T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/741 Esas
KARAR NO:2024/309
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:30/09/2013
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2013 günü sürücü ... yönetimindeki aracın yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, kaza tespit tutanağına göre sürücünün tali kusurlu ve yayanın ise asli kusurlu bulunduğunu ancak ceza uygulaması gereği kusur oranlarının belirtilmediğini, kaza sonucu ölen davacıların murisinin 47 yaşında olduğunu, ölenin aylık gelirinin 1.500,00-TL.-2.000,00-TL. civarında olduğunu, davacıların BK’nun 53. maddesi uyarınca cenaze kaldırma ve defin giderleri istem hakkının bulunduğunu, yine bu masrafların uzman bilirkişi aracılığı ile gelenek-görenek ve dinsel zorunluluklara göre hesaplanması gerektiğini, trafik kazasında eşini ve babalarını kaybeden davacıların büyük bir acı yaşadıklarını, davacıların murislerinin ölmesi sebebi ile manevi destekten yoksun kaldıklarını, davalı tarafa ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, hasar dosyası kapsamında sigorta şirketince davacılara ödenen miktarın yetersiz olduğunu, anılan nedenlerle öncelikle olaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, trafik kazasında babalarını ve eşini kaybeden davacılar için şimdilik 1.000,00-TL. destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00-TL. cenaze ve defin giderleri olmak üzere toplam 2.000,00-TL. tazminatın sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden itibaren, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı eş için 75.000,00-TL., her bir çocuk için ayrı ayrı 25.000,00-TL. olmak üzere toplam 150.000,00-TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, trafik poliçelerinin sadece doğrudan zarar için teminat verdiğini, manevi tazminatın ise poliçe teminatı dahilinde olmadığını, davacı yanın talep ettiği destekten yoksun kalma iddiaları için bu konuda uzman bir aktüer tarafından yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacılar vekili ile mutabakata varıldığını, yapılan mutabakat neticesinde 19/09/2013 tarihinde 23.968,00-TL, 23/09/2013 tarihinde 3.063,00-TL. destekten yoksun kalma tazminatının davacı tarafa ödendiğini, davacının bu mutabakattan sonra dava yoluna gitmesinin kötü niyetli olduğunu, davacıların sadece kazanç elde etme mantığı ile hareket ettiğini, yine müteveffanın vefat etmesinden sonra davacıya bağlanan herhangi bir gelir olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, şayet bağlanan bir gelir var ise bu gelirin de yapılacak aktüerya hesabında nazara alınması gerektiğini, anılan nedenlerle davalı şirket aleyhine bir karar oluşturulacak olması halinde faize esas alınacak tarihin dava dilekçesinin tebliğ tarihi olmasını, davacı tarafın haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın tamamen müteveffanın kusuru neticesinde meydana geldiğini, davaya konu olayın ... günü özel halk otobüsü şoförlüğü yapan müvekkili davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yolcu durağından henüz hareketi sonrası yol kenarına park etmiş 2 araç arasından kontrolsüz şekilde aniden yola çıkan ...'ın aracın sağ ön köşe kısmına çarptığını, araca parçan ...'ın yola düştüğünü, düşme sırasında da kafasını asfalt zemine çarpmasından dolayı hayatını kaybettiğini, yaşanan olay neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme yapıldığını, kaza raporunda da görüldüğü üzere daha yeni yolcu durağından hareket eden müvekkilinin hızının çok düşük olmasına rağmen park etmiş araçların arasından duraksamadan yan taraftan araç üzerine gelen ...'a çarpmasını engelleyecek herhangi bir tedbir alma veya manevra yapma şansı olmadığını belirterek davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili ise cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın müteveffanın kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davaya konu olayın özel halk otobüsü işleticisi müvekkili ...'e ait ve diğer davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yolcu durağından henüz hareketi sonrası yol kenarına park etmiş 2 araç arasından kontrolsüz şekilde telefonla konuşur vaziyette aniden yola çıkan ...'ın aracın sağ ön köşe kısmına çarptığını, araca çarpan ...'ın yola düştüğünü ve düşme sonrası kafasını asfalt zemine çarparak vefat ettiğini, otobüs şoförünün vatandaşlarla birlikte ...'a müdahale ettiğini ve hastaneye götürdüklerini, yaşanan kazadan sonra savcılık tarafından inceleme yapıldığını ve olayın oluş şeklinin aynı şekilde anlatıldığını, raporun 2. sayfasının 8. satırında yayanın ya çok aşırı dalgın vaziyette ya da gözlerinin yeterince görmemesi ve kulaklarının hiç duymaması durumunda böyle bir kazanın mümkün olabileceğini, yayanın kazadan kaçınmaya yönelik hiçbir tedbir almadan yolun karşısına doğru bir anda yola çıkarak yürüyüşünü sürdürdüğünü, araca yayanın yandan çarpması şeklinde kazanın gerçekleştiği vurgusunun yapıldığını, kazanın oluş biçimi nazara alındığında kişinin yola çıkarken üstelik yaya geçidinin olmadığı ve araç trafiğinin olduğu bir yerde karşıdan karşıya geçtiği esnada yolu kontrol etmeden direkt yürümesinin kazaya neden olduğunu, bu nedenle sürücünün kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek anılan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, otopsi raporu, ifade tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, ... Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün yazı cevabı, ... İl Emniyet Müdürlüğü’nün yazı cevapları ile bildirilen tüm deliller üzerinde inceleme yapan bilirkişilerin düzenlemiş oldukları rapor davanın delillerini oluşturmaktadır.
Mahkememizce verilen 30/10/2019 gün ve 2018/810-2019/826 E.K sayılı kararın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/16589-2022/13345 E.K sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma ilamı doğrultusunda devam olunan yargılamada;
Maddi tazminat isteminin reddine dair 19/03/2015 tarihli hüküm, ilk bozma ilamının kapsamı dışında kaldığından kesinleşmiş olmakla, maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın sürücü ...’in yönetimindeki ... plakalı otobüsle seyir halinde iken yaya ...’ın park halinde bulunan araçlar arasından yola çıkması sonucunda meydana geldiği, sürücünün yayaya çarpmadan önce fren yaptığı ancak yayanın aniden yola çıkması nedeniyle kazayı engelleyemediği, sürücü ...’in yağışlı havada ışıksız bir kavşağa yaklaşırken aracının hızını yol ve hava koşullarını dikkate alarak olası herhangi duruma uyarlayabilecek ya da aracını durdurabilecek biçimde düzenlemesi gerektiği halde buna uymadığı için kazada ikinci derece kusurlu sayılması gerektiği, yaya ...'ın ise yol kenarında park halinde bulunan araçlar arasından yoldan gelen trafiği yeterince denetlemeden girmesi nedeniyle kazada birinci derecede kusurlu sayılması gerektiği, bu sonuca göre ...'ın %80 oranında, ...'in ise %20 oranında kusurlu bulundukları kanaatine varılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1 maddesine göre; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”Aynı kanunun 56/2 maddesine göre ise; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Maddeye göre hakim, manevi tazminata hükmederken, olayın özelliklerini göz önünde tutmalı ve ona göre zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vermelidir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken olayın özelliği, tarafların kusur durumu, kusurun ağırlığı gibi hususlar da dikkate alınmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirmelidir. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması gibi bir amacı da yoktur.
Somut olayda davacılardan... müteveffanın sağ kalan eşi, ..., ... ve ... müteveffanın çocukları olup davacılardan ...’ın eşini, diğer davacıların ise babalarını kaybetmesi nedeniyle üzüntü duyacağı mutlaktır. Her ne kadar dosyada mevcut kusur raporlarına göre davacıların murisi ...’ın davaya konu kazanın meydana gelmesinde birinci derecede ve %80 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in ise ikinci derecede ve %20 oranında kusurlu bulunduğu ifade edilmiş ise de olay sebebiyle davacıların duydukları acı ve elemin kısmen dahi olsa giderilmesine yönelik olarak tarafların tespit edilen mali ve sosyal durumları, olayın niteliği ve kazaya karışan tarafların kusur durumları, davacıların eş ve babalarını kaybetmesi sonucu duyduğu acı ve ızdırap, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında davacılardan müteveffanın eşi... için 10.000,00-TL, çocukları ...için 3.500,00-TL, ... için 3.500,00-TL ve ... için 3.500,00-TL olmak üzere toplam 20.500,00-TL manevi tazminatın yeterli ve adil olduğu, davacıları zenginleştirmeye ve davalıları da fakirleştirmeye yol açmayacağı vicdani kanaatine varılmış, zarara neden olan aracın ticari nitelikte olması nedeniyle avans faiz uygulanmış ve davalılar lehine takdir edilen manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinin belirleniş şekli ( maktu olarak tek vekalet ücreti ) davacılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat istemine ilişkin Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; davacılardan müteveffanın eşi... için 10.000,00-TL, çocukları ...için 3.500,00-TL, ... için 3.500,00-TL ve ... için 3.500,00-TL olmak üzere toplam 20.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bu konudaki fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Manevi tazminat yönünden davacı ...vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat yönünden davacı ... vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden davacı ... vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden davacı... vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalılar ... ve ... vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine,
8-Maddi tazminat istemi yönünden vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.400,35-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 519,20-TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 881,15-TL eksik harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp Maliye'ye gelir kaydına,
10-Davacılar tarafından yatırılan 519,20-TL peşin harcın davalılardan alınıp davacılara verilmesine,
11-Manevi tazminat yönünden 3.409,10-TL ( 24,30 TL başvuru harcı, 3,75 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 881,05-TL tebligat ve posta ücreti ) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 539,66-TL.'nin davalılar ... ve ...'den alınıp davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
12-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır