T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/9 Esas
KARAR NO:2025/624
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/01/2021
KARAR TARİHİ:22/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigorta ettiren sıfatı ile sigortalılarının hastalanmaları ve/veya kaza sonucu yaralanmaları halinde tedavi için gerekli sağlık giderlerini kararlaştırılan şartlarla teminat altına alınmak üzere şirketleri nezdinde 01.10.2018/01.10.2019 vade tarihli Grup Sağlık Sigorta Sözleşmesi ve eki özel şartların akdedildiğini, şirketlerinin iş bu sözleşme ile sözleşme kapsamındaki sigortalıların hastalanmaları veya kaza sonucu yaralanmaları rizikosunu üstlendiğini, riziko gerçekleştiğinde belirli şartlar dahilinde sigorta tazminatı ödeme borcu altına girdiğini, sigorta ettiren davalının ise asli edim yükümlülüğünün prim borcunu ödemek olduğunu, özel şartlarda hasar prim oranının %77 olması halinde ek prim ödeme yükümlülüğünün olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin sona erdiği tarih olan 01.10.2019 tarihi akabinde hasar prim oranı hesaplaması yapıldığını ve bu oranın %322,73 gibi yüksek ve öngörülemez bir miktar belirlendiğini, davalının özel şartlar 10. Maddesinde belirlenen zarar iştirak prim yükümlülüğünün doğduğunu, 27.11.2019 tarihinde 188.323,91-TL bedelli ve 14 no.lu zarara iştirak zeyilnamesinin düzenlendiğini, 12 no.lu zeyilname ile hesaplanan 294,26-TL tutarlı prim iade edilmesi akabinde belirlenen 188.029,65-TL tutarlı ek prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesinin talep edildiğini, zarara iştirak yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı adına ... 21. Noterliği ... yevmiye no.lu ve 20.01.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek 188.029,65-TL'nin tebliğden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından ödemenin yapılmadığını, zarara iştirak priminin tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin haksız olarak durduğunu belirterek, yapılan itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, ödenen sağlık hizmet bedellerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunu, bu teminatlara ilişkin primin ödendiğini, davacının hasar prim oranı konusundaki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının ek prim ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı adına ağırlaştırıcı ve aleyhe hükümlerin T.B.K. 21. Maddesi gereğince yazılmamış sayılması gerektiğini, sözleşmenin davacı tarafından başka sözleşmelerde de kullanılan matbu hükümler içerdiğini, davalının sağlık sektöründe hizmet verdiğini, hastanesinde çalışan doktorlar ve çalışanları için davacı şirketle gruğ sağlık sigorta sözleşmesi akdettiğini, hasar prim oranına ilişkin tip sözleşme maddesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve yazılmamış sayılması gerektişğini, sigorta tazminatı olarak belirlenen 247.335,04-TL. tutarı kabul etmediklerini ve bu hususun ispatı gerektiğini, T.B.K. 25. Maddesine göre bahse konu hükmün davalı adına düzenlenen ağırlaştırıcı bir hüküm olduğunu, bu madde ile taraflar arasındaki dengenin davacı lehine oluşturulduğunu, dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacının geriye dönerek tüm zararı sigorta ettirenden talep etmesinin sigorta sözleşmesi mantığına ve genel şartlara aykırı olduğunu, davalı sigorta ettirenin poliçe primi olarak 76.421,27- TL ödediğini, davacı tarafından 247.335,04-TL hasar bedelinin ödediği ve hasar prim oranı kapsamında davalıdan 188.323,91.- TL. prim talep ettiğini, davalının talep edilen primi ödemesi halinde tüm zarar bedelini karşılamış olacağını, bu durumun hukuk kurallarına ve sigorta genel prensiplerine aykırı olduğunu, davalının tüm hasar bedelini ödeyecek olması halinde sigorta yaptırmasının mantığının bulunmayacağını, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesin talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak;
01.10.2018, bitiş tarihi 01.10.2019 olan Grup Sağlık Sigortası Sözleşmesi ("Sözleşme") ve Sözleşme'nin ayrılmaz bir parçası niteliğinde olan Ek 1 sayılı Grup Sağlık Sigortası Özel Şartları ("Özel Şartlar"), 27.11.2019 tarihinde 188.323,91 TL tutarlı ve 14 numaralı zarara iştirak zeyilnamesi, noter ihtarnamesi, .... İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen 2020/... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, taraflarca yapılan ödemeleri gösterir belgeler, tanık, yemin, isticvap, keşif, ticari defter incelemesi, taraflar arasındaki yazışmalar, her türlü kamu kurumu ve özel kuruluşa yazılacak müzekkereler, bilimsel görüşler, örnek içtihatlar, örnek bilirkişi raporları, kurumlardan alınan görüşler ve doktrin görüşlerine dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyası, müvekkili şirkete ait defter ve kayıtlar, faturalar, poliçe, tedavi görülen hastane kayıtları, Sağlık Bakanlığı kayıtları, poliçe kapsamındaki tedavi evrakları, tanık, yemin, keşif, bilirkişi, uzman görüşü ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan Grup Sağlık Sigortası Sözleşmesi sona erdikten sonra sözleşme'nin ayrılmaz bir parçası niteliğinde olan Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının 10. Maddesi uyarınca belirlenen zarar iştirak priminin sigorta ettiren/davalıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında;"...özel şartlar ile getirilen ek primin davalının menfaatine aykırı genel işlem koşullarından olduğu, TBK'nin 21.maddesi uyarınca en geç sözleşmenin kurulması sırasında davacının davalıya bu koşulların varlığı hakkında açık ve tereddüde yer vermeyecek biçimde bilgi verip bunların içeriğini gerçekten öğrenme imkanı sağlamasına ve davalının bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, bu konudaki ispat yükünün davacıya ait olduğu, genel işlem koşullarına aykırı düzenlenen özel şart 10.madde hükmü konusunda davalıya bildirim ve müzakere yapıldığının davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılmakla, dosyamız kapsamı ile uyumlu olarak alanında uzman sigorta bilirkişisi tarafından hazırlanmış olan rapora itibar edilerek, davalının zarar iştirak priminden sorumlu tutulamayacağından bahisle davanın reddine,..." şeklinde verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 12/12/2024 tarih, 2022/1016 E. 2024/1997 Karar sayılı kararı ile: "...mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve ekleri de inceletilip, davacı tarafın önceki bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda karşılanmak suretiyle mali müşavir ve uyuşmazlık konusu sigorta sözleşmesinden anlayan sigorta bilirkişisinin de bulunduğu heyetten istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,..." şeklinde verilen karar gereği mahkememizin esasına kaydı yapıldığı görüldü.
Somut olayda davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile 188.029,65 TL asıl alacak, 909,68 TL BSMV, 18.103,665 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.042,98 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/1016 E. 2024/1997 Karar sayılı kararı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporu mahkememizce uygun bulunup benimsenmiş olup bu rapor ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında arasında, sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca kapsamı taraflarca belirlenen sigortalıların hastalanmaları ve/veya kaza sonucu yaralanmaları halinde tedavi için gerekli sağlık giderlerini kararlaştırılan şartlarda teminat altına almak üzere, başlangıç tarihi 01/10/2018, bitiş tarihi 01/10/2019 olan Grup Sağlık Sigortası Sözleşmesi akdedildiği, gerek sözleşmenin imzaların bulunduğu 31 sayfadaki ekler kısmında davaya konu Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının ek 1 olarak eklenmesi, gerekse sözleşmenin 34 maddesinde, iş bu sözleşme ile Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının çelişmesi halinde Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının öncelikle uygulanacağı hususunda taraflarca mutabakata varıldığı düzenlenmiş olup bu düzenleme uyarıncada davaya konu Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının ve diğer eklerin taraflarca müzakere ekilerek düzenlendiği ve davalı tarafın ek sözleşmelerden bilgisinin olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan TTK 1423/2. maddesine göre aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz edebileceği, itiraza uğramayan poliçenin yazılı şartlar dahilinde yapıldığının kabulü gerektiği, davalı sigorta ettirenin sözleşmenin düzenlenmesinden sonra on dört gün içinde sözleşme ve eklerine itiraz ettiğini iddia ve ispat etmediğine göre dava konusu Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının geçerli olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi heyet raporuna göre; davacı şirkete ait 2017-2018-2019 yılına ait ticari defterlerine ait beratların
yasal sürelerinde alındığı, Envanter defterinin tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, davalı tarafın yapılan tebligata rağmen inceleme gününde defterlerini sunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmayarak defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının 10. maddesinde; " Süre Sonu olan poliçenin T/P oranı > % 77 olursa , aşan kısma ait tazminat tutarının
tamamı ertelenmiş prim ödemesi olarak sigorta ettiren tarafından ...Sigorta A.Ş ye ödenecektir.’’ şartı yer almıştır. Kısaca T/P oranı % 77 den büyük olursa, tazminatın % 77'sini aşan kısım prim olarak ödenecektir.
T= Tazminat P= Ödenen prim Davacı şirket tarafından 01/10/2018-01/10/2019 döneminde Grup Sağlık Sigorta Poliçesine istinaden 247.335,04 TL tazminat ödenmiştir.
Alınan poliçe primi : 76.521,27 TL dır. Bu halde T/P oranı= 247.335,04 Sayısı / 76.421,27 Sayısı = %323,64'tür. T/P oranı özel şartta yer alan % 77 oranından büyük olmakla; aşan kısma ait tazminat
tutarı artık ek prim olarak ödenecektir. Bu durumda; ödenen tazminatın % 77'sini aşan kısmı ek prim olarak hesaplanacaktır. 247.335,04 TL x % 77 = 190.447,98 TL.Bu halde tazminatın % 77 sini aşan kısmı (247.335,04 TL–190.447,98 TL)10.madde kapsamında davalının ödemesi gereken eklenecek prim 56.887,06 TL olarak belirlenmektedir.
Davacı şirketin ek prim talebi ise 188.029,65 TL dir.Sigorta şirketinin % 323,64 T/P oranından % 77 oranını tenzil ederek , kalan % oranını ödenen 76.421,27 TL ile çarpmak sureti ile hesaplama yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu noktada taraflar arasında akdedilen ... Sağlık Sigortası Özel Şartlarının 10. Maddesi hesaplama yöntemi yönünden yoruma muhtaçtır. Bu kapsamda bir an için sözleşmedeki düzenlemenin davacının ileri sürdüğü şekilde yorumlanması gerektiği düşünüldüğünde; sigortanın tahsil ettiği prim tutarı 76.421,27 TL ile sigortanın talep ettiği 188.029,65 TL ertelenmiş prim tutarı toplandığında 264.450,92 TL çıkmaktadır. Oysaki sigortanın ödediği tazminat tutarı 247.335,04 TL olup görüleceği üzere bu yöntemde sigorta şirketi ödediği tazminat tutarından daha fazla sigortalıdan tahsilat yapacaktır. Bu halde davacı sigorta şirketi her hangi bir rizikoya katlanmış olmayacaktır. Dolayısıyla Grup Sağlık Sigortası Özel Şartlarının 10. Maddesindeki düzenlemenin davacının ileri sürdüğü şekilde yorumlanması TTK'nın 1401. Maddesinde tanımı yapılan sigorta sözleşmesinin amacına aykırı olacaktır. Bu nedenle bilirkişinin hesaplamaya esas aldığı yöntem sigorta sözleşmesinin ruhuna uygun olup mahkememizce de benimsenmiş bu kapsamda davacının davalıdan 56.887,05 TL alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, gerek zeyilnamenin gerekse ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası sunulmadığından ve sözleşmede eklenecek prim tutarı için açıkça bir ödeme günü de belirlenmediğinden davalı takip borçlusunun takip öncesi temerrüde düştüğü hususunun ispatlanmadığı, bu halde davacının takip öncesi işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı, her iki tarafın tacir olduğu bu durumda davacının avans faizi isteminin yerinde olduğu, davalının 56.887,05 TL alacağa yönelik takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla bu miktar alacak yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Ancak alacak likit olmadığı gibi reddedilen kısım yönünden de davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalı takip borçlusunun ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 56.887,06 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 3.885,95-TL ilam harcından peşin alınan 2.500,57-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.385,38-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 2.500,57-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.559,87-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 127,50-TL vekalet harcı ve 17.198,75-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 17.326,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 4.760,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 356,40-TL'sinin davalıdan, 963,60-TL'sinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA