T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/661 Esas
KARAR NO :2025/660
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/11/2024
KARAR TARİHİ:02/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davalı tarafça ödenmediği ileri sürülen fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir fatura alacağının bulunmadığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının tazminata mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmış ve yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın hükümden düşürülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenmediği ileri sürülen fatura alacağının tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili yasal süresi içerisinde dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde açıkça; müvekkili adresinin Kartal’da olduğu, eldeki davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini belirterek; dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.
Bu nedenle mahkememizce işin esasına girilmeden öncelikle, davalı tarafın yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
HMK.'nun 6/1 maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Somut olayda davacı, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını ileri sürmüş ise de; HMK'nın 18. Maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması ve uyuşmazlığının kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu, davacının sözleşme suretini sunduğu ancak aslını sunamadığı, davalı vekilinin de taraflarlar arasında müvekkilince imzalanan yazılı bir sözleşme bulunmadığını savunduğu, davacı vekilinin noter tarafından yapılan tespite ilişkin bir kısım evraklar sunmuş ise de sunulan kayıtların yazılı sözleşmenin varlığını ispata elverişli olmadığı bu halde taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesinin varlığının davacı tarafça ispat edilemediği, davacı şirketin adresinin Çatalca/ İstanbul olduğu, davalı şirketin adresinin:"... Kartal/İstanbul" olduğu, İtirazın iptali davalarında özel yetki kuralı öngörülmediğinden genel yetki kurallarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca para borçlarının götürülecek borçlardan olduğu dolayısıyla eldeki davada davacının dava tarihi itibari ile yerleşim yerinin bağlı bulunduğu Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde veya HMK'nın 6/1 maddesi uyarınca genel yetki kuralı gereği davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde davasını açma hususunda davacının seçimlik hakkının bulunduğu, davacının bu seçimlik hakkı yanlış kullanması halinde bu hakkın davalıya geçeceği, somut olayda da gerek davacının gerek ise davalının yerleşim yerinin mahkememiz yetki sınırları içeresinde kalmadığı dolayısıyla davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkını yanlış kullandığı, bu halde davalının yetki itirazında haklı olduğu ve gösterdiği İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de eldeki davaya bakmakta yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Yetki Nedeni ile Usulden Reddine,
İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna,
2-Karar kesinleştiğinde yasal sürede başvuru halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına mahkememizce karar verilmesine,
3-Yargılama harç ve giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.
02/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır