T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/716 Esas
KARAR NO :2026/391
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:17/09/2014
******************************************************************************
BİRLEŞEN .... A.T.M'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
BİRLEŞEN DAVA:Tazminat
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:23/11/2012
KARAR TARİHİ:14/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davaların mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ... ... ve ortakları arasında 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile ... - ... ... marka ürünlerin bayi olarak satışının kararlaştırıldığını, sözleşme gereği müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunan diğer davalının yurt içi teslimat ve kiralama firması olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen sözleşmenin davalı ... ... ... tarafından 11/02/2011 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı, müvekkilinin siparişine karşılık davalılara verilen çek bedelleri yönünden davalıların eksik teslimat yaptığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından sözleşme gereği davalı ... ... şirketine verilen 100.000 Euro bedelli teminat çekinin iade edilmediğini, sözleşmenin feshinden kaynaklı müvekkilinin kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sipariş edilip teslim edilmeyen mallar için verilen 31/10/2011 vade tarihli, 902994 numaralı, 100.000 Euro bedelli, 31/10/2011 vade tarihli, ... numaralı, 100.000,00 Euro bedelli ve sözleşmenin 17.maddesi gereği teminat olarak verilen 902987 numaralı, 100.000,00 Euro bedelli çekler yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı uğranılan 343.236,23 Euro kazanç kaybı ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 200.000,00 Euro'nun davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davacı arasında 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye bağlı müvekkili ... firması ile davacı arasında alt kiracılık sözleşmesinin imzalandığını, bayilik sözleşmesinin, davacının sözleşmeye aykırı söylem ve hareketleri nedeniyle feshedildiğini, davacı tarafça verilen çeklerin akreditif açılması için bankaya verilen çekler olduğunu, davacının sipariş bedelinin bu çeklerle ödenmediğini, bu çeklere karşılık olarak verilecek asıl çeklerle ödeneceğini, sözleşmeye aykırı hareket eden davacıya yapılan tüm uyarılara rağmen ödeme ve çek teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, sözleşmenin haklı nedenlere dayanarak feshedildiğini, davacı tarafça verilen 2 adet çek karşılığı teslim edilen ürün bedellerinin 12/12/2011 vadeli, 100.000 Euro bedelli ve 80.711,20 Euro bedelli çekler ile 12/12/2011 tarihinde tahsil edildiğini, sözleşme gereği verilen teminat çekinin, sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şart alacağının ödenmemesi nedeniyle iade edilmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine istinaden, müvekkili ... ... tarafından dava dışı şirketten kiralanan mağazanın alt kiralanmasına ilişkin davalı ile alt kira sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin feshinden kaynaklı davalının kiralananı geç tahliye ve teslim ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle kira sözleşmesinin feshi sonucu uğranılan şimdilik 100.000,00 TL kar kaybının, davalı tarafça siparişi verilen ürünlerin müvekkili tarafından zarara satışı yapılması nedeniyle uğranılan 78.315,76 Euro zararın, sözleşmelerin feshinden kaynaklı uğranılan 250.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshi sonucu, davacı tarafça müvekkili tarafından verilen 100.000 Euro bedelli teminat çekinin haksız olarak tahsil edildiğini, davacının dava konusu kira sözleşmesi nedeniyle müvekkili şirketten herhangi bir tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Asıl Dava; taraflar arasında akdedilen 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile sözleşme kapsamında siparişi verilen ve bedelleri çekler ile ödenen siparişlerin teslim edilmemesi sebebiyle bedelsiz kalan çeklerden dolayı ve sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat çekinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, siparişi verilen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı sezon kazanç kaybı ve mahrum kalınan kar zararlarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.
Asıl davada sonuç olarak dava konusu; taraflar arasında akdedilen 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile mahrum kalınan kar ve sipariş edilen ürünlerin geç teslimi sebebiyle 27 günlük sezon kazanç kaybı zararı ve nakde çevrilen teminat çeki bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Birleşen dava; taraflar arasında akdedilen 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davacılar tarafından haklı sebep iddiası ile feshedilmesi üzerine bayilik sözleşmesinin 13. maddesi ve alt kira sözleşmesinin 10.6 ve 10.7 maddeleri uyarına feshedilmiş sayılan davacı ... ... ve davalı arasında akdedilen alt kira sözleşmesinin feshi üzerine davalının sözleşme kapsamında belirlenen sürede kiralananı tahliye etmemesi ve mağazayı kapalı tuttuğu iddiası ile davacı ... ... ve kiraya veren AVM yönetimi arasında akdedilen ana kira sözleşmesinin feshedildiği iddiası ile uğranılan kay kaybı zararının, davalının üretici firma nezdinde kendilerini kötülediği iddiası ile üretici firma ... firması tarafından aralarındaki distibütörlük sözleşmesinin feshedildiği iddiası ile uğranılan kar kaybı maddi ve manevi zararının, davalı tarafından sipariş edilen ancak teslim alınmayan ürünlerin zararına satıldığı iddiası ile uğranılan zararın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi örneği, ihtarname örnekleri, çek fotokopileri ve banka dekontları, kira sözleşmesi örneği, tahliye ve anahtar teslim tutanağı örneği ve fatura örneklerinin dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 18/11/2021 tarih, 2021/410 Esas, 2021/901Karar sayılı kararla asıl davanın Kısmen Kabulüne, Birleşen 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Reddine karar verilmiş, Asıl dava yönünden; taraflar arasında imzalanan 08/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, bu nedenle davacının uğramış olduğu olumlu ve olumsuz tüm zararların tazminini karşı taraftan talep edebileceği; sözleşme gereği davacı tarafça sipariş edilen ürünlerin geç tesliminden kaynaklı davacının talep edebileceği kazanç kaybına yönelik zararının 43.711,97 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar kaybına yönelik zararın 34.916,99 TL olmak üzere toplam 78.628,96 TL davacının alacaklı olduğu; davacı tarafça sipariş edilen ancak teslim edilmeyen ürünler için davalılar birleşen davacılara verilen 31/10/2011 vade tarihli, 902994 numaralı, 100.000 Euro bedelli ve 31/10/2011 vade tarihli, ... numaralı, 100.000 Euro bedelli çeklerin davacıya iade edilmesi nedeniyle bu çekler yönünden taleplerin yerinde olmadığı, sözleşmenin teminatı olarak verilen ... numaralı çek bedeli olan 100.000 EURO'nun nakde çevrilmesi nedeniyle bu çek bedelinin davalılardan tahsilinin (istirdadının) gerektiği; benimsenen bilirkişi kurulu raporlarında tespit edilen alacak miktarını aşan davacı isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından; asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden; sözleşmenin birleşen davacı tarafça haksız feshi nedeniyle birleşen davacı tarafça herhangi bir zarar ve tazminat talep edilemeyeceği anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir. verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2024 tarih, 2022/574 Esas, 2024/1687 Karar sayılı kararıyla; sözleşmenin 2.4.maddesi uyarınca ... ... markasının yazılı matbuat (fatura, irsaliye, çıkartma..vs) üzerinde kullanılabilmesi için davalı-birleşen dosya davacısının yazılı izni alınması gerekirken bu iznin alınmadığını, ... ... ...” logosunu kullanarak ... adlı web sitesinde iş ilanı verildiğini, sözleşmenin 9.9.maddesi uyarınca Bayi, belirli dönemlerde……tek başına kampanya vb. yapmamak yükümlülüğünde olduğunu, ancak bu hükme aykırı davranarak müşterilerin cep telefonlarına ... mağazalarına ... ... yeni sezon ürünlerinin geldiğine dair mesaj gönderdiğini, sözleşmenin 13. maddesine aykırı davranarak üretici firma nezdinde kendilerini kötülediğini, sözleşmenin 7.6.maddesi uyarınca sezon sonlarında satılamayan malların Bayiye ait olduğu, herhangi bir iade kabul edilemeyeceği, karşılıklı bilgi verilerek 3.partiye satış yapılabileceği hükmüne aykırı davranarak bilgi verilmeksizin satıldığını ve satıştan sonra kendilerinin bilgilendirildiğini, sözleşmenin 9.6 maddesi uyarınca sözleşme hükümlerine uyulup uyulmadığını saptamak amacıyla mağazalara giriş ve satış belgeleri ile kayıt defterlerinin incelenmesi hususunda yetkileri bulunmasına rağmen bu yetkinin kullandırılmadığı, sözleşmenin 9.15 maddesi uyarınca Bayi, mağazasının satış rakamlarını ...’ye aylık ve haftalık raporlar halinde ...’nin talep ettiği şekilde bildirmekle yükümlü olduğu hükmüne aykırı davrandığı.. gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle;
Yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; asıl ve birleşen davaya dayanak ve konu yapılan yanlar arasındaki bayilik sözleşmesi gereği tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, teslim edilen/edilmeyen ürünler yönünden tarafların birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları, feshin haklı olup olmadığının tespiti ve asıl ve birleşen davada ileri sürülen iddia ve savunmalara göre bayilik ve kira sözleşmesi gereği tarafların birbirlerinden alacaklarının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmış ve 08/02/2013, 02/12/2013 ve 07/05/2014 tarihli raporlarda; davacının ihlali nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak fesh edildiği, bu nedenle davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, iadesi talep edilen iki adet çek yönünden davacının borçlu olmadığı ve teminat olarak verilen çekin davacıya iadesinin gerektiği; aldırılan 21/04/2015 ve 19/01/2016 tarihli raporlarda; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedilmediği, kazanç kaybı iddiasının sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle dayanağının mevcut olmadığı, iki adet çek yönünden talebin konusuz kaldığı ve teminat çekinden dolayı davacının borçlu olmadığı, birleşen davada davacının kira sözleşmesinin feshi nedeniyle kar kaybına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, diğer davacı talepleri yönünden açıklamada bulunulması gerektiği bildirilmiş, bu haliyle aldırılan raporlar arasındaki çelişki nedeniyle heyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilerek; detaylı, gerekçeli, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, getirtilip-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporunun ve taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalılar tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği, bu nedenle davacının uğradığı menfi ve müsbet zararların davalılardan tazmini gerektiği, davacı birleşen davalı tarafça sözleşme gereği davalılara verilen 31/10/2011 vade, 100.000 Euro bedelli ve aynı vadeli 100.000,00 Euro bedelli çeklerin davacı birleşen davalıya iade edildiği, bu nedenle bu çekler yönünden taleplerin yerinde olmadığı, teminat amaçlı verilen 100.000 Euro çek bedelinin cari hesap ilişkisi dışında davalıdan tahsilinin gerektiği, raporlarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sözleşme gereği ürünlerin davacıya geç tesliminden kaynaklı davacının talep edebileceği kazanç kaybı zarar tutarının 43.711,97 TL olduğu, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacı tarafça talep edilebilecek üç aylık kar kaybı zararının ise 34.916,99 TL olduğu; birleşen davada, taraflar arasındaki sözleşmenin birleşen davacı tarafça haksız feshi nedeniyle taleplerinin yerinde olmadığı bildirilmiştir.
İstanbul BAM kaldırma kararı sonrası; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.4.maddesi uyarınca ... ... markasının yazılı matbuat (fatura, irsaliye, çıkartma..vs) üzerinde kullanılabilmesi için davalı-birleşen dosya davacısının yazılı izni alınması gerekirken bu iznin alınmadığını, ... ... ...” logosunu kullanarak ... adlı web sitesinde iş ilanı verildiğini, sözleşmenin 9.9.maddesi uyarınca Bayi, belirli dönemlerde……tek başına kampanya vb. yapmamak yükümlülüğünde olduğunu, ancak bu hükme aykırı davranarak müşterilerin cep telefonlarına ... mağazalarına ... ... yeni sezon ürünlerinin geldiğine dair mesaj gönderdiğini, sözleşmenin 13. maddesine aykırı davranarak üretici firma nezdinde kendilerini kötülediğini, sözleşmenin 7.6.maddesi uyarınca sezon sonlarında satılamayan malların Bayiye ait olduğu, herhangi bir iade kabul edilemeyeceği, karşılıklı bilgi verilerek 3.partiye satış yapılabileceği hükmüne aykırı davranarak bilgi verilmeksizin satıldığını ve satıştan sonra kendilerinin bilgilendirildiğini, sözleşmenin 9.6 maddesi uyarınca sözleşme hükümlerine uyulup uyulmadığını saptamak amacıyla mağazalara giriş ve satış belgeleri ile kayıt defterlerinin incelenmesi hususunda yetkileri bulunmasına rağmen bu yetkinin kullandırılmadığı, sözleşmenin 9.15 maddesi uyarınca Bayi, mağazasının satış rakamlarını ...’ye aylık ve haftalık raporlar halinde ...’nin talep ettiği şekilde bildirmekle yükümlü olduğu hükmüne aykırı davrandığı, hususları ileri sürülmüş olduğundan dosyanın önceki bilirkişi kuruluna günsüz olarak verilip, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshine ilişkin davacının ileri sürdüğü ve davalının yaptığı savunmalar itibari ile inceleme yapılarak sözleşmenin feshine dair haksız fesih yapılıp yapılmadığı ve buna göre asıl ve birleşen dosya yönünden taleplere ilişkin inceleme yapıp rapor düzenlenmesine karar verilmiş ve dosya bilirkişi Mali Müşavir Mustafa Narinoğlu, Nitelikli Hesap Uzmanı Aydın Çelik ve Tekstil Bilirkişisi Ayşe Uygur'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından hazırlanan 22/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 22/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporundan özetle; davalılar tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, bu bakımdan asıl davadaki davacının taleplerinin yerinde olmadığı, 100.000 Euro bedelli teminat çekinin 50.000 Euro cezai şart tazminatı ve diğer zararlara karşılık tahsil edilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, birleşen davada; davacı ... ... ve kiraya veren AVM yönetimi arasında akdedilen ana kira sözleşmesinin feshedildiği iddiası ile uğranılan kay kaybı zararının, davalının üretici firma nezdinde kendilerini kötülediği iddiası ile üretici firma ... firması tarafından aralarındaki distibütörlük sözleşmesinin feshedildiği iddiası ile uğranılan kar kaybı maddi ve manevi zararının, davalı tarafından sipariş edilen ancak teslim alınmayan ürünlerin zararına satıldığı iddiası ile uğranılan zararın davalıdan tahsili talebinin yerinde olduğu, davalı, birleşen dosyada davacının sözleşme feshinden kaynaklı kar mahrumiyetinin 100.475.00 TL olarak hesaplandığı, ...’dan sipariş edilen ancak birleşen dosyada davalı tarafından satın alınmayıp 3. kişilere satılan mallardan kaynaklı birleşen dosyada davacının zararlarının 78.315,76 Euro olarak tespit edildiği, yönünde oy çoğunluğu ile görüş bildirmişlerdir, Tekstil Mühendisi Ayşe Uygur Şerh Gerekçesinde: Davacı/ Birleşen Davalı - Davalı/ Birleşen Davacı arasındaki sözleşmenin feshinin haklı / haksız durum değerlendirmesinde : Sözleşme başlangıç tarihi olan 8/11/2010 ‘dan beri, Davacının iddia edilen bazı sözleşme maddelerini uygulamadığının Davalı tarafından tespit edilerek 1-2 ay içinde ihtar edilmiş olması gerekirdi. Davacı tarafından sözleşmeye göre uygulanmadığı iddia edilen 2.4 ( matbu materyallerde vb. ... logosunun kullanılması ), 9.9 (... yeni ürünlerin geldiği GSM mesajı- ki kök raporumuzda fesih nedeni olmadığı değerlendirilmiş, sözleşmeye göre de sadece cezai şart konulmuştur), 7.6 (sezon dışı malların satışı), 9.6 ( Davalının, Davacı firmayı inceleme – denetleme yetkisi), 9.15 (Davacının haftalık- aylık satış raporlarını Davalıya bildirmesi) maddelerinin sözleşme başlangıcından itibaren uygulanmaları gerektiği, dolayısıyla 1-2 ay içinde ihlal edilmeleri nedeniyle Davacı uyarıldı ise, ki özellikle 2.4 Maddesindeki matbu logo kullanımlarının bayilik ile başladığı düşünüldüğünde, Davalının tüm bu iddiaları 9 ay sonra aynı anda olmuş gibi dile getirerek 8/11/2011 tarihinde sözleşmeyi fesih etmesi düşündürücü bulunmuştur. Sözleşme 13 maddesine göre ‘ Bayi (Davacı ) ; İstanbul Bijuterinin (Davalı) giderilmesini talep ettiği bir sözleşme ihlalini yazılı bildiriminden sonra 5 gün içerisinde gidermezse sözleşme kendiliğinden sona erecektir’ denilmektedir. Davalı, eğer Davacı sözleşme başlangıcıyla başlayan maddelere aykırı davrandıysa fesih bildirimi için neden hemen Sözleşme 13. Madde yi işletmediği, 9 ay beklediği düşündürücü bulunmuş ve Hukuken değerlendirilmesi mahkemenin takdirine sunulmuştur. (Örneğin 4857 İş Kanununun 26. maddesinde öngörülen fesih hakkının öğrenmeden itibaren altı iş günü ve olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması şarttır. Sürelerden birinin dahi geçmiş olması haklı fesih imkanını ortadan kaldırır. Geçerli nedenle fesihlerde işçinin savunmasının alınmasından ne kadar süre sonra sözleşmenin feshedileceğine dair somut bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay geçerli nedenlerle fesihlerde sözleşmenin makul bir süre içinde feshedilmesi gerektiğini aksi halde, feshin geçersiz olacağını kararlaştırmaktadır. Yargıtay konuyla ilgili bir kararında makul sürenin 3 ay gibi uzun bir süre olamayacağına hükmetmiştir . (Kaynak: İncirlioğlu, Lütfi, Sorulu Cevaplı İş Hukuku Uygulaması 4. Baskı İstanbul 2019, s.82). Bayilik sözleşmesi yapılan şirketler arasında İş Kanunu-26 m. ye benzer bir hukuki durumun olup olmadığı mahkemenin takdirine sunulmuştur ). Davalı/ Birleşen Davacının kira sözleşmesinin feshi nedeniyle uğradığı kar kaybı zararı talebi: Dava dışı ... Yönetimi 17/4/2012 de Davalı/ Birleşen Davacıya kira sözleşmesinin iptali için ilk ihtarnameyi göndermiş, 26/4/2012 Tarihinde ise Davalı/ Birleşen Davacı ile olan sözleşmesini feshettiğini bildirmiş, akabinde Davacı / Birleşen Davalı ile yeni kira sözleşmesi yapmıştır. Sözleşmenin 13. Maddesine göre ‘ fesih halinde Davalı/ Birleşen Davacı -2- ... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şkti. ile Davacı / Birleşen Davalı arasındaki kira sözleşmesi de kendiliğinden fesih olur. Sözleşmenin 13. Maddesine göre ‘ Davacı, 10.3 maddesinde belirlenen sürenin sonunda ve en geç bu süre hitamından itibaren 30 gün içinde tahliye etmeyi kabul ve taahhüt eder’ denilmekte olup, fesih süresi 31/3/2012 tarihinde bitmekte olup, 30 gün sonra, yani 30/4/2012 tarihinde Davacı/ Birleşen Davalı kiralık mağazayı tahliye etmeyi kabul ve taahhüt etmektedir. Nitekim Davacının 31/3/2012 tarihine kadar satış yaptığı, daha sonra 30 günlük sözleşme süresini kullanarak mağazayı 30/4/2012 de tahliye ettiği ve mağazanın anahtarlarını kiralık sözleşmesi 26/4/2012 tarihinde biten Davalı/ Birleşen Davacı yerine mağaza sahibi Dava dışı ...’ya 30/4/2012 tarihinde teslim ettiği bildirilmiştir. Bu tabloya göre Davalı- Birleşen Davacının, dava dışı ... ile sözleşmesinin 26/4/2012 tarihinde feshedilmiş olmasından ve sözleşmeye göre son teslim tarihi olan 30/4/2012 tarihinde anahtarları teslim etmesinden dolayı Davalı/ Birleşen Davacının ‘uğranılan kar kaybı zararının konusuz kaldığı ‘ görüşü mahkemenin takdirine sunulur. Davalı/ Birleşen Davacının kira sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zarar talebinin dava dışı ... ile yapmış olduğu, bitim tarihi 15.12.2012 olan sözleşmenin feshi nedeniyle dava dışı ... yönetimi arasında olabileceği görüşü mahkemenin takdirine sunulur. Davacı/ Birleşen Davalının anahtarları Davalı/ Birleşen Davacıya vermesi sözleşmeye uygun olurdu, fakat Davalı/ Birleşen Davacının mağaza sahibi dava dışı ... ile kiralık sözleşmesi 26/4/2012 de feshedildiği için bu eylemin konusuz kaldığı görüşü mahkemenin takdirine sunulur. Sözleşme feshinden sonra 28/6/2012 tarihinde satın alınan ürünlerle ilgili Davalı/ Birleşen Davacının kar kaybı talebi: Davalı / Birleşen Davacı ; sözleşmenin süresi boyunca devam edeceği inancıyla, bu anlaşma gereği ithal edilecek ürünlere yönelik firmaya taahhütler ve teminatlar vermiştir. 11/ 8/ 2011 tarihinde Fesih bildiriminin yapılmasından 10 ay sonra, 28/6/2012 tarihinde bazı ürünlerin ithal edildiğini, söz konusu ürünlerin Davacı/ Birleşen Davalı firmaya verilen taahhüt ve teminatlar nedeniyle mecburen alınmak zorunda kalındığını, bu ürünlerin zararına satışından kaynaklanan 78 315, 76 TL kar kaybının Davacı/ Birleşen Davalıdan alınmasını talep etmiştir. Sözleşme feshinin bitim tarihi 31 Mart 2012 olup, sözleşme feshi sonbahar- kış sezonu ürünlerini kapsamaktadır. Söz konusu siparişlerin 28/6/2012 tarihinde gerçekleştirilen ürünlerin satışı ile ilgili olduğu, sözleşme feshinden 10 ay sonrasına, sözleşme kapsamı dışında, farklı sezona ait ürünler olduğu görülmüştür. Sözleşme maddesi 10.3 ‘Sözleşme taraflardan birinin yapacağı ihbar ile fesih veya herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, daha evvel verilmiş sipariş varsa Bayi bu siparişi alıp ödemek zorundadır. Bu halde Bayilik sözleşme şartlarına bağlı olarak bu alımdan sonraki sezon sona ermiş olur. Sezon ibaresi hiçbir şekilde bir tam sözleşme yılı değildir, Bayinin ilgili sezon içerisinde yeniden mal sipariş hakkı bulunmamaktadır. Bayi elindeki malı ilgili sezonda satar’ şeklindedir. Dolayısıyla Kök raporumuzda bildirildiği üzere, Davalı/ Birleşen Davacının ithal edilen ürünlerin zararına satışından kaynaklandığı bildirilen 78 315, 76 TL kar kaybının, sipariş edilen ürünlerin ithalatının 2011 sonbahar, 2012 kış mevsimi ile ilgisi olmayan, sözleşmede belirtilen sezon dışında ürünler olması, feshi bildiriminden yaklaşık 10 ay sonra 28/6/2012 tarihinde gerçekleştirilen ürünlerin satışı ile ilgili olması, yani başka sezona ait ürünler olması, bayinin elindeki malı ilgili sezonda satma olanağının fesih nedeniyle ortadan kalkması nedeniyle sözleşmeye göre dayanağının mevcut olmadığı görüşü mahkemenin takdirine sunulur. Ayrıca sözleşme feshinin Davalı/ Birleşen Davacı tarafından yapıldığı düşünüldüğünde, 10 ay sonra gerçekleştirilen bu durumun Davalı / Birleşen Davacı tarafından dikkate alınarak feshin gerçekleştirilmiş olması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinden; Somut uyuşmazlıkta; taraflar ... Dış Tic. A.Ş. ile ... ve Ortakları adi ortaklığı arasında 08/11/2010 tarihli ve 5 yılı süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun ... ... ... markası ürünlerinin bayi tarafından bağımsız bir tacir sıfatıyla ... tarafından belirlenen marka ve işletme disiplin ve ilkelerine tamamen uygun olmak kaydı ve buna ilişkin know-how ile bu sözleşmede belirtilen koşullarda umuma arzı ve satışı hakkının kullanılmasına ilişkin olduğu, söz konusu sözleşmenin 34. maddesi uyarınca sözleşme yükümlülüklerinden ...'nin yurtiçi teslimat ve kiralama firması olan ... ... müşterek müteselsilen sorumlu olduğunun hüküm altına alındığı, ayrıca ... Dış Tic. A.Ş. ile ... ... ile dava konusu ürünlerin satışının yapılacağı yere ilişkin alt kira sözleşmesi akdedildiği, birleşen dosya davacıları tarafından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesinin bayilik sözleşmesinin 13. Maddesine göre feshedildiği .... Noterliği'nin 11/08/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalıya ihtar edildiği ve bayilik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi feshedildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında asıl dosya davalısının, sözleşme ilişki içerisinde davacının sözleşmeye aykırılık oluşturan davranışlarına ilişkin, sözleşme hükümleri gereğince bir belgelendirme ve ihtar yapmamış olduğu, bu iddiasını ortaya koyan bir delil sunmadığı, aldırılan bilirkişi raporunda da feshin haksız olduğunun rapor edilmiş olduğu görülmüştür. Aldırılan bilirkişi raporunda sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesinden dolayı 43.711,97 TL kazanç kaybı, sözleşmenin feshi nedeniyle 34.916,99 TL kar kaybı toplam 78.628,96 TL zararının olduğu rapor edilmiş, bilirkişi raporu dosyadaki delillere uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda asıl davada toplam 78.628,96 TL'nin işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada sipariş edilen ürünlerden teslim edilmeyen ürünler için davalılar birleşen dosya davacılarına verilmiş olan 31/10/2011 keşide tarihli, 902994 numaralı, 100.000,00 Euro bedelli ve 31/10/2011 keşide tarihli, ... numaralı, 100.000,00 Euro bedelli çekler dava açıldıktan sonra asıl dosya davacısına iade edilmiş olduğundan, bu çekler yönünden dava konusuz kaldığından bu çekler yönünden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, dava konusu çekler dava açıldıktan sonra iade edilmiş olduğundan ve fesih haksız olduğundan konusuz kalan çekler yönünden davacı vekiline vekalet ücreti takdirine sözleşmenin teminatı olarak verildiği tespit edilen ... Şubesi'ne ait ... numaralı, 100.000,00 Euro bedelli çekin nakte çevrilip tahsil edilmiş olduğu ve tahsil edilen bedelin davacıya iadesi gerektiğinden 100.000,00 Euro'nun tahsil edildiği tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada taraflar arasındaki sözleşme, birleşen dosya davacıları tarafından haksız feshedilmiş olduğundan, birleşen dosya davacılarının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın Kısmen Kabulüne,
a-Sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklanan 43.711,97 TL kazanç kaybı ve sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan 34.916,99 TL kar kaybı olmak üzere toplam 78.628,96 TL'nin dava tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, b-... Şubesi'ne ait ... numaralı, 100.000,00 Euro bedelli nakte çevrildiği 29/12/2011 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a.maddesine göre işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Teslim edilmeyen ürünler için davalılar- birleşen dosya davacılarına verilmiş olan 31/10/2011 keşide tarihli, 902994 numaralı, 100.000,00 Euro bedelli ve 31/10/2011 keşide tarihli, ... numaralı, 100.000,00 Euro bedelli çekler dava açıldıktan sonra asıl dosya davacısına iade edilmiş olduğundan, bu çekler yönünden dava konusuz kaldığından hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, d-Alınması gerekli 22.721,88-TL karar ve ilam harcının 31.806,03-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.084,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, e-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harçtan karar ve ilam harcı için mahsup edilen 22.721,88 TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, f-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 133.156,34 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, g-Davacı tarafça talep edilen kazanç kaybı ve kar kaybı alacağı yönünden reddedilen miktarlar üzerinden; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 133.156,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, h-Davacı tarafça yatırılan 18,40 TL başvuru harcı, 2,90 TL vekalet harcı, 6.518 TL bilirkişi ücreti ve tebligat giderlerinin toplamı 6.539,30 TL ile istinaf kararı sonrası yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 21.539,30 TL'nin kabul ve red oranına göre 3.345,09 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ı-Davalılar tarafından yatırılan 5,80 TL vekalet harcı, 50 TL tebligat posta giderlerinin toplamı 55,80 TL ile istinaf kararı sonrası yapılan 200 TL posta gideri ve 15.000,00 TL'nin toplamı 15.255,80 TL'nin kabul ve red oranına göre 12.886,54 TL'sinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 2-Birleşen Davanın (.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı) Reddine, a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 7.890,80 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 7.158,80 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davacılara iadesine, b-Manevi tazminat talebi yönünden Birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davacılardan alınıp birleşen davalıya verilmesine, c-Maddi tazminat talebi yönünden Birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.062,04 TL vekalet ücretinin birleşen davacılardan alınıp birleşen davalıya verilmesine, d-Davalı tarafından yapılan 23,50 TL yargılama giderinin birleşen davacılardan alınıp birleşen davalıya verilmesine, e-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.14/05/2026 Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy