T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/334 Esas
KARAR NO :2025/382
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/10/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirket aleyhine İsparta İcra Müdurlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu şirket tarafından Isparta İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine, borca, borcun faizine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun itirazı ile birlikte Isparta İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafından icra takibi dosyasına yapılan itirazın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu bu sebeple borçlunun icra takibine itirazının iptali ile Isparta İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin devamına karar verilmesini, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkili şirket ile arasındaki ticari sözleşmeye uygun hareket etmeyerek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini bu sebeple davanın reddine ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkilinin lehine icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İddianın ileri sürülüş biçimi ve sunulan belgelerden taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2007/6459 Esas- 2008/3801 Karar sayılı kararı)
Eldeki dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığı zorunludur. Bu husus özel dava şartı olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de gözetilmelidir.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda kural olarak, vatandaşların sözleşmelerde döviz cinsinden bedel kararlaştırmaları yasaklanmıştır. Eldeki uyuşmazlığa konu fatura tarihleri bakımından yürürlükte olan söz konusu Tebliğde değişiklik yapılmasına dair 2018-32/52 numaralı Tebliğin 8.maddesinin 8.bendine göre döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde sözleşme bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi mümkündür. Anılı düzenlemenin mevhumu muhalifinden döviz cinsinden maliyet içermeyen eser sözleşmelerinde sözleşme bedelinin döviz cinsinden kararlaştırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Yine 2004 sayılı İİK'nın 58/3 fıkrası uyarınca alacağın Türk parası ile tutarının ve alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin de takip talebinde bulunması gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; eldeki davanın taraflarının Türk şirketleri olduğu, takibe konu fatura tarihleri itibariyle 2018-32/52 numaralı Tebliğin cari olduğu, tarafların sözleşmenin döviz cinsinden maliyet içerdiğine dair iddiası bulunmadığı gibi bu yönde bir delilin de sunulmadığı, bu nedenle davacının takibe konu fatura bedellerinin TL'ye çevirerek takip yapması gerekirken, bu kurala riayet etmediği, bununla beraber bu hususun davalının kötüniyet tazminatı istemine vücut vermeyeceği (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2021/1803 Esas, 2024/310 Karar sayılı kararı) ; ayrıca USD üzerinden başlatılan takipte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının istendiğinin belirtilmediği, bu haliyle de takibin geçerli olmadığı göz önüne alınarak davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2024/7532 Esas, 2025/731 Karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
E-İmzalı
Hakim ...
E-İmzalı