T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/313 Esas
KARAR NO:2025/357
DAVA:İtirazın İptali (Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:13/09/2024
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
.... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisinin bir kısım birikimlerini, üyelik yöntemi ile davalı/borçluya ait kripto para plâtformlarında değerlendirmekte iken, platform sunan kurum olan, davalı/borçludan: 911.996.80.TL. Tutarına ulaşmış parasını alamaması üzerine, bu parasını tahsil etme amacı ile ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasından, davalı/borçluya Örnek 7 İlâmsız ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrini 04.09.2024 tarihinde tebellüğ eden davalı/borçlu, vekili aracılığı ile işbu ödeme emrine, takibe, borcun tamamına, faize ve her türlü fer'ilerine diyerek 07.09.2024 tarihinde itiraz ettiğini, davalı/borçlu şirket; bilinen kadarı ile ... adresindeki, ... ... Şirket ismi ile, üyelerine kripto varlık yatırımı yapma imkanı sunan, yaptığı işe; "kripto varlık alım-satım plâtformu" ya da; "kripto varlık borsası" denilen işle iştigal ettiğini, bunlardan, müvekkilinin banka aracılığı ile mezkûr şirkete gönderip şirketin kripto plâtformunda değerlendirdiği paraların, 14 adet banka dekontu ile, davalı şirkete gönderildiğini, plâtformu kullanma komisyonlarına dair, davalı şirket makbuzu ve en son davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen, müvekkilinin birikimlerinin platformdaki karşılığının, Türklirası cinsinden tutarı olan, 911.996.80 TL.lık meblâğa ulaştığını gösteren, kripto altın (XAUT), ... , ... ( ...) , ... (USDT) ve Türk Lirası bakiyelerini gösteren üyelik belgesi örneği de delil listesinde sunulduğunu, 20 Ağustos 2024 tarihlerinden itibaren, kripto ve Türklirası birikimlerinin, Türk Lirası bakiyesinin kendi banka hesabına aktarılması ve kripto bakiyelerinin de başka bir kripto platform hesabına transferi için, şirket çalışanlarından talepte bulunan müvekkilinin, bu talebine ilişkin, önce birkaç gün oyalanmış, ardından da ilgili şirket, müvekkilinin telefonlarına cevap vermez olduğunu, durumu yerinde gözlemlemek için, 20.08.2024 tarihinde, şirketin konuşlu olduğu adrese giden müvekkilinin, anılan plazanın kapısında güvenlik tarafından durdurularak, içeri girip işyerine gitmesi engellenmiş, kendisine; yukarıdaki işyerinin günlerdir kapalı olduğu, hiç bir personelin işe gelmediğini, kendisi gibi birçok kişinin bu şekilde gelerek, benzer şekilde işyeri katına çıkma girişiminde bulunduğunu, paralarının kendilerine ödenmediği şeklinde söylemlerde bulunan bu kişilerin de geçmesine, plaza güvenlik ve yönetimince izin verilmediğini öğrenmekle, ödemiş olduğu para ve birikimlerini geri alabilmek için, o anda çare olarak, davalı/borçlu şirket hakkında icra takibi başlattığını, başaltılan bu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas, 2025/80 karar ve 10/03/2025 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen ve mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı görüldü.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin “ihtisas kararları” 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı da ilgili Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulmuştur.
HSK. Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararına göre;
“26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği,
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği,
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği,
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ...
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir.
26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre;
"İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır."
Görüldüğü üzere, yukarıdaki madde hükmünde açıkça bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki iş dağılımından bahsedilmiş, iş dağılımını belirleme yetkisi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na verilmiş, dairelerin belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Buna göre; bir yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi var ise bunlar arasındaki ilişki “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi”’dir. Bir başka ifade ile mahkemeler arasındaki “iç ilişki” niteliğindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 29/03/2021 tarihli, 2021/857 E. ve 2021/4342 K. sayılı ilamı da açıkça vurgulandığı üzere; bir yerde aynı mahkemeden birden fazla sayıda bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişki “görev veya iş bölümü ilişkisi olmayıp”, “iş dağılımı ilişkisi”’dir.
2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; İstanbul 6.,7.,8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasında “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi” bulunduğundan ve eldeki davada uyuşmazlığın Sermaye Piyasası Kanunu’ndan kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve HSK. kararı gereğince İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne ait olduğu, öte yandan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğundan ve bu durumda görevsizlik kararı da verilemeyeceğinden, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere;
1-HSK. Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı ararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6., 7., 8. ve 9. nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 06/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı