T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/485 Esas
KARAR NO:2025/634
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:09/11/2018
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/02/2017 tarihinde müvekkili 'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile plakasını bilmediği bir aracın önüne çıkması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunmakta olduğunu, plakası tespit edilemeyen araçların ispatı somut delillere dayanması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi’nden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ... Hesabının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talebi haksız olup ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizin 30/11/2020 tarih ve ... sayılı kararı, İstanbul BAM 40. HD'nin 2021/929 E-2024/1013 K sayılı kararı ile maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi ve tazminat hesabının progresif rant formülü kullanılarak yapılması gerektiği cihetiyle kaldırılmış olup, bu doğrultuda devam olunan yargılamada;
Dava; trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Plakası tespit edilemeyen veya olay tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmayan araçların verdiği zararlardan 5684 sayılı kanunun 14.maddesi uyarınca ... Hesabı kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sorumlu olduğundan ve failin tespit edilemediği savcılık dosyası ile belirli olduğundan eldeki davada husumetin ... Hesabına yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Olay; 02/02/2017 tarihinde davacının idaresindeki motosiklete sağ tarafından gelen kimliği belirsiz sürücü idaresindeki araç nedeniyle çarpılıp, davacının yaralanmasıdır.
Kusur; kimliği belirsiz araç sürücüsünün kavşaktaki geçişini davacının hızına ve konumuna göre ayarlamadığına, geçiş hakkı kuralına uymayıp kavşağa kontrolsüz girdiğine, bu nedenle de %70 oranında kusurlu olduğuna; davacının da kavşağa yaklaşırken hızını kontrol edilebilir seviyeye indirmemesi nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğuna işaret eden ATK raporu aynı gerekçelerle mahkememizce de benimsenmiştir.
Maluliyet; olay tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tanzim edilen ve davacının sürekli iş göremezlik oranını %16 olarak belirleyen ATK raporu gerekçeli ve ayrıntılı bulunmakla mahkememizce de benimsenmiştir.
Zarar; davacının gelir durumunu ve davacı vekilinin 16/04/2025 tarihli oturumdaki beyanını gözeten, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yaşam tablosunu esas alan, progresif rant formülü ile hesap yapan aktüer raporu denetime elverişli olup, davacının kusur durumu yansıtılmış haliyle sürekli iş göremezlik tazminatının 649.538,32 TL olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber; motosiklet sürücüsü olan davacıdaki yaralanmanın dizinde gerçekleştiği, davacının dizlik kullanmayarak zararın artmasında müterafık kusurlu olduğu, bu nedenle tazminattan yerleşik Yargıtay uygulaması gereği %20 oranında indirim yapılması gerektiği göz önüne alınarak, davacının toplam zararının 519.630,65 TL olduğu anlaşılmış, taleple bağlılık ilkesi ve sorumluluk limiti çerçevesinde istem kabul edilmiştir.
Ayrıca, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilinin 15/09/2020 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı, 24/06/2025 tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin talebini ikinci kez artırdığı, her ne kadar belirsiz alacak davasında ikinci kez talebin artırılması mümkün değil ise de hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu göz önüne alınarak, 24/06/2025 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır (aynı yönde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2023/2768 E-2024/8021 K sayılı kararı).
Son olarak; davacının 07/12/2017 tarihinde davalıya başvurduğu, 8 iş gününden sonraki gün olan 20/12/2017 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 22.542,30 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 35,90 TL harcın ve 1.091,22 TL ıslah harcının mahsubu ile 21.415,18 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 16.638,03 TL (35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 1.091,22 TL ıslah harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 8,800,00 TL bilirkişi ücreti, 5.530,00 TL ATK fatura bedeli ve 1.139,81TL posta masrafı) yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır