T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/233 Esas
KARAR NO:2025/132
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/03/2020
KARAR TARİHİ:18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davacı ...' un dava konusu 4 adet bononun bedellerini ... isimli kişiye ödemesine rağmen ...' ın bu senetleri vermeyerek cirolayarak diğer müşterek kefil davalı ...' a vererek mükerrer tahsilat yoluna gittiklerini, davalının iyi niyetli olmadığını, bu nedenlerle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 ' den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icraya konu senetlerin teminat senedi olmadığını, davalının davacı ile 3.kişi ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini ve kanunen de araştırmak zorunda olmadığını, dava konusu senetlerin sebepten mücerret olduğunu, davacı taraf ... ' a ödeme yapsa bile bunu bilmeyen ve ciro ile senedi olan davalıya karşı bu itirazı öne süremeyeceğini, davacının ...' a ait kredi borcunu ödüyor olması sadece ... ' dan alacak hakkını doğuracağını, %20 tazminatın belirsiz olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın konusu; 21/04/2015 keşide tarihli 4 adet ( 7.060,00 TL, 7.140,00 TL, 7.230,00 TL, 7.650,00 TL ) bononun ( Keşidecisi Davacı ... ..., Lehtarı Dava Dışı ...) teminat senedi olarak verildiğini, bu senetlerin davacı için kredi çeken dava dışı senet lehtarı ... ' ın çektiği ve de davacıya verdiği kredi bedeli için verildiğini, ...' ın çektiği kredinin davacıya vermesi nedeniyle ödemelerinde davacı tarafından bankaya yapıldığını, davalının da bu kredinin diğer bir kefili olması nedeniyle davacı ile ... arasındaki iç ilişkiyi bilebilecek durumdaki bir kişi olduğunu, bu nedenle teminat senedini bu iç ilişkiyi bildiği halde ciro ile alıp icraya koyan davalının haksız olması nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır.
Yerleşmiş Yargıtay İçtihatları gereğince teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise bononun sözleşme ile bağlantısı ispatlanmalıdır. Sözleşmede ( Teminat Sözleşmesi ) senedin vade, keşide tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede ( teminat sözleşmesi) senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olmalıdır. ( Yargıtay HGK 15/09/2020 ve 2017/12/269 Esas 2020/591 Karar ) Dava konusu senetlerde teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığı gibi senedin teminat senedi olarak verildiğine dair senet borçlusu ( keşideci ) ... ile senet alacaklısı ( Dava dışı lehtar ... ) arasında yapılmış bir yazılı sözleşmede yoktur. Davalı ve davacının birlikte dava dışı banka kredi borçlusuna kefil olmaları tek başına bu senedin teminat senedi olduğunu göstermeyeceği gibi senedin lehtarı olmayan davalının bu senedin teminat senedi olduğunu bilmesi gerektiğini göstermez. Aksini düşünmek kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesine aykırı olur. Nitekim BAM kaldırma kararından sora alınan mali müşavir bilirkişisi de aynı kanaati paylaşmıştır.
Sonuç olarak davacı senetlerin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı gibi davalının bu senetlerin teminat senedi olduğunu bildiğini de ispatlamamıştır. Bu nedenle mükerrer ödeme var ise davacının lehtar dava dışı ... ' a karşı hakları saklı kalmak üzere davalı ...' a karşı açtığı davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Dosyada herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 karar ve ilam harcının, 496,62 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 118,78 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 29.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır