T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/662 Esas
KARAR NO :2025/185
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:22/11/2005
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yangın poliçesi ile sigortaladığı işyerinin 14.12.2004 günü saat 21.17 sıralarında "...” isimli filmin gala gösterimi sırasında çıkan yangın neticesinde hasarlandığını, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 155.630,00 YTL ödeme yaptıklarını ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Hazırlık sayılı dosyasında yürütülen tahkikatte alınan 04.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda davalıların meydana gelen yangından kusurlu bulunduğunu beyanla 155.630,00 TL tazminatın 06.05.2005 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin poliçe nedeniyle üçüncü kişilere verilebilicek zarar için doğması muhtemel sorumluluğunun azami olarak 122.813,USD ile sınırlı olduğunu ve dava konusu olayda müvekkili şirketin sigortalısına isnat edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kusur durumu açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu zarara sebebiyet verecek bir eyleminin olmadığını, davacı bir zarara uğramış ise hukuki sorumluluğun geceyi organize eden iş sahibine ve dekoru yapan ve uygulayan diğer davalılara ait olduğunu ve müvekkilinin yangın sebebiyle bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Gıda vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin fahiş olduğunu, yasa ve usule aykırı olduğunu ve davanın husumet yokluğundan ve esastan reddinin gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Davacı vekili 21/11/2024 tarihli dilekçesinde, davalı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi ile davalı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi yönünden davayı takip etmediğini beyan ettiğinden, bu davalılar yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizin 01/10/2015 tarihli hükmü, Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/602 E-2019/1846 K sayılı kararı ile, davanın tüm davalılar yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde kabulü gerektiği cihetiyle bozulmuş olup, bozma ilamı doğrultusunda devam olunan yargılamada;
Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Dosya kapsamından; davalılardan ... Şirketi ile ... Gıda Şirketi arasında yangının çıktığı sinema salonunun bulunduğu katın kullanımı amacıyla alt kira sözleşmesi; anılan filmin gala gösteriminin yapılması için ... Şirketi ile davalı filmin yapımcısı Uluslararası Film arasında kira sözleşmesi, yine ... ile davalılardan ... ve ... arasında anılan filmin gösteriminin organizasyonu, dekorasyonu, süslemesi vs. gibi tasarım işleri için ve yine ... ile davalı ... Tasarım Şirketi arasında bu tasarımın uygulanması için sözleşmelerin akdedildiği, davalıların sözleşmeler ile organizasyonunu üstlendiği gala gecesinde yangın olayının meydana geldiği, gala gecesinin düzenlendiği aynı alışveriş merkezinde bulunan davacının sigortalısına ait işyerinin bu yangında zarar gördüğü dosya kapsamı ile sabittir.
Davacının sigortalısı, gerçekleşen yangında 3. kişi konumunda olup, kusursuzdur. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını sorumluların tamamından talep edebileceği gibi sadece bazılarından da talep edebilir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 142. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde de birden çok kişinin aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olduğundan zarara neden olan kişiler meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Eldeki davada; davacının sigortalısı, yangın olayının meydana gelmesinde 3. kişi konumunda olup zararın ortaya çıkmasında hiçbir kusuru yoktur. Davalıların yangın olayının meydana geldiği gala gecesi organizasyonunda sözleşmeler ile sorumluluk üstlendikleri ise dosya kapsamı ile sabittir. Davalıların yangın olayının meydana gelmesinde, yangının çıkmasında, zararın artmasında kusurlu olup olmadıkları veya ne oranda kusurlu oldukları kendi aralarındaki iç ilişkide önem arz edecek olup, davalıların kusur durumlarının 3. kişi konumunda olan davacı/sigortalısına karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından, davalıların zararın tümünden sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-155.630,00 TL'nin ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) 06/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 10.631,08 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.101,10 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 8.529,98 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Maliyeye gelir kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından bozma kararı öncesinde 7.394,70 TL ve bozma kararı sonrasında 10.421,10 TL olmak üzere yapılan toplam 17.815,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı Nurgül vekilinin ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır