T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/529 Esas
KARAR NO :2025/11
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/09/2024
KARAR TARİHİ:13/01/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin, davalıya mal sattığını, satılan malların bedelini tahsil edemediğini, cari hesap ilişkisinin bulunuğunu, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde davalı yanca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, hukuki dayanağı olmaksızın itiraz üzerine durdurulan takibin 93.565,44 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 93.565,44 TL asıl alacak ve bu alacağa isabet eden tüm ferileriyle birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını inkar etmiş , davanın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından dava konusunun fatura alacağı olduğu iddia edilmiş ise de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da faturaların tek başına bir ispat aracı olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle, dava konusu faturala ilişkin ürünlerin tespitine yönelik de " irsaliye" ya da " irsaliye yerine geçer " herhangi bir evrak ya da ürünlerin teslimine ilişkin başkaca bir ispat aracı bulunmadığını, hiçbir şekilde fatura ve fatura içeriklerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faturaya konu hizmeti müvekkili şirkete sunmuş olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını, bu bakımdan davacı yanın ispat yüküne uygun olarak ürünlerin verildiği olgusunu ispat edemediği görülmekte olup davanın reddine karar verilmesini, davanın, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğunu, dava konusu talep edilen alacak likit bir alacak olmadığını, bu bakımdan davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın usul ve esastan tümden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, Fatura ve sevk irsaliyesi, Cari hesap ekstresi, taraflara ait ticari defter, belge ve kayıtlar, davalının 2023 yılında vergi dairesine ibraz etmiş olduğu BA-BS formları, Bilirkişi incelemesi, Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, davalı yanca sunulacak olan delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile tanık ve yemin de dâhil olmak üzere somut olaya tatbiki kabil ve sair her türlü delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; Arabuluculuk Dosyası, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, Davacı Şirket Kayıtlar, faturalar, elektronik yazışmalar ve ihtarnameler, Banka Kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları, Vergi Dairesi Kayıtları, Cari Hesap Kayıtları, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtları, Vergi Dairesi Kayıtları, TCMB Kayıtları, Tanık, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, İsticvap, Yemin ve sair yasal delillere dayanmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın ticari mal satımından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekili yasal süresi içerisinde dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde açıkça; müvekkili şirketin adresinin İstanbul/Ataşehir’de bulunduğunu, eldeki davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini belirterek; dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.
Bu nedenle mahkememizce işin esasına girilmeden öncelikle, davalı tarafın yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
HMK.'nun 6/1 maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Dosya kapsamına göre; davacı şirketin sicil kayıtlarındaki adresinin ... olduğu ,davalı şirketinin ticaret sicilde kayıtlı yerleşim yeri adresinin:"...” olduğu, İtirazın iptali davalarında özel yetki kuralı öngörülmediğinden genel yetki kurallarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca para borçlarının götürülecek borçlardan olduğu dolayısıyla eldeki davada davacının dava tarihi itibari ile yerleşim yerinin bağlı bulunduğu Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde veya HMK'nın 6/1 maddesi uyarınca genel yetki kuralı gereği davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde davasını açma hususunda davacının seçimlik hakkının bulunduğu, davacının bu seçimlik hakkı yanlış kullanması halinde bu hakkın davalıya geçeceği, somut olayda da gerek davacının gerek ise davalının yerleşim yerinin mahkememiz yetki sınırları içeresinde kalmadığı dolayısıyla davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkını yanlış kullandığı, bu halde davalının yetki itirazında haklı olduğu ve gösterdiği İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin de eldeki davaya bakmakta yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Süresi içerisinde yetki itirazında bulunan davalının yetki itirazının kabulü ile, İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama harç ve giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.13/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı