T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/150 Esas
KARAR NO:2024/521
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:31/03/2014
KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/05/2012 günü meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın kusurlu olarak müvekkilinin yaralanmasına ve sakat kalmasına neden olduğunu, müvekkilinin malul olması sebebiyle davalı ... Hesabına tazminat ödenmesi için başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle %22 oranında malul kaldığını, belirlenecek beden kaybı gücü oranında tazminatın davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gerektiğini ve kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin bulunmaması nedeniyle davalı ... Hesabının meydana gelen zararının tamamından Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen limit miktarıyla sınırlı olarak sorumlu olduğunu beyanla müvekkilinde oluşan cismani zarar sebebiyle sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin maddi tazminat tutarı ile bakıcı giderlerinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak müvekkiline ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hesabı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; sigortasız araç sürücüsü ...'nin sanık olduğu.... Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği 12/09/2012 tarihli, ... sayılı karar ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle kazaya sebep olan aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, kazaya sebebiyet veren araçların kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmak suretiyle belirlenmesinin zorunlu olduğunu, maluliyet durumunun da yine ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, yine davaya konu maluliyet tazminatının konusunda uzman aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacının bakıcı giderlerine ilişkin tazminat isteminin ise haklı bir nedene dayanmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 07/10/2020 tarihli 2020/529 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14637 Esas ve 2023/6027 Karar sayılı ilamı ile " ...Anılan düzenleme uyarınca bir ödeme bedensel zarara uğrayan kişinin bedensel zararını giderme amacı ile yapılıyorsa bu ödemeler tazminattan indirilecektir. Yapılan ödemenin ifa amacını taşıması için bizzat bedensel zararı karşılama amacıyla yapılmalıdır. Yapılan ödemenin amacı, bedensel zararın giderilmesi değil ahlaki nedenlere veya başka amaçlara dayalı ise bu ödemeler tazminattan indirilemeyecektir.
Davalı ... Hesabı, ZMSS poliçesi olmayan araç sürücüsü hakkında açılan ceza davasında davacının sürücü hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, tüm maddi zararının sanık/sürücü tarafından karşılandığını beyan ettiğini, bu nedenle tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.
O hâlde bu durumun araştırılması ve dava dışı sürücüden alınan bir ödeme mevcutsa hesaplanan tazminat miktarından güncellenerek mahsubu yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş olup, bu doğrultuda devam eden yargılamada;
Dava; 28/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının malul kaldığı iddiasıyla; geçici işgöremezlik, sürekli işgöremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan bakıcı giderlerinin davalı ... Hesabı’ndan tahsiline yönelik olarak açılmış maddi tazminat davasıdır.
Olay; 28/05/2012 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeki otomobilin, motosiklet ile seyir halinde olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanmasıdır.
Kusur; davalının sorumluluğu altında olan otomobil sürücüsünün, meskun dışı mahaldeki köy yolunda seyir halindeyken olay yeri viraj mahalline yaklaştığında mevcut hava ve yol şartlarını da dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi ve seyrini iki yönlü yolun sağını takiben sürdürmesi gerektiği halde buna riayet etmediğine, bu nedenle %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna işaret eden ATK raporu aynı gerekçelerle benimsenmiştir.
Maluliyet; oranının tespiti uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleme yapan ATK raporu benimsenerek; davacının sürekli iş göremezlik oranının %30,2, geçici iş göremezlik süresinin ise olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu anlaşılmış, raporda bakıcıya muhtaçlık yönünden değerlendirme yapılmamış ise de davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve boyutu göz önüne alındığında geçici iş göremezlik süresince bakıcıya muhtaç kalacağı aşikar olduğundan, 9 ay boyunca bakıcıya muhtaç olacağı kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince, dava dilekçesinde maluliyet oranının %22 olarak bildirildiği, %30,2 oranına göre tazminata hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiği savunulmuş ise de; bu hususun temyiz sebebi yapılmadığı, ayrıca dava dilekçesinde " ... beden gücü kayıp oranı belirlenerek ... " denilmekle, davacının kendisini bu oran ile bağlamadığı anlaşılmış ve davalının bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir.
Zarar; miktarının tespiti uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Her ne kadar Yargıtay'ın güncel içtihatları uyarınca tazminat hesabında TRH-2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması gerekmekte ise de, dava dilekçesinde hesaplamanın PMF-1931 Yaşam Tablosu'na göre yapılmasının talep edildiği, bu hususun ise davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmiş, anılan nokta dışında aktüer bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun bulunmakla benimsenerek hükme esas alınmış, davalıya başvurulduktan sonraki 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olarak belirlenmiştir.
Son olarak; bozma ilamında, davacının ceza yargılamasındaki " ... tüm zararım giderilmiştir... " şeklindeki beyanının araştırılması gerektiği belirtilmiş olup, davacı vekilinin bu beyanın motosikletin onarımına ilişkin olduğunu ifade ettiği, cismani zarardan ötürü bir ödeme yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ise bu yönde yazılı bir kanıt getirilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, tenzilat yapılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-210.791,36-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 06/01/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( davalının sorumluluğu " Sakatlanma ve Ölüm Teminatı " limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine,
2-4.046,86-TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 06/01/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( davalının sorumluluğu " Sağlık Gideri Teminatı " limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine,
3-8.477,49 TL bakıcı gideri tazminatının 06/01/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( davalının sorumluluğu " Sağlık Gideri Teminatı " limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya dair istemin reddine,
5-Alınması gerekli harç miktarı olan 14.456,35 TL (15.254,70 TL karar ve ilam harcından; peşin harç ve ıslah harcı toplamı olan 798,35 TL harcın mahsubu ile geriye kalan kısım) harç tahsil edilmiş olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcı toplamı 798,35 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 35.497,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 2.631,60 TL (25,20 TL başvuru harcı, 3,80 TL vekalet harcı, 206,30 TL keşif harcı, 200,00 TL taksi ücreti, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 946,30 TL posta masrafı) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 2.584,75 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 4.046,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan 170,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 3,00 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geriye kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır