T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/792 Esas
KARAR NO:2024/892
DAVA:Menfi Tespit (İİK. M. 89 Uyarınca Açılan)
DAVA TARİHİ:23/12/2024
KARAR TARİHİ:24/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı, dava dışı takip borçlularındaki 1.107.022,18TL miktarındaki alacağı sebebiyle, dava dışı takip borçlularının müvekkili nezdindeki alacaklarına haciz konulması için müvekkili ... Sn. Ve Tic. Ltd. Şti'ne 02/11/2024 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilememesi üzerine 18/11/2024 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, söz konusu ikinci ihbarnameye de itiraz edilememesi üzerine 09/12/2024 tarihinde üçüncü ihbarname tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin dava dışı takip borçlularına bir borcu bulunmadığını, takip borçlusu...Şirketi ile müvekkili şirketin hiçbir alacak verecek ilişkisi olmadığını, takip borçlusu ... Şirketi ile müvekkili şirketin 06/09/2024 tarihinde ticari alışverişi olduğunu, bu alışverişin bedeli olarak 06/09/2024 tarihinde 5.808,00TL bedel, ... Şirketine ait ...no'lu banka hesabına müvekkili şirket tarafından havale yolu ile ödendiğini ve dava dışı takip borçlularına herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; müvekkili şirketin zarara uğramaması adına, aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü .... Sayılı icra takibinin durdurulmasına, dava dışı takip borçlularına ve davalı takip alacaklısına karşı herhangi bir borcumuzun bulunmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeniyle %20'inden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Davacı vekili delil olarak; .... İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası, 06/09/2024 tarihli alıcı ... Şirketine yapılan ödeme dekont, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif, isticvap, yemin ve her türlü sair deliller.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca ) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 1 inci maddesinde; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir hükmü, Asliye hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 2 nci maddesinde Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) "Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri" başlıklı 4 üncü maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; 6102 sayılı Kanun'da, sayılan diğer Kanun ve düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı öngörülmüştür.
Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5 inci maddesinde ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinden eldeki dava ile benzer konulardaki davalarda görevli mahkeme hususunda verilen farklı kararlar nedeniyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı 06/11/2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi hakkında ki kararında "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü gerekçesi ile 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine kesin olarak" karar verildiği dolasıyla eldeki davada da görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına,
4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5- İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı