T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/288 Esas
KARAR NO:2024/622
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/05/2024
KARAR TARİHİ:07/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin klimasına servis ve işçilik hizmeti verdiğini, akabinde davalı firmaya 17.405,00 TL bedelli, ... fatura nolu, 17.05.2023 fatura tarihli e arşiv faturasını kesmiş olduğunu, bu borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından .... Noterliği'nin 31.05.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve bu borcun 7 gün içerisinde ödenmesi ihtaren talep edildiğini, ancak ihtarnameden de sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı taraf aleyhine .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takiplere özgü icra takibi başlatıldığını, davalı taraf bu borca haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek öncelikli olarak borçlunun yargılama aşamasında üzerine kayıtlı oto ve gayri menkulleri başkasına satma ve devretme gibi bir borçtan kaçma yoluna başvurmaması için, borçlunun üstüne kayıtlı gayrimenkul ve otonun kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, yasal dayanağı olmayan itirazın iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, 28.05.2024 tarihli müzekkere cevabı ile ... tarafından verilen müzekkere cevabı ile davacı ...'ın Esnaf ve Sanatkar Odası'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiğinin bildirildiğini, davacı tarafça düzenlenen 17.05.2023 tarihli ... numaralı 17.405,00-TL bedelli faturaya ilişkin servis ve işçilik hizmeti müvekkilince talep edilmemiş ve alınmamış olduğunu, taraflar arasında böyle bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin almadığı hizmete karşılık herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının esnaf olması ve taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmaması sebebiyle davacının tanzim ettiği fatura ile TTK md.21/2'de düzenlenen kariden yararlanma hakkı bulunmadığını, davacı icra takibine konu edilen 17.405,00 TL tutarında alacaklı olduğunu iddia ediyorsa, faturaya konu edilen hizmete dair bir anlaşma olduğunu, ayrıca hizmetin sağlandığını ve bedelinin de anlaşmaya uygun olduğunu ayrı ayrı ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı taleplerle açmış olduğu davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER:
Dosyada; .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere yazı cevabı, ... VD'si müzekkere yazı cevabı, .... Noterliği müzekkere yazı cevabı, ... Odası Başkanlığı müzekkere yazı cevabı, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere yazı cevabı, Kasımpaşa VD'si müzekkere yazı cevabı, Arabuluculuk Tutanağı, borca itiraz dilekçesi delil olarak bulunmaktadır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafın faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davalının tacir olduğunda şüphe yok ise de; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davacının sicile kaydının bulunmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkere cevabına göre davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, gelirinin V.U.K 177. Maddesinde belirtilen sınırları aşmadığı, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen yazı cevabına göre de davacının ... Odası'na kayıtlı olduğu, bu halde davacının tacir değil esnaf olduğu davanın da 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı bu nedenle mahkememiz uyuşmazlık bakımından görevli olmayıp uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olduğu ve her aşamada mahkemece resen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına,
4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.
07/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı