T.C.
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/8 Esas
KARAR NO:2026/332
DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2021
KARAR TARİHİ:27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ... ... A.Ş ile davalı arasında 14/02/2019 tarihli "İşbirliği Sözleşmesi'' nin akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişiler müvekkili ... veya ...'nın bağlarının bulunduğu şirketler tarafından geliştirilen projelerden gayrimenkul satışı yapılmasının hedeflendiğini, bu kapsamda ...’nın grup şirketlerinden ... Turizm Tic. A.Ş. ("Yeni Unvan: ... A.Ş.") ile dava dışı ... ile ... ... projesi 2342 Ada, 14 Parsel, A Blok 24. Kat 244 numaralı bağımsız bölüm için Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Satışlar İçin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu Satış Vaadi Sözleşmesi neticesinde müvekkilinin ... tarafından davalıya ...e yapılan satışın komisyon bedeli olarak 25.02.2019 tarihinde 92.040,00 TL ödeme yapıldığını, ancak dava dışı ... ile akdedilmiş olan Satış Vaadi Sözleşmesi'ne göre ödemelerin vaktinde yapılmamış olması sebebi ile .... Noterliği'nin 13.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü,, işbu temerrüt ile kendisine 581.250,00 TL vadesi geçmiş anapara borcu ile temerrüt faizlerinin ödenmesi için 30 günlük süre verildiğini, işbu ihtarname ile aynı zamanda ödemeleri süresinde gerçekleştirmemesi halinde Satış Vaadi Sözleşmesi'nin müvekkili şirket ... tarafından haklı nedenle fesih edileceği de bildirildiğini, dava dışı ...e gönderilmiş olan ihtarname ile tanınan sürenin dolmuş olması sebebi ile bu kez .... Noterliği'nin 08.02.2021 tarih ve 2829 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek Satış Vaadi Sözleşmesi'nin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle fesih edildiği bildirildiğini, ancak sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalı tarafından bu bedel müvekkil şirkete süresi içerisinde iade edilmediğini, davalıy ödenen acente komisyon bedellerinin ihtarname ile talep edilen süre içerisinde iade edilmemesine istinaden müvekkili şirketler tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile acente komisyon bedelinin iadesi, ihtarname masrafı ve temerrüt faizi talepli olarak ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalı tarafından takibe 30.03.2021 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazına istinaden müvekkili şirketler tarafından ticari dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk faaliyetinde de anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık ispat kuralına ispat edildiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki dava acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olarak ikame edildiğini, davacı ile müvekkili arasında acentelik ilişkisi bulunmamakta olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin 3 maddesinde '' işbu sözleşme taraflar arasında herhangi bir ortaklık, müvekkili, temsil,acentelik veya çalışan/işveren ilişkisi olduğu şeklinde yorumlanamaz.'' hükmünün mevcut olduğunu, dolayısıyla davanın öncelikle usulden reddi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davaya konu olayda davacı şirket ile dava dışı 3. Kişi ... ile yapılan Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi adi yazılı şekil ile yapılmış olup şekil şartına aykırı olduğunu, müşteri ile davacı arasında akdedilen sözleşmede, Tüketici Kanunu Hükümleri' in uygulanmasının gerektiğini, dolayısıyla akdedilen sözleşmede belirtilen cezai şartlar, faiz ve faiz oranları Tüketici kanununa aykırılık teşkil etmekte olup hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müşteriden fazlaca para alındığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme her ne kadar iş birliği sözleşmesi olarak zikredilse de aradaki sözleşme esas itibariyle simsarlık sözleşmesi olduğunu, iş bu sözleşme ile müvekkilinin tarafları bir araya getirdiğiğni, dolayısıyla ücrete hak kazandığını, TBK’ da açıkça düzenlendiği üzere, simsarın ücrete hak kazanması için sözleşmenin kurulması yeterlidir ayrıca kurulmasına aracılık edilen sözleşmenin icrasına gereğinin olmadığını, kurulmasına aracılık edilen sözleşmenin icra edilmemiş olması simsarın ücreti hak etmemesini gerektirmeyeceğini, davacı ile 3. Kişi müşteri arasında olmasına rağmen aleyhlerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin, davacı şirket gibi bir çok Gayrimenkul şirketine müşteri getiren, getirilen müşterilere, hemen hemen tüm projeleri gösteren, taşınmaz alımından sonra dahi müşterilerin sorunlarıyla ilgilenen, müşterilerle birebir ilgilenen, bu alanda ciddi reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunan ve çok ciddi harcamalar yapan bir şirkettir. Sadece sosyal medya üzerinden yapılan reklamlar için bile aylık 100.000,00 TL gibi ücret ödemekte olduğunu, müşterilerin hava limanından alınması, projelerin gezdirilmesi vb. Harcamaları da dikkate alındığında çok ciddi emek ve paraya tekabül etmekte olduğunu, dolayısıyla işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı/ alacaklı hakkında, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin, davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... sayılı takip dosyası ile ödediği komisyon bedelinin iadesi için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası ile 26.05.2021 tarihinde ".... Noterliği 07.04.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi 329,95 tl, acente komisyonu bedeli iadesi 92.040,00 tl" açıklaması ile 92.040,00 TL iade komisyon bedeli alacağı, 329,95 TL ihtarname masrafı ile 1.794,78 TL 16.04.2021-25.05.2021 tarihleri arasında işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.164,73 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 ödeme emrinin 02.06.2021 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 08.06.2021 tarihinde 7 günlük yasal sürede takibe itiraz edildiği, itirazın davacı yana tebliğ edilmeksizin 29.12.2021 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın temelini davacılardan ... ... Aş. ile davalı arasında imzalanan, davacının veya bağlı şirketleri tarafından yapılacak gayrimenkul projelerinin yabancı uyruklu kişilere satışının yapılmasına aracılık edilmesine dair 14.02.2019 tarihinde imzalanan sözleşme ile, bu sözleşme kapsamında davalının aracılığıyla dava dışı ... ile davacılardan ... A.ş arasında imzalanan ön ödemeli satışlar için gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin, dava dışı ...'in ödemede temerrüdü nedeni ile davacı şirket tarafından feshi sonucu davalıya 25.02.2019 tarihinde ödenen 92.040,00 TL 'nin iadesinin gerekip gerekmediği oluşturmaktadır.
Taraflar arasında, davacının aracılığı ile, dava dışı kişi ile ön ödemeli satışlar için gayrimenkul satış vadi sözleşmesi imzalandığı, davalıya 92.040,00 TL komisyon bedeli ödendiği ve asıl sözleşmenin alıcının temerrüdü nedeni ile davacılardan ... A.ş tarafından feshedildiği ihtilafsızdır.
Sözleşme tarafı davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme niteliği gereği 6098 sayılı TBK'nun 520.vd. maddelerinde düzenlenen simsarlık sözleşmesidir.
TBK’nın 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde yapılmıştır.
Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağını düzenleyen TBK’nın 521. maddesine göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır"
Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar söz konusu hizmeti yerine getirmezse ücret alacağı elde edemeyecektir.
Davacı yan davalıya ödenen bedeli aralarında imzalanan sözleşmenin 6. Maddesinde yer alan "... Hiç bir şüpheye mahal vermemek üzere, MÜŞTERİ'nin cayma ve/veya dönme hakkını kullanması durumunda TEMSİLCİ ilgili satış dolayısıyla kendine ödenen bedeli ŞİRKET'in ilk talebi ile nakden veya defaten iade etmeyi gayri kabili rücu beyan, kabul ve taahhüt eder. Ancak ŞİRKET'ten kaynaklanan nedenlerle MÜŞTERİ'nin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi bu madde kapsamı dışındadır..." hükmüne dayandırmaktadır.
Davacı ile dava dışı alıcı arasında imzalanan ön ödemeli satışlarda gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin davacı şirket tarafından, alıcının temerrüdü nedeni ile feshedildiği sabit olup, davacı tarafından sunulan delillerden dava dışı alıcının sözleşme bedelini ülkesinde yaşanan karışılık nedeni ile temin edemediği, sözleşmeyi devam ettirme iradesi taşıdığı anlaşılmakta olup, bu halde davacının alıcının cayma veya dönme hakkını kullanması halinde ücret iadesini düzenleyen sözleşme hükmüne göre davalıdan komisyon ücretin iadesini talep etmesi mümkün değildir.
Yargılama sırasında taraflar arasında, davacı ile dava dışı 3. kişi arasında imzalanan sözleşmenin kanunda aranan şekil şartını taşımaması nedeni ile geçerli olmadığı bu sebeple davacının ücrete hak kazanmadığı gündeme gelmiş ise de; davalının üzerine düşen edimi yerine getirerek taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmasını sağladığı, asıl sözleşmenin geçerli şekilde yapılmadığı iddiasının davalıya karşı ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesi ile düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağı, davacı tarafından dava dilekçesi ile dayanılan nedenin ücretin iadesi için geçerli bin neden olmadığı, taraflar arasında ki sözleşme ile asıl sözleşmenin satıcı tarafından haklı nedenle feshi halinde ücretin iade edileceğine dair bir düzenleme içermediği, davalının kanunen ücrete hak kazandığı anlaşılmış olmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, takip haksız olmakla birlikte, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Mahkememizden verilen 05/04/2022 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi' nin 12/12/2024 tarih 2022/1289 Esas 2024/2006 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi' nin 12/12/2024 tarih 2022/1289 Esas 2024/2006 Karar sayılı ilamının tetkikinde; ''
Somut olayda davacı taraf, dava dilekçesi ekinde dava dışı alıcı ile davacı taraf arasında yapılan yabancı dildeki mail yazışmalarını ibraz ettiği halde mahkemece bu mail yazışmalarının yeminli tercümelerinin ibrazının sağlanarak incelenmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesi ekinde dava dışı alıcı ile davacı taraf arasında yapılan yabancı dildeki mail yazışmalarının yeminli Türkçe tercümelerini ibraz etmesi için davacı tarafa süre verilip dosyaya ibrazı sağlanıp, bu mail yazışmaları incelendikten sonra dava dışı alıcı tarafından davacı tarafa gönderilen mail içeriğinde dava dışı alıcının cayma ve/veya dönme iradesi olup olmadığı ve dosya kapsamına göre sözleşmeden kim tarafından cayıldığı/ dönüldüğü kesin olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih ve ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,'' dair karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi' nin 12/12/2024 tarih 2022/1289 Esas 2024/2006 Karar sayılı ilamı doğrultusunda; davacı vekiline BAM kaldırma kararı gerekçesinde yazıldığı gibi dava dilekçesine ekli Türkçe tercümesi olmayan belgeleri noter onaylı Türkçe tercümelerini sunması için bir aylık süre verilmiş ve ilgili evraklar mahkememiz dosyasına sunulmuştur.
Mahkememizin 20/05/2025 tarihli duruşması bir nolu ara karar gereğince; dosya SMMM bilirkişisi ve Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı İsmail bilirkişisine verilmiştir.
Bilirkişi raporunun tetkikinde; BAM kaldırma kararı ve mahkemenin bu doğrultuda bilirkişiye verdiği görev çerçevesinde, incelenen e posta yazışmalarında dava dışı müşterinin cayma veya dönme hakkını kullanma söz konusu olmadığı, aksine al kalan ödemelerin Lübnan'da yaşanan olağan dışı ekonomik gelişmeler sebebiyle yapılamadığını belirterek sözleşmenin feshedilmemesi için çaba harcadığı, taraflar arasında akdedilen İşbirliği Sözleşmesi'nin 6. Maddesi kapsamında sözleşmenin satıcı/davacı şirket tarafından alıcı temerrüdü sebebiyle feshedilmesinin, müşterinin cayması veya dönmesi olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemenin nihai takdirinin bu yönde olması halinde, davacı/alacaklı şirketin (... AŞ) .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında 25.05.2021 takip tarihi itibarivle davalı şirketten alacaklı olmayacağı, mahkemenin nihai değerlendirmesi satıcı/davacı şirket ile dava dışı alıcı arasındaki eposta yazışmalarından alıcının cayma/dönme iradesi taşıdığı veya sözleşmenin alıcı temerrüdü sebebiyle satıcı/davacı şirket tarafından feshedilmesinin taraflar arasındaki İşbirliği Sözleşmesi'nin 6. Maddesi kapsamında sözleşmenin, müşterinin cayması veya dönmesi kapsamında kalacağı yönünde olursa, .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında 25.05.2021 takip tarihi itibariyle, davacı/alacaklı ... AŞ'nin davalı/borçlu şirketten 92.040,00.-TL iade Komisyon bedeli alacağı, 16.04.2021 05.2021 tarihleri arasında iade komisyon bedeli alacağına tahakkuk eden 1.794,78.-TL temerrüt faizi,329,95.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 94.164,73.-TL alacaklı olacağı belirtilmiştir.
Alınan bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu saptanmış olmakla, dosya kapsamında tercümesi yaptırılan yazışmaların incelenmesinde, mahkememizce dava dışı müşterinin cayma veya dönme hakkını kullanmasının söz konusu olmadığı, aksine kalan ödemelerin Lübnan'da yaşanan olağan dışı ekonomik gelişmeler sebebiyle yapılamadığını belirterek sözleşmenin feshedilmemesi için çaba harcadığı kanaatine varılarak, davacının davasının reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE;
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.137,28 TL' den düşümü ile bakiye kalan 405,28 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/04/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır