T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/2 Esas
KARAR NO:2024/421
DAVA:Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/02/2014
KARAR TARİHİ:06/06/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 13/08/2012 tarihli "... 4168 Sayılı Linyit Kömür Sahası İçin Danışmanlık ve Ortaklık Protokolü"nün imzalandığını, bahse konu sözleşmenin teminat başlıklı 6.maddesinde "işbu sözleşme ile sözleşme taraflarından ...'a ait ... İli ... İlçesi, ... Mahallesi, 123 ada, 6 parselde bulunan 1000 m², kat mülkiyetli, imarlı arsanın yatırımcıya, aynı tarihli ek bir sözleşme ile ipotek edilecektir." dendiğini, maddenin atıfta bulunduğu ek sözleşme olan "İpotek Tesisi Şartlarını Havi Anlaşmadır." başlıklı protokolün 3.maddesinin "ilgili ihalenin lehine ipotek tesis edilen firma üzerinde kalmaması durumunda ise tesis edilen ipotek konusuz kalacak ve lehine ipotek tesis edilen şirket tarafından kayıtsız şartsız ve hiçbir ihtara gerek kalmaksızın terkin edilecektir. Aksi halde hiç bir ihtara müracaata ve davete gerek kalmaksızın ilgili taşınmazın o tarihli özel ekspertiz şirketleri tarafından tanzim edilecek raporda belirtilen bedelinin karşılığı, işbu sözleşme tarihinden itibaren işletilecek yıllık %20 faizi ile lehine ipotek tesis edilen şirket tarafından nakden ödenecektir." şeklinde imza altına alındığını, ipotek tesisinin konusu 28/08/2012 tarihli ihalenin dava dışı başkaca şirket üzerinde kaldığını, anlaşmanın 3.maddesinde belirtildiği gibi ipoteğin konusuz kaldığını ve lehine ipotek tesis edilen şirket tarafından kayıtsız, şartsız ve hiçbir ihtara gerek kalmaksızın terkin edileceğinin düzenlendiğini, davalının ihale sonrası davacı adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmamasının ardından davalıya ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 17/12/2012 tarihli "ipotek terkini" konulu ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davalı firmanın davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde tescilli dava konusu ipoteği terkin etmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle dava konusu taşınmazın bilirkişilerce tespit edilecek bedeli ile bu bedele 13/08/2012 tarihinden itiaren işletilecek yıllık %20 faiz bedelinin eklenerek, belirlenecek bu bedele ilişkin olarak şimdilik 30.000,00 TL'nin 13/08/2012 tarihinden, 17/12/2012 ihtarname tarihine kadar işletilecek ticari temerrüt faizi ile davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ipoteğin temelinde bir tarafta davalı şirketin, diğer tarafça davacı ... ve ortağı ... arasında imzalanan "...Genel Müdürlüğü'ne ait İR 4168 Sayılı Linyit Kömür Sahasına İlişkin Danışmanlık ve Ortaklık Protokolü'nün" olduğunu, ancak sözleşmede yer alan cezai şartın sınırlı olarak sadece sözleşmede belirtilen 6 parsel ile ilgili olduğunu, bu yüzden davacının sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının dayandığı sözleşmedeki hiçbir yükümlülüğü oluşturacak tüm ön işletme proje, fizibilite, etüt ve haritalama işlemlerini yorumlayıp rapor halinde sunmasının gerektiğini, ancak bu şartın davacı tarafça yerine getirilmediğini, ihale konusu işlerde tecrübesiz olan davalı şirketin de yeterli hazırlığı yapamadığından ihalede başarılı olamadığını, davalı şirket tarafından proje bedeli için peşinen ortaklara 13/08/2012 tarihinde 150.000 USD ödeme yapıldığını, söz konusu tutarın halen davalı şirkete iade edilmediğini, ayrıca 21/09/2012 tarihinde imzalanan protokol ile 200.000 Euro ve 250.000 USD ortaklık avansı ödendiğini, söz konusu tutarların da halen davalı şirkete iade edilmediğini, ihale öncesi tüm ön işletme proje, etüt, haritalama işlemlerini yorumlayıp rapor haline getirmesi ve sunması gerekirken davacının bu gereği yerine getirmediği, bu iş için aldığı 150.000 USD'yi de iade etmediğinden ipoteğinin çözülmesinin mümkün olmadığını, zira ipoteğin 13/08/2012 tarihli sözleşmeye göre alınmış olmasa dahi davacının davalı şirkete olan her türlü borcunun teminatını oluşturduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 28/02/2019 tarih ... sayılı kararla, davanın reddine karar verilmiş; verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2022 tarih ve 2020/1168 E 2022/1076 K sayılı kararıyla özetle; "Dava, alacak davasıdır. Davacı taraf davalının sözleşme gereğince ipoteği kaldırmadığını belirterek alacak talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince ilk olarak davanın konusuz kaldığına dair hüküm kurulmuş dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 14/12/2018 tarihli ... Esas, 2018/2668 Karar sayılı ilamla davanın konusuz kalmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi için dosyanın iadesine karar verilmiş, dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen cezai şartın 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu, oysa bu taşınmaz ile ilgili ipotek bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
TMK'nın 882. Maddesi, Noterlik Kanununun 60/2. ve Tapu Kanunu 26/1 maddesi uyarınca, taraflar arasındaki ipotek tesisi şartlarını havi anlaşmadır başlıklı ipotek tesisi vaadini içeren sözleşme, resmi şekilde yapılması gerekirken adi yazılı şekilde yapılmış olup, sözleşme bu haliyle geçersizdir (bakınız; Yargıtay 19 HD. 2010/6151 Esas, 2010/13659 Karar sayılı ilamı). Geçersiz sözleşmede düzenlenen cezai şart hükmüne bağlı olarak cezai şart talep edilemez. Öte yandan ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere sözleşme 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olup, ipotek 8 parsel sayılı taşınmaz üzerine tesis edilmiş olup, ilk derece mahkemesinin bu gerekçesi de yerindedir. " denilmek suretiyle istinaf başvurusu reddedilmiş; bu kez verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 28/11/2023 tarih ve 2022/4539 E 2023/3966 K Sayılı ilamla özetle; "Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki adi yazılı ipotek tesisi vaadini içeren sözleşmenin geçerli olmadığından bahisle cezai şart talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş ise de sözleşmenin ipotek tesisi ile ilgili kısmı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu ihalenin alınamaması halinde ipoteğin fekkine ilişkin davalı temerrüdüne bağlı cezai şart istemine dayalıdır. Sözleşmenin ipoteğin fekki ile ilgili kısmı ise resmi şekil şartına bağlı olmadığından anılan sözleşme bu manada geçerlidir.
Öte yandan 123 ada 8 no.lu parselde kurulan ipoteğin başka bir hukuki ilişkiye dayalı olarak kurulduğu davalı tarafından iddia ve ispat edilmediğinden, ipoteğin 123 ada 6 no.lu parsel ya da 123 ada 8 nolu parsel üzerinde kurulmuş olması davalı lehine değerlendirilecek bir husus değildir.
Bu durumda mahkemece, sözleşme geçerli olduğundan cezai şart talep edilebileceği dikkate alınıp işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi ..." neden ve gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, yargılamaya devam olunmuştur.
Hükmüne uygulanan ve yukarıda özetlenen Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamında da vurgulandığı üzere; taraflar arasındaki ihtilaf, ipotek tesisine ilişkin olmayıp, sözleşme konusu ihalenin alınamaması durumunda ipoteğin fekkine ilişkin davalı temerrüdüne bağlı cezai şart istemine dayalıdır. Sözleşmenin ipoteğin fekki ile ilgili kısmı resmi şekil şartına bağlı olmadığından, anılan sözleşme bu manada geçerlidir. Öte yandan 123 ada 8 nolu parselde kurulan ipoteğin başka bir hukuki ilişkiye dayalı olarak kurulduğu davalı tarafça iddia ve ispat edilmediğinden, ipoteğin 123 ada 6 nolu parsel yada 8 nolu parsel üzerinde kurulmuş olması davalı lehine değerlendirilecek bir husus değildir.
Tüm bu açıklamalara göre sözleşme geçerli olduğundan, temerrrüt halinde sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın istenebileceği kuşkusuzdur.
Somut olay bakımından taraflar arasında yapılmış, varlığı ve geçerliliği konusunda ihtilaf bulunmayan " İpotek Tesisi Şartlarını Havi Anlaşma " da öngörülen ihalenin, davalı taraf üzerinde kalmaması nedeniyle yine bu sözleşmenin 3.md. sinde kararlaştırılan ve davalı lehine tesis edilen ipoteğin yapılan ihtara rağmen davalı tarafça terkin edilmediği; buna bağlı olarak aynı madde gereğince hesaplanacak cezai şart borcunun doğduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki cezai şart maddesini düzenleyen sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 22.01.2016 tarihli bilirkişi raporu ile istenebilecek cezai şart miktarı 595.901,30 TL olarak hesaplanmış olup, benimsenen bu rapor doğrultusunda ıslah edilen davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Toplam 595.901,30 TL'nin, 30.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 24/02/2014 tarihinden itibaren, 565.901,30 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 40.706,01 TL karar ve ilam harcından, 512,35 TL peşin harç ile 9.800,00 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 30.393,66 TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 89.426,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 25,20 TL başvuru harcı, 512,35 TL peşin harç, 9.800,00 TL ıslah harcı, 8,40 TL vekalet harcı, 195,40 TL keşif harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 390,63 TL tebligat giderlerinin toplamı 11.931,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 06/06/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı