T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/246 Esas
KARAR NO :2026/392
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/04/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11/07/2023 tarihli Hazır Beton Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme ile davalı ... İli ... ... Mahallesi ... Sokak 255 Ada, ... Pafta, 33 Parselde bulunan inşaat için hazır beton tedarik edeceğini taahhüt ettiğini, inşaat devam ederken ... tarafından beton değerlerinin ölçüldüğünü ve oluşturulan Karot Basınç Değer Raporunda beton değerlerinin yönetmelik tarafından belirtilen değerlerden düşük geldiğini, bunun üzerine ... Belediye Başkanlığı tarafından inşaatın durduruldu ve yıkım kararı verildiğini, bunun üzerine davalıya zararların derhal giderilmesi ve inşaatın yıkılarak yeniden yapılması ile ilgili faaliyetlere derhal başlanması gerektiği ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından ihtara cevap verilmediğini, davalı şirketin dönüş yapmaması üzerinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyası ile inşaat seviyesinin tespitine yönelik rapor alındığını, inşaatın davalı şirket nedeniyle durdurulması ve yıkılması neticesinde inşaat teslim süresinin geciktiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararları olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte 5.000,00 TL belirsiz alacak, 5.000,00 TL kısmi alacak ve 50.000,00 TL manevi alacak talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat dava değerini 5.187.566,45 TL'ye manevi tazminat değerini 50.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 11/07/2023 tarihli sözleşme gereğince ... İli ... ... Mahallesi ... Sokak ... Ada, ... Pafta, 33 Parselde bulunan adreste müvekkili tarafından hazır beton dökümü gerçekleştirileceğini, inşaatın başlamasıyla birlikte beton dökümlerinin gerçekleştirildiğini, daha sonrasında hatalı beton bakımı, yanlış numune alımları ve yanlış ölçümler neticesinde belediye tarafından inşaatın durdurulasına karar verildiğinin ancak yaş numune değerleri, betonun maddesel olarak zamanla sertleşmesi vb. hususlar göz önünde bulundurulduğu takdirde davacının Laboratuvar sonuçlarında çıkan değerlerin dökülen betonun yerleştirme ve bakımının iyi yapılmamasından kaynaklı olduğu, açıklamış olduğumuz hususlar göz önünde bulundurulduğunda hazır betonun üretiminden çok dökümü, yerleştirilmesi ve bakımı aşırı önem arz etmekte olduğu, davacının sipariş etmiş olduğu tarihlerde hatta muhtemelen aynı gün ve aynı saatlerde bir çok farklı müşteri/şantiyeye de üretilen beton transfer edilmiş ve dökümü gerçekleştirildiğini ancak belirtilen tarihlerde üretilen ve dökümü gerçekleştirilen hiçbir müşterinin raporlarında olumsuz bir duruma rastlanmadığını, hiçbir inşaat durdurulmadığını ve yıkımı gerçekleştirilmediğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan rapor hükme esas teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davanın reddini talep etmiştir.
Dava; taraflar arasındaki hazır beton tedarik sözleşmesi kapsamında, davacının davalıdan aldığı betonun ayıplı olması nedeniyle betonun kullanıldığı inşaatın yıkılması nedeniyle doğan zararın ve kar kaybının tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunun ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyası, ... Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün inşaat Durdurma ve Yıkım Karar yazısı, Karot (Sertleşmiş Beton) Basınç Dayanım Tayini Deney Raporu, Hazır Beton Sözleşmesi, Taşeron Sözleşmeleri, Fatura ve Ödeme Dekontları, Banka Kayıtlarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle;
Dosyanın davalının sattığı betonun ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde açık ayıplı mı yoksa gizli ayıplı mı olduğu, tarafların kusur durumları, davacının taleplerinin haklı kabul edilme ihtimaline binaen dava dilekçesinde A-E aralığında belirttiği zarar kalemlerinin her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılması, delil tespiti dosyasının raporda tartışılması, yönünde rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişi olarak SMMM Habip Kullukcu, inşaat yüksek mühendisi ... ... ve borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman Prof. Dr. ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 03/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu idari adres olarak İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak,No:26 kapı numaralı ve tapuda İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 255 ada, 33 parsel sayılı taşınmaza yönelik dosya kapsamındaki bilgi, belge ve bilirkişi tespit raporu birlikte incelendiğinde, Mali yönden Davacının A-E aralığında zararının İşçi ücretleri ve SGK ödemeleri olarak 474.792,15 TL, davacının ticari defterlerinde ödediği 857.520,00 TL tutarlı çeklerden karşılıksız kalan hizmetten dolayı 395.804,01 TL olmak üzere toplam 870.596,76 TL zararının olduğu,
İnşaat Mühendisliği Yönünden; Karot numune sonuçları da değerlendirildiğinde her iki kriteri sağlamadığı için beton karot sonucu olumsuz değerlendirilmiş olup betonun ayıplı olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır, numunelerin standartlarla belirlenen süre sonunda yani 7 gün, 28 gün ve karot numune sonrası çıkan sonuca göre gizli ayıp olduğu değerlendirilmektedir. Büyükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.03.2024 tarih ve ... D. İş dosya numaralı bilirkişi heyeti tespit raporunda bulunan pursantajlar incelendiğinde inşaat seviye tespiti yapılan toplam 9021,95 oranının *015,18'lik kısmının zararının dava dışı ... firması kusurundan kaynaklandığı, kalan *46,77 oranının ise davalı beton firması sorumluluğunda olduğu, yıkım öncesi inşaat maliyeti 2.143.338,48 TL olarak hesaplanmıştır. Yıkım öncesi bedeli olan 2.143.338,48 TL ile yıkım sonrası tespit edilen seviyeye ulaşması için gerekli maliyet aynı olup talep edilen bedel mükerrer olduğu değerlendirilmektedir. Yönetmeliğin ilgili maddesi ve dava konusu taşınmazın statik proje tasarım sınıfı olan C30 betonu olması sebebiyle dosyaya sunulan deliller kapsamındaki İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Aralık 2023 tarih ve 2023/... sayılı, Ocak 2024 tarih ve 2023/... sayılı teknik raporlarındaki hususlara iştirak etmemekte olduklarını,
Borçlar Hukuku Mevzuatı Açısından Sonuçların;
Teknik bilirkişi tarafından, yukarıda, “betonun ayıplı olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.”; “Dolayısıyla açık ayıp olmayacağı, numunelerin standartlarla belirlenen süre sonunda yani 7 gün, 28 gün ve karot numune sonrası çıkan sonuca göre gizli ayıp olduğu değerlendirilmektedir.” tespitlerinin yapıldığı, TBK m. 219 f.2'nin, “Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” hükmünü içerdiği, 15 Ocak 2024 tarihli davacı İhtarnamesindeki, "İnşaat durdurma kararı ile birlikte, tarafınızca teslim edilen betonun ayıplı olduğu öğrenilmiş olup, tarafınız ile derhal iletişime geçilmiş ve durum izah edilerek ayıplı ürün/eksik iş ile ilgili müvekkil tarafından bildirimde bulunulmuştur. Buna göre, tüm masraf ve bedel tarafınıza ait olmak üzere, inşaatın güçlendirme faaliyetine derhal başlanmasını, inşaatın güçlendirilmesi ile ilgili projenin kabul edilmemesi halinde ise yapının yıkılarak -zararlar ve masraflar tarafınıza ait olmak üzere – yeniden yapılmasını ihtaren bildiririz” beyanları, TBK m.227’de hükme bağlanan, alıcının seçimlik hakkını kullanması olarak yorumlanırsa, TBK m.227’nin 2.fıkrasında ise, “Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.” hükmünün yer aldığı, yönünde görüş bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması amacıyla; betonun ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın, ürünün davalı tarafından teslim edildiği esnada mı mevcut olduğu yoksa betonun muhafazası veya sulandırılması gibi işlemlerden kaynaklı gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak belirlenip belirlenemeyeceği, ayıplı olması halinde açık ayıplı mı yoksa gizli ayıplı mı olduğu, tarafların kusur durumları, davacının taleplerinin haklı kabul edilme ihtimaline binaen dava dilekçesinde A-E aralığında belirttiği zarar kalemlerinin her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılması, ve talep edilebilecek miktarın her madde yönünden açıkça belirtilmesi, delil tespiti dosyası, davalı vekilince sunulan uzman görüşü ve mahkememizce alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporundan ayrı kalınan yerler olması halinde bunların sebeplerinin raporda tartışılmasının istenilmesi yönünde rapor alınmasına karar verilmiş ve dosyanın önceki heyette yer alan bilirkişi SMMM ...'nun yanına inşaat mühendisi Prof. Dr. ..., inşaat yüksek mühendisi ... ve inşaat mühendisi Prof. Dr. ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 11/06/2026 tarihli bilirkişi raporu, 18/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve 16/02/2025 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 11/06/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; dosya içerisindeki mevcut belge ve bilgiler esas alınarak yapılan tespit ve hesap ile değerlendirmeler neticesinde, davacı yanın davalı yandan ; Cari hesaptan kaynaklı olarak 395.804,01 TL, 2023 yılı Ağustos ayı ile 2024 yılı Nisan ayı arasında ödediği Ücret ve SGK primlerinden dolayı 474.792,75 TL olmak üzere toplam 870.596,76 TL zararının olduğu, Kök rapordaki mali inceleme bölümünün değişmediği, dava konusu uyuşmazlığa esas bina inşaatının, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1374. Sokak, No: 26 adresli ve tapunun 255 Ada, 33 parselli taşınmaz üzerinde yer aldığı, davacı alıcı ile davalı satıcı arasında düzenlenen 11/07/2023 tarihli “Hazır Beton Sözleşmesi” kapsamında, davacıya teslim edilen beton malzemesinin döküm aşaması sonrası ile laboratuvar deney sonuçlarının ortaya çıkması sürecinde gizli ayıp niteliğinde olduğu, dava dışı ... Kuruluşu olan ... ... Ltd.Şti, tarafından 04/09/2023 tarihinde kırımı yapılan TEMEL BETONU sonuçlarının düşük gelmesi nedeniyle 05/09/2023 tarihli Yapı Durdurma Tutanağı düzenlenmesi ile gizli ayıp durumunun ortadan kalktığı, laboratuvar sonuçlarından, dava konusu yeni yapı inşaatının temel ve zemin katlarında kullanılan beton malzemesinden alınan numunelerin, taraflar arasında düzenlenen 11/07/2023 tarihli “Hazır Beton Sözleşmesi”nin 3. maddesinde verilen C30 Beton sınıfının sağlaması gereken basınç mukavemet değerlerini sağlamadığı, dava konusu yeni bina inşaatının Zemin kat kolon-tabliye elemanından 07/08/2023 tarihinde alınan taze beton numuneler üzerinde 04/09/2023 tarihinde gerçekleştirilen 28 günlük basınç dayanımı deneyi sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanım sonucunun 35,80 MPa olduğu, 01/09/2023 tarihinde alınan taze beton üzerinde, 29/09/2023 tarihinde yapılan 28 günlük beton basınç dayanımı testi sonucunda, ortalama değerin 25,50 MPa olarak hesaplanması nedeniyle her iki taze betondan alınan numuneler üzerinde gerçekleştirilen 28 günlük standart beton basınç dayanımı sonucunda elde edilen deney sonuçlarının sözleşme gereği olması gereken ... sınıfı beton için standart değerin altında olması nedeniyle davalı satıcının ayıplı ürün teslim ettiğinin ortaya çıktığı, Hazır Beton Sözleşmesinde belirtilen C30 sınıfı betonun, bu niteliklere haiz olacak şekil davacıya teslim edilmediği, dava konusu zararın ortaya çıkmasında esaslı nedeninin; yeni bina inşaatında kullanılan beton malzemesine ait basınç mukavemet değerlerinin; hem proje değerini hemde TBDY-2018 de verilen değeri sağlamaması olduğu, heyetimizce yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucu, davalı Satıcının, sözleşme konusu, bina inşaatında kullanılan beton malzemesine ait basınç mukavemet değerlerinin; hem proje değerini hemde TBDY-2018 de verilen değeri sağlamaması nedeniyle, %22 tamamlanma oranının %68,18’sine karşılık gelen %15 ağırlık derecesi kısmından sorumlu olduğu, kalan %7 lik ağırlık derecesi kısımdan (zararın artmasından) ise davacı ve ... kuruluşunun birlikte sorumlu olduklarının hesap edildiği, dolayısıyla davalı Satıcının sorumlu olduğu zarar bedeli toplamının, (yeniden inşa bedeli ve inşaat yıkım bedeli toplamından) 1.515.005,00TL olarak hesap ve takdir edildiği, İnşaat Mühendisliği bağlamında fen ve sanat kuralları gereği ilgili yönetmelik, şartname, meslek kuralları ve standartlar ışığında beton santralinin sorumluluğunun taze betondan alınan numuneler üzerinde 28. günde gerçekleştirilen beton basınç dayanımı deneyiyle tespit edildiği, 07/08/2023 tarihinde alınan taze beton numuneler üzerinde 04/09/2023 tarihinde gerçekleştirilen 28 günlük basınç dayanımı deneyi sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanım sonucunun 35,80 MPa olması, 01/09/2023 tarihinde alınan taze beton üzerinde, 29/09/2023 tarihinde yapılan 28 günlük beton basınç dayanımı testi sonucunda, ortalama basınç dayanımı değerinin 25,50 MPa olarak elde edilmesi sonucunda her iki deney sonucu bir arada değerlendirildiğinde sözleşmede anılan ... sınıfı beton için standartta sağlanması gereken ortalama beton basınç dayanımı değerinin altında olduğundan, söz konusu betonun ilgili beton firmasından ayıplı olarak gönderildiğinin net olduğu ve kesin olarak söyleneceği, dolayısıyla davalı tarafından teslim edildiği anda ayıplı olduğunun kesin olduğu, beton santralinden yapı sahibi tarafından siparişle talep edilen ... sınıfı betonun gerçekten de projede öngörülen ... sınıfı beton olup olmadığını denetlemek üzere ... sistemi eliyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yetki belgeli laboratuvarlarca numune alınarak laboratuvara getirilen ve 28 gün boyunca standart kür havuzunda bekletilip akabinde de beton basınç dayanımı deneyine tabi tutulan betondan taze halde iken numune alınmasından maksadın beton santralinin projede öngörülen ve proje sınıfına göre sipariş edilen betonun şantiyeye sipariş edildiği sınıfta gönderilip gönderilmediğini tespit etmek olduğundan, betonun ayıplı olduğunun kesin olarak söylenebileceği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Aldırılan 18/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle;dosya içerisine kök rapor sonrasında sunulan yeni belge ve bilgiler esas alınarak yapılan tespit ve hesap ile değerlendirmeler neticesinde, dava konusu zararın ortaya çıkmasında esaslı nedeninin; yeni bina inşaatında kullanılan beton malzemesine ait basınç mukavemet değerlerinin; hem proje değerini hemde TBDY-2018 de verilen değeri sağlamaması olduğu, kök raporumuzdaki uyuşmazlık konusu teknik değerlendirmeler (taze beton mukavemet değerleri) ile kusur oranı yönelik değerlendirmelerimizde herhangi bir değişikliğin olmadığını, yukarıda gerekçelendirilen nedenler ve yeni sunulan belgeler esas alınarak yeniden yapılan hesaplamalardan ise; davalı Satıcının sorumlu olduğu zarar bedeli toplamının 4.316.969,69TL (KDV dahil) olarak hesap ve takdir edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Aldırılan 16/02/2025 tarihli bilirkişi 2. Ek raporundan özetle; Mali Yönden Sonuç; Davacı yan 474.792,75 TL ücret ve SGK ödemesi, tarafların incelenen ticari defterlerinde cari hesap yönünden bakiyelerin birebir aynı olduğu, davacı yan davalı yandan 395.804,01 TL olmak üzere toplam 870.596,76 TL alacaklı olduğu,
Teknik Yönden Tespitler ve Sonuç;
Gerek kök raporumuz ve gerekse ek raporumuzda yapılan tespit, değerlendirmeler ile hesaplamalardaki görüş ve kanaatimizi değiştirecek nitelikte dosyasına sunulu herhangi bir yeni belge görülememiştir. dolaysıyla teknik heyetimizce kök ve ek raporda ulaşılan aşağıda tekraren verilen kanaatimizde bir değişiklik söz konusu olmadığı, dava konusu zararın ortaya çıkmasında esaslı nedeninin; yeni bina inşaatında kullanılan beton malzemesine ait basınç mukavemet değerlerinin; hem proje değerini hemde TBDY-2018 de verilen değeri sağlamaması olduğu, kök raporumuzdaki uyuşmazlık konusu teknik değerlendirmeler (taze beton mukavemet değerleri) ile kusur oranı yönelik değerlendirmelerimizde herhangi bir değişikliğin olmadığını, yukarıda gerekçelendirilen nedenler ve yeni sunulan belgeler esas alınarak yeniden yapılan hesaplamalardan ise; davalı Satıcının sorumlu olduğu zarar bedeli toplamının 4.316.969,69TL(KDV dahil) olarak hesap ve takdir edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Taraflar arasındaki hazır beton sözleşmesi, cari hesap kayıtları ve fatura örneğinden, davacının yaptırdığı inşaat için davalıdan beton satın aldığı ve bedelini davalıya ödemiş olduğu görülmüştür.
Davacı, davalının teslim ettiği betonun sözleşmede yazılı beton cinsinden olmadığını, yapılan ölçümlerde bunun tespit edildiğini ve belediye tarafından inşaatın yıkımına karar verildiğini, davalının ayıplı mal teslimi yaptığını, inşaatın yıkımının yapıldığını bu yıkım nedeniyle; inşaat yıkım masraflarının yıkım öncesi inşaat için yapılan masraflarının, yıkım sonrası inşaatın aynı seviyeye kadar tekrar yapımı için yapılan masraflarının olduğunu, inşaatın teslim süresi geciktiğinden menfi ve müspet zararlarının olduğunu, sözleşme bedelinin tamamını ödemiş olduklarını ancak işin tamamı yapılmadığından yaptıkları fazla ödemenin ve manevi zararlarının tahsilini istemiştir.
Dosya kapsamında bulunan Değişik İş tespit dosyası, karot basınç dayanım tayini deney raporu, durdurma tutanağı Laboratuvar raporu, ... Belediyesi'nin yapı durdurma ve yıkılma yazısı ve çekilen ihtarname örnekleri ile aldırılan bilirkişi raporlarından, davalının davacının mütahhitliğini yaptığı inşaata sattığı betonun İnşaat Mühendisliği bağlamında fen ve sanat kuralları gereği ilgili yönetmelik, şartname, meslek kuralları ve standartlar ışığında beton santralinin sorumluluğunun taze betondan alınan numuneler üzerinde 28. günde gerçekleştirilen beton basınç dayanımı deneyiyle tespit edildiği, 07/08/2023 tarihinde alınan taze beton numuneler üzerinde 04/09/2023 tarihinde gerçekleştirilen 28 günlük basınç dayanımı deneyisonucunda elde edilen ortalama basınç dayanım sonucunun 35,80 MPa olması, 01/09/2023 tarihinde alınan taze beton üzerinde, 29/09/2023 tarihinde yapılan 28 günlük beton basınç dayanımı testi sonucunda, ortalama basınç dayanımı değerinin 25,50 MPa olarak elde edilmesi sonucunda her iki deney sonucu bir arada değerlendirildiğinde sözleşmede anılan ... sınıfı beton için standartta sağlanması gereken ortalama beton basınç dayanımı değerinin altında olduğundan, ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, bu ayıp nedeniyle %21,95 oranında tamamlanmış olan inşaatın yıkımının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesindeki maddi zararına ilişkin belirsiz alacak talebini 4.791.762,44 TL'ye kısmi alacak talebini ise 395.804,01 TL'ye yükseltmiştir. Aldırılan ve denetime açık olan bilirkişi raporlarıyla ayıp nedeniyle zararın oluşmasında davalının %68,18 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sunulan fatura ve tüm dosya kapsamına göre davacının ayıplı beton kullanılarak yapılan inşaatın yıkım masrafının 180.000,00 TL olduğu davalının, %68,18 kusur durumuna göre bu masrafın 122.724,00 TL'sinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yıkılan inşaatın yeniden yapılmasına ilişkin masraflar ve maliyetin artmasından kaynaklı zararlar yönünden yapılan incelemede ise; her ne kadar mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ayıplı beton kullanılarak yapılan inşaatın tamamlanma seviyesi %22 olarak belirlenmiş ve bu orana göre hesaplama yapılmış ise de; davacı dilekçeler aşamasında inşaatın tamamlanması seviyesini %21,95 olarak belirttiğinden bu taleple bağlı kalınması gerektiğinden yıkım sonrası inşaatın aynı seviyeye getirilmesi hususunda bu oranın dikkate alınması gerekmiştir. Dosya kapsamına göre toplam inşaat alanının 678,10 metrekare olduğu 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda 2024 yılı için binanın yeniden yapım maliyetinin %100 tamamlanma oranına göre 13.670.497,00 TL (KDV hariç) olarak hesaplandığı, bu hususun mahkememizce de uygun bulunup benimsendiği, buna göre binanın %21,95 seviyesine kadar tekrar yapılması maliyetinin (13.670.497,00 TL x %21,95) 3.000.674,09 TL olduğu, davalının % 68,18 kusur durumuna göre bu bedelin (3.000.674,09 TL x %68,18) 2.045.589,59 TL'sinden sorumlu olduğu, bu durumda davalının inşaatın yeniden %21,95 seviyesine kadar yapılması için gerekli masraflardan sorumluluğunun KDV dahil (2.045.589,59 TL x %20) 2.455.031,50 TL olduğu, öte yandan ayıplı ifa nedeniyle inşaatın yıkılıp yeniden yapılması ile inşaatın tamamlanma sürecinin uzadığı ve bu durumunda maliyetlerin artmasına sebebiyet verdiği ve bu şekilde davacının zarara uğradığı, davalının kusur oranında bu zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere inşaatın tamamı için 2024 yılı yapım masrafı ile 2023 yılı yapım masrafı arasındaki farkın (13.670.497,00 TL - 8.544.060,00 TL) 5.126.437,00 TL (KDV hariç)) olduğu, yeniden yapım maliyeti arasındaki farkın KDV dahil 6.151.724,40 TL olduğu davalının kusuruna isabet eden kısmın (6.151.724,40 TL x % 68,18) 4.194.245,69 TL olduğu ancak bu bedelin içinde az yukarıda hesaplanan inşaatın %21,95 seviyesine getirilmesi masrafı da bulunduğundan bu kısmın düşülerek kalan kısım olan %78,05 yönünden hesaplama yapılması gerektiği, bu durumda da davacının (4.194.245,69 TL x %78,05) 3.273.607,76 TL zararından davalının sorumlu olduğu, sonuç olarak inşaatın yıkılıp yeniden aynı seviyeye getirilmesi yönünden 2.455.031,50 TL, maliyetlerin artması nedeniyle 3.273.607,76 TL olmak üzere toplam 5.728.640,26 TL davacının zararının bulunduğu, davacının bu zarar kalemi yönünden talebini 4.316.969.69 TL olarak belirlediğinden taleple bağlı kalınması gerektiği ve bu zarardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı alıcı ile davalı satıcı arasında düzenlenen 11/07/2023 tarihli “Hazır Beton Sözleşmesi” kapsamında davacının davalıya sözleşme bedelinin tamamını ödediği, davalı satıcının teslim ettiği betonlar için düzenlenen faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki taraf ticari defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu buna göre davacı tarafça bedeli ödenen ancak henüz teslim edilmeyen betondan dolayı 395.804,01 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığından sonuç olarak; yıkım sonrası inşaatın %21,95 seviyesine getirilme masrafları, inşaat yıkım masrafları, inşaatın gecikmesi nedeniyle doğan zararın ve beton bedeli ödemesinden kalan alacak ile birlikte toplam zararın (122.724,00 TL+5.728.640,26 TL+395.804,01 TL) 6.274.168,27 TL olduğu, denetime açık, bilimsel ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporlarından anlaşılmış olup, davacının talebiyle bağlı kalınarak 5.187.566,45 TL maddi zararı üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne, manevi zarar şartları oluşmadığından bu yöndeki davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının Maddi Tazminat Davasının Kabulüne,
5.187.566,45 TL'nin 15/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilerek (avans faizini geçmemek koşulu ile) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
a-Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 354.362,66 TL karar ve ilam harcından, 1.024,65 TL peşin ve 88.450,00 TL ıslah/tamamlama harcının mahsubu ile geriye kalan 264.888,01 TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından ödenen 1.024,65 TL peşin harç ve 88.450,00 TL ıslah/tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c-Maddi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 684.632,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davanın Manevi Tazminat Davasının Reddine,
a-Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b-Manevi tazminat talebi yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 427,60 TL başvuru harcı, 90.375,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti masrafları olmak üzere toplam 90.802,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 89.935,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 25.500,00 TL bilirkişi ücreti masrafını yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 243,43 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 3.565,63 TL 'sinin davalıdan alınıp, 34,37 TL'sinin davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.14/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy