T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/478 Esas
KARAR NO :2025/336
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/08/2024
KARAR TARİHİ:28/04/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında Müşteri Sözleşmesi'ne binaen ticari faaliyetine başladıklarını, davalı, borçlarını müvekkiline ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başlamış; zaman zaman müvekkili şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple de bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takip başlatıldığını, davalı vekili borca itiraz ederek, böyle bir borcun bulunmadığını beyan ederek icra takibini durdurduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların hallinde İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu hususu akdedilmiş olduğunu, her iki taraf da tacir olduğundan mezkur sözleşmenin yetki şartını havi maddesi taraflar için bağlayıcı olduğunu, müvekkili ile borçlular arasında imzalanan sözleşme gereğince; taraflar arasında vuku bulacak tüm ihtilaflarda münhasıran müvekkilin evrak, bordro, rapor, defter vesair kayıtlarının muteber olacağı, bu kayıt ve evraka hiçbir sebep ve suretle itiraz edilemeyeceğini, bu defter ve kayıtların geçerli ve münhasıran kesin delil olacağını ve bu hükmün HMK 193. maddesindeki yazılı delil sözleşmesi niteliğinde olduğu hükmü bulunduğunu, bu itibarla müvekkilinin defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme sonucu borçluların haksız ve mesnetsiz yere itiraz ettiğini ileri sürerek; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasına vâki itirazının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, takip tarihi itibariyle takibin devamına, borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapıldığı süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak: .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... Sayılı dosyası, Sözleşme, -Faturalar, Cari Hesap Kaydı, Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, Müvekkili defter ve kayıtları ve sair yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın ticari mal satımından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 5.322,46-TL asıl alacak, 2.752,88 TL işlemiş faiz olmak üzerine toplam 8.075,34 TL üzerinden ilamsız icra takibine girişildiği davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/02/2025 tarihli mahkememizce de uygun bulunup hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşmeye dayandığı ancak verilen kesin süre içerisinde sözleşmeyi sunmadığı, incelenen davacı şirkete ait 2021 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış
tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin
usulüne uygun tasdik edildiği, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre davalıdan 5.322,46 TL alacaklı olduğu,
davalı yanın inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, ancak takip tarihi itibariyle davalının defter tutma zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle defter ibrazından kaçınmış sayılamayacağı, davalının davacının ticari defter ve kayıtlarını kabul ettiğine dair bir beyanının da bulunmadığı bu halde HMK'nın 222. Maddesindeki yaptırımların davalı aleyhine uygulanamayacağı, dolayısıyla davacının salt kendi ticari defter ve kayıtları ile takibe konu borcun varlığını ispat yükünü yerine getirmiş sayılamayacağı, davacının faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ve ya hizmetin verildiğini ispatlamakla yükümlü olduğu, fatura da hizmet bedeli olarak "auto araç çıkarma bedeli" yazılı olduğu, faturadan alacağın kaynağının ne olduğunun tam anlaşılamadığı, cari hesap yönünden de evvelce taraf arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ancak cari hesaba ilişkin son kaydın takibe konu faturadan yaklaşık 7 yıl önce olduğu, davacının iddiasını ispata elverişli başkaca delil de sunmadığı davacının faturaya konu hizmetin davalıya verildiğini ispat edemediği, dolayısıyla davacının davalıdan takibe konu miktar kadar alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, davalının itirazında haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40-TL maktu ilam harcının, başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile 187,80-TL eksik ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.28/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı