T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/429 Esas
KARAR NO :2025/537
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/07/2024
KARAR TARİHİ:11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının bonoya dayalı olarak davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davacının bonoya konu borçtan ( 600.000,00 TL ) daha fazlasını davalıya ödediğini, 18/09/2023 tarihinde 336.000,00 TL ve 04/03/2024 tarihinde 312.820,00 TL' yi iade açıklaması ile davalının çalışanı olan ... hesabına ödendiğini, 13/05/2024 tarihinde 60.000,00 TL ve 30.000,00 TL olarakta ... ... hesabına ödeme yapıldığını, davacı borçlunun adresinin ... olup yetkisiz icra müdürlüğünde takibi yapıldığından yetkisiz icra müdürlüğünün dosyasında yetkili icra müdürlüğüne gönderilme kararının verilmesini, davanın kabulü ile davacının dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan sonra arabuluculuk tutanağının alınmasının dava şartı ihlali olduğunu, ticaret mahkemesinin yetki konusunda karar veremeyeceğini, davalının borcu inkar etmediğini, bu bononun karşılığının ödendiğinin ispatının davacıda olduğunu, davacının gösterdiği ödemelerin bononun keşide tarihinden önce ki tarihe ait dekontlar olduğunu, diğer iki ödemenin ise davacının başka bir borcundan dolayı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın konusu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna konu edilen bono nedeniyle ödeme yapıldığından borçlu olunmadığı şeklindeki menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasında bononun varlığı ve imzanın davacıya ait olduğu konusunda ihtilaf yoktur. Yani davacı bu bonoyu kabul etmektedir. Bononun keşidecisi davacı olup lehtarı da davalıdır. Keşide tarihi 22/04/2024 tarihi olup vade tarihi 30/06/2024 tarihidir. Bedeli ise 600.000,00 TL' dir.
Davacı yetki itirazında da bulunmuş ise de bononun keşide yeri İstanbul olup yargıtay içtihatları gereği İstanbul ibaresinden İstanbul Adliyesi ( Çağlayan Adliyesi ) anlaşılması gerektiği şeklindedir. İİK 50/1 maddesine göre takibe esas alan akdin yapıldığı icra dairesi de yetkilidir. Bonoda keşide yeri İstanbul olarak yazıldığına göre İstanbul İcra Daireleri yetkili olup davacının icra dairesi yetkisizdir şeklindeki beyanına itibar edilmemiştir. Mahkememizin yetkisi konusunda davalının itirazı olmadığından bu hususu değerlendirmeye gerek yoktur.
Davacı dava konusu bonoyu inkar etmediği gibi imza inkarında da bulunmamıştır. Bu yüzden bono üzerinde bilirkişi incelemesi yapmaya gerek yoktur. Davacı ödeme iddiasında bulunmuş ve 4 adet dekont sunmuştur.
Bononun keşide tarihi 22/04/2024, vade tarihi 30/06/2024 ' tür. Davacı ise 4 adet ödeme iddiasında bulunmuştur. Bunların listesi yapıldığında;
Sıra
Ödeme Tarihi
Gönderen
Alıcı
Tutar
1
04/03/2024
Davacı ... ...
...
312.820,00
2
18/09/2023
Davacı ... ...
...
336.000,00
3
13/05/2024
Davacı ... ...
Davalı ... ...
30.000,00
4
13/05/2024
Davacı ... ...
Davalı ... ...
60.000,00
Tablodan da anlaşılacağı üzere davacının yaptığı ödemelerin 3 ve 4.sıradaki 30.000,00 TL ve 60.000,00 TL ' lik toplam 90.000,00 TL ' lik kısmı davalıya yapılmış, ilk iki sıradaki 312.820,00 TL ve 336.000,00 TL ' lik kısımlar ise 3.kişi ...' a yapılmıştır. Yine tüm ödemeler vade tarihinden önce yapılmış olup 2.sıradaki ...' a yapılan 336.000,00 TL ' lik ödeme dava konusu bononun düzenleme tarihinden önce yapıldığından, bunun ( 312.820,00 TL' lik ödemenin ) bono bedelinin ödenmesi olarak kabulü mümkün değildir. Yine bilirkişinin yaptığı ticari defter incelemesinde dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını rapor etmiştir.
Davalı vekili 13/05/2025 tarihli duruşmada davalının tacir olmadığını, bu yüzden bilirkişi incelemesine sunmadıklarını beyan etmiştir. ... Vergi Dairesi' nden gelen 15/05/2025 tarihli cevabi yazısında davalı ... ...' in işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının yaptığı ödemeleri ispatlaması gerekir.
Davacı 4 adet ödeme dekontu sunmuştur. Bu dekontlardan yukarıda bahsedilen 18/09/2023 tarihli 336.000,00 TL bedelli olanı bononun keşide tarihinden önce oluşu ve alıcının ... oluşu nedeniyle bono ödemesi olarak kabulü mümkün değildir. Yine 1.sıradaki 04/03/2024 tarih 312.820,00 TL' lik ödeme bononun keşide tarihinden sonra olup dava konusu bono için olduğu iddia edilmiş ise de alıcısı 3.kişi olan ...' dır. Açıklama kısmında Alıcı = ... - iade ödeme Al.hs:yazılmış olup bu ödemenin dava konusu bono için veya davalı ... ... için yapıldığına dair bir açıklama yoktur. Davacının alıcı 3.kişi ...' a karşı hakları saklı kalmak üzere bu ödemenin de bono için yapıldığı ispatlanamadığından bu ödemenin de hesaba katılması mümkün değildir.
Davacının davalıya ödeme yaptığına dair 2 adet dekont vardır. Her ikisinin de tarihi bononun keşide tarihinden sonrasıdır. Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde bu ödemelerin başka alacaklar için olduğunu savunmuş is ede bu konudaki ispat yükü bu sefer davalıya geçmiş olup bu savunmasını ispatlayamadığından yukarıdaki tablonun 3.ve 4.sırasındaki 13/05/2024 tarihli 30.000,00 TL ve 60.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL bedelli ödemelerin bu bono için yapıldığı kanaatine varılarak davacının dava konusu 600.000,00 TL ' lik bono için 90.000,00 TL ' lik asıl alacak kısmı için borçlu olmadığının tespiti gerekir. Vade tarihinden önce ödeme yapıldığından icra takibinde işlemiş faiz hesabı da değişecektir. 600.000,00 - 90.000,00 = 510.000,00 TL üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Yani ödeme tarihi geldiğinde 600.000,00 TL yerine 510.000,00 TL üzerinden ödeme tarihi olan 30/06/2024 tarihinden takipteki ödeme emri tarihi olan 05/07/2024 tarihine kadar denetime açık işlemiş faiz hesabı yapılması gerekir. Bu hesap için ayrıca ek rapor alınmasına gerek olmayıp mahkememizce denetime elverişli olarak yapılmıştır.
Toplam 5 günlük faiz hesabı yapılacaktır. Bu 5 günlük dönemde ticari temerrüt faizi %48 ' dir. Bu durumda ( 510.000 x 5 Gün x %48 ÷ 36500 = 3.353,42 ) TL yapmaktadır. Takip talebinde bu miktardan daha düşük olan 2.248,77 TL için işlemiş faiz istendiğinden taleple ve icra takibi ile bağlılık ilkesi gereği 2.427,77 TL üzerinden hesaplama yapılmalıdır.
Bu durumda davacının yaptığı toplam 90.000,00 TL ödemenin icra takibine konu 604.228,77 TL' den çıkartılması gerekir. 604.228,77 - 90.000 = 514.228,77 TL davacının bu icra takibinde davalıya bu bonodan dolayı borcu bulunmaktadır.
Sonuç olarak 90.000,00 TL için davanın kısmen kabulü yoluna gidilirken geriye kalan kısım için davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir uygulanmadığından irca inkar tazminatına karar verilmemiştir.
Kabul edilen kısım yönünden ise davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu bono olup mutlak ticari davalardan olduğundan tarafların tacir sıfatına bakılmaksızın mahkememiz görevlidir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davacının .... İcra Müdrülüğü' nün ... esas sayılı dosyasına konu 600.000,00 TL' lik bononun 90.000,00 TL' si için DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İhtiyati tedbir icraya konulmadığından ( teminat yatırılmadığından ) icra inkar tazminatı karar verilmesine yer olmadığına,
3-Kabul edilen 90.000,00 TL' lik kısım için davalı taraf icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK 72/5 maddesi gereğince %20 kötü niyet tazminatının davalı ... ...' den alınarak davacı ... Ünsal' a verilmesine,
4-Alınması gereken 6.147,90 TL karar ve ilam harcının 10.246,50 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 4.098,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 427,60 TL başvuru harcı ile 7.242,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.670,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.150,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 80.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin 540,00 TL' sinin davalıdan, 3.060,00 TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır