T.C.
11.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/524 Esas
KARAR NO :2025/204
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05/09/2024
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı otomobilin müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, 29.12.2020 tarihinde davalıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında dava dışı ...'ın yaralandığını, kaza tespit tutanağında ve Sigorta Tahkim Kurulu nezdindeki 2022.E... sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %25 kusurlu olduğunun ve kaza esnasında 0.56 promil oranında alkollü olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından 08.04.2022 tarihinde mağdur ...'a 104.670,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin sigortalıya rücu hakkının bulunması nedeniyle 81.119,51 TL tazminat bedelinin tahsili amacıyla davalıya karşı .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından borca itiraz edildiğini beyanla davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; müvekkili şirket ile ...ve ... Şirketi arasında 16/09/2015 tarihinde Uzun Dönem Operasyonel Araç Kiralama Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye bağlı olarak düzenlenen kiralama kontratı ile davaya konu aracın kiracıya teslim edilmiş olduğunu, uzun süreli kiralama işlemlerinde kiracının araç işleten sıfatını kazanacağını, müvekkili şirketin işleten olarak sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını ve sigorta şirketinin müvekkili firmaya rücu hakkının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava; zarar görene ödeme yapan sigortacı tarafından rücu amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Olay; 29/12/2020 tarihinde davalının maliki, davacının ise ZMMS'si olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde dava dışı ...'in yaralanmasıdır.
Kusur; dava dışı ...'in "dur" levhası bulunan yoldan kavşağa girdiği, geçiş hakkına riayet etmediği anlaşılmakla %75 oranında; davalıya ait aracın sürücüsünün de kavşağa yaklaşırken hızını yeterinde azaltmaması sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı, sigortalı aracı uzun dönem kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığından ötürü işletenlik sıfatının bulunmadığını savunmuş ise de eldeki davanın temeli sigorta sözleşmesine dayandığından ve davacı sigortacı poliçeden kaynaklı olarak yalnızca âkidi olan davalıya müracaat edebileceğinden davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/3506 Esas-2020/4953 Karar sayılı kararı ile 2016/8353 Esas-2019/6270 Karar sayılı kararı).
ZMMS Genel Şartlarının B.4/c maddesi uyarınca aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar sigortacının rücu hakkını doğuran zararlardandır.
Sigortalı aracın sürücüsünün olay günü 15.07'de düzenlenen rapora göre 0,50 promil olduğu, kazanın saat 14.10'da meydana geldiği, Adli Tıp Kurumunun Yargıtay tarafından da benimsenen görüşüne göre kandaki alkol miktarının saatte 0,15 promil azaldığı dikkate alındığında sürücünün kaza anında yaklaşık 0,65 promil alkollü olduğu, 2918 sayılı kanunun 48/7 fıkrası uyarınca bu miktarın yasal sınırın (0,50 promil) üzerinde olduğu, poliçe tarihi itibarıyla kazanın münhasıran alkol etkisi nedeniyle gerçekleşmesinin zorunlu olmadığı hususları göz önüne alınarak olayda rücu koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Zarar; miktarının tespiti özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından tazminat miktarı belirlenmiş ise de söz konusu dosyada davalı, taraf olarak yer almadığından tazminatın mahkememizce de tespitinin gerektiği, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesap yapan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının ödemesi gereken sürekli iş göremezlik tazminatının 70.991,08 TL olduğu, her ne kadar raporda geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri hesabı da yapılmış ise de davacının dava dışı ...'e sadece sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yaptığı, takip talebine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri kalemlerinin incelemeyeceği dikkate alınarak resen yapılan faiz hesabı doğrultusunda istem kısmen kabul edilmiştir.
Son olarak; alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağın 70.991,08 TL'lik kısmı ile işlemiş faizin 12.130,72 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 5.678,05 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.299,24 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 4.378,81 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.299,24 TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin 2.781,67 TL'sinin davalıdan, 818,33 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 23.227,40 TL ( 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 22.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 239,00 TL posta masrafı ) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 17.947,50 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 24.453,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 2,27 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geriye kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır