T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/922 Esas
KARAR NO:2025/917
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/12/2025
KARAR TARİHİ:12/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kasko Sigortalı ... plakalı tır, 23/12/2024 tarihinde ... İstikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken D885/06 yolu km:60 900. Metreye geldiğinde yola düşen kaya parçalarına aracının ön alt kısımlarıyla çarpması sonucu hasara uğradığını, işbu hasar sebebiyle müvekkil şirketçe sigortalı ilgilisine 1.387.986,35 TL (115.665,53 TL tevkifat kesintisi yapılarak) sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili şirket sigortalısına kusur izafe edilmemekle birlikte; davalı taraf "zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek" kuralını ihlal ettiğinden ve üçüncü kişilerin zarar görmemesi için tüm uyarı tedbirlerini alma v.s. yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın oluşumundan sorumlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; fazlaya dair dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 1.387.986,35 TL hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 21/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın trafik kazasından kaynaklı sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Dava, davacı tarafın trafik kazasından kaynaklı ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemini ilişkin olup, TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyete dayalı olarak açılmıştır. Bu kapsamda davacı sigortanın halefi olduğu sigortalı hangi mahkemede dava açacak idi ise sigortanın da o mahkemede dava açması gerekmektedir. Somut olayda uyuşmazlık niteliği itibariyle yukarıda anılan mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının sigortaladığı aracın malikinin şirket olduğu, dolayısıyla tacir olduğu ancak davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün tacir olmadığı bu halde eldeki davanın nispi ticari davada olmadığı anlaşılmakla eldeki davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değildir. Uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (gerekçeli kararın tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içinde (gerekçeli kararın tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan incelene sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.12/12/2025
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA