T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/52 Esas
KARAR NO : 2026/319
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/01/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, bir borç ilişkisi nedeniyle müvekkilinden almış olduğu açık senedi, müvekkilinin senette belirtilen miktar kadar borcu olmamasına rağmen senedi 01/06/2016 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli olacak şekilde doldurarak 29/07/2016 tarihinde İhtiyati Haciz kararı almak suretiyle müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı icra takibinin kesinleşmesinden sonra müvekkilinin tüm taşınmazları üzerine haciz koydurduğunu, müvekkilinin borcu ödemek için nakit parası olmadığından taşınmazların icra harici satılarak borcun ödenmesi konusunda davalı/alacaklı ile mutabakata vardıklarını, alacaklı ile varılan mutabakat uyarınca müvekkili müşteri çıktıkça satılacak taşınmazı alacaklıya bildirdiğini, alacaklı bu taşınmaz üzerindeki haczi fek etmiş olduğunu, müvekkili takibin taşınmazlara müşteri çıktıkça davalının haczi kaldırmasından sonra taşınmazı satarak davalının banka hesabına gönderdiğini, toplamda 850.935,00 TL olduğunu, davalının taşınmaz fek talepleri ile müvekkilinin yaptığı ödemeler bir biri ile uyumlu olduğunu, müvekkilinin icra takibine konan senet dışında davalıya borcu olmadığını, İcra borcunu davalıya haricen ödemesine rağmen davalı /alacaklı tarafından icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmadığını, alacaklıya tahsil bildiriminde bulunması için muhtıra gönderilmesi talebinin de icra müdürlüğü tarafından reddedildiğini, davalı tarafından icra dosyasına harici ödemelerin bildirilmemesi üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile takibin taliki veya iptali için dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda " davacı tarafça İİK.'nun 169/a maddesi gereğince borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiği, borçlu tarafından ödemeye ilişkin delil olarak sunulan banka dekontlarında takibe konu bonoya açıkça atıf yapılmadığı, ödemelerin senetlere mahsuben yapılıp yapılmadığı ya da taraflar arasında başkaca ticari ilişki bulunup bulunmadığının dar yetkili icra mahkemesince inceleme konusu yapılamayacağı (Yargıtay 12. HD 2022/8002 Esas 2023/545 Karar), sadece 134.000,00 TL miktarlı 11/04/2022 tarihli ödeme dekontunda icra dosyasına açıkça atıf yapıldığından bu ödeme dikkate alınarak hesaplama yapılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne" gerekçesi ile sadece ödeme dekontunda açıkça icra dosyası yapılan ödeme yönünden karar verildiğini, iş bu davaya konu edilen ödemeler bakımından dar yetkili olunduğu gerekçesi ile red kararı verildiğini, davalı /alacaklı kötü niyetli olarak müvekkili tarafından yapılan harici ödemeleri icra dairesine bildirmeyerek müvekkilin taşınmazlarının satışını istemesi üzerine 16/07/2024 tarihinde yapılacak ihale öncesinde müvekkili taşınmazlarının satılmasını engellemek için icra borcunu ikinci kez icra dairesine ödeyerek dosya borcunu tamamen kapatarak satışı düşürdüğünü ve hacizleri kaldırmış olduğunu, takip talebinden ve ödeme emrinin tebliğinden sonra müvekkili tarafından alacaklının banka hesabına gönderilen ancak icra dosyasına bildirilmediği için tekrar ödenmek durumunda kaldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle davanın kabulüyle .... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyası ile işleme konan senetin davalının banka hesabına haricen ödendiği, icra dosyasına bildirilmediği için yeniden ödenmek durumunda kalınan 850.935 TL nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline /istirdadına, yargılama gideri ve masrafların davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmadığında davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğü 2016/... esas sayılı dosyası, Banka kayıtları ödeme dekontları, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyası, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2024/... Büro, 2024/... Arabuluculuk son oturum tutanağı, Bilirkişi İncelemesi, Karşı tarafından sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla tanık, isticvap, yemin, her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacının istirdat istemine ilişkindir.
Dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine 01/06/2016 vade tarihli 2.000.000,00-TLbedelli senede dayanarak .... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas Sayılı dosyası ile 2.000.000,00 TL asıl alacak, 28.602,74 TL işlemiş faiz, 6.000,00 TL komisyon ve 300,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 2.034,902,74 TL alacak üzerinden kambiyo senedinden mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacı takip borçlusunun davalı takip alacaklısının hesabına 10/02/2020 tarihinde 256.250,00 TL, 03/09/2021 tarihinde 104.000,00 TL, 08/09/2021 tarihinde 163.725,00 TL, 24/09/2021 tarihinde 14.460,00 TL ve 17/11/2021 tarihinde 112.500,00 TL olmak üzere toplam 850.935,00 TL ödeme yaptığını ancak davalının haricen tahsil bildiriminde bulunmadığını, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada ise sadece 134.000,00 TL miktarlı 11/04/2022 tarihli ödeme dekontunda icra dosyasına açıkça atıf yapıldığından sadece bu ödeme dikkate alınarak karar verildiğini, davalı takip alacaklısının icra takibinde davacının taşınmazlarının satışı istemesi üzerine 16/07/2024 tarihinde yapılacak ihale öncesi satışı önlemek amacıyla davacının borcu ikinci kez icra dairesine ödeyerek dosya borcunu tamamen kapatarak satışı düşürdüğünü ve hacizleri kaldırdığını beyanla 850.935,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmadığından davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.
... Bankasından gelen yazı cevabı, 01/12/2025 tarihli bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... Bankası ... / ... Şubesi hesabından davalının ... hesabına 10/02/2020 tarihinde 256.250,00 TL, 03/09/2021 tarihinde 104.000,00 TL, 08/09/2021 tarihinde 163.725,00 TL, 23/09/2021 tarihinde 200.000,00 TL, 24/09/2021 tarihinde 14.460,00 TL ve 17/11/2021 tarihinde 112.500,00 TL bedelli EFT yapıldığı, yapılan EFT'lerde açıklama bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102. Maddesi uyarınca “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” hükmü gereği yapılan ödemelerin takibe konu borç için yapıldığı yönünde kanuni bir karine bulunduğu, davalının karinenin aksine diğer bir ifade ile bu ödemelerin başka bir borç için yapıldığı yönünde bir savunması ve bu hususu ispata elverişli sunduğu bir delil bulunmadığı bu durumda davacının takibe konu borç için yukarıda anılan tarihlerde banka yoluyla 850.935,00 TL ödeme yaptığı ancak davalı tarafça haricen tahsil bildiriminde bulunulmadığı, sonrasında davacı takip borçlusunun icra dosyasına 03/07/2024 tarihinde 1.420.000,00 TL ve 2.060.000,00 TL, 11/07/2024 tarihinde 2.060.000,00 TL, 11/07/2024 tarihinde 105.000,00 TL 12/07/2024 tarihinde 137.000,00 TL ve 16/07/2024 tarihinde 108.741,45 TL ödeme yaptığı ve sonuç olarak icra dosyasının infazen kapatıldığı, davacının haricen yaptığı ödemelerin iadesi isteminde bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek fazladan yapılan ödemenin 03/07/2024 tarihinde yapılan 1.420.000,00 TL ödeme içinde kaldığı değerlendirilerek davanın kabulü ile 850.935,00 TL'nin 03/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 850.935,00 TL'nin 03/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 58.127,36-TL ilam harcından, başlangıçta yatırılan 14.531,85-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 43.595,51-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 14.531,85-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı ve 8.742,50-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 23.977,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 133.640,25 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2026
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA