T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/628 Esas
KARAR NO :2025/352
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/10/2024
KARAR TARİHİ:05/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, ... Limited Şirkete ait "..." adresli taşınmaz, ... Anonim Şirketi' nin acentalığı ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Yangın Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış ve taraflar arasında ... numaralı ve diğer poliçeler akdedildiğini, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen elim deprem sebebiyle söz konusu taşınmazın hasar gördüğünü, 06/02/2023 olay oluş/hasar tarihli, ... rapor, ...-0 dosya numaralı deprem hasarıyla ilgili olarak ... ...Ltd Şti. tarafından söz konusu taşınmaza ilişkin bir ekspertiz raporu hazırlandığını, ancak raporda %10 olarak uygulanan enflasyon oranı ve belirlenen m2 birim fiyatları oldukça düşük olması ve ayrıca depo binasındaki ve taşınmaza ait açık otoparkın bulunduğu zemindeki hasarlara ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmaması, sunulan rapordaki hususlardan da anlaşılacağı üzere gerek poliçeleme ve hasar tazmin işlemlerinde yasal mevzuat hükümlerine ve bilgilendirme yükümlülüklerine uyulmaması ve titiz çalışılmaması, dolayısıyla hasarın doğru hesaplanmaması sebebiyle muhataplar tarafından tespit edilen tazminat tutarının hatalı olarak hesap edildiğini ve müvekkilinin gerçek zararının karşılanmadığını, sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertizde taşınmazın m2 değeri 6.400TL olarak belirlendiğini, binanın 2 yıllık olması sebebiyle %2 eskime tenzili yapılarak 6.272TL değer belirlendiğini, buna göre 5.431.552 TL bina hasar bedeli, 235.200TL sundurma hasarı, 38.220 TL çevre duvar hasarı çıkarılmış, bu bedelden toplam poliçe bedelinin %2'si oranında ayrıca muafiyet uygulanarak 264.740,64TL tenzilat yapıldığını, ayrıca sundurma hasarından 20.000TL sovtaj tenzil edildiğini, bunların akabinde haksız bir koasürans muafiyeti uygulanmış ve neticede 4.283.236,96TL ödenecek toplam tazminat hesaplanmış olduğunu, ilgili bedel fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sigorta şirketinden 07.04.2023 tarihinde tahsil edildiğini, bina metrekare değerinin oldukça düşük hesaplandığını, sundurma ve bahçe duvarı için belirlenen m2 maliyetleri de gerçekçi olmadığını ve zararı karşılamadığını, poliçedeki enflasyon klozu kabul edilebilir olmadığını ve gerçeksiz olduğunu, eskimeye davalı yapılan %2 muafiyet poliçeye aykırı olarak tenzil edilmiş olduğunu, poliçede koasürans müvekkili yanıltıcı şekilde uygulandığını ve %20 oranında muafiyet uygulanarak hukuka aykırı işlem tesis edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davalılar tarafından sigortalanan "..." adresli taşınmazlar yönünden müvekkilin 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ve çevre illerde de etkili olan 7.7 ve 7.6 şiddetinde depremler nedeniyle uğradığı gerçek zararının hesap edilmesi ile birlikte karşılanmamış olan bakiye zararın sigorta şirketine ihbar olunduğu tarihten itibaren işlemiş olan ticari avans faiziyle birlikte olmak üzere şimdilik 100.000-TL bedelin (bilirkişi raporu sonrası arttırılmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, davanın belirsiz alacak olarak kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müseccel adresi “...”, olduğunu, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle İstanbul Mahkemeleri uyuşmazlığın çözümünde yetkisiz olup yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının, taleplerini ve hangi emvali için ne kadar zararı olduğunu açıklamasını talep ettiklerini, muhteviyat ve bina hasarı için poliçedeki teminatlar çerçevesinde ödemeler yapılmış olduğunu, davacının hangi teminattan ne kadar talep ettiğini, taleplerinin poliçe teminatında olup olmadığına göre cevap vermek gerektiğini, davanın HMK 107. MD. gereği belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, mezkur poliçede kayıtlandırıldığı gibi poliçenin menfaatdarı ve daini mürtehin hakkı sahibi ... A.Ş. .../... Şubesi olduğunu, taleplerin ... A.Ş. .../... Şubesi tarafından yapılması gerektiğini, ancak ... A.Ş. İskenderun/... Şubesi tarafından bugüne kadar tarafımıza iletilmiş böyle bir talebi bulunmadığını, poliçeye dayalı olarak talepte bulunma hakkı daini mürtehinde olduğunu, başvurunun aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacıya ait ... Mah. ... adresinde mukim işyeri; müvekkil sigorta şirketi nezdinde 09.07.2022 - 09.07.2023 tarihleri arasında .../0 numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile sigortalı bulunduğunu, teminat limitlerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, davacının davaya konu ve poliçe kapsamındaki bütün zararı ödenmiş olduğunu, davacı taraf davaya konu olayın meydana geldiği, 06.02.2023 tarihinde müvekkili şirkete yapmış olduğu hasar ihbarı ile sigortalı iş yerlerinde deprem nedeniyle hasar meydana geldiğini ihbar etmiş olduğunu, müvekkili şirket ihbar üzerine derhal Sigortacılık Emeklilik ve Denetleme Kurulu'na bağlı, taraflardan bağımsız bir eksper görevlendirildiğini, Eksper hasar üzerinden hiç zaman geçirmeden çalışmalarına başlamış olduğunu, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili sigorta şirketi tarafından, yangın sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları kapsamında; eksik sigorta, amortisman ve muafiyet kesintileri ile sorumluluğumuz kapsamında ödeme yapılmış olup, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; esasa ilişkin cevap ve delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin tarafımıza tebliğini, davanın usule ilişkin itirazları doğrultusunda yetkisizlik, nedeni ile usulden reddini, hiçbir hukuki mesnede dayanmayan, hiçbir hukuki menfaati bulunmayan haksız, yersiz ve suiniyetli davacının taleplerinin reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacının bir talebi bulunmakta ise bu talebini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, müvekkili Banka yönünden husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından alınan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, alınan rapora göre bina durumunun "ağır hasarlı" olduğu belirtilmesine rağmen, dosyaya sunulan ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 31.10.2024 tarih ve ... sayılı yazısında "... yapılan kesin hasar tespiti AZ HASARLI olarak veri girişi yapıldığı ..." denilmiş olduğunu, ilgili kurum tarafından dosyaya sunulan bu yazı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, dava konusu poliçe; lisanslı bağımsız gayrimenkul ekspertiz firması tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda yer alan yapı sınıfı - yapı grubu (3B) üzerinden ve ilgili tarihte yürürlükte olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı m² inşaat maliyetleri tablosuna göre düzenlenmiş olduğunu, hasar Ekspertiz Raporu da incelendiğinde ilgili gayrimenkul m² inşaat maliyetinin Bakanlık tarifesi olan 6.400 TL baz alınarak hesaplamaya konu edildiği ve bu kapsamda tam ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacının, poliçe düzenlenmesi aşamasında müvekkili Bankaya iş yeri binası dışında herhangi bir sigortalanabilir değer bildirmediğini, müvekkili Banka teminata konu gayrimenkul ekspertiz verilerine göre hareket ettiğini, davacı, mevcut poliçesinde ve önceki dönem poliçelerinin tanzim ve yenileme dönemlerinde sigorta değerlerine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, son yapılan poliçesinde de sigorta şartlarında herhangi bir değişiklik talep etmeksizin yalnızca prim indirimi talep ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, bu talebimiz kabul görmez ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLER:
Davacı yan delil olarak; ... numaralı ve dava konusu yere ilişkin davalılar tarafından düzenlenen diğer poliçeler, ... sayılı hasar dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, 07/04/2023 tarihli ödeme makbuzu, Ekspertiz Raporu, Sigorta dosyası, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2023/... Büro No, 2023/... Arabuluculuk numaralı Tutanağı, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2024/... Büro No, 2024/... Arabuluculuk Numaralı Tutanağı, Bilirkişi, Keşif, Banka kayıtları, Yemin, Tanık ve Sair diğer delillere dayanmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. delil olarak;Ekspertiz Raporu,
Ticari defterler,
Vergi dairesi ve muhasebe kayıtları, Keşif, bilirkişi incelemesi,
Tanık,
Yemin,
Gerektiğinde özel mütalaa,
Tapu Kayıtları, poliçeler,
hasar dosyaları nezdindeki evraklar ve tespitler,
Gerektiğinde sunulmak üzere ibrazı kabil her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Davalı ... A.Ş. delil olarak; Kredi Sözleşmesi, müvekkili bankanın kayıtlarının tamamı, Sigorta kayıtları, Bilirkişi İncelemesi, Yemin, Tanık ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı tarafın depremden kaynaklı oluşan hasarına ilişkin bakiye tazminat isteminin ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın dosyamızdan tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydı yapıldığı görüldü.
Davalı ... Sigorta tarafından esasa cevap süresi içerisinde verilen dilekçe ile İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesi ile mahkememizin yetkisine itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı adına kayıtlı "..." adresinde bulunan taşınmazın, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Yangın Sigorta Katılım Poliçesi ile sigortalandığı, taşınmazın 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde zarar gördüğünden bahisle sigorta şirketi tarafından ödenen sigorta tazminatının zararı karşılamadığını beyanla bakiye tazminatın tahsili istemine ilişkin eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Poliçe de ... Anonim Şirketi' ne ilişkin dain ve mürtehin kaydının bulunduğu, tapu kayıtlarına göre de ... Anonim Şirketi lehine ipotek tesis edilmiş olduğu, ... Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak davaya kayıtsız şartsız muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorulmuş, banka tarafından verilen cevapta ipoteğin devam ettiği ve davaya muvafakat ettiği bu halde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Eldeki dava sigorta sözleşmesine dayanmaktadır. Somut olayda niteliği itibariyle bir zarar sigortası türü olan mal sigortasından kaynaklı uyuşmazlık söz konusudur.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Eldeki davada kesin yetki söz konusu değildir.
6100 sayılı HMK'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Yine HMK'nın 15/1. Maddesinde; "Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca eldeki davaya bakmakla yetkili birden fazla mahkeme vardır. Zira davalının yerleşim yeri Kadıköy/İstanbul olup İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi ve hasara konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi eldeki davada yetkilidir. Bu noktada davacı yetkili mahkemelerden birinde dava açma hususunda seçimlik hakka sahip olup davacının bu hakkı yanlış kullanması halinde seçme hakkı davalıya geçer. Somut olayda her ne kadar mahkememizde dava açılmış ise de yukarıda anılan yasal düzenlenmeler uyarınca mahkememiz yetkili değildir. Bu nedenle seçimlik hak davalı sigorta şirketine geçmiş olup, davalı sigorta şirketi yetki itirazında kendi yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ni seçmiştir. HMK. Md 6 uyarınca da kendi yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir ve sigorta şirketi yetki itirazında haklıdır. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin yetki itirazının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın dosyamızdan tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydına,
2-Süresi içerisinde yetki itirazında bulunan davalı ... Sigorta A.Ş'nin yetki itirazının kabulü ile, bu davalıya yönelik dava yönünnden İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama harç ve giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, Davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 05/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı