T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/88 Esas
KARAR NO :2024/669
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:18/03/2016
KARAR TARİHİ:21/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... eşi diğer davacıların babası ...'ın 17/06/2010 tarihinde kullanmakta olduğu motosikletine arka kısmından davalıya sigortalı İsa Kaptan idaresindeki ... plakalı otobüsün çarpması neticesinde ölümü ile davacıların desteklerini kaybettiğinden bahisle, her bir davacı için 250,00'şer TL nin 17/08/2015 tarihiden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili bilahare dosyaya sunduğu 03/05/2017 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve gerekli olan ek harcı da yatırarak davasının değerini arttırmıştır.
Davacılar vekili 25/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı müvekkilleri ... için 82.164,79 TL, ... için 7.362,81 TL, ... için 5.166,60 TL, ... için 6.707,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Anonim Şirketi'nden 01/09/2015 'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı müvekkillerimize ödenmesini talep etmiş ve harcının yatırmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını ve meydana gelen kazadaki kusuru kabul etmediklerini, varsa sorumluluklarının poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davcıların desteğinin müterafik kusuru bulunduğunu belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; Hastane raporları, ... CBS ... soruşturma nolu dosyası, sigorta şirketine başvuru dilekçesi, sigorta poliçesi, Yargıtay kararları ve sair delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 04/12/2017 gün ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2020 tarih ve 2018/291 Esas, 2020/329 Karar sayılı ilamı ile ''Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi değerlendirildiğinde; aynı olay nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında trafik bilirkişisinden alınan 05.07.2010 tarihli kusur raporunda motosiklet sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ATK'dan alınan kusur raporunda ise motosiklet sürücüsü ...'ın asli, otobüs sürücüsü İsa Kaplan'ın tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıca bir kusur raporu alınmamış, aktüer raporunda dava dışı sigortalı araç sürücüsü İsa Kaplan'a %25 kusur verilerek hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece oransal olarak kusurun belirlenmesi için rapor alınmaksızın kusur belirleme konusunda uzmanlığı bulunmayan aktüerya raporundaki %25 oranındaki kusur belirlemesine göre karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının incelenmesinde dosya içinde davacılar murisinin ölüm nedeninin; geçirdiği trafik kazasına bağlı kafa içi kanama olarak belirtildiği, trafik kaza tespit tutanağından sürücü murisin kask takıp takmadığına ilişkin işaretlemenin belirsiz olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yaralanan bölgenin kafa bölgesi olması nazara alındığında desteğin kask takmamasının zarara etkili olduğu değerlendirildiğinde hesaplanan tazminattan Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da göz önüne alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemiş olması doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/16975 E. ve 2019/9179 K. sayılı kararı).
Davalı vekilinin aktüerya raporuna karşı istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; aktüerya raporunda kaza tarihinde geçerli olan PMF yaşam tablosuna göre ölenin geride eşi ve iki çocuğu kaldığı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Geride kalan eşin 38 yaşında olması ve iki çocuğu bulunması nedeni ile evlenme ihtimali AİM tablosuna göre %0 alınmış olup istinaf dilekçesinde belirtildiği şekilde %2 alınmadığından bu hususta teknik hesaplamada bir hata bulunmadığından istinaf itirazı yerinde değildir.
Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerekmektedir. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması gerekmekte olup, bilirkişi raporunda da, pasif döneme ilişkin hesaplama AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılmış olmasına göre hata bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir.
Müteveffanın Uyaptan alınan nüfus kaydına göre annesinin sağ olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde anneye de pay ayrılarak hesaplama yapılması gerekirken müteveffanın sağ olan annesinin payı nazara alınmaksızın hesaplama yapılmış olması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken; Kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi için kusur raporu alınması ve aktüer bilirkişiden müteveffanın annesi de sağ olduğundan anneye düşecek pay da ayrılarak hesaplama yapılması için ek rapor alınması, müteveffanın kask takıp takmadığı, müterafik kusurun oluşup oluşmadığının tartışılarak müteveffanın kask takmadığının kabulü halinde hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ( kazanılmış haklar da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.'' gerekçeleriyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olarak kaldırılmıştır.
İstinaf ilamı doğrultusunda kusur oranlarının tespiti amacıyla ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınan 08/02/2021 tarihli kusur raporuna göre, murisin % 80, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacıların murisi müteveffanın ölüm nedeninin kafa bölgesi kanaması olduğu, bu nedenle kask takmadığı değerlendirilerek hesaplanan tazminatlardan takdiren % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmış ve alınan 20/06/2021 tarihli aktüer raporuna göre usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacıların davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 07/11/2022 gün 2020/231 Esas 2022/944 Karar sayılı kararı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2023/21 Esas, 2023/2327 Karar sayılı ilamı ile: " İlk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu ile yine PMF 1931 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür süreleri TRH 2010 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür sürelerinden daha kısa olmakla birlikte davacı vekilinin ilk aktüerya raporuna bu yönden itirazı ve istinaf talebi olmadığından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle anneye de pay ayrılarak PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant tekniği ile 17/04/2017 tarihi itibariyle hesaplama yapılması, sigortalı araç sürücüsünün % 20 kusuru ve %20 müterafik kusur oranında indirim yapılması ile yapılan hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken güncel verilere göre hesaplama içeren raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 E.- 2022/17158 K. sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar verilerek dosyanın mahkememiz esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
İstinaf ilamı uyarınca Mahkememiz dosyasında daha önce rapor sunan aktüer uzmanı bilirkişi Dr.Ali İhsan Doğan'dan alınan 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmı özetle;
"1) Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 08/02/2021 tarih ve 2021/1280/634 sayılı “Kusur Raporu” na göre; “...,Davacı taraf murisi sürücü ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsü İsa Kaptan'ın %20 (yüzde yirmi) oranın da kusurlu olduğu, ...” şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı,
2) Bozma kararı gereği; Rapor Hesap Tarihi 17.04.2017 Tarihi İtibariyle, Müteveffa ...'in Haksahibi;
a) Eşi ...'a ilişkin tazminat tutarı 44.905,54 TL,
b) Kızı ...'a ilişkin tazminat tutarı 4.643,79 TL,
c) Oğlu ...'a ilişkin tazminat tutarı 4.081,67 TL,
d) Oğlu ...'a ilişkin Tazminat tutarı 5.230,97 TL, olmak üzere eş ve çocukları ve annesine adına hesaplanan tazminat tutarı toplamının 67.348,75 TL olduğu, Eş ve çocuklarına ait tazminat toplamı 58.861,96 TL olduğu,
3) Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacılar murisinin kask takmamasının zarara etkili olduğu değerlendirildiğinde ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılması halinde;
a) Eş'i ...'a ilişkin tazminat tutarı 35.924,44 TL,
b) Kızı ...'a ilişkin tazminat tutarı 3.715,03 TL,
c) Oğlu ...'a ilişkin tazminat tutarı 3.265,33 TL,
d) Oğlu ...'a ilişkin Tazminat tutarı 4.184,77 TL, olmak üzere eş ve çocukları adına hesaplanan tazminat tutarı toplamının 47.089,57 TL olduğu,
4) Kaza tarihinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesinin kişi başına ölüm teminatının 175.000 TL olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığının" bildirildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce evvelce verilen karar ile Davacı taraf murisi sürücü ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün %20 (yüzde yirmi) oranın da kusurlu olduğu kabul edilmiş ve %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ve davacı bu kararı istinaf etmemiş, davalının kusura yönelik istinafı ise reddedilmiş olduğundan sigortalı araç sürücüsünün kesinleşen kusur durumu (%20) ve % 20 müterafik kusur indirimine göre hesaplanan ve İstanbul Bölge Adliye 9. Hukuk Dairesinin 2023/21 Esas, 2023/2327 Karar sayılı kaldırma kararında belirtildiği üzere ilk kaldırma kararından önce alınan rapor tarihi olan 17.04.2017 tarihi verileriyle anneye de pay ayrılarak PMF 1931 Yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği ile hesaplama yapılan ve denetime elverişli olup mahkememizce de uygun bulunup hükme esas alınan 14/08/2024 havale tarihli aktüer raporuna göre Davacı ... için 35.924,44 TL, davacı ... için 3.715,03 TL, davacı ... için 4.184,77 TL ve ... için 3.265,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı anlaşılmakla davacıların davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... için 35.924,44 TL, davacı ... için 3.715,03 TL, davacı ... için 4.184,77 TL ve ... için 3.265,33 TL'nin 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin ayrı ayrı reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 3.216,68-TL ilam harcından 29,20-TL peşin harç, 05/05/2017 tarihli 272,00 TL ıslah harç, 25/10/2021 tarihli 80,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 381,20-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.835,48-TL 'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
(mahkememizin ... sayılı dosyasında verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davalıdan tahsiline karar verilen 4.748,27-TL ilam harcı davalıdan tahsil edilmiş ise; yeniden harç tahsiline yer olmadığına ve fazla yatırılan 1.912,79-TL'lik kısmın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davalıya iadesine,)
3-Davacılar tarafından yatırılan 29,20-TL başvurma harcı ve 29,20-TL peşin harç, 05/05/2017 tarihli 272,00 TL ıslah harç, 25/10/2021 tarihli 80,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 410,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 4,30-TL vekalet harcı, 1.675,30-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri ve 1.223,00-TL ATK faturası olmak üzere toplam 2.902,60-TL yargılama giderinden davanın kabul (% 0,46) ve ret (%0,54) oranı dikkate alınarak hesap olunan 1.335,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 4,30-TL vekalet harcı ve 1.700,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.704,30-TL yargılama giderinin davanın kabul (% 0,46) ve ret (%0,54) oranı dikkate alınarak hesap olunan 920,32-TL sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı