T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/114 Esas
KARAR NO :2025/699
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:19/02/2024
KARAR TARİHİ:13/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/08/2019 tarihinde Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın seyir halinde iken yaya müvekkili ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkili ...'in yaralandığını, müvekkilinin ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 10/11/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %7 oranında malul kaldığını belirterek, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, şimdilik fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri ve 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde, ...’in olay tarihinde plakası belli olmayan aracın çarpması nedeniyle yaralanmasına sebep olduğunu iddia etmişse de, olayın oluş şekli hakkında kanaat edilememesi nedeniyle talebin karşılanması mümkün olamadığını, olayı görür tanık beyanı, kamera kaydı, kaza tespit tutanağı mevcut bulunmamakla, kazanın oluş şekli ispatlanamamıştır, ... Devlet Hastanesi’nin 11.08.2019 tarihli epikriz raporuna, ...’in düşme sonrasında yaralandığı belirtilmişse de davacı, tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarptığını iddia etmiştir, davacının iddiası ispat edilememiş, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadan dava yoluna gidilmiş olduğunu, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, kusur ve maluliyet raporu alınması gerektiğini, kalıcı engel oranı iddiasının ispatlanması gerektiğini, SGK ödemelerinin mahsup edildiğini, tazminat hesaplamasının trh yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, sürekli bakım ihtiyacı ispatlanamadığını, tedavi gideri zararından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçelerindeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, ayrıca zamanaşımı nedeniyle reddine talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı yan delil olarak; Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden alınan maluliyet raporu, kusur raporu , tedavi evrakları, Ceza dosyası, Sigorta Şirketine Başvuruya İlişkin Evraklar, tanık, keşif, bilirkişi, yemin ve sair tüm delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın seyir halinde iken yaya müvekkiline çarptığını ileri sürmüştür. Bu halde tazminat isteminin dayanağı haksız fiildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49’uncu maddesinde düzenlenen haksız fiil kavramı “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre haksız fiil hukuk kurallarına aykırı bir şekilde diğer bir kişinin malvarlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylemdir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalıdır. Zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağı bulunmalıdır. Davalı Güvence Hesabının sorumluluğu da zarara sebep olan kişinin kusuruna göre belirlenecektir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesi uyarınca ispat yükü davacıda olup davacı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya kusuruyla sebebiyet verenin kimliği ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü olduğunu, bu kaza nedeniyle yaralandığını ve yaralanması nedeniyle uğradığı zararın miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Bu hususun da hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden bilirkişi raporu alınması zaruri olup, buna ilişkin yargılama masraflarının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından karşılanması gerektiği fakat Mahkememizin 05/05/2025 tarihli oturumda verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretine ilişkin delil avansının yatırılmadığı dolayısıyla davacının rapor alınması talebinden vazgeçmiş sayıldığı, bu halde de zararın varlığı, miktarı, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusur durumunun ispat edilmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 60,80 TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesap olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/10/2025
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA