T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/307 Esas
KARAR NO :2024/847
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/05/2024
KARAR TARİHİ:12/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında 17/05/2021 (17/06/2021 yürürlük) tarihli alım satım sözleşmesi uyarınca ... ...) ürününün 12 ünite tedariği hususunda anlaşıldığını, söz konusu sözleşme uyarınca ünite başına 3.850,00 Euro ödeneceğini, müvekkili tarafından davalı ...'ın isteği üzerine ...'ın hesabına 18/06/2021 ve 13/08/2021 tarihlerinde 5.000,00, 12.000,00 ve 32.270,00 Dolar ödeme yapıldığını, söz konusu sözleşmede davalı ...'ın yükümlülüğünde bulunan gümrük ve vergi gibi yan giderlerin çıktığı ve masraf yapıldığı iddia edilerek müvekkilinden 13.000,00 Euro talep edildiğini, müvekkilinin 29/11/2021 tarihinde sahaf/change office aracılığıyla ödemeyi gönderdiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin ödemeleri yapmasından itibaren 18 hafta içerisinde ürün teslimi gerçekleşmesi hususunda anlaşılmış olmasına rağmen davalı ...'ın edimi yerine getirmediğini ve temerrüte düşüldüğünü ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkili tarafından ödenen 17.000,00 Dolar, 13.000,00 Euro ile 5.000,00 TL menfi zararın davalı ...'tan, 37.270 Dolar'ın ise davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İran vatandaşı ve ikametgah adresinin de Tahran olduğunu, bu bağlamda teminat yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkilinin adresinin ... adresi olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını ve söz konusu sözleşmede Kaz Alfa Group International Trade Limited şirketinin kaşesinin yer aldığını, kaşe haricinde herhangi bir imza bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yeri ... olduğundan dolayı yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi oluduğunu ve dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacının İran'da mukim olması sebebiyle yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, dava konusu sözleşmede müvekkilinin taraf olmaması sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin söz konusu sözleşmede imzasının bulunmadığını, müvekkilinin hesabına ödeme yapılmasının müvekkilini sözleşmenin tarafı yapmayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekilleri esasa cevap süresi içerisinde sunmuş oldukları cevap dilekçeleri ile genel yetki kuralı gereği yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunmuş; davacı taraf ise, taraflar arasındaki sözleşme gereği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Taraflar arasında görülmekte olan eldeki davada öncelikle çözümlenmesi gereken sorun; mahkememizin bu davaya bakmakta yetkili olup olmadığı noktasındadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olup; aynı yasanın 10.maddesi gereğince sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği öngörülmüştür. Bunun yanında yine aynı yasanın 17.maddesi gereğince tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklarda bir veya birden fazla mahkeme, sözleşme ile münhasıran yetkili kılınabilir. Bu durumda taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır. Başka bir anlatımla, sözleşmeyle belirlenen mahkeme, münhasıran davaya başmakta yetkili hale gelir.
Somut olayda davalılar adına çıkartılan tebligatlar, mahkememiz yetki sınırları dahilindeki dava dilekçesinde Şişli olarak gösterilen adreslerde tebliğ edilememiş olup; davalı ...'e mernis adresi itibariyle Güngören ilçesinde tebligat yapılmış, diğer davalı ise vekil ile temsil edildiğinden vekalette gösterdiği adresin (mernis adresinin) Çekmeköy olduğu görülmüştür. Davacının ise Türkiye'de yerleşim yeri bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede ise herhangi bir yetki şartı bulunmadığı gibi, ifa yeri de gösterilmemiştir.
Bu açıklamalara göre somut uyuşmazlık bakımından eldeki davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmayıp; davalılarca esasa cevap süresinde usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunulmuş olması, HMK' nın 6. md. gereğince genel yetki kuralına göre davalılardan bir tanesinin adresi itibarıyla yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesini yetkili mahkeme olarak seçmeleri nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Her iki davalının yetki ilk itirazlarının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine,
2-Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde HMK.nın 20.maddesi gereğince yasal sürede başvuru halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına mahkememizce karar verileceğine,
4-Harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.
12/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır