edilebilmesi için sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 42 ve 98/2 maddelerini (6098 sayılı TBK'nın 114/2 ve 50/2 maddeleri) kaleme almıştır. Mezkur düzenlemelere göre, zararın varlığının kesin ancak miktarının belirsiz olduğu hallerde, hakim, hakkaniyete göre bir tazminat tayin edecektir.
Bu açıklamalardan sonra eldeki davaya dönüldüğünde; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında özetle; yüklenici tarafından ayıplı ifada bulunulduğu, iş sahibinin ayıplı ifa nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar miktarının yerinde olup olmadığına yönelik kati bir tespitte bulunulamadığı ancak karşı davacının ibraz ettiği faturalardaki tutarların makul göründüğü yönünde görüş bildirilmiştir.
Sözleşmeye konu işlerin Irak ülkesinde ifa edildiği, Irak ülkesinde sözleşme tarihinden bugüne dek süregelen siyasi karışıklıklar sebebiyle resmi yazışmalara muhatap bulunmakta güçlük çekildiği, sözleşmelerin üzerinden 15 yılı aşkın sürenin geçtiği ve bu dönemde küresel ölçekte önemli ekonomik gelişmelerin tezahür ettiği, karşı davacının dava dışı ...'a 5.214,30 USD ödediğine ve ... (...) firması tarafından hak edişinden 28.000,00 USD kesildiğine ilişkin belgeleri sunduğu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından bu meblağların hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varıldığı, böylece karşı davacının 33.214,30 USD tazminat talebinde bulunabileceği anlaşılmış; karşı dava dilekçesi ile seçimlik hak Türk Lirası cinsinden kullanıldığından karşı dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden re'sen hesaplama yapılarak istemin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Asıl Davada;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında 14.333,00-USD asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4489 sayılı Kanun ile değişik 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarınca 1 (bir) yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz yürütülmek suretiyle takibin talepnamedeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 1.565,27 TL karar ve ilam harcından 557,20 TL peşin harç ve icraya yatan harç toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.008,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 557,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 21,30 TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 4.535,35 TL olmak üzere toplam 4.556,65 -TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.780,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 22.914,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 14.655,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Karşı Davada;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-58.075,20 TL'nin karşı dava tarihi olan 29/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 3.967,12 TL karar ve ilam harcından 1.039,50 TL peşin yatırılan harcın mahsubu ile geriye kalan 2.927,62 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.039,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 24,05 TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 18,950,00 TL olmak üzere toplam 18.974,05 -TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 15.741,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 11.924,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı- karşı davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı- karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
21/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır