T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/676 Esas
KARAR NO : 2026/395
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/12/2022 tarihinde imzalanan mevcut satış sözleşmesi uyarınca 2.400 adet ürünün ticari olarak Dubai'de satılması için mal alındığını, bu şekilde müvekkile satışı ve davalı tarafından İstanbul'dan Dubai'ye gönderilmesi hususunda anlaşıldığını, iş bu sözleşmeye istinaden 20/12/2022 tarihinde 15.000,00 USD, 16/02/2023 tarihinde 20.000,00 USD ve 04/03/2023 tarihinde 43.155,00 USD müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, üçüncü ödemede yapıldıktan sona müvekkili malları teslim aldığını, ancak ilgili malları teslim aldıktan bir süre sonra malların ayıplı olduğunu, tüm ayıplı mallar tespit edildiğinde müvekkili tarafından davalıya bildirilmesine karşın davalının ayıpları gidermediği gibi müvekkilini oyaladığını, davalı ayıpları gidermediği gibi müvekkile bedel iadesi de yapmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davalının haksız ve kötü niyetli olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzer icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacıya ... markası ile seçtiği 4 model üzerinden ... markasına özgülenerek 2400 adet ürün hazırlandığını ve sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, bir süre sonra davacı söz konusu ürünlerin bozuk olduğu iddiasıyla iletişime geçmiş ve kendisine hangi ürünlerde sorun varsa gidermeye hazır olduklarını bildirdiklerini, ancak davacı ısrarla tüm malların iadesini talep ettiğini ve iddia ettiği gibi sorunlu parçaları müvekkiline göndermediğini, davacı satın aldığı ürünleri kendi mankenleri ile kendisi çekim yaparak internet üzerinden reklam ve satışını yaptığını, işbu reklam ve satışı .... Noterliği'nin 07/08/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı E-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve bu takibe karşı itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davanın reddini ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; Alacaklının ...borçlunun ..., olduğu, takipteki toplam alacağın 78.190,18 USD olduğu, takibin ilamsız takip olduğu borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava; taraflar arasında yapılmış 20/12/2022 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müd.nün 2023/... Esas Sayılı dosyasında girişilen ilamsız icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının dilekçede ileri sürülen nedenlerle iptali istemine istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki Whatsapp yazışmaları, 20/12/2022 tarihli sözleşme ve çevirisi, ödeme belgeleri ve çevirisi, Konişmento, fatura ve proforma fatura çevirisi, Beyoğlu 38. Noterliği'nin 16/06/2023 tarih ve 04495 yevmiye numaralı ihtarname ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasının dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle;
Dosyanın Satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, ürünlerin bu haliyle müşterilere satılmasının mümkün olup olmadığı hususlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak Tekstil Mühendisi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; nihai görüş ve kanaat Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılan inceleme neticesinde, söz konusu çocuk elbiselerinin malzeme kalitesi, dikiş ve işçilik açısından standartların altında olduğu tespit edilmiştir. Ürünlerin uzun süreli kullanımda dayanıklılık göstermeyeceği, özellikle fermuar ve dikiş noktalarında yaşanacak sorunların erken deformasyona yol açabileceği değerlendirilmiştir, bu nedenle, tekstil ve konfeksiyon standartları göz önüne alındığında, incelenen ürünlerin kalite açısından yeterli ve satışa uygun seviyede olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
20/06/2025 tarihli Ara Karar ile dosya ve davalı defter ve belgeleri üzerinde ve Tekstil Mühendisi bilirkişilerce, davaya konu ürünlerin ... Mah. ... Cad. ... Apt. No: 39/A .../ İstanbul adresinde keşfen üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı defterlerindeki kaydı, bu ticari ilişki kapsamında yapılmış ödeme, tekstil ürünlerinde ayıp olup olmadığı, ayıbın gizli veya açık ayıp olup olmadığı, ayıbın niteliğine göre süresinde ayıp ihbarı var mı, yapılan ödemenin miktarı, davacının zararının ne kadar olduğu, ürünlerin iade edilip edilmeyeceği, mevcut durumu ile satıldıklarında ne kadara satılabileceği bilirkişi aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş. Bilirkişi olarak Mali Müşavir ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 07/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 07/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından sunulu 16.07.2025 tarihli dilekçe ekindeki kayıtlarda davalı kayıtlarında davacının 120 Alıcılar hesabında takip edildiği 23.02.2023 tarihli 380.620,80 TL fatura düzenlendiği, takip tarihinde davalı kayıtlarında davacıdan alacak/borç bulunmadığı hesap bakiyesinin sıfır TL olduğu, davacıya teslim edilen ürünlerin ayıplı oldukları, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, bu bakımdan davacının uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği, davacının uğramış olduğu zararın elbiseler yönünden 1.000,13 USD ve çantalar için de 136,80 USD olarak hesaplandığı,
Tekstil Mühendisliği Bakımından Yapılan Değerlendirmelerde; keşif esnasında tarafımıza tevdi edilen elbiselerde, dikiş kaymaları, fiyonk dikişlerinde açılmalar, etek tüllerinde zedelenmeler, fermuar kapanma sorunu şeklinde ayıpların bulunduğu, Çocuk çantalarında ise kabarmalar ve birleşim yerlerinde açılmalar şeklinde ayıpların bulunduğu, elbiselerin %35 değer kaybı ile ikinci kalite olarak değerlendirilebileceği, bu kapsamda elbiseler için toplam değer kaybının 2.858,28 USD x %35 = 1.000,38 USD olduğu, çantalarda tespit edilen ayıpların ürünlerin görsel ve estetik niteliklerini olumsuz yönde etkilediği, bu nedenle kullanılamaz halde oldukları ve değer kaybının ortalama %90 olduğu; bu kapsamda toplam değer kaybının 152 USD x %90 = 136,80 USD olduğu toplam değer kaybının (çanta+elbise) 136,80 USD + 1.000,38 USD = 1.137,18 USD olduğuna, ürünlerdeki ayıpların gözle yapılacak klasik tekstil kalite kontrol yöntemleri ile tespit edilebilir nitelikte olduğu, dolayı ise açık ayıp olarak değerlendirilebileceği, hesaplamaların keşif esnasında tarafımıza tevdi edilen ürünlerle sınırlı olarak yapıldığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinden;
Davacı, davasında; davalıdan tekstil ürünü satın aldığını, bedelini ödediğini, davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ödediği bedelin tahsili istemiştir.
Davalı cevabında; malların davacının talebine uygun üretilip teslim edildiğini, ürünlerin ayıplı olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, düzenlenen fatura, gümrük belgeleri ve taraflar arasındaki ihtarname ve yazışma örneklerinden, taraflar arasında, davacının sipariş ettiği 2.400 adet çocuk kıyafetinin ... etiketi ile davalı tarafından üretilip davalıya teslim edeceği, davacının da sözleşmede öngörülen ödemeyi yapacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme konusu malın davalı tarafından üretilip davacıya teslim edildiği, davacının da üretilip teslim edilen mal bedelini ödemiş olduğu konusu tarafların kabulü bulunmaktadır.
Davada çözülmesi gereken uyuşmazlık, davalının üretip teslim ettiği malda ayıp var mı varsa açık veya gizli ayıp mı, davalı ayıp ihbarını süresinde yapmış mı, davacının ayıp nedeniyle zararın olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu konusundan oluşmaktadır.
Davacının bilirkişi incelemesine sunduğu 103 adet çocuk kıyafeti ve 38 adet çanta üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde aldırılan kök ve ek raporlarda ürünlerin ayıplı olduğu, ayıpların gözle yapılacak klasik tekstil kalite kontrol yöntemleri ile tespit edilebilecek nitelikte açık ayıp olduğu rapor etmiştir.
Davaya konu ürünlerin faturasının 28/02/2023 tarihinde düzenlenmiş, 24/02/2023 tarihinde ise havayolu taşıma senedi düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Taraflar tacir olup TTK 23/1-C.maddesine göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.. hükmünü içermektedir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve tarafların beyanına göre, davalı, davacının talebi doğrultusunda ... etiketli çocuk kıyafeti üretip teslim edecektir. Bu duruma göre taraflar arasında bir eser sözleşmesi söz konusudur. TBK 474/1.maddesine göre; İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
TBK 477/1-2.maddesine göre; İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Davacı, dava konusu malları teslim aldığına dair davalıya 28/02/2023 tarihinde e-posta göndermiştir. Davacı, ayıp ihbarını ise ilk kez 20/03/2023 tarihinde yapmıştır. Söz konusu ürünlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının teslimden 20 gün sonra yapılmasının davaya konu ürünlerin niteliği, sayısı ve işlerin olağan akışına göre uygun bir süre olmadığı, kaldı ki cevaba cevap dilekçesinde fiziki bir deposu bulunmadıığndan davacının muayene külfetini yerine getirmediğini beyan ettiği, ne var ki bu durumun davacıyı muayene külfetinden kurtarmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davanın Reddine,
a-Kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 25.515,94 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 24.783,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
4-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 313.775,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.14/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy